Askeri Hukuk

Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme Suçu

Güncel 2024

Kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçu, asker bir kimsenin herhangi bir şekilde kendisini askerliğe elverişsiz hale getirme neticesinde oluşan suç tipidir. 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu ek madde 11 hükmüne göre kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçu, sırf askeri suç olup özgü suç niteliğindedir.
Dolayısıyla kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçu, yalnızca asker kişiler tarafından işlenebilen bir suçtur. Bu itibarla failin olay anında asker sıfatının olmaması halinde söz konusu suç, işlenemez suç olur.

Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme Suçu
Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme Suçu

 

Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme Suçu Nasıl Oluşur?

Kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçu, Askeri Ceza Kanunu m.79’da da açıklandığı üzere seçimlik hareketli bir suç olup fail tarafından madde hükmünde adı geçen eylemlerden birinin gerçekleştirilmesi halinde suç meydana gelmiş olur.

Bununla birlikte kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçu, netice suçu olup elverişli hareketler neticesinde askerin kendisini askerliğe yaramayacak hale getirmiş olması gerekir. Dolayısıyla yalnızca kendisini askerliğe yaramayacak hale getirme için harekete kalkışılmış olunması yeterli değildir, ayrıca asker kişinin bu hareketleri neticesinde askerliğe yaramayacak hale gelmiş olması gerekmektedir.

Askeri Ceza Kanunu m.79/1 hükmüne göre kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçunun işleniş şekilleri şöyle sıralanabilir:

Kendisini Kasten Sakatlamak
Asker kişi, kendisini kasten sakatlar ve bunun neticesinde de askerliğe yaramayacak hale gelirse kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçunu işlemiş olur. Ancak askerin bunu kasten gerçekleştirmiş olması gerekmektedir. dolayısıyla askerin kendisini taksirli bir şekilde yani bilmeden veya istemeden yaralaması halinde kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçu oluşmamış olacaktır.

Kendisini Kasten Herhangi Bir Suretle Askerliğe Yaramayacak Bir Hale Getirmek
Askerin herhangi bir fiil ile birlikte kendisini askerliğe yaramayacak hale getirmesi halinde kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçu oluşur. Bu seçimlik hareket aslında geniş kapsamlı olup içine onlarca örnek eklenebilir. Örneğin askerin bilerek ve isteyerek fazla kilo alıp askerliğe yaramayacak hale gelmesi halinde bu suç oluşur. Ancak unutulmaması gerekir ki bu davranışın da kasten gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

Dolayısıyla fail, kendisini askerliğe yaramayacak hale getirmek için gerçekleştirdiği eylemi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olmalıdır. Bilmek ve istemek, kastın unsurlarıdır, kastın varlığı için kümülatif olarak aranır. Bu itibarla asker kişinin eylemini icra ederken bu iki unsurdan birinin olmaması halinde kast meydana gelmemiş olacak ve dolayısıyla kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçu da oluşmamış olacaktır.

Kendi Rızasıyla Kendisini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirtmek
Asker kişinin bizzat kendi eylemi olmaksızın başkası tarafından gerçekleştirilen ve askerlik hizmetinin devamına engel olabilecek niteliğini haiz eylemlere rıza göstermesi halinde de kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçu meydana gelir.

Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme Suçunun Cezası Nedir?

Kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçunun en temel cezası, 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır.

Bununla birlikte suça konu eylem, her türden askeri amaç için askerin çalışma yeteneğini ortadan kaldırmışsa fail, 7 yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.

Kendini askerliğe yaramayacak hale getirme suçuna konu olan eylem seferberlik zamanında gerçekleştirilmiş olursa verilecek ceza, 10 seneye kadar ağır hapis cezasıdır. Bununla birlikte fiil düşman karşısında yapılmış olursa fail hakkında verilecek ceza ölüm cezasıdır.

Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme Suçunda Zamanaşımı Süresi Var mıdır?

Askeri Ceza Kanunu m.49 hükmü esas alındığında Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme Suçu için öngörülen zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Söz konusu hükme göre Hıyanet suçları hariç olmak üzere geri kalan diğer suçlar bakımından Türk Ceza Kanununda öngörülen zamanaşımı süreleri uygulanır. Hıyanet suçları bakımından herhangi bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır.

Türk Ceza Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümlerine göre 5 yıldan fazla olmayan hapis veye adli para cezalarına ilişkin suçlar bakımından 8 yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Askeri Ceza Kanununa göre Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu bakımdan Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme suçu için öngörülen zamanaşımı da 8 yıl olmaktadır.

Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme Suçunda Soruşturma İzni Gerekli midir?

Askeri Ceza Kanunu ek-15.madde hükmüne göre asker kişilerin işledikleri askeri suçların soruşturulması izne tabidir. Bu itibarla yetkili ve görevli makamdan soruşturma izni almaksızın asker kişi hakkında askeri suç dolayısıyla soruşturma başlatılamaz.

Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme Suçunda Görevli Mahkeme Hangisidir?

2017 Anayasa Referandumu değişikliği öncesinde askeri suçlara bakmakla görevli mahkmede Askeri Ceza Mahkemeleriydi. Ancak söz konusu referandum sonrası yapılan değişiklikle askeri mahkemeler kapatıldı ve askeri suçlar, adli suçların görüldüğü adli yargı kapsamında görülmeye başlandı.

Bu bakımdan askeri suçlar için de görevli mahkemeler, ilk derece adli yargı ceza mahkemeleri oldu. Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme suçuna yönelik kovuşturma için görevli mahkeme de Asliye Ceza Mahkemesidir.

Emsal Kararlar

Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme Suçu Emsal Karar – Yargıtay Kararı – 19. CD., E. 2018/8135 K. 2019/9182 T. 29.5.2019

“… 1632 sayılı ASCK’nin 79. maddesinde düzenlenmiş olan suçun oluşabilmesi için “Kendisini askerliğe elverişsiz hale getirmek” özel kastıyla hareket edilmesinin zorunlu olduğu cihetle; vak’a kanaat raporunda Bölük Komutanının, sanığın askerlikten kurtulmak kastıyla hareket etmediği yönündeki kanaatine yer verilmiş olması, tanıkların sanığın askerlik yapmak istemediği veya hava değişimine gitmek istediği şeklinde bir beyanının olmadığını ifade etmeleri, sanığın söz konusu eyleminden önce psikiyatrik tedavi görmesi ve “Kronik nitelik kazanmış psikotik bozukluk” tanısıyla hakkında askerliğe elverişsiz olduğuna dair sağlık raporu düzenlenmesi, TCK’nin 32/2. maddesinden yararlanabileceğine dair adli raporda, kısmen hastalığının etkisiyle hareket ettiğinin, gerçeği tam olarak test edemediğinin belirtilmesi hususları bir bütün olarak dikkate alındığında, sanığın kendini askerliğe elverişsiz hale getirmek özel kastıyla hareket ettiğini, her türlü şüpheden uzak bir şekilde kabul etmenin mümkün olmadığı sonucuna varılmakla; unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

TCK’nin 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,

Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 322. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”

Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme Suçu Emsal Karar – Bölge Adliye Mahkemesi Kararı – Ankara BAM, 9. CD., E. 2018/5444 K. 2019/763 T. 5.2.2019

Olay günü, sanığın “sol eline aldığı demir parçası ile bez sardığı sağ elinin serçe parmağına vurup şişmesine sebebiyet vermek” şeklindeki eylemi sonrasında sırasıyla sevk edildiği Birlik reviri ve GATA Hastanesinde istirahat raporu tanzim edilmemiş, keza sanığın eylemi gerçekleştirdiği demir parçasının olaydan sonra bulunmamış olması nedeniyle söz konusu demir parçasının sanığın kendisini askerliğe elverişsiz hale getirmesine elverişli vasıta olup olmadığının tespit edilememiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sübuta eren eylemin, bir kimseyi askerliğe yaramayacak hale getirmeyeceği gibi bir kimsenin askerliğe elverişsiz hale gelmesini sağlayacak ağırlıkta olmadığı, dolayısıyla atılı suçun maddi unsuru itibarıyla oluşmadığı, ortada yargılama yapılmasını gerektirecek bir fiilin kalmaması karşısında, sanığın fiilinin kanunda tanımlanan suç tipine uymadığı sonucuna varılmakla, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı hukuka aykırı bulunduğundan ve yargılamaya konu fiilin daha fazla aydınlanması gerekmediğinden, duruşma açılmaksızın hükmün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Sanık istinaf başvurusu yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden ve yargılamaya konu fiilin daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi26/02/2018 tarihli, 2017/1112 (E) ve 2018/316 (K) sayılı kararından hüküm kısmı kaldırılarak, yerine, “1-Sanığın fiilinin kanunda suç olarak düzenlenmemesi sebebiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE…”

Kendini Askerliğe Yaramayacak Hale Getirme Suçu Emsal Karar – Bölge Adliye Mahkemesi Kararı – Ankara BAM, 9. CD., E. 2018/7990 K. 2019/769 T. 5.2.2019

Bir an için atılı suçun maddi unsuru itibariyle oluştuğu düşünülebilir ise de; sanığın aşamalarda tespit olunan, birbiriyle tam bir uyum gösteren savunmalarında ve istinaf dilekçesinde ısrarla, olay tarihinde şu an imam nikahlı olduğu kız arkadaşının ailesinin kendisinden ayrılmasını istediklerini söylemesi üzerine kendini kaybettiğini, ne yaptığını bilmez şekilde kendisine zarar verdiğini, kendini askerliğe elverişsiz hale getirmek kastının bulunmadığını, psikiyatrik tedavi gördüğünü beyan etmiş olması, askerlik hizmeti süresince psikolojik rahatsızlığı nedeniyle bir çok kez tedavi görmüş ve kendisine “Uyum bozuklukları” tanısı konulmuş olması, danışma özet formunda, kolda sigara ve jilet izleri bulunduğu, kendine zarar verici davranışlarda bulunmakta ve bunları sürdürmeye meyilli olduğu yönünden tespitler bulunması birlikte değerlendirildiğinde, dosya içeriğine göre anti- sosyal kişilik yapısında olduğu anlaşılan sanığın askerlikten kısmen ve tamamen kurtulmak “özel kastıyla” hareket ettiğini söylemenin mümkün olmadığı, en azından dosya kapsamına göre bu hususun şüpheli kaldığı, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği ceza hukuku genel prensibinden hareketle atılı suçun manevi unsur itibarıyla da oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Neticeten, ortada yargılama yapılmasını gerektirecek bir fiilin kalmaması karşısında, sanığın fiilinin kanunda tanımlanan suç tipine uymadığı sonucuna varılmakla, ilk derece Mahkemesinin mahkumiyet kararı hukuka aykırı bulunduğundan ve yargılamaya konu fiilin daha fazla aydınlanması gerekmediğinden, duruşma açılmaksızın hükmün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Sanık istinaf başvurusu yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden ve yargılamaya konu fiilin daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24/05/2018 tarihli, 2018/84 Esas ve 2018/679 Karar sayılı kararından hüküm kısmı kaldırılarak, yerine, “1-Sanığın fiilinin kanunda suç olarak düzenlenmemesi sebebiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE…”

Yukarıda anlattığımız üzere söz konusu suçla alakalı Ankara da bulunan Reform Hukuk büromuzun Askeri Ceza Avukatları ve Ankara Ceza Avukatları ile iletişime geçebilirsiniz

Sıradaki Makelemiz : Ankara Ceza Avukatı

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu