• Türkçe
  • 中文
  • Askeri Hukuk

    Rütbenin Geri Alınması Cezası: ASCK m.35 Kapsamında Koşullar, Sonuçlar ve İptal Davası

    Rütbenin Geri Alınması Cezası – iptal Davası , Türk Silahlı Kuvvetlerinden Çıkarma cezasını almayı gerektiren hallerde verilen bir ceza türü olup özgü ceza niteliğindedir.

    Rütbenin geri alınması cezasının özgü ceza olmasının nedeni, hükmün yalnızca “Erbaş” statüsünde bulunan askerleri kapsamasıdır.

    Rütbenin geri alınması cezası; ASCK m.35 uyarınca yalnızca erbaş (onbaşı ve çavuş) statüsündeki askerlere uygulanır. Mahkeme hükmünde belirtilmese dahi koşullar gerçekleştiğinde idare bu cezayı re’sen tatbik eder. Sonuç olarak erbaş er statüsüne düşürülür ve askeri hizmetten doğan tüm haklarını kaybeder. Cezaya karşı 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
    Rütbenin Geri Alınması Cezası - iptal Davası
    Rütbenin Geri Alınması Cezası – iptal Davası

    Rütbenin Geri Alınması Cezası Nedir? — Hukuki Nitelik

    Bu ceza; asıl suçun yaptırımına eklenen, bağımsız bir suçu değil asıl mahkûmiyetin doğal sonucunu oluşturan fer’i yan bir cezadır. Hukuki terminolojide özgü ceza olarak da adlandırılır; çünkü yalnızca belirli bir statüdeki kişilere, yani erbaşlara uygulanabilir.

    Davaları takip ederken en sık karşılaştığımız yanlış anlama şudur: ‘Mahkeme bu ceza hakkında hiçbir şey söylemedi, dolayısıyla rütbemi kaybetmem.’ Bu düşünce hatalıdır. ASCK m.35, belirli koşulların gerçekleşmesi halinde mahkeme kararında açık bir hüküm bulunmasa bile rütbenin geri alınmasını idareye zorunlu kılar. Bu nedenle savunmada asıl suça ek olarak rütbe kaybı riskinin başından itibaren göz önünde bulundurulması şarttır.

    Avukat Gözüyle: Bu cezanın en tehlikeli yanı sessizliğidir. Mahkeme kararında geçmeden idare tarafından uygulandığından pek çok erbaş farkında olmadan süreci kaçırmaktadır. İdari işlemin tebliğinden itibaren 60 günlük dava açma süresi işlemeye başlar — bu süreyi kaçırmak hakkı tamamen yitirmek anlamına gelir.

    Rütbenin Geri Alınması Cezası Kime Verilir?

    1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu m35/1 hükmüne göre rütbenin geri alınması cezası yalnızca Erbaş statüsünde bulunan askerleri kapsamaktadır. Dolayısıyla rütbenin geri alınması cezasını gerekli kılan hallerin var olması ile birlikte bu hallere sebep olan kişinin Erbaş olmaması halinde rütbenin geri alınması cezası verilemez.

    Erbaş Kimdir?

    211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu m.3/a-2 hükmüne göre erbaş, ihtiyaçları Devlet tarafından üstlenilen ve temin olunan onbaşı ve çavuş rütbelerini haiz olan askerdir.

    • Onbaşı
    • Çavuş

    Rütbenin Geri Alınması Cezası Hangi Hallerde Verilir?

    Rütbenin geri alınması cezası, Askeri Ceza Kanunu m.35’in m.30’a atıf yapması nedeniyle m.30’da yer alan yazılı hallerin varlığı halinde verilir. Dolayısıyla Erbaş statüsünde bulunan askeri bir personelin Askeri Ceza Kanunu m.30’da yazılı halleri gerçekleştirmesi halinde hakkında Rütbenin Geri Alınması cezası tatbik olunur. Erbaş hakkında m.30’da öngörülen Türk Silahlı Kuvvetlerinden Çıkarma cezası uygulanamaz.

    Önemle belirtilmelidir ki Rütbenin Geri Alınması Cezası, Askeri Ceza Kanunu m.30 ve m.35’te belirtildiği gibi mahkemece asıl ceza verilirken hükmedilmemiş olsa dahi idare tarafından re’sen uygulanmaktadır. Dolayısıyla şartların oluşması ile beraber rütbenin geri alınması cezasının uygulanabilmesi için mahkeme hükmü şart değildir.

    Askeri Ceza Kanunu m.30’da yer alan yazılı halleri şöyle sıralandırabiliriz:

    Cezanın Miktarına Göre Zorunlu Olarak Rütbenin Geri Alınması

    Askeri Ceza Kanunu m.30/1-A’ya göre taksirli suçlar hariç olmak üzere askeri personelin 1 seneden fazla hapis cezası ile hükümlü olması halinde m.30 hükmüne göre cezalandırılması gerekmektedir. Mahkemece asli ceza (hapis, adli para cezası vb) verilirken fer’i nitelikte olan rütbenin geri alınması cezasına ilişkin mahkeme hükmünde bir ifade geçmese dahi Erbaş askerin rütbesi geri alınır.

    Burada önemle belirtilmesi gereken husus, askerin almış olduğu cezaya sebep olan suçun manevi unsurudur. Askeri personel, taksirle bir suç işlemiş olsa ve karşılığında 1 yıldan fazla cezaya örneğin 10 yıl cezaya hükmedilmiş olsa bile bu hükme dayanarak rütbesi geri alınamaz. Dolayısıyla bu başlık altında gerçekleştirdiğimiz değerlendirmeye göre askeri personele rütbenin geri alınması cezasının verilebilmesi için:

    • Askeri personelin suçu kasıtlı olarak işlemiş olması
    • Askeri personelin işlediği suç karşılığında mahkemece hükmedilecek cezanın 1 yıldan az olmaması

    İşlenen Suçun Tipine Göre Zorunlu Olarak Rütbenin Geri Alınması

    Askeri Ceza Kanunu m.30/1-B’ye göre, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla ve aşağıda ayrıca sayacağımız diğer suçlarda erbaşın rütbesinin geri alınması gerekmektedir. Yukarıda açıkladığımız gibi mahkemece asıl cezaya hükmedilirken hükümde rütbenin geri alınması cezasına ilişkin bir ifade olmasa bile Erbaşın rütbesi geri alınır.

    Devletin Şahsiyetine Karşı İşlenen Suçlar Nelerdir?

    Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar, 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun 125 ile 173’üncü maddeleri arasında yer almaktaydı. Ancak daha sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda böyle bir başlık kullanılmamıştır. Bununla birlikte aşağıda saymış olduğumuz 5237 Sayılı Kanunda yer alan suçlar, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar olarak kabul edilmektedir. Bunlar:

    • Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (TCK m.302-308)
    • Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (TCK m.309-316)
    • Milli Savunmaya Karşı Suçlar (TCK m.317-325)

    Aynı madde hükmünün devamında yer alan ifadeye göre birtakım yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar dolayısıyla Erbaş, işlemiş olduğu suçun asli cezasına ek olarak rütbenin geri alınması cezası da alır. Bu husus mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa dahi Erbaşın rütbesi geri alınır. Maddede adı geçen yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar şu şekilde sıralanmıştır:

    • Basit ve Nitelikli Zimmet (TCK m.247, Askeri Ceza Kanunu m.131)
    • İrtikap (TCK m.250)
    • Rüşvet (TCK m.252)
    • Hırsızlık (TCK m. 141-142, Askeri Ceza Kanunu m.131-132)
    • Dolandırıcılık (TCK m.157-158-159)
    • Sahtecilik (TCK m.197-199-202-204-207)
    • İnancı Kötüye Kullanma (TCK m.155)
    • Dolanlı İflas (TCK m.161)

    Madde metninde suçlar bu şekilde sıralanmış olmakla birlikte hükmün sonunda “… gibi” terimi geçirilmek sureti ile geniş bir kapsam oluşturulmuştur. Dolayısıyla yukarıda sayılan suçların haricinde olup da yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suç kapsamına giren diğer suçlar için de bu hüküm uygulama alanı bulacaktır. Ancak birkaç sene önce kapatılmış olan Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ile Yargıtayın yerleşik içtihadına göre yalnızca madde metninde sayılan suçlar bu hüküm kapsamında olup “… gibi” terimine dayanarak başkaca suçlar bu hüküm kapsamına alınmamıştır. (bkz. AYİM 1.D., 10.04.2006, E.2005/890, K.2006/361; AYİM Dergisi 22; ÇELEN Orhan, Askeri Ceza Kanunu Şerhi, Cilt 1, s.204-205)

    Tüm bu sayılan suçlara ek olarak Askeri Ceza Kanunu m.30/1-B’nin devamında yer alan diğer suçlar ise şunlardır:

    İstimal ve İstihlak Kaçakçılığı Hariç Kaçakçılık Suçları (5607 Sayılı Kaçakçılık Kanunu)

    (İstimal, kullanma demektir; istihlak ise tüketme demektir. Yani kişinin tek başına kullanmak ve tüketmek amacına yönelik olarak kaçakçılık suçunu işlemiş olması hali, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılma sebebi olarak kabul edilmemiştir.)

    • Resmi İhale ve Alım Satımlara Fesat Karıştırma Suçu (TCK m.235)
    • Devlet Sırlarını Açığa Vurma Suçu (TCK m.326-339)

    Erbaş Askerin Rütbesinin Geri Alınması için Hakimin Takdir Yetkisinin Bulunduğu Suçlar

    Askeri Ceza Kanunu m.30/2,

    “Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere, askeri mahkemelerce üç aydan fazla hapis cezası ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilebilir.” Şeklinde düzenlenmiştir.

    Ancak askeri mahkemelerin kapatılması dolayısıyla askeri mahkemece verilecek ceza da olmayacağı için bu hükmün uygulanabilir tarafı kalmamıştır. Bununla birlikte adli yargı ceza mahkemelerince verilecek cezaya göre bu hükkmün uygulanması, Suçta ve Cezada Kanunilik ilkesi ile bağdaşmayan bir sonuç yaratacaktır. Dolayısıyla kanun koyucu tarafından bu boşluğun doldurulması gerekmekte, doldurulmaması halinde ise bu hükme dayanarak ceza verilmemesi gerekmektedir.

    Erbaşların Rütbeleri Başka Hangi Hallerde Geri Alınır?

    Askeri Ceza Kanunu m.71 hükmüne göre firar ve izin tecavüzü suçlarından hüküm giyen Erbaş askerlerin de rütbeleri geri alınır.

    Rütbenin Geri Alınması Cezasının Sonuçları

    ASCK m.35/2 uyarınca rütbenin geri alınması cezasının iki temel sonucu vardır; her ikisi de ek bir idari karara gerek olmaksızın kendiliğinden doğar:

    ▸  Erbaş, er statüsüne düşürülür: Çavuş veya onbaşı rütbesi kalıcı olarak yitirilir; kişi er olarak hizmetine devam eder.

    ▸  Askeri hizmetten doğan tüm haklar kaybedilir: Özel kanunlarla saklı tutulanlar hariç olmak üzere rütbeye bağlı tüm özlük hakları sona erer.

    Bu sonuçlar kalıcıdır. Ceza kesinleştikten sonra geri alınması son derece güçtür; bu nedenle dava sürecinin en başından itibaren rütbe kaybı riskinin savunmaya yansıtılması zorunludur.

    Anayasa Mahkemesi’nin Rütbe Sökme Kararı — E.2000/34, K.2005/91

    Bu cezanın infaz biçimi uzun yıllar boyunca ciddi bir anayasal tartışmaya konu olmuştur. Eski düzenlemede rütbenin geri alınması cezası; kıt’a personelinin tamamı önünde, alenen rütbenin sökülmesi suretiyle infaz ediliyordu.

    Anayasa Mahkemesi bu infaz biçimini; kişiyi hem kendi hem başkalarının gözünde küçük düşüren, Anayasa m.17/3’te yer alan ‘kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza veya muameleye tabi tutulamaz’ ilkesine aykırı bularak iptal etti. Mahkeme gerekçesinde; prangabentlik, teşhir ve dayak gibi tarihin derinliklerinde kalan uygulamaların modern ceza hukuku anlayışıyla bağdaşmadığını, aleni infazın suçlunun ıslahını hedef alan demokratik hukuk devleti ilkesiyle çeliştiğini açıkça vurguladı.

    Bu karar, cezanın varlığını değil yalnızca aleni infaz biçimini ortadan kaldırdı. Rütbenin geri alınması cezası yürürlükte olmaya devam etmekte; ancak artık kamuya açık bir tören eşliğinde değil idari işlemle uygulanmaktadır.

    Rütbenin Geri Alınması Karar Örneği

    Danıştay 5. Dairesi 2022/16533E, 2023/1008K (Askeri Ceza Kanunu 35. Madde)
    Sağlık Bilimleri Üniversitesi … Fakültesinde araştırma görevlisi olarak çalışmakta iken Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın 21/05/2020 tarihli kararı ile kamu görevinden doğrudan ihraç edilen davacının rütbelerinin geri alınması ve Asker alma Kanunu’na tabi tutulmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı’nın … tarih ve …sayılı işleminin iptali ile parasal haklarının iadesi istenilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının durumunun değerlendirilmesinde ceza yargılamasında yer alan bilgi ve belgeler ile davalı idarece Mahkememize sunulan “gizli” ibareli belgeler göz önüne alındığında ve askeri hizmetin hassasiyeti birlikte değerlendirildiğinde; hakkında ceza yargılamasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza yargılaması devam eden davacının bu yapıyla irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilmesi suretiyle rütbesinin geri alınmasına ve Asker Alma Kanunu’na tabi tutulmasına ilişkin tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

    Milli Savunma Bakanlığı’nda görev yapan davacı tarafından, “rütbesinin geri alınmasına” ve Askere Alma Kanunu’na tabi tutulmasına ilişkin …tarih ve …sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada verilen kararın, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek kararlar arasında yer almadığı, her ne kadar istinaf mahkemesi tarafından kararda Danıştay temyiz yolu açık olmak üzere denilmişse de söz konusu kararın istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği açıktır. Bu durumda, istinaf incelemesi sonucunda kesinleşen kararın temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmadığı belirtilerek verilen temyiz isteminin incelenmeksizin yolundaki temyize konu karar temyiz edilebilecek kararlar arasında yer almamaktadır.

    Rütbenin Geri Alınması Cezasına Karşı İptal Davası

    Rütbenin geri alınması işlemi bir idari işlemdir. Dolayısıyla idare mahkemelerinde dava konusu edilebilir. Büromuza bu konuda başvuran erbaşlara her zaman şunu vurgularım: süre kaçırıldığında yargı yolu tamamen kapanır.

    Dava Açma Süresi: 60 Gün

    İdari işlemin tebliği tarihinden itibaren 60 gün içinde yetkili idare mahkemesine iptal davası açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür.

    İptal Davasının En Güçlü Gerekçeleri

    ▸  Suçun taksirle işlendiğinin ortaya konulması — m.30/1-A kapsamında kasıt şartının gerçekleşmediği.

    ▸  Mahkûmiyet cezasının 1 yıl eşiğinin altında kaldığının tespiti.

    ▸  Mahkûmiyetin ertelenmiş olması — ertelenmiş hükümlülüklerin bu madde kapsamında bulunmadığı savunması.

    ▸  Suç tipinin m.30/1-B listesinde açıkça yer almadığının gösterilmesi.

    ▸  İşlemin yalnızca askeri mahkemelere tanınan m.30/2 yetkisine dayandığının ispatlanması — kanunilik ihlali.

    ▸  İdari istikrar ilkesinin ihlali — özellikle göreve iade edildikten uzun süre sonra tesis edilen ayırma işlemlerinde.

    ▸  Savunma hakkının kullandırılmamış olması — usul sakatlığı

    60 Günü Kaçırmayın: İdari işlem tebliğ edildiği gün süre işlemeye başlar. Tebligatı alan gün de bu süreye dahildir. İdareye başvuru yapıldıysa sessiz ret (30 gün) beklendikten sonra 60 günlük süre yeniden işler. Her iki durumda da bir askeri hukuk avukatına derhal başvurulmasını öneririm.

    sikca sorulan sorular

    Sıkça Sorulan Sorular — Rütbenin Geri Alınması Cezası

    Rütbenin geri alınması cezası nedir?

    1632 sayılı ASCK m.35 kapsamında yalnızca onbaşı ve çavuş rütbesindeki erbaşlara uygulanan, asıl mahkûmiyet cezasına bağlı fer’i ve özgü bir yaptırımdır. Mahkeme kararında belirtilmese dahi kanunun öngördüğü koşullar gerçekleştiğinde idare bu cezayı re’sen tatbik eder.

    Taksirli bir suçta rütbem geri alınabilir mi?

    ASCK m.30/1-A kapsamında hayır. Bu hüküm yalnızca kasıtlı suçlara uygulanır; taksirle işlenen suçlar kapsam dışındadır. Ceza ne kadar ağır olursa olsun taksir var ise bu gerekçeyle rütbe geri alınamaz.

    Cezam ertelendiyse rütbemi kaybeder miyim?

    Bu tartışmalı bir alandır. AYİM içtihadı ertelenmiş hükümlülüğün bazı hallerde ayırma işlemine dayanak oluşturabileceğini kabul etmiştir. Ancak suçun türü, erteleme koşulları ve işlemin dayandığı kanun maddesi belirleyicidir. Her dava kendi özelinde değerlendirilmelidir.

    Rütbemin geri alınması kararına nasıl itiraz ederim?

    İdari işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Güçlü gerekçeler: taksir savunması, 1 yıl eşiği altında ceza, erteleme argümanı, suç tipinin listede yer almaması ve kanunilik ihlali.

    Mahkeme rütbe geri alınması hakkında hiçbir şey söylemedi, yine de uygulanır mı?

    Evet. ASCK m.35’in en kritik özelliği budur: kanunun öngördüğü koşullar gerçekleştiğinde mahkeme hükmünde açık bir ifade bulunmasa bile idare bu cezayı re’sen uygular. Mahkemenin sessiz kalması sizi bu yaptırımdan korumaz.

    Firar suçundan yargılanıyorum, rütbemi de kaybeder miyim?

    Evet. ASCK m.71 uyarınca firar ve izin tecavüzü suçlarından mahkûm olan erbaşların da rütbeleri geri alınır. Bu, m.30’daki koşullardan bağımsız ayrı bir düzenlemedir. Firar davalarında savunma kurgulanırken bu ek yaptırım başından itibaren hesaba katılmalıdır.

    Son Söz

    Rütbenin geri alınması cezası; sessizce, farkında olmadan gelebilen ve sonuçları kalıcı olan bir yaptırımdır. Mahkeme kararında yer almasa da idare bu cezayı uygulayabilir. Taksir savunması, ceza miktarı eşiği, erteleme argümanı ve suç tipinin listede bulunmaması — bu dört alan savunmada hâlâ açık kapılar barındırmaktadır. Hakkınızda bu yaptırım uygulandığında ya da uygulanacağından endişelendiğinizde, 60 günlük süreyi kaçırmadan büromuza başvurmanızı öneririm.

    Reform Hukuk BürosuAv. Gökhan YILMAZ | Askeri Ceza Hukuku — Ankara

    Mehmet Akif Ersoy, 325. Sk. DOSİMA PLAZA No: 3 Kat: 2 D:11, 06210 Yenimahalle/Ankara

    Yasal Kaynaklar ve Emsal Kararlar

    • 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu m.30 — TSK’dan çıkarma cezasını gerektiren haller
    • 1632 sayılı ASCK m.35 — Erbaşlarda rütbenin geri alınması cezası
    • 1632 sayılı ASCK m.71 — Firar ve izin tecavüzünde rütbe geri alma
    • 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu m.3/a-2 — Erbaş tanımı
    • Anayasa m.17/3 — İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza yasağı
    • Anayasa Mahkemesi — E.2000/34, K.2005/91 — Aleni rütbe sökme infazının iptali
    • AYİM 1. Daire — E.2005/890, K.2006/361 — ‘…gibi’ kapsamının sınırlandırılması
    • Danıştay 5. Daire — E.2022/16533, K.2023/1008 — Terör irtibatı ve rütbe geri alma
    • AYİM 1. Daire — E.2005/469, K.2005/1023 — Ertelenmiş mahkûmiyet ve ayırma

    Reform Hukuk Bürosu

    Reform Hukuk Bürosu, Av. Nalan KURU ve Av. Gökhan YILMAZ tarafından kurulmuş olup Yenimahalle / Ankara’da faaliyet göstermektedir. Büromuz; ceza hukuku, askeri hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku, iş hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Reform Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde müvekkil odaklı yaklaşımı benimsemekte; dürüst, şeffaf, hızlı, iletişim halinde ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Büromuz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından müvekkillere online hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti de sunmaktadır. Reform Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde müvekkil odaklı yaklaşımı benimsemekte; dürüst, şeffaf, hızlı, iletişim halinde ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Büromuz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından müvekkillere online hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti de sunmaktadır. Uzun yıllara dayanan tecrübesiyle Reform Hukuk Bürosu, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren müvekkillerine hukukun birçok farklı alanında danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir. Büromuz, farklı uzmanlık alanlarında deneyim sahibi avukatlardan oluşmaktadır.

    İlgili Makaleler

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Başa dön tuşu