Malul Sayılmayan Gazilere Aylık Hakkı | 7594 Sayılı Kanun

Yayın tarihi : 24 Ağustos 2026
Son güncelleme : 24 Ağustos 2026
Hukuki inceleme: Av. Gökhan YILMAZ
Kısa cevap: 7594 sayılı Kanun ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen Geçici Madde 20, terörle mücadele görevlerinde yaralanan ancak malul sayılmayan veya yaralanma derecesi belirlenmeyen belirli personele SGK tarafından aylık bağlanmasını düzenlemektedir. Başvuru, olay tarihinde mensup olunan kuruma bir yıl içinde yapılmalıdır.
Malul Sayılmayan Gazilere Aylık Hakkı Nedir?
Malul sayılmayan gazilere aylık hakkı, terörle mücadele görevinin yerine getirilmesi sırasında belirli biçimlerde yaralanmasına rağmen vazife malulü kabul edilmeyen veya yaralanmasına ilişkin derece tespiti yapılmayan kişilere Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aylık bağlanmasını sağlayan yeni bir düzenlemedir.
9 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen 7594 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanunun 5’inci maddesiyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na Geçici Madde 20 eklenmiştir.
Yeni düzenleme özellikle kamuoyunda şu kavramlarla aranan kişileri ilgilendirmektedir:
- Malul sayılmayan gaziler
- Gazi sayılmayan yaralı askerler
- Terörle mücadelede yaralanan askerler
- Vazife malulü sayılmayan askerler
- Yaralanıp gazi olamayan askerler
- Malullük oranı verilmeyen gaziler
- Derece tespiti yapılmayan gaziler
- Terör gazilerine aylık
- Nakdî tazminat alan ancak gazi sayılmayanlar
- 3713 sayılı Kanun kapsamında gazi aylığı
- 7594 sayılı Kanun gazi aylığı
- Geçici Madde 20 başvurusu
Düzenleme her türlü görev yaralanmasını kapsamamaktadır. Personel statüsü, olayın terörle mücadele görevi kapsamında gerçekleşmesi, yaralanmanın biçimi, tıbbi ağırlığı ve olayla yaralanma arasındaki illiyet bağı birlikte değerlendirilecektir.
7594 Sayılı Kanun Ne Değiştirdi?
7594 sayılı Kanundan önce, terörle mücadele sırasında yaralandığı hâlde mevzuatın aradığı malullük koşullarını sağlayamayan birçok kişi vazife malullüğü aylığından yararlanamıyordu. Kalıcı maluliyet oranı oluşmaması veya yaralanmaya derece verilmemesi, aylık bağlanmasının önünde engel teşkil edebiliyordu.
Geçici Madde 20 ile bu kişiler yönünden ayrı ve istisnai bir aylık sistemi kurulmuştur.
Yeni düzenlemeye göre:
- Yaralanmanın terörle mücadele görevi sırasında meydana gelmesi gerekir.
- Yaralanmanın kanunda sayılan saldırı veya mühimmat türlerinden kaynaklanması gerekir.
- Yaralanmanın olay tarihinde hafif nitelikte olmayan bir yaralanma olması gerekir.
- Olay ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmalıdır.
- Bu hususlar sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir.
- Sağlık kurulunda en az bir adli tıp uzmanı bulunmalıdır.
- Kişinin malul sayılmamış veya yaralanma derecesinin belirlenmemiş olması gerekir.
- Başvuru, olay tarihinde mensup olunan kuruma yapılmalıdır.
Bu şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aylık bağlanabilecektir.
Geçici Madde 20 Kimleri Kapsıyor?
Kanunda hak sahibi olabilecek personel grupları sınırlı olarak belirlenmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri personeli
Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan askerî personel düzenleme kapsamındadır. Kanun açıkça erbaş ve erleri de kapsama almaktadır.
Bu kapsamda somut olayın özelliklerine göre:
- Subaylar,
- Astsubaylar,
- Uzman erbaşlar,
- Sözleşmeli erbaş ve erler,
- Erbaş ve erler,
- Diğer askerî personel
başvuru yapabilir.
