İdare Hukuku

Güvenlik Soruşturması İptal Davası

Güncel 2024

Güvenlik soruşturması iptal davası, güvenlik soruşturması geçiren asker, polis veya memur adaylarının güvenlik araştırması süreçlerinde olumsuz sonuçlanma durumlarında açılması gereken idari davalardan biridir. Tipik bir idari işlemin iptali davasıdır.

Asker, polis veya memur adaylarının mülakatlarının ardından haklarında yetkili idari makamlarca yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemi temelde devletin kadrolarında önemli yer işgal edecek kişilerin geçmişlerinin araştırılmasıdır. Bu işlem neticesinde pek çok sebeple kişilerin güvenlik soruşturması işlemleri olumsuz sonuçlanmakta ve adaylar da buna istinaden kadrolara girememektedir. İşte bu olumsuz sonuçlanmaların haksız olduğunun düşünüldüğü durumlarda bu idari işlemin iptali açısından bir dava açmak gerekecektir. Güvenlik soruşturmasının iptali davası da temelde bunu esas almaktadır.

Bununla beraber; güvenlik soruşturması iptal davası, güvenlik soruşturması itiraz, görevli ve yetkili mahkeme, dava açma süresi, davada husumet ve davalı tarafın kim olarak gösterileceği, güvenlik soruşturması tam yargı davası ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanma nedenleri gibi meseleler oldukça büyük önem taşımaktadır

Güvenlik Soruşturması İptal Davası
Güvenlik Soruşturması İptal Davası

 

Güvenlik Soruşturması Ve Arşiv Araştırması Nedir?

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının ne olduğu tanımlanabilir. Buna göre;

Güvenlik Soruşturması: Kişinin; görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir.

Arşiv Araştırması: Kişinin adli sicil kaydının, kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin on üçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların ve hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.

Güvenlik Soruşturması Neden Olumsuz Sonuçlanır?

Türk kamu yönetiminin, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına bazı kalıplaşmış gerekçeleri mevcuttur. Uygulamadan da tespit ettiğimiz üzere aşağıdaki durumlar asker, polis veya memur adayları için güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olabilir:

  • Telefon konuşmalarının dinlenmesi
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılması
  • Cinsel sitelerde gezinti yapılması
  • Kamu Güvenliğine aykırı olduğu tespit edilen oluşumlarla herhangi bir şekilde ilişik tespit edilmiş olması
  • Kişi hakkında savcılık soruşturmasının bulunması
  • İcra takibi başlatılmış olması
  • Kişinin adli sicil kaydının silinmiş olması

Bu hususlar tabii ki de her zaman detaylı olarak incelenen hususlar değildir. Bazen bu durumların mevcut olduğu adaylar kadrolara girebilmekte bazen de adaylar başka sebeplerden kadro mahrumiyeti yaşamaktadırlar. Diğer bir ifadeyle güvenlik soruşturmasının neden olumsuz sonuçlandığına dair her zaman geçerli olacak şekilde ifadeler kullanılmamalıdır. Sebepler değişkenlik gösterebileceği gibi, bazı sebeplerin sonuçları da değişkenlik gösterebilir.

Güvenlik Soruşturması İptal  Davası Nedir?

Güvenlik soruşturması iptal davası; asker, polis ve memur adaylıkları açısından kişilerin güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması vesilesiyle memurluğa hak kazanamamaları nedeniyle açılan tipik bir idari işlemin iptali davasıdır.

Birçok aday, yazılı sınavlarda ve sözlü mülakatlarda başarılı olmalarına rağmen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde memur kadrolarına atanmaktan mahrum kalmaktadırlar. Farklı nedenlerle gerçekleşen bu mahrumiyet, pek çok zaman haksız şekilde olduğu gibi bazı durumlarda da haklı gerekçelerle meydana gelmektedir.

İşte bu mahrumiyetin bir şekilde önlenmesi gerekmektedir. Adaylar da çoğunlukla bu mahrumiyetin önlenmesi amacıyla güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına ilişkin olarak dava açmaktadırlar. İdari işlemin iptali davası niteliğinde olan bu davalar, medeni yargılama hukukundan farklı olarak farklı usullerle yürütülmektedir. Bu nedenle davalı tarafın neresi gösterileceği, husumet, ön başvuru ve dava açma sürelerine dikkat edilmelidir. Dolayısıyla bizim tavsiyemiz, bu dava açılacağı zaman mutlak suretle alanında uzman bir avukatlık ofisinden hukuki danışmanlık alınmasıdır.

Dava Açmadan Önce  Zorunlu  İtiraz Var mı?

İdari yargılama hukuku açısından bazı davaların açılabilmesi için öncesinde idari başvuru yolunun tüketilmesi gerekmektedir. Bu yol, medeni yargılama hukukundaki dava şartlarına benzemektedir. Diğer bir ifadeyle idari başvuru yolu, yani itiraz süreci yürütülmeden bazı davalar açılamaz. Peki güvenlik soruşturmasının iptali için açılacak davada böyle bir zorunlu itiraz yolu mevcut mudur?

Güvenlik soruşturmasının iptali açısından açılacak davalarda idari makamlara zorunlu başvuru yapılması şart değildir. Diğer bir ifadeyle asker, polis veya memur adayları güvenlik soruşturmasının iptali açısından dava açmadan önce idari makamlara bir başvuru yapmak zorunda değillerdir. Davalarını direkt olarak açabilirler. Bu şekilde açılan davanın da zorunlu idari itiraz yolu tüketilmediği için reddedilmesi hukuka aykırı olacaktır.

İhtiyari İtiraz Yolu

Her ne kadar güvenlik soruşturmasının iptali açısından dava açılmadan önce zorunlu bir itiraz yolu şart koşulmamışsa da asker, polis ve memur adayları güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması durumunda İYUK m.11’de düzenlenen ihtiyari başvuru yolunu tercih edebilirler. Buna göre ilgililer; yani asker, polis ve memur adayları güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması durumunda ilgili idareye 60 gün içinde itirazda bulunabilirler. Bu başvuru; idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması yönünde olabilir. Yapılacak başvuru, ilk işlemin yapıldığı makamın bir üst makamına yapılır. Şayet o makamın üst makamı mevcut değilse bu başvurular işlemi yapan makama yapılabilir.

İhtiyari şekilde yapılacak olan başvuru, idari dava açma süresini durdurmaktadır. Başvuru sonuçlanıncaya kadar dava açma süresi duracak ve işlem sonuçlanınca işlemeye devam edecektir. Şayet başvuru yapılan idari makam 30 gün içinde sessiz kalırsa yapılan başvuru zımni olarak reddedilmiş sayılacaktır. Zımni veya sarih şekilde idari makamdan gelen ret işleminden sonra ise idari yargıya ilişkin olarak iptal davası açılabilecektir.

Ancak bu yol hiç tercih edilmeden dava yoluna gidilmesi şahsi kanaatimize göre daha çabuk sonuç almak için önemlidir. Zira asker, polis ve memur adaylarının güvenlik soruşturmalarının olumsuz sonuçlandığı durumlarda ihtiyari başvuru yoluyla bu işlemlerin kaldırıldığı veya geri alındığına pek sık rastlanmamaktadır. O nedenle bu başvuru yolundan gelecek olan cevap hiç beklenmeden, yani o başvuru hiç yapılmadan direkt olarak dava yoluna gidilmesi daha makul ve mantıklı olacaktır.

Güvenlik Soruşturması İptal Davası Açma

Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı durumlarda açılacak olan dava tipik bir idari işlemin iptali davasıdır. İdari işlemin iptali davaları, idari işlemin yetki, şekilde, sebep, konu veya maksat unsurlarından birinin sakat olduğu durumlarda açılabilmektedir. Peki güvenlik soruşturması iptal davası nasıl açılır?

Öncelikle şu belirtilmelidir ki güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığına yönelik asker, polis veya memur adaylarına tebligat yapılır. Bunun haricinde CİMER’den yapılan başvuruya cevap da gelmiş olabilir. İşte bu durumlarda asker, polis veya memur adayları haklarında yürütülen güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığını öğrenirler. Bu andan itibaren dava açma süresi işlemeye başlar ve davanın açılması gerekmektedir.

İptal davası, ilgili idare mahkemesine verilecek olan bir dilekçeyle açılabilir. Dilekçenin verilmesinden sonra idare mahkemesince dilekçeler üzerinde ilk inceleme süreci yürütülür. Buna göre ilk inceleme aşamasında aşağıdaki hususlar incelenir:

  • Görev ve yetki,
  • İdari merci tecavüzü,
  • Ehliyet,
  • İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,
  • Süre aşımı,
  • Husumet,
  • Dilekçelerin taşıması gereken diğer şartlar.

Bu şartların incelenmesinin ardından ilk inceleme aşamasına farklı yönlerde karar verilebilir. Bu karar farklı durumlara göre değişebilir. Şöyle ki;

  • Görev ve yetki hususunda bir yanlışlık veya eksiklik söz konusuysa dava görev veya yetki yönünden reddedilir ve dilekçe görevli ve yetkili mahkemeye gönderilir. Ancak şayet adli yargının görevli olduğu bir durum söz konusuysa dava direkt usulden reddedilir.
  • Ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem eksikliği veya süre aşımı hususlarında sıkıntı içeren dilekçeler bakımından dava reddedilir.
  • Husumet konusunda problemli dilekçeler ise gerçek hasma tebliğ edilir.
  • Dilekçelerde noksanlık varsa veya yetkili olmayan avukat tarafından dava açılmışsa 30 gün içinde noksanlığın giderilerek veya yetkili avukat aracılığıyla yeniden dava açılması belirtilerek dilekçe reddedilir.
  • İdari merci tecavüzünün bulunduğu durumlarda ise dilekçenin görevli idare merciine tevdi edilmesi yönünde karar verilir.

Dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir. Dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlıkların yapılması durumunda dilekçe reddedilecektir. Bunların haricinde eksiksiz yapılan başvurularda ise dava dilekçesinin tebliğ aşamasına geçilir. Bununla beraber artık resmi olarak dava süreci işlemeye başlayacaktır. Dava süreci boyunca sürecin alanında uzman bir avukat tarafından takip edilmesi oldukça büyük önem arz etmektedir. Zira idari davaların usulü, medeni yargılama hukukuna göre bazı farklılıklar arz etmektedir.

Görevli Ve Yetkili Mahkeme

Güvenlik soruşturması iptal davası açısından görevli mahkeme İYUK uyarınca idare mahkemeleridir. Davanın başka bir görevli mahkemede açıldığı durumlarda görevsizlik kararı verilecektir. Yetki meselesi ise kararı veren makamın bulunduğu yer mahkemesidir. Buna göre güvenlik soruşturması açısından verilecek olan olumsuz karar Bakanlıkça verilmişse Bakanlık merkezleri Ankara’da bulunduğundan Ankara İdare Mahkemeleri yetkili olacaktır. Şayet olumsuz karar valilik tarafından verilmişse valiliğin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olacaktır

Yürütmeyi Durdurma  Kararı

Kural olarak idare mahkemelerinde dava açılmış olması ilgili idari işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. Bu durum da başvuran tarafın mağduriyetine yol açar. Zira bu konuda açılacak bir iptal davası 1 yıl ve bazen daha uzun sürebilmektedir. Şayet yürütmeyi durdurma talepli olarak açılacak olursa dava süresince geçen zaman zarfı boyunca mahrumiyet devam edecektir. Dolayısıyla, güvenlik soruşturmasının iptali davası açılırken mutlak suretle yürütmenin durdurulması da talep edilmelidir.

“Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir.”

Yürütmenin durdurulması kararının alınabilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacak olması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması gerekmektedir. Bu şartların varlığı halinde idare mahkemesinin takdirinde olacak şekilde yürütmenin durdurulması kararının alınması oldukça elzemdir. Zira belirtildiği üzere aksi durumlarda telafisi zor mağduriyetler doğabilmektedir. Yürütmenin durdurulması kararının verilmesinin ardından 30 günlük süre zarfı içinde güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması işleminin yürütmesi duracağı için asker, polis veya memur adaylarının atamaları yapılacak ve göreve başlayacaklardır.

Yürütmenin durdurulması talebinin reddedilmesi durumunda ise 7 günlük süre zarfı içinde bölge idare mahkemesine itiraz edilebilmektedir. Bu sayede yürütmenin durdurulması talebinin reddine yönelik karar da aslında bir nevi kanun yoluna götürülebilmektedir. Bölge idare mahkemesince ret kararı ve durum incelenecek ve buna göre yürütmenin durdurulması kararının reddedilmesi doğru veya yanlış bulunacaktır. Şayet bu karar yanlış bulunursa yürütmenin durdurulması kararı verilecektir ve bu sayede asker, polis veya memur adaylarının atama işlemleri gerçekleştirilecektir.

Güvenlik Soruşturması İptal Davasında İstinaf Ve Temyiz

İstinaf ve temyiz kanun yolları olağan kanun yollarıdır. Güvenlik soruşturmasına yönelik açılan iptal davalarında da bu olağan kanun yolları olan istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru yapılabilir. İstinaf kanun yoluna başvurmak dosyayı ilgili bölge idare mahkemesine intikal ettirirken temyiz kanun yoluna başvuru yapmak dosyayı Danıştay’a intikal ettirir.

Güvenlik soruşturmasının iptali için açılan iptal davalarının reddedildiği durumlarda yerel mahkemenin kararının asker, polis veya memur adayına tebliğinden itibaren 30 gün içinde istinaf kanun yoluna başvuru yapılabilir. Bu sayede dosya ilgili bölge idare mahkemesine gönderilir ve orada karara bağlanır. İstinaf aşamasında çıkan karar adayı tatmin etmezse aday bu kararın kendisine tebliğinden itibaren 30 gün içinde temyiz kanun yoluna başvurabilir.

Temyiz kanun yoluna başvuru yapmak dosyayı Danıştay’a intikal ettirir. Diğer bir ifadeyle adayın dosyası Danıştay tarafından incelenecektir.

Güvenlik  Soruşturması Tam Yargı Davası

Güvenlik soruşturması sonucunda elenen asker, polis veya memur adaylarının zararları doğmuş olabilir. İdari yargılama hukuku açısından tam yargı davaları medeni yargılama hukukundaki tazminat davalarına benzemektedir. Diğer bir ifadeyle tam yargı davaları vasıtasıyla idari bir işlem veya eylemden dolayı zarar gören kişiler zararlarının ilgili idarece tazminini sağlayabileceklerdir.

Tam yargı davaları, iptal davalarıyla beraber açılabileceği gibi onlardan ayrıksı olarak da açılabilecektir. Ancak güvenlik soruşturması tam yargı davaları açısından zaten bir iptal davası mevcut olduğu için bu davanın üzerine idareye başvuru yapılarak maddi manevi tazminat talebinde bulunulabilir. Bu talebin reddedilmesi üzerine de 60 gün içinde tam yargı davası açılarak bu zararların tazmini talep edilebilecektir.

Karar Sonucunda İşe  İade

Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına istinaden iptal davasının açıldığı hallerde şayet yargılama süreci sonucunda güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yönelik olarak verilen karar yanlış bulunmuşsa asker, polis veya memurun işe iadesi ve göreve ataması gerçekleşecektir. Mahkeme kararının idari makamlar üzerinde bağlayıcılığı mevcuttur. Bu nedenle mahkemeden çıkacak kararın ilgili idari makamlarca uygulanması gerekmektedir. Aksi yönde takınılan tutumlar maalesef ki çok büyük boyutta insan haklarının ihlali niteliğinde olacaktır.

EMSAL KARARLAR

Danıştay Kararı – 8. D., E. 2017/6725 K. 2018/3856 T. 4.10.2018
“Dosyanın incelenmesinden, sözleşmeli subay adayı olan davacının 25/06/2015 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı Gaziemir Subay ve Astsubay Yetiştirme Okul Komutanlığında eğitime başladığı, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasında, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisinin MİT Müsteşarlığı tarafından tespit edildiğinden bahisle, Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinin 13. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin 4 numaralı alt bendi uyarınca güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edildiği, bunun üzerine de Hava Kuvvetleri Komutanlığı Gaziemir Subay ve Astsubay Yetiştirme Okul Komutanlığından çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda; davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasında, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisinin MİT Müsteşarlığı tarafından tespit edildiğinden bahisle, güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edildiği ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı Gaziemir Subay ve Astsubay Yetiştirme Okul Komutanlığından çıkarıldığı anlaşıldığından, davacıya isnat olunan söz konusu fiilin mevcudiyetinin araştırılması suretiyle karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, davacıya isnat olunan söz konusu fiilin mevcudiyeti konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan verilen kararda hukuka uyarlık görülmemektedir.”

Bölge İdare Mahkemesi Kararı – Ankara BİM, 4. İDD, E. 2019/4261 K. 2020/572 T. 5.3.2020
“Bakılan uyuşmazlıkta, davacının şahsına ilişkin olumsuz bir bilgi olmadığı, bununla birlikte davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilmesinin sebebi olarak babası hakkında “Bank F1’da hesap açanlar arasında, hesap açma tarihi 09/07/2007, 01/01/2014 bakiye: giriş: 35.000,00 TL çıkış: 35.000,00 TL; 29/05/2015 bakiye: “-” TL” şeklindeki istihbari bilgiye dayandırıldığı, İdare Mahkemesince bu durumun araştırılması amacıyla, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, Çorum İl Emniyet Müdürlüğü, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığı’na yapılan ara kararlarına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerden, davacının babası ile ilgili olarak herhangi bir terör örgütü ile üyelik, mensubiyet, irtibat veya iltisakı bulunduğuna dair kayda rastlanmadığı hususlarının belirtildiği, davacının babasının adı geçen bankada açtığı hesapta terör örgütü lideri tarafından talimat verildiği tarihte bir artış ya da yeni bir hesap açma gibi bir tespitin yapılmadığı, öte yandan işleme dayanak alınan istihbari bilgide de bu yönde bir tespit bulunmadığı görülmektedir.

Bu durumda, davacının şahsı hakkında olumsuz bir bilgi bulunmadığı ve güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesine neden olan babası hakkındaki istihbari bilginin ise, somut bir delil niteliğinden uzak olması ve bu kişi hakkında söz konusu istihbari bilgi ile ilgili olarak herhangi bir soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yönünde herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmaması nedeniyle bahse konu tespitin, davacının herhangi bir terör örgütü ile irtibatını veya iltisakını ortaya koymadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacının Harp Okulu öğrenci adaylığı işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk ve aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.”

Danıştay Kararı – 2. D., E. 2020/861 K. 2020/3380 T. 12.11.2020
“Bu bağlamda, yukarıda metnine yer verilen 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin işlem tarihindeki hali incelendiğinde; maddede, kişilerin geçmiş ceza mahkûmiyetlerine ilişkin kayıtlar bakımından hangi suçların kamu görevine girmeye engel olacağı konusunda hiçbir belirleme yapılmadığı, suçlar arasında herhangi bir ayrım ve derecelendirme öngörülmediği, aynı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu kararların güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandırılmasının bir sebebi olup olmayacağı hususunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.”

Sıradaki Makelemiz : Ankara Ceza Avukatı

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu