
Süre hesabında yalnızca gün sayısına bakmak yeterli değildir. İşlemin tebliğ tarihi, zararın idari işlemden mi yoksa idari eylemden mi doğduğu, zorunlu veya ihtiyari başvuru bulunup bulunmadığı ve uyuşmazlığın özel dava süresine tabi olup olmadığı birlikte belirlenmelidir.
| İşlem veya başvuru | Genel süre | Temel dayanak |
|---|---|---|
| Danıştay ve idare mahkemesinde dava | 60 gün | İYUK m.7 |
| Vergi mahkemesinde dava | 30 gün | İYUK m.7 |
| İdari eylem nedeniyle idareye ön başvuru | Öğrenmeden itibaren 1 yıl ve her hâlde eylemden itibaren 5 yıl | İYUK m.13 |
| İdari veya adli yargıda görevsizlikten sonra görevli yargı yerine başvuru | Kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren 30 gün | İYUK m.9 |
| Dilekçenin reddinden sonra yenileme | Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün | İYUK m.15 |
| İstinaf | Tebliğden itibaren 30 gün | İYUK m.45 |
| Temyiz | Tebliğden itibaren 30 gün | İYUK m.46 |
| Yürütmenin durdurulması kararına itiraz | Tebliği izleyen günden itibaren 7 gün | İYUK m.27 |
İdari Yargıda Süreler Tablosu
Yukarıdaki tablo en sık karşılaşılan genel süreleri gösterir. Buna rağmen dava açmadan önce uyuşmazlığa uygulanacak özel kanunun kontrol edilmesi gerekir. Örneğin bazı idari yaptırımlar, kamu ihalesi işlemleri, özelleştirme işlemleri ve ivedi yargılama kapsamındaki uyuşmazlıklar genel 60 günlük süreden daha kısa sürelere tabi olabilir.
Süreyi yalnızca tabloda yazılı rakama göre hesaplamak risklidir. Önce işlemin hukuki niteliği, görevli mahkeme, tebliğ biçimi ve varsa zorunlu başvuru yolu belirlenmelidir. İşlemin hukuka uygunluğu ayrıca iptal davası kapsamında incelenir.

İdari Yargıda Dava Açma Süreleri
2577 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresi 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür. Bunlar genel sürelerdir. Özel kanunda 7, 15 veya 30 günlük farklı bir süre öngörülmüşse öncelikle özel süre uygulanır.
Danıştay 5. Dairesinin E.2023/20401, K.2023/19539 sayılı kararında, kurul kararının tebliğinden sonra 60 günlük süre içinde açılan davanın süresinde olduğu belirtilmiştir. Mahkeme, İYUK’un 7 ve 8. maddelerini birlikte değerlendirerek tebliğ gününü süre hesabına katmamıştır.
İdari Yargıda Süreler Ne Zaman Başlar?
Süreler kural olarak tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tebliğ günü birinci gün değildir. Danıştay 4. Dairesinin E.2025/1, K.2025/105 sayılı kararında, özel yedi günlük itiraz süresinin dahi işlemin tebliğini izleyen günden başlatılması gerektiği kabul edilmiştir.
Bireysel işlemlerde yazılı bildirim, düzenleyici işlemlerde yayım veya ilan tarihi esas alınır. Düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgili kişi, uygulama işlemini, dayanak düzenleyici işlemi veya her ikisini birlikte dava konusu yapabilir. Vergi uyuşmazlıklarında ise tahsilat, tahakkuk, tevkifat, tescil veya ilgili kararın idareye gelişi gibi farklı başlangıç anları bulunmaktadır.
İdari Yargıda Süreler Nasıl Hesaplanır?
Gün olarak belirlenen sürelerde başlangıç günü hesaba katılmaz. Süre, ertesi günün başlangıcından itibaren işler ve son günün mesai saati sonunda biter. Elektronik ortamda dava açılması hâlinde UYAP’ın işleyişi ve elektronik işlem kuralları ayrıca gözetilmelidir.
Son günün tatil gününe rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Ay veya yıl olarak belirlenen sürelerde, sürenin sona erdiği ayda aynı gün bulunmuyorsa süre ayın son günü biter. Süre hesabına ilişkin tereddütte tebligat belgesi ve takvim üzerinde ayrı bir hesap çizelgesi hazırlanması yararlıdır.
İdari Yargıda Adli Tatilde Süreler İşler mi?
İdari yargıda çalışmaya ara verme dönemi her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer. Sürenin son günü çalışmaya ara verme dönemine rastlarsa süre, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Bu kural, sürenin tamamının adli tatil boyunca durduğu anlamına gelmez.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E.2021/535, K.2021/617 sayılı kararında, 6306 sayılı Kanun kapsamındaki 30 günlük dava süresinin sonunun çalışmaya ara verme dönemine rastlaması nedeniyle uzayan süre değerlendirilmiş; uzayan dönem de geçirildiği için süre aşımı sonucu korunmuştur.
İdari Yargıda Dava Açma Süresini Durduran Haller
İYUK’un 11. maddesi kapsamında ilgili kişi, dava açmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması amacıyla üst makama; üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurabilir. Dava açma süresi içinde yapılan uygun başvuru, işlemeye başlamış süreyi durdurur.
Danıştay 5. Dairesinin E.2022/6471, K.2024/4834 sayılı kararında, başvuru dilekçesinde “kaldırma” veya “geri alma” sözcüklerinin açıkça kullanılmasının şart olmadığı; dilekçenin içeriğinin İYUK m.11 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Buna karşılık Danıştay 6. Dairesinin E.2021/10934, K.2022/1151 sayılı kararına göre dava süresi geçtikten sonra yapılan başvuru sona ermiş süreyi yeniden canlandırmaz.
İdareye Başvuru Süresi ve Zımni Ret
İYUK m.10, hakkında henüz bir idari işlem bulunmayan kişinin idareden işlem veya eylem yapılmasını istemesine ilişkindir. İYUK m.11 ise mevcut bir idari işleme karşı yapılan ihtiyari idari başvuruyu düzenler. Başvurunun hangi madde kapsamında olduğu, dava süresinin hesabını doğrudan etkiler.
İdarenin kanundaki süre içinde cevap vermemesi hâlinde talep zımnen reddedilmiş sayılır. Ancak özel kanunlarda farklı cevap ve zımni ret süreleri bulunabilir. Danıştay 12. Dairesinin E.2018/3507, K.2020/4629 sayılı kararında, idarenin yasal yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hareketsiz kaldığı durumda yapılan başvurunun İYUK m.10 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay 15. Dairesinin E.2015/7603, K.2016/1907 sayılı kararında ise zımni ret sonrasında başlayan dava süresinin geçirilmesi nedeniyle davanın süre aşımından reddi hukuka uygun bulunmuştur. Son günün hafta sonuna rastlaması nedeniyle uzama hesaba katılmış; buna rağmen daha sonra açılan dava süresinde kabul edilmemiştir.
İdari İşlemde Başvuru Yolu ve Süre Gösterilmemişse Ne Olur?
Anayasa’nın 40. maddesi, idarenin işlemlerinde başvuru mercii, kanun yolu ve süreyi göstermesini zorunlu kılar. Bununla birlikte süre hiç gösterilmediyse sınırsız dava hakkı bulunduğu söylenemez. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E.2021/2, K.2022/1 sayılı bağlayıcı kararına göre özel veya genel süre gösterilmeyen işlemlerde, vergi mahkemelerinde 30; Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava süresi uygulanır.
Özel dava süresine tabi işlemde özel sürenin bildirilmemesi hâlinde de genel süre uygulanabilir. Danıştay 13. Dairesinin E.2024/1674, K.2024/5742 sayılı kararında, ivedi yargılama kapsamındaki ihale işleminde özel süre belirtilmediği için genel 60 günlük süre esas alınmıştır.
İdari Mahkemede Dava Açma Süresi
İdare mahkemesinde açılacak iptal ve işlemden kaynaklanan tam yargı davalarında genel süre 60 gündür. Ancak personel, imar, ihale, disiplin, güvenlik soruşturması ve idari yaptırım uyuşmazlıklarında özel düzenlemeler kontrol edilmelidir. Kamu görevlilerine ilişkin dosyalarda memur davalarına bakan avukat tarafından süre ve görev incelemesinin birlikte yapılması önem taşır.
Güvenlik alanındaki işlemlerde gerekçe ve tebliğ sorunu ayrıca ortaya çıkabilir. Bu konuda kişi güvenlik belgesi ve güvenlik soruşturması iptal davası yazılarındaki özel açıklamalar dikkate alınabilir.
Vergi Mahkemesinde Dava Açma Süresi
Vergi mahkemelerinde genel dava açma süresi 30 gündür. Sürenin başlangıcı; tahakkuku tahsile bağlı vergilerde tahsilat, tebliğ yapılan hâllerde tebliğ, tevkif yoluyla alınan vergilerde hak sahibine ödeme ve tescile bağlı vergilerde tescil gibi farklı olaylara bağlanabilir. Vergi mevzuatındaki özel süreler ayrıca kontrol edilmelidir.
Tam Yargı Davası Açma Süresi
Tam yargı davasında öncelikle zararın idari işlemden mi yoksa idari eylemden mi kaynaklandığı belirlenmelidir. İdari işlemden doğan zararlarda İYUK m.12 uyarınca doğrudan tam yargı davası, iptal ve tam yargı davası birlikte ya da önce iptal, ardından tam yargı davası açılması mümkündür.
İdari eylemden doğan zararlarda ise İYUK m.13 uygulanır. Hakkı ihlal edilen kişi, eylemi ve zararı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmalıdır. Talebin reddedilmesi veya zımnen reddedilmesi üzerine genel dava süresi içinde tam yargı davası açılır.
Danıştay 6. Dairesinin E.2024/1706, K.2024/4072 sayılı kararında, öncesinde bir işlem tesis edilmeden gerçekleştirilen yıkım idari eylem kabul edilmiş ve bir/beş yıllık başvuru süreleri uygulanmıştır. Danıştay 10. Dairesinin E.2022/4950, K.2023/6676 sayılı kararında da eylemin idariliğinin veya zararın sonradan ortaya çıktığı durumlarda süre başlangıcının bu öğrenme anına göre belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
İptal Davasından Sonra Tam Yargı Davası Açma Süresi
İlgili kişi, hakkını ihlal eden işleme karşı önce iptal davası açabilir; iptal davasının karara bağlanması üzerine kararın veya kanun yolu sonunda verilen kararın tebliğinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davasına başvurabilir. Ayrıca işlemin uygulanması nedeniyle zarar doğmuşsa icra tarihinden itibaren dava süresi gündeme gelebilir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E.2020/1027, K.2021/113 sayılı kararında İYUK m.12’deki seçimlik yollar açıklanmış; zararın kesinleştiği ileri sürülen tarih esas alınsa dahi 60 günlük süre geçirildiği için ret sonucu korunmuştur.
Görevsizlik Kararı Üzerine İdari Yargıda Dava Açma Süresi
Çözümlenmesi idari yargının görevine girdiği hâlde adli yargıda açılan davanın görev yönünden reddedilmesi durumunda, görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren 30 gün içinde görevli idari yargı yerine başvurulabilir. İlk başvuru görevli yargı yerindeki süre içinde yapılmışsa, görevsiz mahkemeye başvuru tarihi korunur.
Danıştay 13. Dairesinin E.2022/116, K.2022/276 sayılı kararında, özel 15 günlük sürede sulh ceza hâkimliğine yapılan başvurudan sonra görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen 30 gün içinde idare mahkemesinde açılan dava süresinde kabul edilmiştir.
İdari Davada Cevap ve Cevaba Cevap Süresi
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilir ve savunma için kural olarak 30 gün süre verilir. Savunmanın davacıya tebliğinden sonra cevaba cevap; bunun karşı tarafa tebliğinden sonra ikinci savunma aşaması bulunur. Haklı sebepler varsa süre bitmeden yapılan başvuru üzerine bir defaya mahsus ek süre verilebilir. Mahkemenin tebliğ evrakında gösterdiği son gün esas alınmalı ve dosyanın özelliğine göre özel usul bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
İdari Yargıda Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi
İdari yargıda bilirkişilik bakımından İYUK m.31’in gönderme yaptığı usul hükümleri uygulanır. Taraflar, raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik hususların tamamlattırılmasını, açıklama alınmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir. Raporun teknik ve hukuki ayrımı gözetmeden değerlendirilmesi, itirazın soyut bırakılmaması gerekir.
Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz Süresi
Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İtiraz mercii, kararı veren mahkemeye göre belirlenir. Yedi günlük süre kısa olduğu için kararın tebliğiyle birlikte açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar yönünden gerekçeli çalışma yapılmalıdır.
İdari Yargıda İstinaf Süresi
İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı istinaf süresi kural olarak kararın tebliğinden itibaren 30 gündür. İstinaf dilekçesi kararı veren mahkemeye sunulur. Ancak kanunun kesin saydığı kararlar ve parasal sınırlar bakımından kanun yolu denetimi ayrıca yapılmalıdır.
İdari Yargıda Temyiz ve Temyize Cevap Süresi
Temyize tabi bölge idare mahkemesi kararlarında temyiz süresi tebliğden itibaren 30 gündür. Temyiz dilekçesine cevap bakımından tebligatta gösterilen süre izlenmelidir. Her bölge idare mahkemesi kararının temyize açık olmadığı, bazı kararların istinaf aşamasında kesinleştiği unutulmamalıdır.
İdari Yargıda İvedi Yargılama Süreleri
İYUK m.20/A kapsamındaki ivedi yargılama usulünde dava açma süresi 30 gündür ve İYUK m.11 hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle idareye yapılan ihtiyari başvuru dava süresini durdurmaz. Danıştay 6. Dairesinin E.2021/10934, K.2022/1151 sayılı kararı bu kuralı açıkça vurgulamaktadır.
Özel sürenin işlemde gösterilmemesi hâlinde ise Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı doğrultusunda genel sürenin uygulanması gündeme gelebilir. İvedi yargılamada süre ve usul, olağan idari davalardan farklı olduğu için işlem tebliğ edilir edilmez ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
Süregelen Etkili İşlemlerde Dava Süresi
Kamu görevlilerinin her ay sonuç doğuran parasal ve özlük haklarında, ilk uygulama tarihinde dava açılmamış olması her zaman sonraki dönemlere ilişkin başvuru hakkını ortadan kaldırmaz. Danıştay 8. Dairesinin E.2016/9780, K.2020/1203 sayılı kararında, süregelen etkili işlem nedeniyle ileriye dönük sonuç doğurmak üzere sonradan başvuru yapılabileceği kabul edilmiştir.
Bu ayrım özellikle emeklilik, maaş, ek ödeme ve özlük hakkı uyuşmazlıklarında önemlidir. Benzer süre sorunlarının görüldüğü SGK tarafından emekliliğin iptal olması yazısı da incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular

İdari yargıda genel dava açma süresi kaç gündür?
Özel kanunda farklı süre yoksa Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür.
İdareye dilekçe vermek dava süresini her zaman durdurur mu?
Hayır. Başvurunun İYUK m.11 koşullarını taşıması, doğru makama ve dava süresi içinde yapılması gerekir. İvedi yargılama gibi bazı usullerde m.11 uygulanmaz.
İdari yargıda süre hafta sonuna denk gelirse ne olur?
Son gün tatil gününe rastlarsa süre, tatili izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.
İdari işlemde dava süresi yazmıyorsa süre işlemez mi?
Kural olarak hayır. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E.2021/2, K.2022/1 sayılı kararına göre bu durumda genel 30 veya 60 günlük süre uygulanır.
Tam yargı davasında bir ve beş yıllık süre ne anlama gelir?
İdari eylemden doğan zararlarda, zarar ve eylemin idariliğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye ön başvuru yapılmalıdır.
Sonuç
İdari yargıda süre hesabı, takvim üzerinde 30 veya 60 gün saymaktan ibaret değildir. İşlem-eylem ayrımı, özel kanun, tebligat biçimi, idari başvurunun niteliği, adli tatil ve görevli yargı yeri sonucu değiştirebilir. Dava açılmadan önce işlemin tamamı ve tebliğ belgesi Ankara idare hukuku avukatı tarafından birlikte incelenebilir.
Kaynakça
- 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
- Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E.2021/2, K.2022/1, T.15.03.2022.
- Danıştay 4. Daire, E.2025/1, K.2025/105, T.07.01.2025.
- Danıştay 5. Daire, E.2022/6471, K.2024/4834, T.04.04.2024.
- Danıştay 6. Daire, E.2024/1706, K.2024/4072, T.26.06.2024.
- Danıştay 8. Daire, E.2016/9780, K.2020/1203, T.26.02.2020.
- Danıştay 10. Daire, E.2022/4950, K.2023/6676, T.08.11.2023.
- Danıştay 12. Daire, E.2018/3507, K.2020/4629, T.23.12.2020.
- Danıştay 13. Daire, E.2022/116, K.2022/276, T.07.02.2022.
- Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E.2020/1027, K.2021/113, T.27.01.2021.
- Anayasa Mahkemesi, B. No:2020/11324, T.06.02.2025.
Bu içeriğin yazarı ve hukuki denetleyicisi
Kurucu Avukat · Reform Hukuk Bürosu
- Ankara 2 No'lu Barosu
- Sicil No: 3148
- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Yenimahalle / Ankara
Av. Gökhan YILMAZ , Reform Hukuk Bürosu'nun kurucu avukatıdır. Ankara 2 No'lu Barosuna 3148 sicil numarasıyla kayıtlı olup askerî hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.
Uzmanlık alanları
- Askerî Hukuk
- İdare Hukuku
- Yükseköğretim Hukuku
- Ceza Hukuku






