• Türkçe
  • 中文
  • Askeri Hukuk

    Vazife Malullüğü Nedir? Şartları, Hesaplama , Dava, 5510 Sayılı Kanun ve TSK

    Vazife malullüğü; kamu görevlisinin, görevi nedeniyle çalışamayacak ölçüde sağlığını yitirmesi durumunda devletin kendisine ve yakınlarına tanıdığı hukuki statü ve haklardır. Görev yaparken yaralanan ya da hayatını kaybeden kamu görevlilerini, askeri personeli ve belirli koşullarda sivilleri kapsayan bu statü; 5510 sayılı Kanun‘un 47. maddesi ile mülga 5434 sayılı Kanun çerçevesinde düzenlenmektedir. Büromuza bu konuda başvuran kişilerin büyük çoğunluğu haklarını yeterince bilmeden süreçleri kaçırmaktadır. Bu rehberde, karmaşık mevzuatı pratik bir çerçevede aktarmaya çalıştım.

    Vazife malullüğü: Kamu görevlisinin görevi sırasında veya göreviyle bağlantılı olarak malul (çalışamaz) hale gelmesidir. 5510 sayılı Kanun m.47 uyarınca; görevi sırasında, idarenin taşıtıyla işe gidip gelirken ya da kurumun menfaatine bir iş yaparken malul olunması bu kapsamdadır. Keyif verici madde kullanımı, mevzuat dışı hareket ve intihara teşebbüs gibi haller ise kapsam dışındadır.

    Vazife Malullüğü Nedir?

    Önce iki temel kavramı açıklığa kavuşturalım: malul ve vazife.

    Malul Ne Demek?

    Malul; hastalık veya sakatlık nedeniyle görevini sürdüremeyecek duruma gelen kişidir. Mülga 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu m.44’ün tanımından hareketle söylemek gerekirse: hastalık veya arızanın göreve başlamadan önce değil, meslek içinde ortaya çıkması şarttır. Göreve başlamadan önce var olan sağlık sorunları nedeniyle çalışamaz hale gelenler adi malul sayılır; bunlara vazife malullüğü hükümleri uygulanmaz.

    Vazife (Görev) Ne Demek?

    Vazife kelimesi, kamu görevlisinin yapmakla yükümlü olduğu işi ifade eder. Buradaki kavramın yorum biçimi oldukça belirleyicidir. Yargı pratiğinde ‘vazife’ dar yorumlanmaz; kışla içinde geçirilen bir kaza, operasyonel görevle ilgili sağlık bozulması ve hatta bazı koşullarda özel araçla işe gidiş bile vazife kapsamında değerlendirilebilmektedir. Hangi faaliyetin vazife sayılacağı, kamu görevlisinin görev türüne göre farklılık gösterir.

    Vazife malullüğü kavramını sadece kamu görevlilerine özgü saymak da doğru değildir. Kanunlarımız; bazı koşullarda memur, asker veya polis olmayan kişileri de vazife malulü statüsüne dahil etmiştir.

    Vazife Malulü Nasıl Olunur? — 5510 m.47 Koşulları

    5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi; 2008 yılı Ekim ayından sonra ilk defa 4/1-c bendi kapsamında (yani kamu görevlisi statüsünde) sigortalı olanlar için geçerlidir. Bu maddeye göre malullük; aşağıdaki hallerde meydana gelmişse vazife malullüğü sayılır:

    • Görev sırasında yaralanma: Sigortalının vazifesini yaptığı sırada o vazifeden kaynaklanan yaralanma veya hastalık.
    • İdarece görevlendirilen başka işte yaralanma: Görev dışında kamu idaresince başka bir kuruma görevlendirilen personelin o görevden kaynaklanan maluliyeti.
    • Kurumun menfaatini koruma amacıyla yapılan iş: İdarenin bilgisi ve onayı dahilinde kurumun çıkarını koruma amacıyla yürütülen bir faaliyet sırasında malul olunması.
    • İdarenin taşıtıyla işe gidip gelirken kaza: Kendi aracıyla değil, idare tarafından sağlanan taşıtla işe gelirken ya da işten dönerken geçirilen kaza.
    • İşyerinde meydana gelen kaza: Görev yerinde gerçekleşen kaza sonucu malul olunması.

    Özel Araç İstisnası: 5510 sayılı Kanun ‘idarelerince sağlanan taşıt’ ifadesini kullansa da yargı içtihadı kendi aracıyla işe gidip gelirken kaza geçiren kamu görevlilerini de belirli koşullarda vazife malulü saymaktadır. Bu ayrımın her davada bireysel değerlendirilmesi gerekir.

    Hangi Haller Vazife Malullüğü Kapsamına Girmez?

    5510 sayılı Kanun m.47; malullüğün aşağıdaki hallerden kaynaklanması durumunda vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmayacağını açıkça düzenlemiştir:

    Kapsam Dışı Hal Açıklama
    Keyif verici madde kullanımı Alkol veya uyarıcı madde etkisiyle gerçekleşen yaralanmalar
    Mevzuat ve emir dışı hareket Yasaya veya kurumun emirlerine aykırı davranış sonucu malul olunması
    Yasak filler Hukuka aykırı eylemler sırasında malul olunması
    İntihara teşebbüs İntihar girişiminden kaynaklanan yaralanma
    Kişisel çıkar veya zarar verme amacı Kendine veya başkasına menfaat sağlama ya da zarar verme amacıyla yapılan eylemler

    TSK Vazife Malulü Nedir?

    Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için vazife malullüğü kavramı özellikle geniş yorumlanmaktadır. Bunun en temel nedeni, askerin görev saatinin ve görev alanının sivil kamu görevlilerine kıyasla çok daha belirsiz ve sınır tanımaz bir nitelik taşımasıdır. Kışla içinde geçirilen bir kaza, tatbikat sırasında alınan bir yara ya da operasyonel görev kaynaklı sağlık bozulması — bunların tamamı ‘vazife’ kapsamında değerlendirilebilir.

    TSK bünyesindeki aşağıdaki personel 5510 sayılı Kanun m.47 kapsamında değerlendirilir:

    TSK, Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinin malul hale gelip gelmediği Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği (TSKSYY) kapsamında belirlenir. Bu yönetmelikte yer alan sağlık standartlarını artık karşılayamayan personel, malullük tespiti için yetkili sağlık kuruluna sevk edilir.

    TSK Vazife Malulü Şartları

    Askeri personelin vazife malulü sayılabilmesi için şu iki temel koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:

    Koşul Açıklama Değerlendiren Makam
    Malul hale gelme TSKSYY standartlarına göre artık görev yapamayacak ölçüde sağlık kaybı Yetkili askeri sağlık kurulu
    Vazifeyle nedensellik bağı Sağlık kaybının görevle ya da görevle bağlantılı bir olayla ilişkisi İlgili komutanlık + Kurum tespiti

    Pratikte en çok tartışılan mesele nedensellik bağıdır. Sağlık kaybının salt görevden mi yoksa kişisel etkenlerden mi kaynaklandığı, zaman zaman uzun soluklu yargı süreçlerine konu olmaktadır. Bu nedenle yaralanma veya sağlık bozulmasının görevle ilişkisini belgeleyen her türlü kaydın  olay tutanakları, birlik kayıtları, sağlık raporları  baştan itibaren düzenli biçimde muhafaza edilmesi büyük önem taşır.

    Harp Malulü Nedir? — Vazife Malulünden Farkı

    5510 sayılı Kanun m.47; bazı özel durumlarda malul olan TSK personelini ‘harp malulü’ olarak nitelendirmekte ve bu kişilere ek haklar tanımaktadır. Harp malulü; askeri harekât, düşman silahı etkisi, sınır hareketleri ya da yabancı ülkelerde görev sırasında malul olan personeli kapsar.

    Kanunda sayılan harp malulü halleri şunlardır:

    • Harpte fiilen ateş altında malul olma.
    • Harp bölgelerindeki harekât ve hizmetler sırasında ya da bu hizmetlerin etkisiyle malul olma.
    • Her çeşit düşman silahının etkisiyle malul olma.
    • Askeri harekâtı gerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında malul olma.
    • Görevli uçuş veya dalış sırasında malul olma.
    • Yabancı ülkelere gönderilme kapsamında yurt dışı görev sırasında malul olma (Anayasa m.92 veya uluslararası sözleşmeler çerçevesinde).

    Harp Malulüne Özel Avantaj: Harp malullerine aylık bağlanmasında rütbenin bir üstü esas alınır. Örneğin astsubay harp malulüne bir üst rütbenin aynı kademesine göre aylık hesaplanır. Bu düzenleme harp malulü aylığını normal vazife malulü aylığının belirgin biçimde üzerine çıkarmaktadır.

    Vazife Malulü Yakını Ne Demek?

    Vazife malulü yakını; görevi sırasında hayatını kaybeden ya da malul olan kamu görevlisinin kanuni mirasçılarını ve bakmakla yükümlü olduğu kişileri ifade eder. Bu kavram özellikle vefat eden kamu görevlisinin geride bıraktığı aile üyelerinin hangi haklardan yararlanacağını belirlemek açısından kritik öneme sahiptir.

    Kapsama giren yakınlar şunlardır:

    • Eş: Vazife malulü ile evlilik bağı devam eden eş; kendi çalışması söz konusu olsa dahi aylık hakkından yararlanabilir.
    • Çocuklar: 18 yaşına kadar (öğrenciyse 25 yaşına kadar), evlenmemiş kız çocukları ile malul olan erkek çocuklar.
    • Ana ve baba: Belirli gelir koşullarını taşımaları halinde vazife malulü aylığından yararlanabilirler.

    Ayrıca vazife malulü yakınlarına tanınan özel statüler de mevcuttur; örneğin kamu kurumlarında istihdam önceliği ve eğitim yardımları bu kapsamda değerlendirilir.

    4C Vazife Malulü Aylığı — Hesaplama

    5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılar  yani kamu görevlileri  vazife malullüğü halinde bu fıkraya atıfla aylık almaktadır. Büromuza ‘4c vazife malulü aylığı ne kadar’ sorusu sıkça gelmektedir.

    Hesaplama şu şekilde yapılır: vazife malulünün itibari hizmet süreleri eklenerek bulunan prim ödeme gün sayısı toplamı 10.800 güne kadar ise 10.800 gün üzerinden, 10.800 günü aşıyorsa gerçek toplam gün üzerinden 29. maddeye göre aylık hesaplanır. Ardından malullük derecesine göre aylığa ek zam uygulanır:

    Malullük Derecesi Aylığa Ek Zam Oranı
    1. Derece %30
    2. Derece %23
    3. Derece %15
    4. Derece %7
    5. Derece %3
    6. Derece %2

    Bildirim Süresi: Vazife malullüğüne yol açan olay ya da hastalık, Kuruma (SGK) en geç 15 iş günü içinde bildirilmelidir. Süresi içinde bildirilen vakalarda aylık; sigortalının görevi bıraktığı tarihi izleyen aybaşından itibaren bağlanır. Geç bildirimlerde ise zamanaşımı hükümleri uygulanmakta, fark tutarları ilgili kamu idaresinden tahsil edilmektedir.

    Vazife Malulü Hakları

    Vazife malulleri; kamu kurumları ve sosyal güvenlik sistemi tarafından çok sayıda hak ve destekten yararlanmaktadır. Bunların bir kısmı doğrudan kanundan doğarken bir kısmı başvuruyla talep edilmesi gereken haklardır.

    Hak Türü Kapsam
    Vazife malullüğü aylığı Malullük derecesine göre ek zamlı aylık (5510 m.47)
    İkramiye Yılda iki kez ikramiye ödemesi
    İstihdam önceliği Kamu kurumlarında istihdam edilme hakkı (kendisi veya yakını)
    Aylıklarda derece/kademe ilerlemesi Görevde olanlarla eşit biçimde aylık artışından yararlanma
    Ek ödeme / tütün ikramiyesi Belirli haklar kapsamında ek destekler
    Sağlık hizmetlerinde muafiyet Katılım payından muafiyet
    Ortez, protez ve yardımcı araçlar Kısıtlama olmaksızın temin
    Bazı tedavi giderlerinin karşılanması Özel durumlarda tam karşılama
    Bakıma muhtaçlık ödemesi Ağır malullerde ek ödeme
    Aylığın kesilmemesi Çalışmaya devam etse dahi aylık devam eder
    Kardeşlerin askerlik muafiyeti Bazı şartlarda kardeşler muaf tutulur
    Vergi muafiyetleri Çeşitli vergi indirim ve istisnaları
    Ücretsiz seyahat Toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanma
    TOKİ faizsiz konut kredisi Konut ediniminde özel destek

    Adi Malul ile Vazife Malulü Arasındaki Fark

    Bu iki kavramın karıştırılması uygulamada hak kayıplarına yol açmaktadır. Temel ayrım şudur: maluliyetin kaynağı göreve bağlı mı, değil mi?

    Kriter Adi Malul Vazife Malulü
    Maluliyetin kaynağı Görevle ilgisiz hastalık ya da kaza Görev sırasında ya da görevden kaynaklanan olay
    Aylık miktarı Standart malullük aylığı Malullük derecesine göre ek zamlı — daha yüksek
    Ek haklar Sınırlı Geniş (istihdam, seyahat, konut vb.)
    Göreve başlama öncesi Önceden var olan hastalık — adi malul Göreve başladıktan sonra ortaya çıkmalı

    Vazife Maluliyeti  Zamanaşımı Ne Kadar ?

    Vazife malullüğü başvurularında kural olarak geriye dönük gelir ve aylık talepleri 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ancak maluliyet durumunun sürekli olması nedeniyle, maaş bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılacak asıl başvuruda belirli bir hak düşürücü süre bulunmamaktadır.

    Vazife Malulü Gazi Sayılır mı?

    Bu soru büromuza çok sık sorulmaktadır ve cevap kısmi bir evettir.

    Vazife malulü; hukuki bir statüyü ifade eder. Gazi ise ülkenin iç ve dış güvenliğinde görev alırken yaralanan kişilere verilen sembolik bir unvandır. Bu iki kavram örtüşebilir, ancak özdeş değildir.

    Sonuç olarak: Devletin iç ve dış güvenliğini sağlamaya yönelik görevler sırasında örneğin terörle mücadele, sınır güvenliği, silahlı çatışma  yaralanan ve vazife malulü statüsü kazanan kişiler aynı zamanda gazi sayılır. Sıradan idari görev sırasında malul olan kamu görevlileri ise vazife malulü statüsünü alır, ancak gazi unvanı bu kapsamda verilmez.

    Vazife Malullüğü Durum Belgesi 

    Vazife malullüğü, kamu görevlisinin yalnızca sağlık kaybını değil, bu kaybın görevle olan illiyet bağını da resmî olarak ortaya koyan hukuki bir statüdür. Bu nedenle vazife malullüğü durum belgesi veya statü tespiti, hem mali ve sosyal hakların kullanılabilmesi hem de ileride doğabilecek hak kayıplarının önlenmesi bakımından zorunlu niteliktedir.

    Bu belgenin en önemli işlevlerinden biri, maluliyet ile görev arasında nedensellik bağının kurulmasıdır. Vazife malullüğünü adi malullükten ayıran temel unsur, sağlık kaybının görevin sebep ve tesiriyle meydana gelmiş olmasıdır. Bu nedenle olayın görev sırasında, görev nedeniyle, görev yerinde, görev yolunda veya görev hazırlığı kapsamında gerçekleştiğinin resmî olarak tespit edilmesi gerekir.

    Ayrıca kurum tarafından “vazife malulü değildir” yönünde bir karar verilmesi halinde, bu kararın yargısal denetime taşınabilmesi için ortada somut ve resmî bir idari işlem bulunması gerekir. Bu nedenle statü tespiti yapılması, yalnızca hakların kazanılması için değil; hatalı veya eksik değerlendirmelere karşı dava açılabilmesi bakımından da zorunludur.

    Vazife Malullüğü Mahkeme Kararları 

    Vazife Malullüğü Statüsünün Yasal Dayanağı ve Tanımı

    Vazife malullüğü, kamu görevlilerinin görevlerini ifa ederken veya görevlerinden dolayı uğradıkları bedeni veya ruhi zararlar neticesinde çalışma güçlerini kaybetmeleri durumunda tanınan hukuki bir statüdür. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada, vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri başka bir işi yaparken, kurumun menfaatini korumak amacıyla bir iş yaparken, idarece sağlanan bir taşıtla işe gidiş gelişleri sırasında veya iş yerinde meydana gelen kazalar vazife malullüğü kapsamında değerlendirilir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi-2021/9646-2022/9067-14.06.2022). Mülga 5434 sayılı Kanun’un 44. ve 45. maddeleri de benzer şekilde, maluliyetin vazifenin sebep ve tesiriyle meydana gelmesi koşulunu aramaktadır (İdare Dava Daireleri Kurulu-2023/2238-2024/715-28.03.2024)

    Nedensellik Bağı ve Yargısal Kriterler

    Vazife malullüğü statüsünün kazanılmasında en kritik unsur, maluliyeti doğuran olay ile yürütülen kamu görevi arasındaki “nedensellik bağı”dır. Danıştay 12. Dairesi’ne göre, maluliyetin görevin yapılması sırasında görevin neden ve etkisinden doğması halinde ilgilinin vazife malulü sayılması ilke olarak kabul edilmiştir (Danıştay 12. Daire-2018/4020-2021/5099-18.10.2021)

    Göreve Hazırlık ve Hizmet Mahalli: Karargah binasında mesaiye hazırlık aşamasında başka bir personelin silahının ateş alması sonucu yaralanan uzman çavuşun durumu, olayın iş yerinde ve görevin bir parçası sayılabilecek hazırlık esnasında meydana gelmesi nedeniyle vazife malullüğü kapsamında kabul edilmiştir (Danıştay 12. Daire-2022/114-2022/2366-25.04.2022)

    Görev Yolunda Meydana Gelen Kazalar: Kamu görevlisinin görev yerine giderken veya görev değişimi için amirliğine giderken geçirdiği trafik kazaları, hizmetin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Danıştay, hizmetin sadece hizmet noktasında üretilmediğini, hazırlık ve gidiş-dönüş süreçlerinin de görevin neden ve etkisine dahil olduğunu vurgulamıştır (Danıştay 12. Daire-2021/1398-2023/3351-12.06.2023; Danıştay 12. Daire-2018/5382-2021/5098-18.10.2021)

    Üçüncü Kişi Eylemleri ve Saldırılar: Görev yerinde bir başka akademisyen tarafından vurularak öldürülen akademisyenin durumu (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi-2023/9034-2024/13730-25.12.2024) ve askerlik hizmeti sırasında başka bir er tarafından bıçaklanan askerin vefatı (Danıştay 12. Daire-2018/4020-2021/5099-18.10.2021), eylem ile görev arasındaki nedensellik bağının kopmadığı gerekçesiyle vazife malullüğü sayılmıştır.

    5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi ve 5434 sayılı Kanun’un 48. maddesi, vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmayacağı istisnai halleri tahdidi olarak saymıştır. Keyif verici madde kullanımı, mevzuat ve emir dışında hareket etmek, yasak fiilleri işlemek, intihara teşebbüs etmek veya kişisel menfaat/zarar verme amacı gütmek bu kapsamdadır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi-2021/8484-2022/6854-10.05.2022).

    Örneğin, nöbet yerini terk ederek yasaklanmış mayınlı bölgeye odun toplamak amacıyla giren ve burada yaralanan personelin durumu, emir ve talimatlara aykırı hareket edildiği gerekçesiyle vazife malullüğü kapsamı dışında bırakılmıştır (Danıştay 12. Daire-2018/3127-2021/4964-15.10.2021). Benzer şekilde, yaralanmanın verilen emir ve talimatlara aykırı hareketten kaynaklandığı durumlarda idari yargı yerleri davanın reddine karar vermektedir (Danıştay 12. Daire-2021/7849-2022/1772-12.04.2022)

    1 Ekim 2008 tarihinden önce Emekli Sandığı iştirakçisi olan kamu görevlileri hakkında tesis edilen işlemler idari işlem niteliğinde olup, bu uyuşmazlıklar idari yargıda görülür (Uyuşmazlık Hukuk Bölümü-2013/1613-2013/1826-30.12.2013; Uyuşmazlık-2025/602-2025/688-24.11.2025).

    5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra göreve başlayanlar veya bu tarihten sonra gerçekleşen olaylar bakımından, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesi uyarınca iş mahkemeleri görevlidir (Uyuşmazlık Hukuk Bölümü-2024/374-2024/314-07.10.2024).

    İdare, kamu hizmeti ile zarar arasında nedensellik bağı bulunan durumlarda kusursuz sorumluluk ilkesi gereği zararı tazminle yükümlüdür. Bedensel kayba uğrayan görevliler için “güç (efor) kaybı tazminatı” hesaplanırken, kişinin zarardan önceki durumuna göre sarf ettiği fazladan güç esas alınır (Danıştay 10. Daire-2022/4566-2022/6336-21.12.2022).

    Vazife malullüğü aylığı, sosyal güvenlik sisteminin doğal bir sonucu olup, tazminat hesaplamalarında bir “yarar” olarak kabul edilerek maddi tazminattan indirilmemelidir. Tazminat miktarının belirlenmesinde, davacının emsali olan personelin görev aylığı ile aldığı vazife malullüğü aylığı arasındaki fark dikkate alınmalıdır (Danıştay 10. Daire-2020/4312-2020/6965-28.12.2020). Ayrıca, vazife malulü olan personelin sağlık durumuna göre “idari polislik” gibi geri hizmet taleplerinin idarece mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi zorunludur (Danıştay 12. Daire-2021/1398-2023/3351-12.06.2023)

    sikca sorulan sorular

    Sıkça Sorulan Sorular — Vazife Malullüğü

    Vazife malullüğü nedir?

    Kamu görevlisinin görevi sırasında ya da göreviyle bağlantılı olarak çalışamayacak ölçüde sağlığını yitirmesi ve bunun sonucunda devletin kendisine ve yakınlarına tanıdığı hukuki statü ile haklardır. 5510 sayılı Kanun m.47 (2008 sonrası) ve mülga 5434 sayılı Kanun (2008 öncesi) temel yasal dayanaktır.

    TSK vazife malulü nasıl olunur?

    TSK personelinin (subay, astsubay, uzman erbaş vb.) görev sırasında ya da göreviyle bağlantılı olarak TSKSYY standartlarını artık karşılayamayacak ölçüde sağlık kaybetmesi gerekir. Maluliyetin görevden kaynaklandığının belgelenmesi ve yetkili sağlık kurulunun onayı zorunludur.

    Harp malulü ile vazife malulü arasındaki fark nedir?

    Harp malulü; harp, düşman silahı, sınır harekatı ya da yurt dışı askeri görev sırasında malul olan TSK personelini kapsar. Aylık hesaplamasında bir üst rütbe esas alındığından harp malulü aylığı, normal vazife malulü aylığına kıyasla belirgin biçimde yüksek olmaktadır.

    4c vazife malulü aylığı nasıl hesaplanır?

    İtibari hizmet süresi eklenerek bulunan prim ödeme gün sayısı; 10.800 güne kadar ise 10.800 gün, üzerindeyse gerçek gün sayısı üzerinden aylık hesaplanır. Ardından malullük derecesine göre aylığa %2 ile %30 arasında ek zam uygulanır.

    Vazife malullüğü bildirimi ne zaman yapılmalıdır?

    Olayın meydana geldiği tarihten itibaren 15 iş günü içinde SGK’ya bildirilmesi gerekmektedir. Kamu idareleri bu bildirimi yapmakla yükümlüdür; sigortalı veya hak sahipleri de aynı sürede bildirimde bulunabilir. Geç bildirim halinde zamanaşımı hükümleri uygulanır.

    Vazife malulü yakınları hangi haklardan yararlanır?

    Vefat eden vazife malulünün eşi, çocukları ve belirli koşullarda ana-babası; aylık bağlanması, kamu kurumlarında istihdam önceliği, eğitim yardımı ve çeşitli sosyal desteklerden yararlanır. Evlenmemiş kız çocukları aylığı süresiz alabilir; erkek çocuklar ise 18 (öğrenciyse 25) yaşına kadar yararlanır.

    Av. Gökhan YILMAZ

    Av. Gökhan YILMAZ, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur ve Ankara 2 Nolu Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Ankara merkezli faaliyet gösteren Reform Hukuk Bürosu bünyesinde; ceza hukuku, askeri hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku alanlarında çalışmaktadır.

    Özellikle askeri disiplin işlemleri, ilişik kesme kararlarının iptali, güvenlik soruşturması işlemleri, kamu personel davaları, ceza yargılamaları ve idari uyuşmazlıklar alanlarında yoğun şekilde dava ve danışmanlık faaliyetleri yürütmektedir. Türkiye’nin farklı illerindeki müvekkillere yüz yüze ve çevrim içi hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

    Yasal Kaynaklar

    Reform Hukuk Bürosu

    Reform Hukuk Bürosu, Av. Nalan KURU ve Av. Gökhan YILMAZ tarafından kurulmuş olup Yenimahalle / Ankara’da faaliyet göstermektedir. Büromuz; ceza hukuku, askeri hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku, iş hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Reform Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde müvekkil odaklı yaklaşımı benimsemekte; dürüst, şeffaf, hızlı, iletişim halinde ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Büromuz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından müvekkillere online hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti de sunmaktadır. Reform Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde müvekkil odaklı yaklaşımı benimsemekte; dürüst, şeffaf, hızlı, iletişim halinde ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Büromuz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından müvekkillere online hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti de sunmaktadır. Uzun yıllara dayanan tecrübesiyle Reform Hukuk Bürosu, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren müvekkillerine hukukun birçok farklı alanında danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir. Büromuz, farklı uzmanlık alanlarında deneyim sahibi avukatlardan oluşmaktadır.

    İlgili Makaleler

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Başa dön tuşu