• Türkçe
  • 中文
  • Askeri Hukuk

    Askeri Fesat Suçu ve Cezası – Madde.97-98-99

    Güncel 2024

    Askeri fesat suçu; en az iki asker kişinin bir amir ya da üste karşı birlikte itaatsizlik etmek, mukavemet göstermek veya fiilen saldırmak için ittifak etmesi halinde oluşan ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu‘nun 97, 98 ve 99. maddelerinde düzenlenen kollektif nitelikte bir askeri suçtur. Bu suçu diğer askeri suçlardan ayıran temel özellik şudur: tek başına işlenen bir eylem değil, birden fazla kişinin önceden anlaşarak hareket etmesi söz konusudur. Bu nedenle hem suçun unsurlarını hem de ceza kademelerini doğru anlamak, savunma stratejisi açısından belirleyicidir.

    Askeri fesat suçu; en az 2 asker kişinin amirine veya üstüne karşı itaatsizlik, mukavemet ya da fiilen taarruz etmek için ittifak etmesiyle oluşur. Ceza, ittifak edilen suçun öngördüğü ceza temel alınarak belirlenir; ölüm ve ağırlaştırılmış müebbet dışındaki hallerde ASCK m.50 uyarınca 3 aydan 2 yıla kadar ek artırım uygulanır.

    Askeri Fesat Suçu Nasıl Oluşur?

    Askeri fesat suçunun oluşabilmesi için iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi şarttır. Birincisi sayı koşuludur: en az iki asker kişi olmalıdır. Tek bir askerin hareketi bu madde kapsamına girmez. İkincisi ittifak koşuludur: bu kişilerin aşağıda sayılan üç eylemden herhangi birini birlikte gerçekleştirmek üzere anlaşmış olması gerekir.

    1. İtaatsizlik — Emre İtaatsizlikte Israr

    Fesat suçuna konu itaatsizlikten anlaşılması gereken, askeri hizmete ilişkin bir emrin hiç yerine getirilmemesi olarak tanımlanan emre itaatsizlikte ısrar suçudur. Eski ASCK m.86’daki itaatsizlik suçu kaldırılmış; yerini m.87’deki emre itaatsizlikte ısrar almıştır. Bu ayrımı bilmeden yapılan savunmalar zaman zaman hukuki açıdan temelsiz kalmaktadır.

    Emre itaatsizlikte ısrar suçunun temel cezası 1 aydan 1 yıla kadar hapistir. Emrin açıkça reddedilmesi ya da tekrarlanan emrin yine yerine getirilmemesi halinde bu süre 3 aydan 2 yıla çıkar.

    2. Mukavemet

    Mukavemet suçu; asker kişinin amirini ya da üstünü zorla veya tehdit yoluyla hizmet emrinden alıkoymaya ya da bir işi yapmaya/yapmamaya zorlamaya kalkışmasıdır. Temel cezası 6 aydan 10 yıla kadar hapistir; az önem taşıyan hallerde alt sınır 3 aya düşer.

    3. Fiilen Taarruz

    Amir veya üste fiilen taarruz suçu; asker kişinin hiyerarşik olarak üstündeki kişiye eylemli biçimde saldırmasıdır. ASCK m.91’de düzenlenen bu suç; silahlı, hizmet esnasında, toplu asker önünde ya da tehlikeli aletle işlenmesi halinde çok daha ağır yaptırımlarla karşılaşılır.

    Kritik Unsur — İttifak: Fesat suçunun oluşması için askerler söz konusu eylemleri birlikte yapmış olmalı değil, birlikte yapmak için anlaşmış olmalıdır. Anlaşma gerçekleştikten sonra eylem ifa edilmese bile fesat suçu tamamlanmış sayılabilir. Bu nüans, suçun soruşturma aşamasında nasıl kurgulandığını doğrudan etkiler.

    Askeri Fesat Suçunu Kimler İşleyebilir?

    Askeri Fesat suçu, özgü suç niteliğinde olup yalnızca asker kişiler tarafından işlenebilmektedir. Bu itibarla Fesat Suçuna konu eylemlerin sivil bir kimse tarafından gerçekleştirilmesi halinde Fesat Suçu oluşmayacak ama Türk Ceza Kanunu ve ilgili mevzuatta yer alan başkaca suçların oluşması durumu saklı kalacaktır. Askeri Fesat Suçunu işleyebilecek asker kişileri ise şöyle sıralayabiliriz:

    • Subay
    • Astsubay
    • Millî Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel
    • Uzman Jandarma
    • Uzman Erbaş
    • Sözleşmeli Er ve Sözleşmeli Erbaş
    • Er ve Erbaş
    • Askeri Öğrenci

    Askeri Fesat Suçunun Cezası Nedir?

    Askeri Fesat Suçunun cezası, asker kişilerin üzerinde ittifak etmiş oldukları suçun cezasına göre verilecektir. Bununla birlikte suçun cezasının ölüm ve ağır hapis dışında bir ceza olması halinde ceza 3 aydan 2 yıla kadar arttırılır. Görüldüğü üzere Askeri Fesat Suçunun Cezası tayin olunurken asker kişilerin üzerinde ittifak etmiş oldukları suçun cezası göz önünde bulundurulur. Bu bakımdan ittifaka konu suçların cezalarını belirtmekte fayda var:

    1-Emre İtaatsizlikte Israr Suçunun Cezası

    Emre itaatsizlikte ısrar suçunun cezası, verilen emrin hiç yerine getirilmemesi halinde 1 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Bununla birlikte askerin verilen emri yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddetmesi veya emir tekrar edildiği halde emri yerine getirmemesi halinde 3 aydan 2 seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Emre itaatsizlikte ısrar suçunun seferberlik vaktinde işlenmiş olması halinde 5 yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Bununla birlikte emre itaatsizlikte ısrar suçunun düşman karşısında yapılması halinde 10 yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

    2-Mukavemet Suçunun Cezası

    Askeri Mukavemet Suçunun cezası temel olarak 6 aydan 10 yıla kadar hapis cezasıdır. Bununla birlikte Mukavemet suçunun işlenişi itibariyle daha az önem teşkil etmesi halinde söz konusu cezanın alt sınırı 3 aydır. Ayrıca Mukavemet suçunun seferberlik döneminde işlenmesi halinde temel cezanın üst sınırı değişmemekte ama alt sınırı 2 yıl olmaktadır. Yine seferberlik döneminde meydana gelen Mukavemet suçunun daha az önem teşkil etmesi halinde söz konusu cezanın alt sınırı 6 ay olmaktadır.

    3-Fiilen Taarruz Suçunun Cezası

    Amir ve Üste Fiilen Taarruz Suçunu işleyenlerin cezası, 3 seneden veya az önem teşkil eden hallerde 6 aydan aşağı olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılırlar.

    Amir veya üste karşı gerçekleştirilen saldırının;

    • Silahlı
    • Hizmet esnasında
    • Toplu asker karşısında
    • Silah ve tehlikeli bir alet ile

    Yapılması halinde Amir ve Mafevka Fiilen Taarruz Etme Suçunda 5 seneden veya az önem teşkil eden hallerde 1 seneden aşağı olmamak üzere hapis cezası verilir. Amir ve Üste Fiilen Taarruz Suçunda Saldırı neticesinde Amir veya üst konumunda bulunan kişinin duyularından veya organlarından birinin sürekli olarak zayıflaması ya da işlevini kaybetmesi halinde 15 seneden az olmamak üzere ağır hapis cezasına veya ölüm neticesi halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Bununla birlikte yine suçun bu halinde az önem teşkil eden hallerde 24 yıldan 30 yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

    Amir ve Üste Fiilen Taarruz Suçunda Saldırı veya saldırıya teşebbüs halinin seferberlik vaktinde gerçekleştirilmiş olması halinde 20 veya az önemli hallerde 15 yıldan aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasına hükmolunur. Saldırı neticesinde Amir veya üst konumunda bulunan kişinin duyularından veya organlarından birinin sürekli olarak zayıflaması ya da işlevini kaybetmesi halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, Amir veya üstün söz konusu saldırı neticesinde ölmesi halinde ise ölüm cezası verilir.

    Tüm bunlarla birlikte ittifak edenlerin fesada konu suçu işlemeleri halinde suç karşısında öngörülen cezanın ölüm ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olması haricinde söz konusu Ceza, Askeri Ceza Kanunu m.50 hükmüne göre arttırılır.

    Fesat Suçunu Haber Vermeyenlerin Sorumluluğu

    Askeri fesat suçunun en sık göz ardı edilen boyutlarından biri ihbar yükümlülüğüdür. Bu suçun varlığından haberdar olan ancak yetkili mercilere bildirmeyen kişiler de cezai sorumlulukla karşılaşabilir.

    Kanun bu konuda açıktır: fesat hakkında herhangi bir biçimde bilgi edinen ve fesadın gerçekleşmesini önleyebilecek yer ve zamanda yetkili mercilere bildirmeyi ihmal eden kişi, fesat suçu fiilen gerçekleştiği takdirde 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

    Bu hükmün pratikte önemli bir sonucu vardır: fesat planından haberdar olduğu halde sessiz kalan bir asker, suça doğrudan katılmasa bile sorumlu tutulabilir. Bilginin nasıl edinildiği, zamanlama ve bildirimin önündeki fiili engeller savunmada kritik argümanlar haline gelir.

    Savunma Notu: Haber verme yükümlülüğü; yalnızca kesin bilgiye değil, ‘herhangi bir şekilde haber almaya bağlanmıştır. Bu geniş kapsam nedeniyle ‘bilmiyordum’ savunması zayıf kalır. Bilginin niteliği, kaynağı ve kişinin harekete geçme imkânı olup olmadığı somut olarak ortaya konulmalıdır.

    İhbar Eden Cezadan Kurtulabilir mi?

    Evet  belirli koşullar altında. Fesat için ittifak edenlerden biri; dışarıdan herhangi bir bilgi almaksızın ve fesadın ortaya çıkmasını önleyebilecek yer ve zamanda yetkili organlara haber verirse ceza almaktan kurtulur.

    Bu hükmün üç koşulu birlikte sağlaması gerekir. Birincisi, ihbarcı bizzat ittifak içinde olmalıdır — dışarıdan öğrenen birinin ihbarı bu kapsama girmez. İkincisi, ihbar zamanında yapılmış olmalıdır; fesat gerçekleştikten sonra yapılan ihbarın cezayı ortadan kaldırma etkisi yoktur. Üçüncüsü, ihbar yetkili organa yapılmış olmalıdır.

    Pratikte bu hüküm; soruşturma aşamasında stratejik öneme sahiptir. İttifak içinde olduğu anlaşılan bir sanığın tutumunu şekillendirirken bu maddenin koşullarının karşılanıp karşılanamayacağı titizlikle değerlendirilmelidir.

    Askeri Fesat Suçunda Soruşturma İzni Gerekli midir?

    Askeri suçlarda kural olarak soruşturma açılabilmesi için yetkili komutandan soruşturma izni alınması zorunludur. Askeri fesat suçu da bu kurala tabidir; dolayısıyla soruşturma izninin usulüne uygun alınıp alınmadığı savunma sürecinde ilk sorgulanması gereken usul meselesidir.

    Soruşturma izni alınmadan başlatılan bir soruşturma hukuka aykırılık içerir ve bu durum savunmada güçlü bir usul itirazı zemini oluşturabilir. İznin yetkili makam tarafından verilip verilmediği, iznin kapsamının suçlanan eylemi kapsayıp kapsamadığı ayrıca sorgulanmalıdır.

    Askeri Fesat Suçunda Görevli Mahkeme Hangisidir?

    2017 Anayasa referandumunun ardından askeri mahkemeler kapatıldı ve askeri suçlar da dahil olmak üzere tüm ceza yargılamaları adli yargıya devredildi. Bu tarihten itibaren askeri fesat suçu da adli yargı bünyesindeki mahkemelerde görülmektedir.

    Görevli mahkeme; suçun niteliğine ve öngörülen ceza miktarına göre belirlenir. Temel fesat halleri ve orta cezalı ittifak türleri Asliye Ceza Mahkemesi‘nde; fiilen taarruz gibi ağır yaptırım öngörülen ittifak türleri ise Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülür.

    sikca sorulan sorular

    Sıkça Sorulan Sorular — Askeri Fesat Suçu

    Askeri fesat suçu nedir?

    1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 97, 98 ve 99. maddelerinde düzenlenen bu suç; en az iki asker kişinin bir amir ya da üste karşı itaatsizlik etmek, mukavemet göstermek veya fiilen saldırmak için önceden anlaşması halinde oluşur. Tek kişinin eylemi bu madde kapsamına girmez.

    Askeri fesat suçunun cezası nedir?

    Ceza, ittifak edilen suçun temel yaptırımına göre belirlenir. Ölüm ve ağırlaştırılmış müebbet dışındaki tüm cezalara ASCK m.50 uyarınca 3 aydan 2 yıla kadar ek artırım uygulanır. İttifak edilen suç fiilen işlenmese bile fesat suçu tamamlanmış sayılabilir.

    Fesat planından haberdar olup bildirmeyen de suçlu mudur?

    Evet. Fesat suçundan haberdar olan ve önleyebilecek yer ve zamanda yetkili mercilere bildirmeyi ihmal eden kişi, fesat fiilen gerçekleşirse 3 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir. Bilginin kaynağı, zamanı ve ihbar imkânının olup olmadığı savunmada belirleyicidir.

    İttifak eden kişi ihbar ederse cezadan kurtulabilir mi?

    Evet  koşullar sağlanırsa. İIttifak içinde olan kişi, dışarıdan herhangi bir bilgi almaksızın ve fesadın gerçekleşmesini önleyebilecek yer ve zamanda yetkili organlara haber verirse ceza almaktan kurtulur. Zamanında ve yetkili makama yapılan ihbar şarttır.

    Sivil biri fesat suçunu işleyebilir mi?

    Hayır. Askeri fesat suçu yalnızca asker kişiler tarafından işlenebilir. Sivil kişilerin aynı eylemleri gerçekleştirmesi halinde ASCK değil, TCK’nın ilgili hükümleri uygulanır.

    Askeri fesat suçunda görevli mahkeme hangisidir?

    2017’den itibaren askeri mahkemelerin kapatılmasıyla bu davalar adli yargıda görülmektedir. Suçun ağırlığına ve öngörülen cezaya göre Asliye Ceza Mahkemesi ya da Ağır Ceza Mahkemesi görevlidir.

    Yazar Hakkında

    Bu makale, Ankara’da faaliyet gösteren Reform Hukuk & Danışmanlık bünyesinde görev yapan avukatlar tarafından hazırlanmıştır. Büro; idare hukuku, ceza hukuku, askeri hukuk, iş hukuku, yabancılar hukuku ve yükseköğretim hukuku alanlarında müvekkillerine danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

    Özellikle Ankara askeri avukat, TSK disiplin avukatı  alanlarında yürütülen çalışmalarda; güncel mevzuat, emsal Danıştay kararları ve askeri yargıya ilişkin uygulamalar yakından takip edilerek içerikler hazırlanmaktadır.

    Reform Hukuk & Danışmanlık’ın Google Haritalar profili üzerinden büro hakkında detaylı bilgiye ulaşabilir, iletişim kanallarını inceleyebilir ve güncel paylaşımları takip edebilirsiniz.

    Ankara merkezli olarak faaliyet gösteren büro, Türkiye’nin birçok ilinden ve yurt dışından müvekkillere çevrim içi ve yüz yüze hukuki destek sağlamaktadır.

    Yasal Kaynaklar

    • 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu m.97 — Fesat suçunun tanımı
    • 1632 sayılı ASCK m.98 — Fesat suçunu haber vermeme yükümlülüğü
    • 1632 sayılı ASCK m.99 — İhbar eden kişinin cezadan muafiyeti
    • 1632 sayılı ASCK m.87 — Emre itaatsizlikte ısrar suçu
    • 1632 sayılı ASCK m.90 — Mukavemet suçu
    • 1632 sayılı ASCK m.91 — Amir ve üste fiilen taarruz suçu
    • 1632 sayılı ASCK m.50 — Cezada artırım hükümleri

    Reform Hukuk Bürosu

    Reform Hukuk Bürosu, Av. Nalan KURU ve Av. Gökhan YILMAZ tarafından kurulmuş olup Yenimahalle / Ankara’da faaliyet göstermektedir. Büromuz; ceza hukuku, askeri hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku, iş hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Reform Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde müvekkil odaklı yaklaşımı benimsemekte; dürüst, şeffaf, hızlı, iletişim halinde ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Büromuz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından müvekkillere online hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti de sunmaktadır. Reform Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde müvekkil odaklı yaklaşımı benimsemekte; dürüst, şeffaf, hızlı, iletişim halinde ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Büromuz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından müvekkillere online hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti de sunmaktadır. Uzun yıllara dayanan tecrübesiyle Reform Hukuk Bürosu, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren müvekkillerine hukukun birçok farklı alanında danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir. Büromuz, farklı uzmanlık alanlarında deneyim sahibi avukatlardan oluşmaktadır.

    İlgili Makaleler

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Başa dön tuşu