• Türkçe
  • 中文
  • Askeri Hukuk

    Uzman Erbaş Kendisinden İstifade Edilmeme Halleri

    Uzman erbaş kendisinden istifade edilmeme halleri; Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 13. maddesinde düzenlenen ve sözleşmenin tek taraflı olarak idare tarafından feshedilmesine yol açan durumları kapsamaktadır. Bu madde hem uygulamada en çok karışıklığa neden olan hem de en çok hak kaybına uğratan düzenlemelerden biri. Büromuza gelen uzman erbaş davalarının önemli bir kısmı şu cümleyle başlıyor: ‘Sözleşmem feshedildi, gerekçe olarak istifade edilememe yazıldı ama neden böyle bir karar verildiğini anlamıyorum.’ Bu yazıda hangi durumların istifade edilmeme sayıldığını, yönetmeliğin nasıl uygulandığını ve en önemlisi bu işleme karşı hangi hukuki yolların açık olduğunu gerçek örnek olaylar üzerinden ele alıyorum.

    Kısa Cevap

    Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 13. maddesi uyarınca;
    ilk 5 aylık intibak döneminde başarısız olmak, 7 gün mazeretsiz devamsızlık yapmak, aşırı borçlanmak, atış, spor veya mesleki eğitimlerde yetersiz bulunmak, olumsuz sicil almak, belirli suçlardan mahkûm olmak veya birden fazla disiplin cezası almak gibi durumlar “kendisinden istifade edilememe “sebebi olarak değerlendirilebilmektedir. Bu gerekçelerden biriyle uzman erbaş sözleşmesinin feshedilmesi veya Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesilmesi halinde, işlem idari yargı denetimine tabidir. İlişik kesme işleminin tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür.

    Uzman Erbaş Kendisinden İstifade Edilmeme Halleri — Yönetmelik Madde 13’ün Özü

    Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 13. maddesi; sözleşmenin feshedilmesi için iki ayrı grup belirlemiş. Birinci grup: intibak döneminde başarısız olanlar ve görevde başarısız ya da kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılanlar. İkinci grup ise maddenin devamında (a)’dan (ğ)’ye kadar liste halinde sıralanan ve sözleşmeyi neredeyse otomatik olarak fesheden özel haller.

    Bu iki grubun pratik farkı şu: birinci grupta idarenin ‘istifade edilememe’ kararını kanıtlaması gerekiyor — rapor, tutanak veya belge şartı aranıyor. İkinci grupta ise (suç mahkumiyeti, disiplin eşiği vb.) sayılan durumun gerçekleşmesi tek başına yeterli ve idare karar vermek zorunda.

    Fesih Türü Dayanak İdarenin Belge Zorunluluğu
    İntibak başarısızlığı Yönetmelik m.13/1.fıkra Evet — rapor/tutanak
    Görevde başarısızlık Yönetmelik m.13/2.fıkra Evet — rapor, tutanak, her türlü belge
    İstifade edilememe (atış, spor, eğitim vb.) Yönetmelik m.13/2.fıkra Evet — kanıtlanmış olması şart
    Suç mahkumiyeti (m.13-b/1-2) Yönetmelik m.13-b Mahkumiyet kararı yeterli
    Disiplin eşiği (m.13-e) Yönetmelik m.13-e Ceza kararları yeterli
    Yabancıyla evlilik (m.13-f) Yönetmelik m.13-f MSB uygunluk kararı

    İlk 5 Aylık İntibak Dönemi — En Erken Fesih Hali

    Sözleşme imzalandıktan sonraki ilk 5 ay, yönetmeliğin ‘intibak dönemi’ olarak adlandırdığı aşamadır. Bu dönemde iki kişi sözleşme feshi talep edebilir: ya idare, ya da personelin kendisi.

    İdarenin Fesih Kararı

    İdare; intibak döneminde personelin göreve intibak edemediğini tespit ederse sözleşmeyi feshedebilir. Burada kritik olan nokta: fesih kararının somut gerekçeye dayanması gerektiği. ‘İntibak edemedi’ ifadesinin tek başına yeterli bir gerekçe olmadığını, bu tespiti destekleyen rapor, tutanak veya belgelerin zorunlu olduğunu savunmada her zaman öne çıkarıyoruz.

    Personelin Ayrılmak İstemesi

    Personelin kendisi de bu dönemde ayrılmak isteyebilir — bu durumda sözleşme feshedilir. Ancak peşin ödenen aylığın çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır.

    📋 Örnek Olay Analizi
    🔍 Olay – Uzman Erbaş Kendisinden İstifade Edilmeme Halleri

    Uzman erbaş olarak göreve yeni başlayan bir personelin, görevinin üçüncü ayında “göreve intibak sağlayamadığı” gerekçesiyle sözleşmesi feshedilmiştir. Ancak idare tarafından herhangi bir değerlendirme raporu, performans tutanağı veya somut belge düzenlenmemiş; işlem yalnızca sözlü değerlendirmelere dayandırılmıştır.

    ⚖️ Hukuki Değerlendirme

    Bu tür işlemler idari yargıda iptal edilebilmektedir. Uzman Erbaş Yönetmeliği’nde yer alan intibak başarısızlığı sebebinin uygulanabilmesi için, başarısızlığın somut ve objektif verilerle ortaya konulması gerekmektedir. Belge, rapor veya tutanak bulunmaksızın yalnızca subjektif kanaatlere dayanılarak tesis edilen fesih işlemleri, hukuki denetimden geçemeyebilmektedir. Dava dilekçesinde özellikle değerlendirme raporlarının bulunmaması, somut delil eksikliği ve objektif kriterlerin ortaya konulmaması hususları ileri sürülmelidir.

    Görevde Başarısızlık — Hangi Durumlar Bu Kapsama Giriyor?

    Yönetmelik; ‘kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılan’ personel için şu somut durumları saymış. Bunların ortak özelliği: ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamamak ve bu durumun belgelenmiş olması.

    • Atış performansı: Belirlenen standartların altında kalan ve ikazlara karşın ilerleme kaydedemeyenler.
    • Spor performansı: Fiziksel kondisyon testlerinde sürekli başarısız olanlar.
    • Eğitim başarısızlığı: Kadro görev yeriyle ilgili 3 ay ve üzeri kurslarda başarısız olmak.
    • Operasyon ve istihdam alanında yetersizlik: Askerlik mesleği değerlerini sergileyememek.

    Temel koşul: Bu gerekçelerin tamamında ‘ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamama’ ve durumun ‘rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlanması’ şart. Tek bir başarısız atış testi ya da tek bir kötü rapor, doğrudan feshe gerekçe olamaz. Bu nedenle performans gerekçeli fesihlerde belge zincirinin eksiksiz olup olmadığı, en güçlü savunma noktasıdır.
    📋 Örnek Olay: Eğitim Başarısızlığı ve Sözleşme Feshi
    🔍 Olay – Uzman Erbaş Kendisinden İstifade Edilmeme Halleri

    Uzman erbaş olarak göreve başlayan personel, eğitim sürecinde yapılan sınavlardan birinde başarısız olmuştur. Ancak kendisine ikinci sınav hakkı tanınmadan ve eğitim performansı bütüncül şekilde değerlendirilmeden, sözleşmesi feshedilmiştir.

    ⚖️ Hukuki Değerlendirme

    Uzman Erbaş Yönetmeliği’nde yer alan “başarısız olmak” ifadesi, çoğu durumda tek bir sınav sonucuna indirgenemeyecek şekilde yorumlanmaktadır. Özellikle eğitim sürecinin tamamı dikkate alınmadan, ikaz mekanizmaları işletilmeden ve telafi imkanları tanınmadan yapılan fesih işlemleri hukuki denetime tabi tutulabilmektedir. Tek bir sınavdan alınan başarısız sonucun doğrudan sözleşme feshine gerekçe yapılması, somut olayın özelliklerine göre ölçülülük ilkesine ve hizmet gereklerine aykırı bulunabilir. İkinci sınav hakkı tanınmadan veya eğitim süreci tamamlanmadan tesis edilen fesih işlemleri, idare mahkemelerinde iptal sebebi olarak ileri sürülebilmektedir.

    Mazeretsiz Devamsızlık — 7 Günlük Eşik

    Yönetmelik; bir sözleşme yılı içerisinde mazeretsiz olarak 7 gün ve daha uzun süre göreve gelmemeyi de istifade edilmeme hallerinden biri olarak saymış. Bu hüküm uygulamada birkaç önemli soru doğuruyor.

    7 Gün Nasıl Hesaplanıyor?

    ‘Bir sözleşme yılı içinde’ ifadesi önemli. Bu, takvim yılı değil; sözleşmenin başlangıç tarihinden itibaren geçen 12 aylık dönem. Dolayısıyla sözleşme 15 Mart’ta başlamışsa, 15 Mart – 14 Mart dönemindeki devamsızlıklar toplanıyor. Aynı gün sayısı iki farklı sözleşme yılına bölünmüşse, her bir yılda 7 günü geçmiyorsa bu eşik aşılmış sayılmıyor.

    ‘Mazeretsiz’ Unsurunun Önemi

    Devamsızlığın mazeretsiz olması şart. Hastalık raporu, mücbir sebep, resmi izin veya amir onaylı müsaade bu kapsamın dışında. Uygulamada en çok tartışılan durum; mazeretin idare tarafından kabul edilmemesi ya da personelin mazeret belgesi sunmasına rağmen idarenin bunu geçerli saymayarak ‘mazeretsiz’ olarak kayıt etmesi.

    Aşırı Borçlanma — Yönetmeliğin En Tartışmalı Hükmü

    Yönetmeliğin ‘aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar’ ifadesi, uygulamada en çok sorduğum ve en çok tartışılan hüküm. Neden bu kadar tartışmalı? Çünkü ‘aşırı borçlanma’ kavramı yönetmelikte sayısal bir sınıra bağlanmamış.

    Hukuki çerçeveden bakıldığında; borç miktarı tek başına yeterli değil. Yönetmelik ‘rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar’ diyor — yani idarenin bu durumu somut olarak belgelemesi gerekiyor. Bir banka ekstresinin sunulması ya da birkaç icra takibi varlığının tespiti, doğrudan ‘istifade edilememe’ kararı için yeterli gerekçe sayılamaz. Borçlanmanın görev performansını ve askerlik hizmetini fiilen olumsuz etkilediğinin de gösterilmesi gerekiyor.

    📋 Örnek Olay: Aşırı Borçlanma Nedeniyle Sözleşme Feshi
    🔍 Olay – Uzman Erbaş Kendisinden İstifade Edilmeme Halleri

    Birden fazla icra takibi bulunan uzman erbaşın sözleşmesi, yalnızca icra dosyalarını gösteren bir yazıya dayanılarak “aşırı borçlanma” gerekçesiyle feshedilmiştir. Ancak idare tarafından, borçlanmanın personelin görevini yerine getirme kapasitesini nasıl etkilediğine ilişkin herhangi bir inceleme raporu,
    değerlendirme tutanağı veya somut tespit ortaya konulmamıştır.

    ⚖️ Hukuki Değerlendirme

    İcra takibine maruz kalmak veya borçlu olmak, tek başına “görev performansına etki eden aşırı borçlanma” olarak kabul edilemez. İdarenin, borçlanmanın personelin görevini yerine getirmesini nasıl olumsuz etkilediğini ve bu durumun hizmet gerekleri bakımından neden sorun oluşturduğunu somut verilerle ortaya koyması gerekir. Sadece icra dosyalarının varlığına dayanılarak tesis edilen fesih işlemleri, sebep unsuru yönünden yetersiz ve belgelendirme şartını karşılamayan işlemler
    olarak değerlendirilebilir. Mahkemeler, borçlanmanın görev performansına etkisinin somut olarak ortaya konulamadığı durumlarda, sözleşme feshi işlemlerini hukuka aykırı bularak iptal edebilmektedir.

    Olumsuz Sicil ve Kademe İlerleyememek

    Yönetmelik m.13/a uyarınca; aldıkları sicile göre kademe ilerlemesi yapamayan uzman erbaşların sözleşmesi feshedilir. Bu hükmün uygulanabilmesi için şu şartların birlikte bulunması gerekiyor:

    • Sicil belgesi usulüne uygun düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş olmalı.
    • Sicil notu, kademe ilerlemesi için gereken eşiğin altında kalmalı.
    • Sözleşme feshi kararı öncesinde sicile itiraz hakkı kullandırılmış ya da itiraz süresi geçmiş olmalı.

    Bu noktada şunu özellikle vurgulamak istiyorum: sicil belgesi hukuka aykırıysa — taraflı düzenlenmişse, gerçekle bağdaşmıyorsa ya da sicil üstünün takdir yetkisini kötüye kullandığını gösterir unsurlar varsa — hem sicil hem de sicile dayanan fesih kararı ayrı ayrı iptal davasına konu edilebilir. Hatta sicil iptali davasını, feshe itirazdan önce veya eş zamanlı olarak açmak, fesih davasını güçlendiriyor.

    Suç Nedeniyle Sözleşme Feshi — Hangi Mahkumiyetler Etkiliyor?

    Yönetmeliğin en katı hükümleri bu başlık altında. Belirli suçlardan mahkumiyet halinde ceza ertelense, seçenek yaptırıma çevrilse, HAGB kararı verilse veya affedilse bile sözleşme feshedilir.

    Sözleşmeyi Otomatik Fesheden Suçlar

    Suç Kategorisi Örnek Suçlar
    Yüz kızartıcı suçlar Zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, cinsel suçlar, fuhuşa tahrik
    Devlet ve kamu düzenine karşı suçlar Devlet sırlarını açığa vurma, ihaleye fesat karıştırma, kaçakçılık
    Askeri suçlar Firar, amire taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, amire hakaret, mukavemet, fesat, isyan
    ASCK m.148 suçları 1632 sayılı Kanun’un 148. maddesinde sayılan suçlar
    30 günden fazla hapis gerektiren suçlar (taksirli hariç) Taksirli suçlar dışındaki genel suçlar
    6 aydan fazla taksirli suçlar Trafik kazası gibi taksirli suçlarda 6 ay ve üzeri ceza

    HAGB aldım ama sözleşmem feshedildi, bu doğru mu? Evet, yönetmelik açıkça ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse dahi’ diyor. Yüz kızartıcı suçlar ve askeri suçlarda HAGB, sözleşme feshini engellemez. Ancak HAGB kararının hangi suç için verildiği belirleyici — bu nedenle suçun nitelendirilmesi kritik önem taşıyor.

    Disiplin Cezaları ve İlişik Kesme Eşiği

    Yönetmelik m.13/e; disiplin cezalarının belirli bir eşiği aşmasını bağımsız bir fesih gerekçesi olarak düzenlemiş. İki ayrı eşik var:

    Eşik Koşul
    Birinci eşik Son kararın kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde toplamda 30 gün ve daha fazla oda hapsi veya hizmet yerini terk etmeme cezası almak
    İkinci eşik En son alınan disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz veya daha fazla disiplin cezası almak

    Bu eşiklerin hesabında ‘geriye doğru son bir yıl’ ifadesi belirleyici. Hangi tarihin başlangıç noktası alındığı, cezaların bu süreye denk gelip gelmediği ve farklı disiplin amirlerinden alınma koşulunun sağlanıp sağlanmadığı — bunların hepsi somut hesap gerektiriyor.

    📋 Örnek Olay: Disiplin Eşiği ve Hesap Hatası
    🔍 Olay – Uzman Erbaş Kendisinden İstifade Edilmeme Halleri
    Bir uzman erbaşın ilişiği, aynı disiplin amirinden aldığı toplam 8 disiplin cezası gerekçe gösterilerek kesilmiştir. İdare, sözleşme feshi işleminde “8 disiplin cezası” eşiğinin gerçekleştiğini ileri sürmüş; ancak cezaların tamamının aynı disiplin amirinden verildiği dikkate alınmamıştır.
    ⚖️ Hukuki Değerlendirme
    Uzman erbaşın sözleşmesinin disiplin cezaları nedeniyle feshedilebilmesi için yönetmelikte öngörülen eşiklerin doğru şekilde uygulanması gerekir. Yönetmelikte yer alan ikinci eşik bakımından, 8 veya daha fazla disiplin cezasının en az iki farklı disiplin amirinden alınmış olması şartı aranmaktadır. Cezaların tamamı aynı disiplin amirinden verilmişse, yalnızca sayı bakımından 8 cezanın bulunması fesih için yeterli kabul edilemez. Bu nedenle iptal davasında, disiplin cezası sayısının yanında cezaların hangi disiplin amirleri tarafından verildiği de ayrıca incelenmelidir. En az iki farklı disiplin amiri şartı gerçekleşmeden yapılan ilişik kesme işlemleri, teknik koşul sağlanmadığı için hukuka aykırı kabul edilebilir.

    Diğer Fesih Halleri — Yabancıyla Evlilik, Vatandaşlık Kaybı, Sağlık

    Yönetmelik m.13’ün devamındaki haller biraz daha özgün durumları kapsıyor:

    • Yabancı uyruklu kişiyle evlilik (m.13-f): Evlilik tek başına feshe yol açmıyor. Evliliğin Genelkurmay (veya MSB) tarafından ‘uygun görülmemesi’ fesih koşulu. Yani evlilik öncesi bildirim yapılmış ve uygun bulunmamış olması gerekiyor.
    • Vatandaşlık kaybı (m.13-g): Herhangi bir nedenle Türk vatandaşlığının kaybedilmesi veya çıkarılma.
    • Sağlık gerekçesi (m.13-ç): 3269 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında sağlık nedeniyle istifade edilemeyeceğinin anlaşılması. Burada belirleyici olan; yetkili sağlık kurumundan alınan ‘uzman erbaşlığa elverişli değildir’ kararıdır.
    • Yüksek disiplin kurulu kararı (m.13-ğ): TSK’dan ayırma cezası.

    Sözleşme Feshinin Hukuki Sonuçları

    Sözleşme feshedildiğinde birkaç önemli sonuç ortaya çıkıyor:

    Sonuç Açıklama
    Yedek er kaynağına alınma Barışta görevde başarısız olanlar ve istifade edilemeyenler yedekte er kaynağına alınır
    Yeniden TSK’ya alınmama Her ne sebeple olursa olsun, sözleşmesi feshedilen uzman erbaşlar bir daha TSK’ya alınamaz
    Peşin ödemenin geri alınması İntibak döneminde ayrılanlarda çalışılmayan günlere ait aylık ve özlük hakları iade edilir
    Tazminat hakları Feshin hukuka aykırı olması halinde, iptal kararıyla geçmiş maaş ve özlük hakları geri alınabilir

    İptal Davası — Hakkınızı Nasıl Savunursunuz?

    Sözleşme feshi işlemi, bir idari işlemdir ve idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir. Bu davada iki temel kol var: işlemin usul yönünden hukuka aykırılığı ve esastan hukuka aykırılığı.

    Usul İtirazları

    • Savunma hakkı kullandırılmadı: Yönetmelik fesih öncesinde savunma alınmasını zorunlu kılıyor. Savunma alınmadan yapılan fesih başlı başına iptal gerekçesi.
    • Belge ve tutanak eksikliği: Görevde başarısızlık veya istifade edilmeme gerekçeleri için yönetmeliğin öngördüğü belgeler mevcut değil.
    • Yetkisiz makam kararı: Fesih kararını verme yetkisine sahip olmayan bir makam tarafından karar alınmış.

    Esastan İtirazlar

    • Gerekçenin gerçeği yansıtmaması: İdari işlemde yazılan gerekçe, somut vakıayla örtüşmüyor.
    • Suç nitelendirmesi hatası: Feshe dayanak suçun yönetmelikte sayılan kategorilere girmediği.
    • Disiplin eşiği koşulunun sağlanmaması: ‘İki farklı disiplin amiri’ ya da ‘son bir yıl’ koşulunun gerçekleşmemiş olması.
    • Ölçülülük ilkesi ihlali: Fesih kararının somut duruma orantısız olması.

    60 Gün Kuralı: Fesih kararının tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür — geçirilirse dava esasa girmeden reddedilir. Dava açarken yürütmeyi durdurma talebini de eklemenizi öneririm; böylece dava süresince işlemin uygulanması durdurulabiliyor.

    sikca sorulan sorular

    Sıkça Sorulan Sorular – Uzman Erbaş Kendisinden İstifade Edilmeme Halleri

    Uzman erbaş sözleşmem feshedildi, tekrar başvurabilir miyim?

    Hayır. Yönetmelik m.13 açıkça ‘her ne sebeple olursa olsun sözleşmesi feshedilen uzman erbaşlar tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine alınmazlar’ diyor. Tek istisna: fesih kararı idare mahkemesinde iptal edilirse bu yasak da ortadan kalkar. Bu nedenle feshe karşı dava açmak kritik önem taşıyor.

    İntibak döneminde sözleşmem feshedildi, aylığımı geri ödemek zorunda mıyım?

    Kısmen evet. Peşin olarak ödenen aylığın çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır. Ancak ayrılmanın kimin kararıyla gerçekleştiği önemli idarenin hukuka aykırı feshinde geri ödeme talebine itiraz edilebilir.

    Yönetmelik m.13’te sayılan suçlardan HAGB aldım, sözleşmem feshedilir mi?

    Evet, feshedilir. Yönetmelik ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse dahi’ ifadesini açıkça kullanıyor. Ancak hangi suç için HAGB verildiği belirleyici. Suçun yönetmelikte sayılan kategorilere girip girmediği titizlikle incelenmeli; yanlış nitelendirme halinde iptal davası başarıyla sonuçlanabiliyor.

    Disiplin cezam 8’den fazla ama hep aynı amirden aldım, ilişiğim kesilebilir mi?

    Yönetmeliğin ikinci eşiği için ‘en az iki farklı disiplin amirinden’ koşulu aranıyor. Cezaların tamamı aynı amirden alınmışsa, bu eşik teknik olarak sağlanmış sayılmaz. Bu itiraz gerekçesiyle açılan davalarda olumlu sonuç alınmaktadır.

    Fesih işlemine karşı ne kadar sürede dava açmalıyım?

    Fesih kararının tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte; kaçırırsanız dava esasa girmeden reddedilir. Dava dilekçesine yürütmeyi durdurma talebi de eklenmesini öneririm.

    Son Söz

    Uzman erbaş yönetmeliği m.13’teki ‘kendisinden istifade edilmeme’ kavramı; geniş tutulan bir hüküm olmakla birlikte keyfi uygulamaya karşı da çeşitli hukuki güvenceler içeriyor. Belge zorunluluğu, savunma hakkı, suç nitelendirmesinin doğruluğu ve disiplin eşiğinin teknik koşulları bunların hepsini kontrol etmeden fesih işlemini kabullenmemek gerekiyor. Tebliğ aldığınız tarihten itibaren 60 günü beklemeden bir avukata danışmanızı kesinlikle öneririm.

    Yasal Kaynaklar

    • Uzman Erbaş Yönetmeliği m.13 — Görevde başarısız olma, kendisinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri
    • 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu m.10 — Sağlık nedeniyle istifade edilememe
    • 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu m.148 — Sözleşme feshine neden olan askeri suçlar
    • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 — 60 günlük dava açma süresi
    • 2577 sayılı İYUK m.27 — Yürütmeyi durdurma
    • 12/3/1997 tarihli ve 22931 sayılı RG — Yabancı Uyruklu Kişilerle Evlenen Uzman Erbaşlar Hakkında Yönetmelik

    Reform Hukuk Bürosu

    Reform Hukuk Bürosu, Av. Nalan KURU ve Av. Gökhan YILMAZ tarafından kurulmuş olup Yenimahalle / Ankara’da faaliyet göstermektedir. Büromuz; ceza hukuku, askeri hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku, iş hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Reform Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde müvekkil odaklı yaklaşımı benimsemekte; dürüst, şeffaf, hızlı, iletişim halinde ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Büromuz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından müvekkillere online hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti de sunmaktadır. Reform Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde müvekkil odaklı yaklaşımı benimsemekte; dürüst, şeffaf, hızlı, iletişim halinde ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Büromuz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından müvekkillere online hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti de sunmaktadır. Uzun yıllara dayanan tecrübesiyle Reform Hukuk Bürosu, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren müvekkillerine hukukun birçok farklı alanında danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir. Büromuz, farklı uzmanlık alanlarında deneyim sahibi avukatlardan oluşmaktadır.

    İlgili Makaleler

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Başa dön tuşu