Askeri Hukuk

Askeri Ceza Kanununda Mukavemet Suçu

Güncel 2024

Askeri Ceza Kanununda Mukavemet Suçu ;Mukavemet suçu, asker kişinin amirini veya üstünü zorla ve tehdit ile hizmet emrini vermekten alıkoymaya veya askeri hizmete ilişkin bir hususu yapmak ya da yapmamak için zorlamaya kalkışması halinde meydana gelen bir askeri suçtur. 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu m.90 hükmüne göre mukavemet suçunun cezası ise 3 aydan 10 yıla kadar hapis cezasıdır.

Askeri Ceza Kanununda Mukavemet Suçu
Askeri Ceza Kanununda Mukavemet Suçu

Askeri Mukavemet Suçu Nasıl Oluşur?

Askeri mukavemet suçu;

1.Zorla ve Tehditle Hizmet Emrini İfadan Alıkoymak

Bu halde öncelikle yetkili bir amir veya üst tarafından verilmiş olan Askeri hizmete ilişkin bir emir olmalıdır. Başka bir ifade ile yetkili amir veya üst tarafından verilen bir emrin olmaması ya da yetkili amir veya üst tarafından verilen bir emir olmakla birlikte söz konusu emrin Askeri hizmete ilişkin olmaması halinde Askeri Mukavemet Suçu oluşmayacaktır.

Yetkili amir veya üst tarafından Askeri hizmete ilişkin bir emir verilmiş olduğunu varsayalım. Ast konumunda bulunan askerin ise söz konusu emre karşı zor ve tehdit ile mukavemette bulunması halinde Mukavemet Suçu oluşacaktır. Burada birtakım kavramları açmakta fayda var:

Amir Kimdir?

Amir, TSK İç Hizmetleri Kanunu m.9 hükmüne göre makam ve memuriyet itibariyle emir verme yetkisine sahip kimsedir. Bu itibarla kaymakam veya savcı, Askeri personel olmadıkları halde yetkili amirdirler. Dolayısıyla asker kişinin savcı veya kaymakama karşı Mukavemet Suçuna konu eylemleri icra etmesi halinde söz konusu suç meydana gelmiş olacaktır.

Üst Kimdir?

TSK İç Hizmetleri Kanunu m.10 hükmüne göre üst, rütbe veya kıdemce büyük olan kimsedir. Bu itibarla üst kavramı değerlendirilirken Askeri hiyerarşi esas alınır.

Mukavemet Nedir?

Mukavemet, karşı koyma anlamında kullanılan eski bir kavramdır. Askeri Ceza Kanunu kapsamında Mukavemet Suçuna konu Mukavemet ise zor ve tehdit eylemlerinin kullanılması halinde meydana gelir. Zor, maddi cebir anlamına gelmekteyken; tehdit, manevi cebir anlamına gelmektedir. Her ne kadar kanun metninde “zor ve tehdit” kavramı kullanılarak her iki eylemin de bir arada bulunma şartı aranmışsa da kapatılan Askeri Yargıtay’ın içtihatlarına göre de zor veya tehdit eylemlerinden birinin meydana gelmesi, suçun oluşabilmesi için yeterli olmaktadır.

2.Hizmete İlişkin Bir Hususu Yapmak veya Yapmamak için Zorlamaya Kalkışmak

Burada asker kişi, amir veya üstü Askeri hizmete ilişkin bir işlemi yapma ya da yapmama konusunda zorlamaya kalkışmaktadır. Görüldüğü üzere asker kişinin burada mutlaka zorlamış olması gerekmemekte ama kalkışmış olması yeterli görülmektedir. Bu bakımdan suçun bu seçimlik hareketi, teşebbüs şeklinde görünebilmektedir.

Askeri Mukavemet Suçunu Kimler İşleyebilir?

Askeri Mukavemet suçu, özgü nitelikte bir suç olup yalnızca asker kişiler tarafından işlenebilir. Başka bir ifade ile asker olmayan kişi tarafından suça konu eylemlerden birisinin gerçekleştirilmesi halinde Mukavemet Suçu oluşmayacaktır. Peki asker kişiler kimlerden oluşmaktadır?

