Aşırı Borçlanma – TSK Disiplin Kanunu
Aşırı borçlanma, kanunda sayılı haller saklı kalmak kaydıyla asker kişinin aşırı derecede borçlanmaya düşkün olması ve söz konusu borçlarını ödememesi alışkanlık haline getirmesidir. Aşırı borçlanma hususu, TSK Disiplin Kanunu hükümlerinde düzenlenme alanı bulmuştur.
Aşırı borçlanmadan kaynaklı Askeri davalarınız için alanında uzman askeri askeri avukatlarımızı arayabilir ve danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.
Aşırı borçlanma cezasının iptali konusunda askeri konularda uzman avukatlarımızdan destek almak için hemen iletişime geçin.

Aşırı Borçlanma Nedir?
Aşırı borçlanma, kişinin sürekli ve bilinçsiz şekilde borç altına girmesi ve bu borçları ödememe alışkanlığı geliştirmesi durumudur. Böyle bir eğilim, yalnızca bireyin mali yapısını değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerini ve toplum içindeki itibarını da olumsuz etkiler. Zamanla güvenilirlik kaybına yol açar ve ahlaki açıdan hoş karşılanmaz.
Bu durum özel kişiler için sorun oluştururken, kamu görevinde bulunan bireyler açısından çok daha ciddi sonuçlar doğurur. Çünkü kamu görevlilerinin bu tür davranışlar sergilemesi, kanunlarımız tarafından disiplin suçu olarak değerlendirilmektedir.
Peki, her borçlanma “aşırı borçlanma” kapsamına girer mi? Elbette hayır. İnsan hayatında öngörülemeyen birçok durum yaşanabilir. Bir kamu görevlisi; nafaka yükümlülüğü, trafik kazası, doğal afet, beklenmedik ekonomik krizler, ani devalüasyonlar, sağlık harcamaları ya da kefil olduğu borçlar nedeniyle ödeme güçlüğüne düşebilir. Bu tür zorunlu ve kaçınılmaz sebeplerden kaynaklanan borçlar, aşırı borçlanma kapsamında değerlendirilmez.
Ayrıca, bir kişinin “aşırı borçlu” sayılabilmesi için, bu durumun süreklilik kazanması ve uyarılara rağmen davranışlarını düzeltmemesi gerekir.
Makalemizin devamında, özellikle askeri personel ile Jandarma personelinin askeri personel borç disiplinsizliği durumları ve bu konudaki disiplin hükümleri detaylı olarak ele alınacaktır.
Aşırı Borçlanma Nasıl Olur?
Askeri personel borç disiplinsizliği, asker kişilerin;
- Nafaka
- Trafik kazası
- Doğal afet
- Personelin öngöremeyeceği şekilde ülke genelinde yaşanan olağanüstü ekonomik dalgalanmalar
- Ani devalüasyonlar
- Sağlık ve tedavi giderleri
- Kefillik ve benzeri zorunluluk hâlleri hariç olmak üzere
aşırı derecede borçlanmaya düşkün olma ve bu borçlarını ödememeyi alışkanlık hâline getirme halidir. Görüldüğü üzere askeri personel borç disiplinsizliği söz konusu olabilmesi için temel anlamda üç unsurun bulunması gerekmektedir. Bunlar: - Söz konusu borcun yukarıda sayılı sebeplerin dışında başkaca bir nedenden kaynaklanması gerekmektedir.
- Asker kişinin aşırı borçlu olmaya düşkün olması gerekmektedir. Bu itibarla fazlaca borcu olmakla birlikte sürekli borç altına girmeyen kişi bakımından aşırı borçlanma meydana gelmiş olmayacaktır. Askerin aşırı derecede sürekli borç alması, başka bir ifade ile tek bir borcun değil ama başkaca borçların da bulunması gerekmektedir.
- Askerin söz konusu borçlarını ödememeyi bir alışkanlık haline getirmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla aşırı derecede sürekli borçlanıp da borcunu aksatmadan ödeyen asker bakımından aşırı derecede borçlanma söz konusu olmayacak olup borçlanmayı alışkanlık haline getirmeye bağlı ceza da meydana gelmeyecektir.
Aşırı Borçlanma Suç Mudur?
Askeri personel borç disiplinsizliği, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu m.20 hükmünde düzenlenmiş olup suç değil, karşılığında idari yaptırım öngörülen bir disiplinsizliktir. Bu bağlamda aşırı borçlanma disiplinsizliğini işleyen asker kişi hakkında ceza verilebilmesi için de mahkeme kararı gerekmez, idarenin yaptırım uygulaması gündeme gelir.
Aşırı Borçlu Olma Disiplinsizliğinin Cezası Nedir?
Aşırı borçlu olma disiplinsizliğini işleyen asker kişi hakkında, TSK Disiplin Kanunu m.20/1-a hükmü gereğince “Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası” verilir. Söz konusu ceza, idari yaptırım niteliğini haizdir. Bu bakımdan kişinin adli sicili aşırı borçlanmadan kaynaklı etkilenmeyecektir.
TSK Aşırı Borçlanma Limiti Nedir?
Söz konusu durumu düzenleyen TSK Disiplin Kanunu m.20/1-a hükmünde aşırı borçlanmanın miktarı yönünden bir belirleme yapılmamıştır. Bu bakımdan aşırı borçlanmanın tespiti açısından idarenin takdir yetkisi olup durum ve koşullara bağlı olarak farklı tutarlar üzerinden değerlendirme yapılabilmektedir.
Burada uyuşmazlığa en çok neden olan husus da idarenin takdir yetkisini olayın koşullarına uyduramamasından kaynaklanmaktadır. Hakkınızda aşırı borçlanma nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası verilmesi halinde alanında askeri konularda uzman askeri avukat ekibimizi arayarak danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.
Uzman Erbaşlar için Aşırı Borçlanmanın Cezası
Uzman erbaş Askeri personel borç disiplinsizliği cezası sözleşmenin feshedilmesidir. Buna göre aşırı derecede borçlanan uzman erbaşların sözleşmeleri “istifade edilememe” gerekçesiyle feshedilecektir. 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununu ve Uzman Erbaş Yönetmeliğinde bu hususta 12. ve 13. maddeler yer almaktadır. Uzman çavuşların aşırı borçlanma gerekçesiyle sözleşmelerinin feshi durumunda tazminat ödenmez. Uzman Çavuş tazminat hesaplamak için tıklayınız.
| Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 13/2
Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı borçlu olanlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır. |
Aşırı borçlanma cezası kimlere verilir?
Aşırı borçlanma disiplinsizliği, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümlerinde düzenlenmiş olup aşırı borçlanma disiplinsizliği neticesinde verilecek ceza da yalnızca bu kanunun kapsamında olan kişilere verilebilir.
6143 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu m.2 hükmünde bu kanunun kapsamı belirtilmiştir. Söz konusu hükme göre aşırı borçlanma disiplinsizliği aşağıda sayılan kişileri kapsamaktadır:
- Subay
- Astsubay
- Uzman Erbaş
- Sözleşmeli Erbaş
- Sözleşmeli Er
- Erbaş
- Er
- Askeri Öğrenci
Bu itibarla TSK Disiplin Kanunu kapsamında yukarıda sayılı kişiler haricinde başkaca bir kimseye aşırı derecede borçlanma nedeniyle disiplin cezası verilemez.
Jandarma Personelinin Aşırı Borçlanması ve Cezası
Jandarmaların aşırı borçlanması için 7068 sayılı Kanuna bakmak gerekir. Bu kanuna kısaca Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Kanunu diyebiliriz. 7068 sayılı Kanun Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatında çalışan her sınıftan memurları kapsamaktadır. Ayrıca Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatlarında görev yapan subay, astsubay, sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve sözleşmeli erleri de kapsamaktadır. Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personeli artık TSK Disiplin Kanununa tabi değildir.
Aşırı Borçlanma Cezasının İptali Davası
Aşırı borçlu olma cezasının idari yaptırım niteliğine haiz olan Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası olduğunu söylemiştik. Dolayısıyla söz konusu ceza bir idari işlem ile verilmiş olup söz konusu işleme karşı idari yargı yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Borç disiplinsizliği nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası alan asker kişi, yetkili İdare Mahkemesine idari işlemin iptali için İptal Davası açabilir. İptal davası, idari işlemin ilgili kişiye tebliğ edilmesinden itibaren 60 gün içinde açılmalıdır.
Aşırı borçlanma nedeniyle ceza aldıysanız askeri hukuk alanında uzman avukatlarımızdan destek almak için hemen iletişime geçin.

Aşırı Borçlanma ile İlgili Mahkeme Kararları
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Daire 2004/922E, 2005/1093K
Davacı vekili 06.09.2004 tarihinde Adana 1 inci İdare Mahkemesinde ve 14.09.2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde ve 17.12.2004 tarihinde Adana 1 inci İdare Mahkemesinde ve 21.12.2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen cevaba cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.03.2004 tarihinde alınan onayla 04.03.2004 tarihinden itibaren iki yıl süre ile sözleşmesinin uzatıldığını, ancak olumsuz sicil uyarınca kademe ilerlemesi yapmamış olmasının gerekçe gösterilerek 06.07.2004 tarihinde terhis işlemi yapılıp 14.07.2004 tarihinde ilişiğinin kesildiğini, sözleşmesinin uzatılmasına rağmen 4 aylık zaman dilimi içinde olumsuz sicil alıp terhis işlemi yapılmasının sübjektif kriterlere ve husumete dayandığı belirterek, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dava konusuna dönüldüğünde; 2004 yılı sicil işleminde davacı hakkında 1 inci, 2 nci ve 3 üncü sicil üstlerince takdir edilen ve sonuçta sicil tam notunun %60’ının çok altında teşekkül eden sicil notlarının davacının sicil safahatındaki en düşük sicil notları olduğu, davacının bir önceki yıl aynı sicil üstlerince takdir edilen sicil notlarının iyi seviyede olduğu, sicilin bu düzeyde düşürülmesini gerektirir haklı ve mevzuata uygun nedenlerin bulunmadığı, bu meyanda 23.10. 2002, 20.10.2003 ve 15.12.2003 tarihli disiplin cezalarına rağmen, sözleşmesinin 04.03. 2004 tarihinden itibaren iki yıl süre ile uzatıldığı, 20.03.2004 tarihli yedi gün oda hapsi cezasını öngören disiplin cezasının mahiyeti incelendiğinde ise,
Davacının piyasaya 170.00 YTL olan borcunu zamanında ödemediği gerekçesi ile cezalandırıldığı, bu miktardaki bir borcun hayatın olağan akışına göre normal karşılanması gerektiği, kaldı ki aşırı borçlanma nedeniyle davacı hakkında işleme konulmuş bir icra takibinin de mevcut olmadığı görülmektedir. Tüm bu nedenlerle, söz konusu disiplin cezasının, davacının daha önce iyi düzeyde olan sicilinde sicil tam notunun %60′ ından aşağı bir düzeyde sicil notu verilmesini gerektirecek, bir disiplin zafiyeti yada verim düşüklüğü mahiyetinde olmadığı, sicil işleminin objektiflikten uzak olarak düzenlenmesi nedeniyle sebep ve amaç
unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığı kanaatine varılmıştır. 2004 yılı sicil işleminin iptali nedeniyle yasal dayanaktan yoksun kalan uzman erbaş sözleşmesinin feshi işleminin de iptaline karar verilmiştir.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Daire 2003/561 E, 2003/1577 K
Bütün bu açıklamalar sonucunda yapılan değerlendirmelerde; davacının 2000 ve 2001 yıllarında bir borçlanma sürecine girdiği ancak bu borçlanmaların sivil şahıslardan ziyade bankalara olduğu ve borçların sürekli olarak kapatıldığı ve kapatılma çabasında bulunulduğu görülmektedir. Bu haliyle de davacının aşırı borçlanma nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden ayrılmasını gerektirecek vahametteki bir nitelik ve nicelikte borçlanmanın söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kaldı ki davalı idarenin yukarıda ifade edilen 05.08.2002 tarihli yazısında da bu hususun çok açık olarak dile getirildiği ve davacının borçlanmalarının aşırı olmadığının belirtildiği görülmektedir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı hakkında Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle re’sen ayırma biçiminde tesis edilen bu işlem sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlanmış olduğundan İŞLEMİN İPTALİNE
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Daire 1999/1103E, 2000/821 -uzman erbaş aşırı borçlanma cezası iptali
Bu açıklamalar çerçevesinde dava konusuna dönüldüğünde; uzman erbaş olarak toplam hizmet süresi 11 ay gibi fazla uzun sayılamayacak bir sürede üç defa takdir alan ve takdirlerin içeriğinde de görevdeki başarısı, verimliliği ve kahramanca mücadelesi kaleme alınan davacının, disiplin amirinin takdiri dahilinde herhangi bir ceza vermeyebileceği iki farklı disiplin tecavüzü nedeniyle toplam 7 gün oda hapsine çarptırılması sonucu görevde başarısız kabul edilmesinin objektif bir değerlendirme olamayacağı, ayrıca sözleşmenin feshedildiği 22.10.1999 tarihinden sonra tanzim edildiği anlaşılan 28.10.1999 tarihli tutanaktaki aşırı borçlanma ifadelerinin soyut bir iddiadan öte gidemediği,
Zira herhangi bir şikayet, müracaat veya maaşına gelmiş bir icra takibi ile belgelendirilemediğinin görüldüğü gibi, yine bu tutanakta belirtilen operasyonel faaliyetlerde bir katkısının olmadığı tespitine de, 11 aylık sürede oparasyonel faaliyetlerdeki verimi, başarısı, fedakarlığı ve kahramanlığı nedeniyle, verilen üç adet yazılı takdir karşısında, iştirak etmek mümkün olmamıştır. Sonuç olarak takdir yetkisi, ancak hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü demek olduğundan ve idare hukukunda salt takdire dayalı bir işlem kategorisi yer almadığından, kamu yararına kullanıldığı konusunda en küçük bir belirti dahi bulunmayan uzman erbaş sözleşme feshi işleminin hukuken kabul edilebilecek bir sebebe dayanmadığı sonuç ve kararına ulaşılmıştır.
Sıradaki Makalemiz :

2-Jandarma Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması
3-Sicil İptal Davası Emsal Karar (TSK)- 2025
4-Askeri Ceza Kanunda “Askeri Firar Suçu ve Cezası” Güncel 2025