Jandarma Genel Komutanlığı personeli
Terörle mücadele görevinin ifası sırasında kanunda belirtilen şekilde yaralanan Jandarma Genel Komutanlığı personeli düzenlemeden yararlanabilir.
Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli
Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dâhil askerî personeli de Geçici Madde 20 kapsamındadır.
Millî İstihbarat Teşkilatı mensupları
Millî İstihbarat Teşkilatı mensupları, diğer şartların gerçekleşmesi hâlinde aylık bağlanması için başvurabilir.
Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personel
Emniyet Teşkilatında görev yapan herkes otomatik olarak kapsamda değildir. Kanun, özellikle Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli kapsamına almaktadır.
Güvenlik korucuları
Terörle mücadele görevi sırasında kanunda sayılan şekilde yaralanan güvenlik korucuları da başvuru hakkına sahiptir.
Hangi Yaralanmalar Kanun Kapsamındadır?
Geçici Madde 20 bütün yaralanmaları değil, belirli saldırı ve yaralanma türlerini kapsamaktadır.
Ateşli silah ve penetran yaralanmalar
Terör eylemi sonucunda ateşli silah mermi çekirdeğinin, şarapnelin veya benzeri bir mühimmatın vücuda girmesiyle oluşan penetran yaralanmalar kapsama alınmıştır.
Penetran yaralanma, mermi çekirdeği veya şarapnel gibi yabancı bir cismin vücut dokularına girerek meydana getirdiği delici yaralanmayı ifade eder.
Patlayıcı mühimmat nedeniyle meydana gelen yaralanmalar
Aşağıdaki silah ve mühimmatların doğrudan veya dolaylı etkisiyle oluşan yaralanmalar kapsama girebilir:
- El yapımı patlayıcı
- Bana ait
- Akrabalar
- Roket
- El bombası
- Şarapnel
- Benzeri patlayıcı mühimmat
- Ateşli silah
Kanunda kullanılan “benzeri mühimmat” ifadesi nedeniyle değerlendirme yalnızca ismen sayılan araçlarla sınırlı değildir. Ancak kullanılan aracın niteliği ve yaralanmaya etkisi somut belgelerle ortaya konulmalıdır.
Blast etkisi sonucu yaralanma
Blast etkisi, patlama sonucunda oluşan yüksek basınç dalgasının vücutta meydana getirdiği zarardır. Kulak zarı hasarı, akciğer yaralanması, iç organ hasarı ve bazı travmatik beyin yaralanmaları blast etkisiyle bağlantılı olabilir.
Her blast maruziyeti otomatik olarak aylık hakkı doğurmaz. Yaralanmanın hafif nitelikte olmadığının ve olayla bağlantısının sağlık kurulu raporuyla tespiti gerekir.
Termal etki ve yanık yaralanmaları
Patlama veya mühimmatın meydana getirdiği ısı nedeniyle oluşan yanıklar ve termal yaralanmalar da kapsamda değerlendirilebilir.
Yakın muharebe saldırıları
Terör örgütü mensuplarının gerçekleştirdiği;
- Kesici,
- Delici,
- Ezici,
- Benzeri yakın muharebe niteliğindeki
saldırılar sonucu meydana gelen yaralanmalar da Geçici Madde 20 kapsamındadır.
“Hafif Nitelikte Olmayan Yaralanma” Ne Demektir?
Kanun, her yaralanmayı yeterli görmemekte; olay tarihindeki yaralanmanın hafif nitelikte olmayan yaralanma niteliği taşımasını aramaktadır.
Bu değerlendirme yalnızca güncel sağlık durumuna bakılarak yapılamaz. Olay tarihinde meydana gelen yaralanmanın niteliği, mevcut tıbbi kayıtlar ve Adli Tıp Kurumunun kullandığı tıbbi değerlendirme ölçütleri esas alınarak incelenmelidir.
Değerlendirmede özellikle şu belgeler önem taşıyabilir:
- Olay tarihli adli muayene raporu
- Hastane yatış ve çıkış belgeleri
- Epikriz raporu
- Ameliyat kayıtları
- Radyolojik görüntüler
- Tomografi ve MR sonuçları
- Yaralanma krokisi
- Acil servis kayıtları
- Birlik revir kayıtları
- İstirahat ve hava değişimi raporları
- Olay tutanağı
- Görev emri
- Tahkikat veya soruşturma dosyası
- Nakdî tazminat dosyası
- Daha önce düzenlenen sağlık kurulu raporları
Yaralanmanın üzerinden uzun süre geçmiş olması tek başına başvuruyu engellemez. Ancak olay tarihli tıbbi belgelerin eksikliği, yaralanmanın ağırlığının ve illiyet bağının belirlenmesini güçleştirebilir.
İlliyet Bağı Nasıl Tespit Edilecek?
Aylık bağlanabilmesi için yaralanma ile terörle mücadele görevi sırasında yaşanan olay arasında neden-sonuç ilişkisi bulunmalıdır. Hukukta bu bağlantı illiyet bağı olarak adlandırılır.
Örneğin bir personelin olaydan çok sonra ortaya çıkan sağlık sorununun, terör saldırısı sırasında meydana gelen yaralanmadan kaynaklandığının tıbben gösterilmesi gerekir.
İlliyet bağı değerlendirmesinde:
- Olayın tarihi ve yeri,
- Görevin niteliği,
- Saldırının gerçekleşme şekli,
- İlk tıbbi bulgular,
- Tedavi süreci,
- Yaralanmanın bugünkü etkileri,
- Önceden bulunan hastalıklar,
- Tıbbi kayıtlar arasındaki tutarlılık
birlikte incelenebilir.
Sağlık kurulunda en az bir adli tıp uzmanının yer alması zorunludur. Bu nedenle herhangi bir hastaneden alınan tek hekim raporu veya sıradan durum bildirir rapor, kanunun aradığı sağlık kurulu raporunun yerine geçmez.
Malul Sayılmayan Her Yaralı Personel Aylık Alabilir mi?
Hayır. Malul sayılmamış olmak tek başına yeterli değildir.
Aşağıdaki koşulların tamamı birlikte aranacaktır:
| Aranan şart | Açıklama |
|---|---|
| Görev bağlantısı | Olay terörle mücadele görevinin ifası sırasında meydana gelmelidir. |
| Personel statüsü | Kişi, kanunda sayılan kurum veya personel gruplarından birinde olmalıdır. |
| Yaralanma türü | Ateşli silah, patlayıcı, şarapnel, blast, termal etki veya yakın muharebe saldırısı kapsamında olmalıdır. |
| Yaralanmanın ağırlığı | Olay tarihindeki yaralanma hafif nitelikte olmamalıdır. |
| İlliyet bağı | Olay ile yaralanma arasında tıbbi ve hukuki bağlantı bulunmalıdır. |
| Sağlık kurulu | Kurulda en az bir adli tıp uzmanı yer almalıdır. |
| Malullük durumu | Kişi malul sayılmamış veya hakkında derece tespiti yapılmamış olmalıdır. |
| Süresinde başvuru | Başvuru kanuni bir yıllık süre içinde yapılmalıdır. |
Geçici Madde 20 Başvurusu Nereye Yapılır?
Başvuru doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumuna değil, kişinin olay tarihinde mensubu olduğu kuruma yapılmalıdır.
Buna göre başvuru, somut duruma göre:
- Millî Savunma Bakanlığına,
- Jandarma Genel Komutanlığına,
- Sahil Güvenlik Komutanlığına,
- Millî İstihbarat Teşkilatına,
- Emniyet Genel Müdürlüğüne veya ilgili emniyet birimine,
- Güvenlik korucuları yönünden ilgili idari makama
yapılabilir.
Personelin daha sonra emekli olması, kurum değiştirmesi veya görevden ayrılması başvuru makamını değiştirmez. Esas alınan kurum, olay tarihinde mensup olunan kurumdur.
Başvuru Süreci Nasıl İşler?
Geçici Madde 20 kapsamında öngörülen süreç genel olarak şu şekildedir:
- İlgili kişi, olay tarihinde mensup olduğu kuruma yazılı başvuru yapar.
- Kurum, yaralanmanın madde kapsamında olma ihtimalini değerlendirir.
- İlgili bilgi ve belgeler toplanır.
- Kişi, Sağlık Bakanlığınca belirlenen hastanelerden birine sevk edilir.
- Hastane mevcut tıbbi kayıtları ve diğer sağlık belgelerini inceler.
- En az bir adli tıp uzmanının bulunduğu sağlık kurulu raporu düzenlenir.
- Rapor ilgili kuruma gönderilir.
- Şartların sağlandığı tespit edilirse rapor ve diğer belgeler SGK’ye iletilir.
- Sosyal Güvenlik Kurumu aylık bağlama işlemini gerçekleştirir.
Bu amaçla düzenlenen sağlık kurulu raporlarından ücret alınmaz.
Başvuruda Hangi Belgeler Sunulmalıdır?
Kanunda ayrıntılı bir standart belge listesi bulunmamakla birlikte başvurunun aşağıdaki belgelerle desteklenmesi yararlı olacaktır:
- Kimlik ve iletişim bilgileri
- Personel veya askerî sicil bilgileri
- Olay tarihini ve görev yerini gösteren belgeler
- Olay tutanağı
- Görev emri veya görevlendirme belgesi
- Terör olayıyla ilgili tahkikat evrakı
- Adli ve idari soruşturma belgeleri
- Hastane ve revir kayıtları
- Epikriz ve ameliyat belgeleri
- Sağlık kurulu raporları
- Adli muayene raporları
- Nakdî tazminat kararı varsa bu karar
- Vazife malullüğü başvuru ve ret belgeleri
- Derece tespiti yapılmadığını gösteren belgeler
- SGK kararları ve önceki yazışmalar
Belge bulunamaması hâlinde ilgili kayıtların hastaneden, personelin eski birliğinden, kurum arşivinden veya SGK’den istenmesi talep edilebilir.
Geçici Madde 20 Başvuru Süresi Ne Zaman Doluyor?
Geçici Madde 20 yalnızca maddenin yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylar hakkında ve bir defaya mahsus uygulanacaktır. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonraki olaylar için bu maddeye dayanılarak yeni başvuru yapılamaz.
Kanun, başvuruların maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılmasını öngörmektedir.
7594 sayılı Kanunun 8’inci maddesinde Geçici Madde 20’yi ekleyen 5’inci maddenin, 1 Eylül 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Yeni Düzenleme Kapsamındaki Aylık Ne Kadardır?
Geçici Madde 20 kapsamında aylık tutarı:
17.135 gösterge rakamı × memur aylık katsayısı
formülüyle hesaplanacaktır.
1 Temmuz–31 Aralık 2026 döneminde memur aylık katsayısının 1,575512 olarak uygulanması hâlinde temel hesap:
17.135 × 1.575.512 = 26.996,40 TL
şeklindedir.
Bu tutar ilgili dönemin katsayısına bağlıdır. Memur aylık katsayısı değiştikçe aylık tutarı da değişecektir. Kesin ödeme miktarı, SGK işlemi ve aylığa uygulanabilecek diğer mevzuat hükümleri dikkate alınarak belirlenmelidir.
Aylık, başvurunun yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren bağlanacaktır. Bu nedenle başvurunun geciktirilmesi, aylığın başlangıç tarihini de etkileyebilir.
Aylık Geçmişe Dönük Olarak Ödenir mi?
Kanun, aylığın olay tarihinden itibaren değil, başvuru tarihini takip eden ay başından itibaren bağlanmasını öngörmektedir.
Örneğin başvuru 15 Ekim 2026 tarihinde yapılmışsa, şartların kabul edilmesi durumunda aylık başlangıcının 1 Kasım 2026 olması beklenir.
Bu nedenle düzenlemeden haberdar olunduğu hâlde başvurunun geciktirilmesi ekonomik kayba neden olabilir.
Malul Sayılmayanlara Gazilik Unvanı mı Verildi?
Geçici Madde 20’nin hukuki sonucu dikkatli değerlendirilmelidir. Düzenleme, şartları sağlayan kişilere aylık bağlanmasını ve 1005 sayılı Kanun kapsamındakilere ilgili mevzuatta sağlanan diğer haklardan yararlanılmasını öngörmektedir.
Bununla birlikte madde metninde, kapsamda bulunan herkese doğrudan ve ayrıca bir “gazilik unvanı” verildiğine ilişkin açık bir ifade bulunmamaktadır.
Bu nedenle düzenlemenin:
- Aylık hakkı,
- 1005 sayılı Kanun kapsamındakilere tanınan aylık dışındaki diğer haklar,
- Sosyal ve idari haklardan yararlanma
bakımından sonuç doğurduğu; “gazilik unvanı” meselesinin ise ilgili mevzuat ve idari uygulama çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Hangi Sosyal Haklardan Yararlanılabilir?
Geçici Madde 20 kapsamında aylık bağlananlar, aylık bağlanmasına ilişkin hükümler hariç olmak üzere, 1005 sayılı Kanun kapsamındakilere ilgili mevzuatta sağlanan diğer haklardan yararlanacaktır.
Bu hakların kapsamı, her hakkı düzenleyen özel mevzuata göre belirlenir. Uygulamada gündeme gelebilecek haklar arasında:
- Ücretsiz veya indirimli ulaşım,
- Bazı belediye hizmetlerinden yararlanma,
- Sosyal destekler,
- Elektrik ve su tarifelerine ilişkin imkânlar,
- İlgili mevzuatla sağlanan diğer sosyal haklar
bulunabilir.
Her hakkın şartları ayrıca incelenmelidir. Geçici Madde 20 kapsamında aylık bağlanması, özel mevzuatta aranan bütün koşulların kendiliğinden gerçekleştiği anlamına gelmeyebilir.
Sonradan Vazife Malulü Sayılanların Aylığı Ne Olur?
Geçici Madde 20 kapsamında aylık alan kişi, aynı yaralanması nedeniyle sonradan malul kabul edilirse vazife malullüğüne ilişkin hükümlere geçilir.
Aynı şekilde 3713 sayılı Kanunun ek 3’üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında derece tespiti yapılırsa, ilgili derece aylığı uygulanır.
Bu durumda:
- Karar tarihini takip eden ay başından itibaren 3713 sayılı Kanunun 21’inci maddesi veya ek 3’üncü maddesi uygulanır.
- Geçici Madde 20’ye göre bağlanan aylık kesilir.
- Vazife malullüğü aylığı veya derece aylığı başlatılır.
Kanun, aynı yaralanma nedeniyle iki farklı aylığın birlikte alınmasını değil, kişinin sonradan kazandığı daha özel statüye geçmesini öngörmektedir.
Nakdî Tazminat Alanlar Başvurabilir mi?
Nakdî tazminat alınmış olması, Geçici Madde 20 kapsamında başvuru yapılmasına tek başına engel değildir. Nakdî tazminat ile yeni düzenlemede öngörülen SGK aylığı farklı hukuki dayanaklara sahip olabilir.
Bununla birlikte önceki nakdî tazminat kararı:
- Olayın görevle bağlantısını,
- Terör olayı niteliğini,
- Yaralanmanın meydana geldiğini,
- Yaralanma tarihini
göstermesi bakımından önemli bir delil olabilir.
Sağlık Kurulu Raporu Olumsuz Çıkarsa Ne Yapılabilir?
Sağlık kurulu raporunda yaralanmanın hafif nitelikte olduğu, olayla illiyet bağının bulunmadığı veya yaralanmanın kanunda sayılan türlerden olmadığı belirtilirse başvuru reddedilebilir.
Olumsuz rapor veya ret işlemi karşısında öncelikle:
- Kararın gerekçesi incelenmelidir.
- Eksik tıbbi belgeler tamamlanmalıdır.
- Olay tarihli sağlık kayıtları araştırılmalıdır.
- Raporun yetkili kurul tarafından düzenlenip düzenlenmediği kontrol edilmelidir.
- Kurulda adli tıp uzmanının bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
- İdari başvuru ve dava süreleri takip edilmelidir.
Kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlemle başvuru reddedilirse, somut olayın özelliklerine göre idare mahkemesinde iptal davası gündeme gelebilir.
Geçici Madde 20 Başvurusu Reddedilirse Dava Açılabilir mi?
Başvurunun yetkili kurum veya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından reddedilmesi idari işlem niteliğindedir. Ret işleminin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa idari yargı yoluna başvurulabilir.
İptal davasında özellikle şu hususlar incelenebilir:
- Olayın terörle mücadele görevi kapsamında olup olmadığı,
- Yaralanmanın kanunda sayılan saldırı türlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı,
- Sağlık kurulu raporunun usule uygun düzenlenip düzenlenmediği,
- Kurulda adli tıp uzmanı bulunup bulunmadığı,
- Olay tarihli tıbbi kayıtların dikkate alınıp alınmadığı,
- Yaralanmanın hafif nitelikte olup olmadığı,
- İlliyet bağının doğru değerlendirilip değerlendirilmediği,
- Kararın yeterli ve somut gerekçe içerip içermediği.
Dava açma süresi, işlemin niteliği ve tebliğ tarihine göre ayrıca hesaplanmalıdır. Ret kararının tebliğ edilmesinden sonra süre kaybı yaşanmaması için karar gecikmeden incelenmelidir.
Yeni Düzenleme Neden Önemlidir?
Geçici Madde 20, maluliyet sisteminin dışında kalan belirli yaralı personel bakımından önemli bir boşluğu gidermeyi amaçlamaktadır.
Önceki uygulamada personel:
- Terörle mücadele görevinde yaralanmış,
- Hastanede tedavi görmüş,
- Operasyon veya çatışma kaydına sahip olmuş,
- Nakdî tazminat almış
olmasına rağmen kalıcı malullük oranı bulunmadığı veya derece tespiti yapılmadığı gerekçesiyle sürekli aylık hakkından yararlanamayabiliyordu.
Yeni düzenleme, kalıcı maluliyet değerlendirmesinden farklı olarak olay tarihindeki yaralanmanın hafif nitelikte olmamasını merkeze almaktadır. Bu yönüyle kanun, yalnızca bugünkü fonksiyon kaybına değil, olay sırasında meydana gelen yaralanmanın ağırlığına da hukuki sonuç bağlamaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular
Gazi sayılmayan askerlere aylık bağlanacak mı?
Terörle mücadele görevi sırasında kanunda belirtilen şekilde yaralanan, yaralanması hafif nitelikte olmayan ve olayla illiyet bağı sağlık kurulu raporuyla belirlenen askerî personele, diğer şartları da sağlaması hâlinde aylık bağlanabilir.
Geçmiş yıllarda yaralananlar başvurabilir mi?
Evet. Düzenleme özellikle yürürlük tarihinden önce meydana gelen olaylar için getirilmiştir. Ancak bir yıllık başvuru süresine uyulmalıdır.
Yaralanma belgesi olmayanlar başvurabilir mi?
Başvuru yapılabilir; ancak tıbbi ve idari kayıtların bulunmaması ispatı zorlaştırabilir. Hastane, birlik, kurum, SGK ve soruşturma arşivlerindeki kayıtların araştırılması gerekebilir.
Şarapnel yaralanması aylık için yeterli midir?
Şarapnel yaralanması kanunda açıkça sayılmıştır. Ancak olayın terörle mücadele görevi sırasında gerçekleşmesi, yaralanmanın hafif nitelikte olmaması ve illiyet bağının yetkili sağlık kurulunca belirlenmesi gerekir.
EYP patlamasında işitme kaybı yaşayanlar başvurabilir mi?
EYP’nin oluşturduğu blast etkisi kapsam içindedir. İşitme kaybının patlamayla bağlantısı ve olay tarihindeki yaralanmanın ağırlığı sağlık kurulu tarafından değerlendirilir.
Psikolojik rahatsızlıklar tek başına kapsamda mıdır?
Kanun, belirli fiziksel saldırı ve yaralanma türlerini esas almaktadır. Psikiyatrik rahatsızlıkların tek başına kapsamda olup olmadığı açıkça düzenlenmemiştir. Fiziksel yaralanmaya bağlı psikiyatrik sonuçlar ise illiyet bağı çerçevesinde ayrıca değerlendirilebilir.
Sağlık raporu için ücret ödenir mi?
Hayır. Geçici Madde 20 amacıyla düzenlenen sağlık kurulu raporlarından ücret alınmaz.
Aylık hangi tarihten itibaren başlar?
Aylık, şartların kabul edilmesi durumunda başvuru tarihini takip eden ay başından itibaren bağlanır.
Doğrudan SGK’ye başvuru yapılabilir mi?
Kanundaki esas yol, olay tarihinde mensup olunan kuruma başvurulmasıdır. Sağlık kurulu raporu ve diğer belgeler ilgili kurum tarafından SGK’ye gönderilir.
Düzenlemeden sonra yaralananlar yararlanabilir mi?
Hayır. Geçici Madde 20 yalnızca yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olaylar hakkında bir defaya mahsus uygulanacaktır.
Bir yıllık başvuru süresi kaçırılırsa ne olur?
Süre geçirildiğinde başvurunun süre yönünden reddedilmesi riski bulunmaktadır. Sürenin hukuki niteliği ve eski başvuruların etkisi somut olay özelinde değerlendirilse de başvurunun geciktirilmemesi gerekir.
Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
7594 sayılı Kanunla getirilen Geçici Madde 20, terörle mücadelede yaralanmasına rağmen malul sayılmayan veya yaralanma derecesi belirlenmeyen askerî personel, polis, MİT mensubu ve güvenlik korucuları bakımından önemli bir aylık hakkı oluşturmuştur.
Ancak düzenleme otomatik bir ödeme sistemi değildir. Personel statüsü, olayın niteliği, yaralanma şekli, olay tarihindeki tıbbi ağırlık, illiyet bağı ve sağlık kurulu raporu birlikte değerlendirilecektir.
Özellikle eski tarihli olaylarda tıbbi belgelerin ve görev kayıtlarının eksiksiz toplanması önemlidir. Başvuru tarihinin aylığın başlangıcını etkilemesi ve bir yıllık hak düşürücü süre riski nedeniyle işlemlerin mümkün olan en kısa zamanda başlatılması gerekir.
Hukuki bilgilendirme notu: Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın hukuki değerlendirmesi; personelin statüsüne, yaralanma biçimine, mevcut sağlık kayıtlarına, önceki SGK kararlarına ve başvuru tarihine göre değişebilir.
Kaynakça
- 7594 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun – Resmî Gazete bilgileri
- TBMM Komisyon Raporu ve Kanun Teklifi Metni
- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu
- 1005 sayılı Kanun
- Vazife Mâlûllüklerinin Nevileriyle Dereceleri Hakkında Nizamname
Bu içeriğin yazarı ve hukuki denetleyicisi
Kurucu Avukat · Reform Hukuk Bürosu
- Ankara 2 No'lu Barosu
- Sicil No: 3148
- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Yenimahalle / Ankara
Av. Gökhan YILMAZ , Reform Hukuk Bürosu'nun kurucu avukatıdır. Ankara 2 No'lu Barosuna 3148 sicil numarasıyla kayıtlı olup askerî hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.
Uzmanlık alanları
- Askerî Hukuk
- İdare Hukuku
- Yükseköğretim Hukuku
- Ceza Hukuku