  • Subay
  • Astsubay
  • Millî Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel
  • Uzman Jandarma
  • Uzman Erbaş
  • Sözleşmeli Er ve Sözleşmeli Erbaş
  • Er ve Erbaş
  • Askeri Öğrenci

Askeri Mukavemet Suçu Kime Karşı İşlenir?

Askeri Mukavemet suçu, amir veya üst’e karşı işlenir.

Amir, TSK İç Hizmetleri Kanunu m.9 hükmüne göre makam ve memuriyet itibariyle emir verme yetkisine sahip kimsedir. Bu itibarla kaymakam veya savcı, Askeri personel olmadıkları halde yetkili amirdirler. Dolayısıyla asker kişinin savcı veya kaymakama karşı Mukavemet Suçuna konu eylemleri icra etmesi halinde söz konusu suç meydana gelmiş olacaktır.

Üst, TSK İç Hizmetleri Kanunu m.10 hükmüne göre rütbe veya kıdemce büyük olan kimsedir. Bu itibarla üst kavramı değerlendirilirken Askeri hiyerarşi esas alınır.

Bununla birlikte Mukavemet suçu, amiri korumakla görevli olan memur veya erbaş ve ere karşı işlenirse yine aynı şekilde cezalandırma gerçekleştirilir.

Askeri Mukavemet Suçunun Cezası Nedir?

Askeri Mukavemet Suçunun cezası temel olarak 6 aydan 10 yıla kadar hapis cezasıdır. Bununla birlikte Mukavemet suçunun işlenişi itibariyle daha az önem teşkil etmesi halinde söz konusu cezanın alt sınırı 3 aydır. Ayrıca Mukavemet suçunun seferberlik döneminde işlenmesi halinde temel cezanın üst sınırı değişmemekte ama alt sınırı 2 yıl olmaktadır. Yine seferberlik döneminde meydana gelen Mukavemet suçunun daha az önem teşkil etmesi halinde söz konusu cezanın alt sınırı 6 ay olmaktadır.

Bu itibarla Mukavemet suçunun cezası normal koşullar altında 6 aydan 10 yıla kadar hapis cezası olup daha az öneme sahip durumlarda 3 aydan 10 yıla kadar hapis cezasıdır. Mukavemet suçunun seferberlik halinde işlenmesi halinde verilecek ceza ise 2 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası olup söz konusu suçun daha az öneme sahip olması halinde verilecek ceza 6 aydan 10 yıla kadar hapis cezasıdır.

Askeri Mukavemet Suçunda Soruşturma İzni Gerekli midir?

Askeri Ceza kanununa göre asker kişilerin işlemiş oldukları Askeri suçlardan dolayı soruşturma açılabilmesi için yetkili komutan tarafından soruşturma izni verilmesi gerekmektedir. Mukavemet Suçu da askeri bir suç olması dolayısıyla bu suçu işleyen asker hakkında soruşturma açılabilmesi, soruşturma izni verilmesine tabidir.

Askeri Mukavemet Suçunda Zamanaşımı Süresi Nedir?

1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu m.49 hükmü esas alındığında Mukavemet Suçu için öngörülen Zamanaşımı Süresi 8 yıl veya 15 yıldır.

Söz konusu hükme göre hıyanet suçları hariç olmak üzere geri kalan diğer suçlar bakımından Türk Ceza Kanununda öngörülen Zamanaşımı süreleri uygulanır. Hıyanet suçları bakımından herhangi bir Zamanaşımı Süresi bulunmamaktadır.

Türk Ceza Kanununun Zamanaşımına ilişkin hükümlerine göre 5 yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezalarına ilişkin suçlar bakımından 8 yıllık Zamanaşımı Süresi bulunmaktadır. Bununla birlikte 5 yıldan fazla olup da 20 yıldan az olan cezalar için öngörülen Zamanaşımı Süresi ise 15 yıldır. Bu bakımdan Mukavemet Suçu için net bir Zamanaşımı Süresi olmayıp verilecek cezanın miktarına göre Zamanaşımı Süresi tayin edilecektir. Ama her halükarda bu süre ya 8 yıl olacaktır ya da 15 yıl olacaktır.

Askeri Mukavemet Suçuna Hangi Mahkeme Bakar?

2017 Anayasa Referandumu değişikliği öncesinde Askeri suçlara bakmakla görevli mahkeme, Askeri Ceza Mahkemeleriydi. Ancak söz konusu referandum sonrası yapılan değişiklikle Askeri mahkemeler kapatıldı ve askeri suçlar, adli suçların görüldüğü adli yargı kapsamında görülmeye başlandı.

Bu bakımdan Askeri suçlar için de görevli mahkemeler, ilk derece adli yargı ceza mahkemeleri oldu. Mukavemet Suçuna yönelik kovuşturma için görevli mahkeme de Asliye Ceza Mahkemesidir.

Askeri Mukavemet Suçu Emsal Kararlar

Yargıtay 19.CD, 2020/2339E, 2020/12400K

“… Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, ASCK’nın 90/1’inci maddesinde mukavemet suçu için altı aydan on seneye kadar hapis cezası öngörüldüğü, mukavemet suçunun az vahim hâlleri için üst sınır gösterilmediği, ASCK’nın 1.6.2005 tarihinden önce yürürlüğe girmiş olduğu, 5252 sayılı TCK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 6’ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince aksine bir hüküm yoksa mukavemet suçunun az vahim hâlleri için üst sınırın beş yıl olarak uygulanması gerektiği, sanığa yüklenen eylemlerin daha ağır cezayı gerektirecek bir hâli ile başka bir suçu oluşturma ihtimalinin de bulunmadığı göz önüne alınarak yapılan incelemede;

Suç tarihleri itibariyle sanığa yükletilen suç için Kanun’da öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, davanın 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli, 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresine tabi bulunması, suç tarihleri ile inceleme tarihi arasında 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresi tamamlanmış olmakla sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülerek, tebliğnameye uygun olarak, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 07/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”

Askeri Mukavemet Suçu Emsal Karar – Yargıtay 19.CD, 2019/27486E, 2020/2787K

“… Mukavemet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Olay günü sanığın elindeki bıçak ile tabur içtima alanına geldiği, bunun üzerine durumun mağdur nöbetçi amir P.Yzb.Gürsel Aygar ile katılan nöbetçi astsubay P.Bçvş.Bülent Dağ’a haber verildiği, askerî disiplinin aşırı derecede ihlal edilmesi üzerine bozulan disiplini tesis etmek ve daha müessif olayları önlemekle görevli üst ve amirlerin, yani nöbetçi amir ile nöbetçi astsubayın sanığa, bıçağını vermesi yönündeki emirlerine rağmen sanığın bıçağını vermediği, küfür ve hakaretlerine devam ederek bıçağını havaya doğru savurduğu ve olaya müdahale eden mağdur Gürsel Aygan, katılan Bülent Dağ ve olay yerinde bulunan diğer katılanlar Sinan Demir, Servet Koç, Ali Tozanlı, Mehmet Dal ve müşteki Okan Öz’ü öldürmekle tehdit ettiği, böylece sanığın disiplini tesis etmeye çalışan amirlerine zorla ve tehditle karşı koyarak, görevlerini yerine getirmelerine engel olduğu anlaşıldığından sanığın mukavemet suçunu işlediğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

Askerî Mahkemece; sanık hakkında mukavemet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulurken asgari hadden ceza tayin edildiği belirtilmiştir. Sanık hakkında düzenlenen iddianamede bu suçtan sanığın, ASCK’nin 90/1’inci maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiş, yargılama sonunda da talep doğrultusunda hüküm kurulmuştur. ASCK’nin 90/1’inci maddesi iki cümleden oluşmakta olup, ikinci cümlesinde “az vahim hâllerde” cezanın alt sınırının 3 aydan başlayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda, sanık hakkında hüküm kurulurken hem fail hem de fiil değerlendirilerek ağırlaştırıcı bir neden görülmediğinin belirtildiği dikkate alındığında; maddenin az vahim hâl fıkrasının uygulanmama gerekçesinin gösterilmemiş olması,

Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, teblignameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA…”

Askeri mukavemet suçu ile alakalı Reform Hukuk Büromuzun Askeri Ceza Avukatları ile lütfen iletişime geçiniz.

Sıradaki Makelemiz : Ankara Kira Avukatı

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu