İdare Hukuku

Not Tespiti Davası 2024-Sınav Sonucuna Karşı Davalar

Not Tespiti Davaları

(Öğrencinin Okulla İlişiğinin Kesilmesine İlişkin İşlemlere Karşı Açılan Davalar)
Not Tespiti Davası 2024-Sınav Sonucuna Karşı Davalar  öğrenim kurumu fark etmeksizin öğrencinin aldığı notun değerlendirmesinin hukuka aykırı yapıldığı ve dolayısıyla ilgili not verme işleminin hukuka aykırılık içerdiği ileri sürülerek açılan davalardır.

Hangi eğitim kurumu olursa olsun hem not tespiti hem de öğrencilerin ilgili okulla ilişiğinin kesilmesine yönelik işlemler idari işlem niteliğindedir. Notların görevli kişi marifetiyle hesaplanması değil, hesaplanan bu notun ilan edilip öğrencinin notunun kesinleşmesi idari işlemdir.

Öte yandan öğrencilerin okullarından ilişiklerinin kesilmesine yönelik işlemlerin direkt kendisi bir idari işlemdir. Bu işlemlerin hukuka aykırılıkları diğer idari işlemlerde olduğu gibi öne sürülebilir. Özellikle askeri öğrencilerde sıklıkla karşılaşılan bu durum pek tabii ki idari işlemin iptali davasına konu olmaktadır. Zira askeri öğrencilerin bazı derslerden kalma durumları yüklü miktarda tazminat ödemelerine sebep olabilmektedir. Bu tür ağır bir yaptırıma sebep olan hususun da hukuka aykırılık içermesi doğaldır ki haksızlık içerir ve dava edildiğinde ilgili işlemin iptal edilmesi gerekir.

Not Tespiti Davası 2024-Sınav Sonucuna Karşı Davalar
Not Tespiti Davası 2024-Sınav Sonucuna Karşı Davalar

Not Tespiti Davası

Bu tür davalar bakımından genelde belirleyici olan yargılama devam ederken talep edilen bilirkişi raporudur. Zira bilirkişi raporu doğrultusunda öğrencinin gerçek notunun durumu esas alınır. Yargıçlar için her ne kadar bilirkişi raporu tam bağlayıcılık içermese de mantık gereği yargıçlar bilirkişi raporuna uygunluk sağlamaktadır.

Not tespiti davaları bakımından iptali talep edilen işlem verilen notun kendisi olabileceği gibi, öğrencinin nota itiraz etmesi durumunda itirazın reddine dair işlemin iptali de istenebilmektedir. Bununla beraber yazılı sınav ile sözlü sınav arasında dava edilme bakımından farklılık bulunmamaktadır. Hem yazılı sınav hem de sözlü sınavlarda verilen notlar not tespiti davalarına konu olabilmektedir.

Not tespiti davaları belirttiğimiz üzere bir idari işlem tesis edilmesi sonucunda ilgili idari işlemin iptal edilmesiyle alakalıdır. Bu nedenle not tespiti davaları hakkında idari işlemin iptali davasına yönelik kurallar uygulama alanı bulacaktır. Görevli mahkemeler idare mahkemeleridir. Yetki bakımından ise idari işlemi tesis eden okulun bulunduğu yer mahkemesi yetkili olacaktır.

Dava açma süresi bakımından özel bir süre öngörülmemiş olduğundan, notun verilmesinin ardından geçecek 60 gün içerisinde davanın açılması gerekmektedir. Elbette dava açılmadan önce yapılacak itiraz başvuruları dava açma süresini durduracaktır. Husumet bakımından ise notun verildiği kurumun niteliğine göre değerlendirme yapılmalıdır. İlkokul veya ortaöğrenim kurumları açısından açılacak dava duruma göre ilçe kaymakamlığı veya il valiliğine yöneltilmelidir. Üniversite öğrencileri açısından ise açılacak davada davalı taraf ilgili üniversitenin rektörlüğü olarak gösterilmelidir.

Not Tespiti Davaları Bilirkişi Raporu

Not tespiti davalarında bilirkişi raporları önem arz etmektedir. Zira öğrencinin eğitimini sürdürdüğü alan bağlamında hak ettiği notu alıp almadığı ancak bilirkişi marifetiyle belirlenebilmektedir. İdari yargılama hukuku açısından bilirkişi hususunda HMK hükümleri uygulanacaktır. Bu nedenle bilirkişi raporları idari yargılama hukuku bakımından da takdiri delil niteliğindedir. Ancak her ne kadar takdiri delil olsa da özellikle not tespiti davaları bakımından mahkemeler ekseriyetle bilirkişi raporuyla paralel olacak şekilde kararlar vermektedir. Bu nedenle esasında bilirkişi raporundan çıkacak sonuç kararın belirlenmesinde esas alınmaktadır.

Uygulamada bu şekilde bir durumun olduğu açıktır. Bilirkişi raporuna itiraz etme yolu saklı tutulmuş olsa da itiraz sonucu ek rapor alınması durumunda da alınan ek rapor bir önceki raporla genelde paralel olmaktadır. O nedenle not tespiti bakımından açılan davalarda bilirkişi raporları sonuca çok büyük oranda etkili olmaktadır.

İlişik Kesme İşlemine Karşı Açılan Davalar

İlişik kesme işlemine karşı açılan davalar, tıpkı not tespiti davalarında olduğu gibi idari işlemin iptali davası niteliğindedir. Zira öğrencinin eğitimine devam ettiği eğitim kurumundan ilişiğinin kesilmesi bir idari işlem türüdür. O nedenle bunun iptali için açılacak dava da idari işlemin iptali davası niteliğindedir. İlişik kesme durumları farklılık arz edebilmektedir. Özellikle yükseköğretim bakımından her yükseköğretim kurumunun bu konuda farklı kriterleri olabilmektedir. Ancak genel olarak ilişik kesme durumları benzerdir.

İlişik kesme durumları öğrencinin isteğiyle değil de kurum tarafından gerçekleştirildiğinde öğrenciler bu işlemin iptali için dava yoluna gidebilmektedirler. Burada esas değerlendirilmesi gereken husus, ilişik kesmeye yönelik işlemde bir hukuka aykırılık bulunup bulunmadığıdır. Söz gelimi ilişik kesmeye yönelik tesis edilen idari işlem yetkisiz makam tarafından gerçekleştirilmişse ilişik kesme işlemi yetki unsuru bakımından hukuka aykırı olacaktır. Bu hukuka aykırılık da ileri sürülerek ilişik kesme işleminin iptali talep edilebilecektir.

Not Tespiti Davalarında Yürütmenin Durdurulması

İlişik kesme işleminin iptal edilmesi amacıyla ikame edilen davalarda yürütmenin durdurulması talebinin olması önemlidir. Zira okuldan ilişiği kesilen öğrenci açısından telafisi güç durumlar ortaya çıkabilir. 2577 sayılı İYUK m.27/2 uyarınca:

“Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.”

Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için 2 temel şartın gerçekleşmesi gerekmektedir:

  • Tesis edilen idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması gerekmektedir.
  • İdari işlemin uygulanması durumunda telafisi güç veya imkânsız zararların doğması gerekmektedir.

Doğması muhtemel zararın telafisinin güçlüğü ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması hususlarını uyuşmazlığa bakan mahkeme takdir edecektir. Mahkemenin yürütmenin durdurulması kararı bakımından en önemli husus ise davalı idarenin savunmasının alınmasıdır. Bu kısım önemlidir. Sadece savunma alınması değil, savunma süresinin geçmesi durumlarında da yürütmenin durdurulması kararı verilebilir.

Yürütmenin durdurulması kararı sonrasında, ilişiği kesilen öğrenci eğitimine devam edebilir. Bu durumun öğrencinin eğitim hayatının gereksiz yere uzamasını önlemek gibi önemli bir avantajı vardır. O nedenle ilişik kesme davalarında mutlak suretle yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.

Askeri Öğrencilerin İlişiğinin Kesilmesi

Askeri öğrenciler bakımından ilişik kesme hususu bir nebze daha önemlidir denilebilir. İlişik kesme işlemi sonrasında ödedikleri tazminat da durumu daha önemli hale getirmektedir. Sağlık, disiplin puanının durumu, mahkeme kararı veya derslerde başarısız olma gibi farklı şekillerde eğitim gördükleri kurumlarından ilişiği kesilen askeri öğrenciler açısından ilişik kesme işleminin iptali davaları önem arz etmektedir.

Yukarıda da ifade edildiği üzere ilişik kesme işleminin hukuka aykırı olması iptal edilmesi için gerekli ve yeterlidir. Ancak bunun ispat edilmesi her zaman o kadar kolay olmamaktadır. Söz gelimi derslerinde başarısız olan askeri öğrencilerin ilişiklerinin kesilmesi durumlarında, öğrenicinin notunun hesaplanmasına yönelik açılan davalarda bilirkişi raporları kritik ehemmiyete sahiptir. Keza askeri okullardaki öğrenciler hakkında tesis edilen kopyaya yönelik işlemler de öğrencinin ilişiğinin kesilmesine neden olmaktadır. Kopyanın gerçekten bulunup bulunmadığı ise yine bilirkişi marifetiyle tespit edilebilecektir.

Not Tespit Davası Emsal Kararlar

Askeri Öğrenci Not Tespit Davası- • Danıştay Kararı – 8. D., E. 2021/2404 K. 2021/2501 T. 27.4.2021

“Bu durumda; davacının okul ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin, … tarih ve … sayılı Bakan oluru ile kesinleştiği ve Millî Savunma Bakanlığınca tesis edildiği anlaşılmakta olup, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin, dava konusu işlemi tesis eden Millî Savunma Bakanlığı’nın bulunduğu Ankara ilinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı bulunduğu Ankara İdare Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır.”

Sınav Sonucuna Karşı Not Tespit Davası Açılması-Danıştay Kararı – 12. D., E. 2019/2775 K. 2022/1678 T. 11.4.2022

“Davacı hakkında düzenlenen sözlü sınav puan değerlendirme formu incelendiğinde; bir başkan ve dört üyeden oluşan sınav komisyonu tarafından 40 puan üzerinden değerlendirilen mesleki bilgi düzeyine bütün komisyon üyelerinin her biri tarafından 15 puan takdir edildiği, yine 20’şer puan üzerinden yapılan değerlendirmede bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü kriterine bütün komisyon üyelerinin her biri tarafından 15 puan takdir edildiği, öz güveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı kriteri ile liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu kriterine bütün komisyon üyeleri tarafından her bir kriter için yine ayrı ayrı 10 puan takdir edildiği, başka bir deyişle davacıya her bir komisyon üyesi tarafından her bir değerlendirme kriteri için aynı puanın verildiği anlaşılmaktadır. Davacı hakkında her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen bütün kriterler için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız sayılması işleminde hukuka uygunluk görülmemiştir.”

Sınav Notuna Karşı Not Tespiti Davası 2023-Danıştay 12. Dairesi 2019/1780E,2023/1202K, 15.03.2023 Tarihli Karar

Davacı hakkında her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen bütün kriterler için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının yapılan mülakat sınavı neticesinde başarısız sayılması işleminde hukuka uygunluk görülmemiştir.

Sıradaki Makelemiz : Ankara Ceza Avukatı

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu