• Türkçe
  • 中文
  • Askeri Hukuk

    Askeri Ceza Kanununda Mukavemet Suçu: ASCK m.90 , Savunma

    Askeri ceza kanununda mukavemet suçu; asker kişinin amirini veya üstünü zorla ya da tehditle hizmet emrini vermekten alıkoymaya ya da askeri hizmete ilişkin bir işlemi yapmak veya yapmamak için zorlamaya kalkışması halinde oluşan sırf askeri bir suçtur. 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 90. maddesiyle düzenlenen bu suçun temel cezası 6 aydan 10 yıla kadar hapis olmakla birlikte az vahim hallerde ve seferberlik döneminde farklı ceza kademeleri uygulanmaktadır.

    ASCK m.90 uyarınca askeri ceza kanununda mukavemet suçunun temel cezası 6 aydan 10 yıla kadar hapistir. Az vahim hallerde alt sınır 3 aya iner. Seferberlik döneminde alt sınır 2 yıla çıkar; seferberlikte az vahim halde ise 6 aydan 10 yıla kadardır. Suç yalnızca asker kişiler tarafından işlenebilir; soruşturma için komutan izni zorunludur; görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

    Askeri Ceza Kanununda Mukavemet Suçu
    Askeri Ceza Kanununda Mukavemet Suçu

    Askeri Ceza Kanununda Mukavemet Suçu Nedir? — ASCK m.90

    Mukavemet; karşı koyma anlamına gelen, gündelik kullanımdan düşmüş eski bir kavramdır. 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nda ise teknik bir anlam taşımakta olup amir veya üste yönelik zor veya tehdidin belirli amaçlarla kullanılmasını ifade etmektedir.

    Bu suç; askeri hiyerarşinin ve emir-komuta zincirinin korunması amacıyla düzenlenmiş özgü bir askeri suçtur. Sivil ceza hukukundaki ‘görevi yaptırmamak için direnme’ suçuyla benzerlik taşısa da ASCK m.90 kapsamındaki mukavemet, yalnızca asker kişiler arasındaki ilişkileri kapsar ve daha ağır yaptırımlara bağlanmıştır.

    Savunmada Öncelikli Soru: Verilen emrin askeri hizmete ilişkin olup olmadığı suçun oluşup oluşmadığını doğrudan belirler. Emrin kişisel, keyfi veya hizmet dışı nitelikte olduğunun ortaya konulması savunmanın temel argümanı olabilir.

    Askeri Ceza Kanununda Mukavemet Suçu Seçimlik Hareketleri

    ASCK m.90 iki ayrı seçimlik hareketle işlenebilir. Her iki hareket de bağımsız olarak suçu oluşturabilir.

    1. Hareket — Zorla ve Tehditle Hizmet Emrini İfadan Alıkoymak

    Bu seçimlik harekette asker kişi; yetkili amir veya üstün askeri hizmete ilişkin bir emri vermesini ya da uygulamasını zor veya tehditle engellemeye çalışmaktadır. Suçun oluşması için öncelikle iki ön koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: verilen emrin yetkili amir veya üst tarafından verilmiş olması ve emrin içeriğinin askeri hizmete ilişkin bulunması. Bu iki koşuldan biri eksikse mukavemet suçu oluşmaz.

    2. Hareket Hizmete İlişkin Bir İşlemi Yapmak veya Yapmamak İçin Zorlamaya Kalkışmak

    Bu seçimlik harekette ise asker kişi; amirini ya da üstünü askeri hizmete ilişkin bir işlemi yapması ya da yapmaması için zorlamaya kalkışmaktadır. Burada dikkat çeken nokta ‘kalkışmak’ ifadesidir: tamamlanmış bir zorlama değil, girişim yeterlidir. Bu nedenle suçun bu biçimi teşebbüs görünümünde karşımıza çıkabilmektedir.

    Kritik Fark: İkinci seçimlik harekette fiil tamamlanmasa da suç oluşur. Savunmada; kalkışmanın gerçekleşip gerçekleşmediği, failin kastının ve iradesinin bu yönde olup olmadığı titizlikle sorgulanmalıdır.

    Askeri Ceza Kanununda Mukavemet Suçu Temel Kavramlar: Amir, Üst, Zor ve Tehdit

    Amir Kimdir?

    TSK İç Hizmetleri Kanunu m.9 uyarınca amir; makam ve memuriyet itibarıyla emir verme yetkisine sahip kimsedir. Bu tanım önemli bir sonuç doğurur: askeri personel olmayan kişiler de amir sıfatı taşıyabilir. Kaymakam veya savcı, askeri personel olmamakla birlikte bu anlamda yetkili amir konumundadır. Dolayısıyla bir asker kişinin savcı ya da kaymakama karşı mukavemet suçuna konu eylemleri gerçekleştirmesi halinde bu suç yine de oluşur.

    Üst Kimdir?

    TSK İç Hizmetleri Kanunu m.10 uyarınca üst; rütbe veya kıdemce büyük olan kimsedir. Üst kavramı değerlendirilirken askeri hiyerarşi esas alınır. Üst, emir verme yetkisi olan amir ile özdeş değildir; rütbe ya da kıdemce büyük olmak yeterlidir.

    Zor ve Tehdit

    Zor; maddi cebir, yani fiziksel güç kullanımıdır. Tehdit ise manevi cebir olup karşı tarafı korkutmaya yönelik söz veya davranışlardır. Kanun metninde ‘zor ve tehdit’ ifadesi kullanılarak her ikisinin bir arada bulunması şartı aranır görünse de kapatılan Askeri Yargıtay’ın yerleşik içtihadı bu şartı yumuşatmıştır: zor veya tehditten yalnızca birinin gerçekleşmesi suçun oluşması için yeterlidir.

    Askeri Mukavemet Suçunu Kimler İşleyebilir?

    Askeri Mukavemet suçu, özgü nitelikte bir suç olup yalnızca asker kişiler tarafından işlenebilir. Başka bir ifade ile asker olmayan kişi tarafından suça konu eylemlerden birisinin gerçekleştirilmesi halinde Mukavemet Suçu oluşmayacaktır. Peki asker kişiler kimlerden oluşmaktadır?

    • Subay
    • Astsubay
    • Millî Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel
    • Uzman Jandarma
    • Uzman Erbaş
    • Sözleşmeli Er ve Sözleşmeli Erbaş
    • Er ve Erbaş
    • Askeri Öğrenci

    Askeri Mukavemet Suçu Kime Karşı İşlenir?

    Askeri Mukavemet suçu, amir veya üst’e karşı işlenir.

    Amir, TSK İç Hizmetleri Kanunu m.9 hükmüne göre makam ve memuriyet itibariyle emir verme yetkisine sahip kimsedir. Bu itibarla kaymakam veya savcı, Askeri personel olmadıkları halde yetkili amirdirler. Dolayısıyla asker kişinin savcı veya kaymakama karşı Mukavemet Suçuna konu eylemleri icra etmesi halinde söz konusu suç meydana gelmiş olacaktır.

    Üst, TSK İç Hizmetleri Kanunu m.10 hükmüne göre rütbe veya kıdemce büyük olan kimsedir. Bu itibarla üst kavramı değerlendirilirken Askeri hiyerarşi esas alınır.

    Bununla birlikte Mukavemet suçu, amiri korumakla görevli olan memur veya erbaş ve ere karşı işlenirse yine aynı şekilde cezalandırma gerçekleştirilir.

    Mukavemet Suçunun Cezası — Kademeli Tablo

    ASCK m.90; suçun işlendiği koşullara göre farklı ceza kademeleri öngörmektedir. Bu kademeler savunma stratejisinin belirlenmesinde doğrudan belirleyicidir.

    Durum Alt Sınır Üst Sınır
    Temel hal 6 ay 10 yıl
    Az vahim hal 3 ay 5 yıl*
    Seferberlik dönemi 2 yıl 10 yıl
    Seferberlikte az vahim hal 6 ay 10 yıl

    * Az vahim halin üst sınırı kanunda açıkça belirlenmemiştir. Yargıtay; ASCK’nın 5252 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca 5 yılın üst sınır olarak uygulanması gerektiğini hükme bağlamıştır (Yargıtay 19. CD, 2020/2339E, 2020/12400K).

    Az Vahim Hal — Savunmada En Kritik Argüman

    Yargıtay, mukavemet suçunun az vahim halinin uygulanıp uygulanmayacağına dair gerekçenin mahkeme kararında açıkça gösterilmesi gerektiğini bozma kararlarında tutarlı biçimde vurgulamaktadır. Az vahim hal uygulanmama gerekçesi gösterilmeden doğrudan temel ceza uygulanması; temyizde bozma gerekçesi oluşturmaktadır. Bu nedenle savunmada az vahim halin koşullarının somut olarak ortaya konulması büyük önem taşır.

    Savunma Stratejisi: Yargıtay 19. CD, 2019/27486E kararında; mahkemenin hem faili hem fiili değerlendirerek ağırlaştırıcı neden görmemesine karşın az vahim hal fıkrasını uygulamama gerekçesini açıklamamasını bozma sebebi saydı. Bu içtihat; az vahim hal iddiasının savunmada güçlü bir argüman olduğunu ortaya koymaktadır.

    Askeri Mukavemet Suçunda Soruşturma İzni Gerekli midir?

    Askeri Ceza kanununa göre asker kişilerin işlemiş oldukları Askeri suçlardan dolayı soruşturma açılabilmesi için yetkili komutan tarafından soruşturma izni verilmesi gerekmektedir. Mukavemet Suçu da askeri bir suç olması dolayısıyla bu suçu işleyen asker hakkında soruşturma açılabilmesi, soruşturma izni verilmesine tabidir.

    Askeri Mukavemet Suçunda Zamanaşımı Süresi Nedir?

    1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu m.49 hükmü esas alındığında Mukavemet Suçu için öngörülen Zamanaşımı Süresi 8 yıl veya 15 yıldır.

    Söz konusu hükme göre hıyanet suçları hariç olmak üzere geri kalan diğer suçlar bakımından Türk Ceza Kanununda öngörülen Zamanaşımı süreleri uygulanır. Hıyanet suçları bakımından herhangi bir Zamanaşımı Süresi bulunmamaktadır.

    Türk Ceza Kanununun Zamanaşımına ilişkin hükümlerine göre 5 yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezalarına ilişkin suçlar bakımından 8 yıllık Zamanaşımı Süresi bulunmaktadır. Bununla birlikte 5 yıldan fazla olup da 20 yıldan az olan cezalar için öngörülen Zamanaşımı Süresi ise 15 yıldır. Bu bakımdan Mukavemet Suçu için net bir Zamanaşımı Süresi olmayıp verilecek cezanın miktarına göre Zamanaşımı Süresi tayin edilecektir. Ama her halükarda bu süre ya 8 yıl olacaktır ya da 15 yıl olacaktır.

    Askeri Mukavemet Suçuna Hangi Mahkeme Bakar?

    2017 Anayasa Referandumu değişikliği öncesinde Askeri suçlara bakmakla görevli mahkeme, Askeri Ceza Mahkemeleriydi. Ancak söz konusu referandum sonrası yapılan değişiklikle Askeri mahkemeler kapatıldı ve askeri suçlar, adli suçların görüldüğü adli yargı kapsamında görülmeye başlandı.

    Bu bakımdan Askeri suçlar için de görevli mahkemeler, ilk derece adli yargı ceza mahkemeleri oldu. Mukavemet Suçuna yönelik kovuşturma için görevli mahkeme de Asliye Ceza Mahkemesidir.

    Askeri Mukavemet Suçu Emsal Kararlar

    Yargıtay 19.CD, 2020/2339E, 2020/12400K

    “… Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, ASCK’nın 90/1’inci maddesinde mukavemet suçu için altı aydan on seneye kadar hapis cezası öngörüldüğü, mukavemet suçunun az vahim hâlleri için üst sınır gösterilmediği, ASCK’nın 1.6.2005 tarihinden önce yürürlüğe girmiş olduğu, 5252 sayılı TCK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 6’ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince aksine bir hüküm yoksa mukavemet suçunun az vahim hâlleri için üst sınırın beş yıl olarak uygulanması gerektiği, sanığa yüklenen eylemlerin daha ağır cezayı gerektirecek bir hâli ile başka bir suçu oluşturma ihtimalinin de bulunmadığı göz önüne alınarak yapılan incelemede;

    Suç tarihleri itibariyle sanığa yükletilen suç için Kanun’da öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, davanın 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli, 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresine tabi bulunması, suç tarihleri ile inceleme tarihi arasında 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresi tamamlanmış olmakla sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülerek, tebliğnameye uygun olarak, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 07/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”

    Askeri Mukavemet Suçu Emsal Karar – Yargıtay 19.CD, 2019/27486E, 2020/2787K

    “… Mukavemet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

    Olay günü sanığın elindeki bıçak ile tabur içtima alanına geldiği, bunun üzerine durumun mağdur nöbetçi amir P.Yzb.Gürsel Aygar ile katılan nöbetçi astsubay P.Bçvş.Bülent Dağ’a haber verildiği, askerî disiplinin aşırı derecede ihlal edilmesi üzerine bozulan disiplini tesis etmek ve daha müessif olayları önlemekle görevli üst ve amirlerin, yani nöbetçi amir ile nöbetçi astsubayın sanığa;

    bıçağını vermesi yönündeki emirlerine rağmen sanığın bıçağını vermediği, küfür ve hakaretlerine devam ederek bıçağını havaya doğru savurduğu ve olaya müdahale eden mağdur Gürsel Aygan, katılan Bülent Dağ ve olay yerinde bulunan diğer katılanlar Sinan Demir, Servet Koç, Ali Tozanlı, Mehmet Dal ve müşteki Okan Öz’ü öldürmekle tehdit ettiği, böylece sanığın disiplini tesis etmeye çalışan amirlerine zorla ve tehditle karşı koyarak, görevlerini yerine getirmelerine engel olduğu anlaşıldığından sanığın mukavemet suçunu işlediğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

    Ancak;

    Askerî Mahkemece; sanık hakkında mukavemet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulurken asgari hadden ceza tayin edildiği belirtilmiştir. Sanık hakkında düzenlenen iddianamede bu suçtan sanığın, ASCK’nin 90/1’inci maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiş, yargılama sonunda da talep doğrultusunda hüküm kurulmuştur. ASCK’nin 90/1’inci maddesi iki cümleden oluşmakta olup, ikinci cümlesinde “az vahim hâllerde” cezanın alt sınırının 3 aydan başlayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda, sanık hakkında hüküm kurulurken hem fail hem de fiil değerlendirilerek ağırlaştırıcı bir neden görülmediğinin belirtildiği dikkate alındığında; maddenin az vahim hâl fıkrasının uygulanmama gerekçesinin gösterilmemiş olması,

    Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, teblignameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA…”

    Askeri mukavemet suçu ile alakalı Reform Hukuk Büromuzun Askeri Ceza Avukatları ile lütfen iletişime geçiniz.

    sikca sorulan sorular

    Sıkça Sorulan Sorular — Askeri Ceza Kanununda Mukavemet Suçu

    Askeri ceza kanununda mukavemet suçu nedir?

    1632 sayılı ASCK m.90 kapsamında; asker kişinin amirini veya üstünü zorla ya da tehditle hizmet emrini vermekten alıkoymaya ya da askeri hizmete ilişkin bir işlemi yapmak veya yapmamak için zorlamaya kalkışması halinde oluşan sırf askeri bir suçtur.

    Mukavemet suçunun cezası nedir?

    Temel halde 6 aydan 10 yıla kadar hapis. Az vahim halde 3 aydan 5 yıla kadar hapis. Seferberlik döneminde 2 yıldan 10 yıla kadar; seferberlikte az vahim halde 6 aydan 10 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

    Zor ve tehditten yalnızca biri olsa suç oluşur mu?

    Evet. Kanun metninde ‘zor ve tehdit’ ifadesi kullanılmış olsa da kapatılan Askeri Yargıtay’ın yerleşik içtihadı; zor veya tehditten yalnızca birinin gerçekleşmesini suçun oluşması için yeterli görmektedir.

    Mukavemet suçunda zamanaşımı süresi ne kadardır?

    Ceza miktarına göre değişir. Az vahim halde üst sınır 5 yıl olduğundan 8 yıllık asli ve 12 yıllık kesintili zamanaşımı uygulanır. Temel hal ve seferberlik döneminde ceza 5 yılı aşabileceğinden 15 yıllık zamanaşımı söz konusu olabilir.

    Mukavemet suçu için soruşturma izni şart mıdır?

    Evet. Mukavemet suçu sırf askeri bir suç olduğundan soruşturma açılabilmesi için yetkili komutanın soruşturma izni vermesi zorunludur. İzinsiz başlatılan soruşturma usul yönünden hukuka aykırıdır.

    Savunmada az vahim hal nasıl kullanılır?

    Yargıtay; az vahim hal uygulanmama gerekçesinin kararda açıkça gösterilmesi gerektiğini tutarlı biçimde vurgulamaktadır. Mahkeme ağırlaştırıcı neden görmüyorsa az vahim hal fıkrasını uygulaması gerekir. Bu argümanın savunmada somut olgularla birlikte öne sürülmesi hem alt mahkemede hem temyizde etkili bir yol açar.

    Son Söz

    Askeri ceza kanununda mukavemet suçu; geniş ceza yelpazesi, seferberlik dönemi ağırlaştırıcısı ve az vahim hal fıkrasındaki geniş takdir alanıyla savunma açısından son derece teknik bir suç tipidir. Emrin hizmetle ilgisi, zor veya tehdidin gerçekleşip gerçekleşmediği, kastın kapsamı ve az vahim hal koşulları — bu dört nokta çoğu zaman mahkumiyet ile beraat ya da ağır ceza ile hafif ceza arasındaki farkı belirlemektedir. Hakkınızda soruşturma başladığında vakit kaybetmeden askeri ceza hukuku alanında uzman bir avukattan destek almanızı öneririm.

    Yasal Kaynaklar ve Emsal Kararlar

    • 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu m.90 — Mukavemet suçu ve cezası
    • 1632 sayılı ASCK m.49 — Askeri suçlarda zamanaşımı
    • 211 sayılı TSK İç Hizmetleri Kanunu m.9 — Amir tanımı
    • 211 sayılı TSK İç Hizmetleri Kanunu m.10 — Üst tanımı
    • 5252 sayılı TCK’nın Yürürlük Kanunu m.6 — Az vahim halde üst sınır
    • Yargıtay 19. CD — E.2020/2339, K.2020/12400 — Zamanaşımı düşürme
    • Yargıtay 19. CD — E.2019/27486, K.2020/2787 — Az vahim hal gerekçesi

    SIRADAKİ MAKALEMİZ :

    Emre İtaatsizlikte Israr Suçu 

    Reform Hukuk Bürosu

    Reform Hukuk Bürosu, Av. Nalan KURU ve Av. Gökhan YILMAZ tarafından kurulmuş olup Yenimahalle / Ankara’da faaliyet göstermektedir. Büromuz; ceza hukuku, askeri hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku, iş hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Reform Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde müvekkil odaklı yaklaşımı benimsemekte; dürüst, şeffaf, hızlı, iletişim halinde ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Büromuz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından müvekkillere online hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti de sunmaktadır. Reform Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde müvekkil odaklı yaklaşımı benimsemekte; dürüst, şeffaf, hızlı, iletişim halinde ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Büromuz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından müvekkillere online hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti de sunmaktadır. Uzun yıllara dayanan tecrübesiyle Reform Hukuk Bürosu, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren müvekkillerine hukukun birçok farklı alanında danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir. Büromuz, farklı uzmanlık alanlarında deneyim sahibi avukatlardan oluşmaktadır.

    İlgili Makaleler

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Başa dön tuşu