Ceza Hukuku

Israrlı Takip Suçu ve Cezası (TCK 123/A)

Günümüzde ayrılık sonrası ısrarcı aramalar, sosyal medya üzerinden sürekli mesaj gönderme, fiziken takip etme ya da üçüncü kişiler aracılığıyla temas kurmaya çalışma gibi davranışlar, yalnızca “rahatsız edici” eylemler olarak görülmemekte; belirli şartların varlığı halinde ısrarlı takip suçu kapsamında cezai sorumluluk doğurmaktadır. 2022 yılında Türk Ceza Kanunu’na eklenen TCK 123/A maddesi ile açıkça düzenlenen bu suç tipi, mağdurun ciddi huzursuzluk yaşamasını veya kendisinin ya da yakınlarının güvenliğinden endişe duymasını esas almaktadır. Peki, hangi davranışlar gerçekten ısrarlı takip suçu oluşturur, bu suçun unsurları nelerdir ve cezası ne kadardır? Bu yazımızda TCK 123/A kapsamında ısrarlı takip suçunu tüm yönleriyle ele alıyoruz.

İlgili Yazımızın İçeriği

Israrlı Takip Suçu Nedir?

Israrlı takip suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesinde düzenlenen ve 12.05.2022 tarihinde 7406 sayılı Kanun ile mevzuatımıza giren yeni bir suç tipidir. Uygulamada özellikle ayrılık sonrası rahatsız etme, eski eş veya sevgiliyi sürekli arama, mesaj atma, sosyal medya üzerinden taciz etme ya da fiziken takip etme şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

TCK 123/A’ya göre bir kimsenin ısrarlı bir şekilde fiziken takip edilmesi ya da iletişim araçları, bilişim sistemleri veya üçüncü kişiler aracılığıyla temas kurulmaya çalışılması ve bu davranışların mağdurda ciddi huzursuzluk yaratması ya da güvenlik endişesine sebep olması halinde ısrarlı takip suçu oluşur.

Burada önemli olan tek seferlik bir davranış değil; süreklilik arz eden, sistematik ve mağdur üzerinde baskı oluşturan bir eylem zinciridir.

TCK 123/A Israrlı Takip Düzenlemesi

Türk Ceza Kanunu 123/a maddesi uyarınca ısrarlı takip suçu düzenlemesi şu şekildedir ;

MADDE 123/A- (Ek:12/5/2022-7406/8 md.)

(1) Israrlı bir şekilde; fıziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Suçun;

a) Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi,

b) Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması,

c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi, hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Bu maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

TCK 123/A Madde Gerekçesi

TCK 123/A madde gerekçesi, özellikle kadına yönelik şiddet ve ısrarlı taciz vakalarındaki artış nedeniyle bu düzenlemenin getirildiğini vurgular. Kanun koyucu, daha önce “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçu kapsamında değerlendirilen bazı eylemlerin yetersiz kaldığını belirtmiş ve özel bir suç tipi oluşturmuştur.

Bu düzenleme ile mağdurun psikolojik güvenliği korunmak istenmiştir.

israrli takip sucu cezasi

Israrlı Takip Suçu Cezası

Israrlı takip suçu cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, bir kimseyi ısrarlı şekilde fiziken takip eden ya da iletişim araçları, bilişim sistemleri veya üçüncü kişiler aracılığıyla sürekli temas kurmaya çalışarak mağdurda ciddi huzursuzluk oluşturan veya güvenlik endişesine neden olan fail hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Israrlı takip suçu cezası temel halde:

👉 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır.

Nitelikli hallerde ise:

👉 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Ancak suçun çocuğa karşı, ayrılık kararı verilen ya da boşanılan eşe karşı işlenmesi, mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmesine neden olunması ya da hakkında uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri bulunan kişi tarafından gerçekleştirilmesi hâlinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak uygulanmaktadır. Israrlı takip suçu şikâyete bağlı olmakla birlikte, mahkeme somut olayın özelliklerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya adli para cezasına çevrilmesi gibi kurumları değerlendirebilir; ancak özellikle nitelikli hâllerin varlığında daha ağır bir yaptırım uygulanması söz konusu olabilmektedir.

Israrlı Takip Suçunda Şikayet

Israrlı takip suçunda şikâyet, Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesinin üçüncü fıkrası gereğince zorunlu bir soruşturma şartıdır. Kanun açıkça, bu suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olduğunu düzenlemiştir. Bu nedenle mağdur şikâyetçi olmadan Cumhuriyet Savcılığı re’sen soruşturma başlatamaz. Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; süresi içinde şikâyet edilmezse daha sonra ceza davası açılamaz.

Israrlı Takip Suçunda Şikayet Süresi 6 Aydır

Israrlı takip suçunda şikâyet, karakola, savcılığa ya da mahkemeye yapılabilir. Şikâyet dilekçesinde ısrarlı takip niteliğindeki davranışların sürekliliği, mesaj içerikleri, arama kayıtları, sosyal medya yazışmaları, tanık beyanları ve varsa uzaklaştırma kararına aykırılık gibi hususların belirtilmesi önemlidir. Zira bu suçta “ısrar” ve “ciddi huzursuzluk” unsurlarının somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Mağdur, yargılama devam ederken şikâyetinden vazgeçebilir. Israrlı takip suçu şikâyete bağlı olduğundan, geçerli bir vazgeçme halinde dava düşer. Ancak eylem aynı zamanda tehdit, hakaret veya başka bir suçu da oluşturuyorsa, bu suçların şikâyete bağlı olup olmadığı ayrıca değerlendirilir ve yargılama o suç yönünden devam edebilir.

Israrlı Takip Suçu Şikayetten Vazgeçme

Israrlı takip suçu şikayete bağlıdır. Bu nedenle mağdur şikayetinden vazgeçerse soruşturma ve kovuşturma düşer.

Ancak burada önemli bir nokta vardır:

Eğer eylem aynı zamanda başka bir suçu da oluşturuyorsa (örneğin tehdit, hakaret, cinsel taciz), bu suçlar şikayete bağlı değilse yargılama devam edebilir.

Israrlı Takip Suçu Beraat Kararı Hangi Durumlarda Verilir?

Uygulamada her mesaj atma ya da arama ısrarlı takip suçu sayılmaz.

Beraat kararları genellikle şu durumlarda verilmektedir:

  • Süreklilik unsurunun oluşmaması

  • Mağdurda ciddi huzursuzluk kanıtlanamaması

  • Taraflar arasında karşılıklı iletişim bulunması

  • Delil yetersizliği

Örneğin tarafların karşılıklı mesajlaşmaya devam ettiği bir durumda, tek taraflı ısrar unsuru oluşmayabilir.

Israrlı Takip Suçu ile Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu Arasındaki Fark

Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri, ısrarlı takip suçu (TCK 123/A) ile kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu (TCK 123) arasındaki ayrımdır. Her iki suç tipi de mağdurun psikolojik huzurunu korumayı amaçlasa da koruma alanı, suçun oluşum şartları ve yaptırım bakımından önemli farklılıklar içerir.

1. Korunan Hukuki Değer Bakımından Fark

Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu, bireyin günlük yaşam içindeki iç huzurunu ve sükûnetini korumayı hedefler. Burada esas olan, bir kimsenin sırf huzurunu bozmak amacıyla telefonla aramak, gürültü yapmak veya benzeri davranışlarda bulunmaktır.

Buna karşılık ısrarlı takip suçu, yalnızca huzurun bozulmasını değil, mağdurun ciddi şekilde rahatsız edilmesini ve hatta güvenlik endişesine sürüklenmesini cezalandırır. Yani TCK 123/A’da korunan hukuki değer daha geniştir: kişinin psikolojik bütünlüğü ve güvenlik algısı.

2. Suçun Unsurları Açısından Fark

TCK 123 (Huzur ve Sükûnunu Bozma):

  • Israrla telefon etme, gürültü yapma veya hukuka aykırı başka davranışlarda bulunma,

  • Sırf huzur bozma amacıyla hareket etme,

  • Mağdurun huzurunun bozulması.

Burada “özel kast” aranır; failin sırf huzur bozma amacıyla hareket etmesi gerekir.

TCK 123/A (Israrlı Takip Suçu):

  • Israrlı şekilde fiziken takip etme veya iletişim araçlarıyla temas kurmaya çalışma,

  • Süreklilik ve sistematiklik,

  • Mağdurda ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi oluşması.

Israrlı takip suçunda özel bir “huzur bozma amacı” aranmaz; eylemin objektif olarak mağdurda ciddi huzursuzluk ya da korku yaratması yeterlidir.

3. Ciddiyet ve Yoğunluk Farkı

Huzur ve sükûnu bozma suçu daha hafif nitelikteki rahatsız edici davranışları kapsar. Örneğin birkaç kez gereksiz arama yapılması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ancak ısrarlı takip suçu, daha ağır ve sistematik bir davranış biçimini ifade eder. Mağdurun evini değiştirmesine, işini bırakmasına ya da sürekli korku içinde yaşamasına yol açabilecek yoğunlukta bir eylem zinciri söz konusudur. Bu nedenle kanun koyucu 123/A maddesinde daha ağır bir yaptırım öngörmüştür.

4. Cezai Yaptırım Farkı

  • Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu (TCK 123):
    3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası.

  • Israrlı takip suçu (TCK 123/A):
    6 aydan 2 yıla kadar hapis,
    Nitelikli hallerde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis.

Görüldüğü üzere ısrarlı takip suçu cezası daha ağırdır ve nitelikli halleri ayrıca düzenlenmiştir.

5. Nitelikli Haller Bakımından Fark

TCK 123’te özel nitelikli haller düzenlenmemiştir. Buna karşılık TCK 123/A’da;

  • Çocuğa karşı işlenmesi,

  • Boşanılan veya ayrılık kararı verilen eşe karşı işlenmesi,

  • Mağdurun yaşam düzenini değiştirmesine neden olunması,

  • Uzaklaştırma kararına rağmen işlenmesi

gibi durumlar açıkça ağırlaştırıcı sebep olarak sayılmıştır.

6. Uygulamadaki Ayrım

Yargı uygulamasında temel kriter şudur:

  • Eğer eylem yalnızca rahatsız edici boyutta kalmış ve mağdurda ciddi güvenlik endişesi doğurmamışsa TCK 123 uygulanır.

  • Eğer eylem süreklilik gösteriyor, mağdurda korku ve güvenlik kaygısı yaratıyor ve yaşam düzenini etkiliyorsa TCK 123/A kapsamında ısrarlı takip suçu oluşur.

Özellikle ayrılık sonrası devam eden sistematik takip davranışları artık çoğunlukla ısrarlı takip suçu kapsamında değerlendirilmektedir.

Israrlı Takip Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Israrlı takip suçu (TCK 123/A) bakımından görevli mahkeme, genel görev kuralları uyarınca Asliye Ceza Mahkemesidir. Çünkü bu suç için öngörülen ceza miktarı (temel halde 6 ay–2 yıl, nitelikli hallerde 1–3 yıl hapis) itibarıyla ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmez. Dolayısıyla soruşturma aşamasını Cumhuriyet Savcılığı yürütür; kamu davası açılması halinde yargılama Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılır.

Yetkili mahkeme bakımından ise 5271 sayılı CMK’nın genel yetki kuralları uygulanır. Buna göre yetkili mahkeme, suçun işlendiği yer mahkemesidir. Israrlı takip suçu çoğu zaman birden fazla yerde işlenebilen bir suç niteliği taşıyabilir. Örneğin fail başka şehirde olup telefon veya sosyal medya aracılığıyla mağdura mesaj gönderiyorsa, uygulamada hem failin bulunduğu yer hem de mağdurun mesajı aldığı yer “suç yeri” olarak değerlendirilebilmektedir. Bu tür durumlarda mağdurun bulunduğu yer mahkemesi de yetkili kabul edilebilmektedir.

Özetle; ısrarlı takip suçu bakımından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi, yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Somut olayın özellikleri, özellikle bilişim yoluyla işlenen fiillerde yetki tespitinde belirleyici olmaktadır.

Israrlı Takip Suçu ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Israrlı takip suçu (TCK 123/A) bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), şartların oluşması halinde uygulanabilecek bir kurumdur. HAGB, mahkemenin sanık hakkında bir mahkûmiyet hükmü kurmasına rağmen bu hükmün hukuki sonuç doğurmasını belirli bir denetim süresi boyunca ertelemesidir. Sanık bu süre içinde kasıtlı bir suç işlemez ve yükümlülüklere uygun davranırsa, dava düşer ve mahkûmiyet kararı hiç açıklanmamış sayılır.

Israrlı Takip Suçunda HAGB Şartları

HAGB uygulanabilmesi için:

  • Sanığa verilen cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası olması,

  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,

  • Mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması,

  • Sanığın HAGB’yi kabul etmesi

gerekmektedir.

Israrlı takip suçu cezası temel halde 6 ay ile 2 yıl arasında olduğundan, çoğu dosyada HAGB teorik olarak mümkündür. Ancak suçun nitelikli halinde verilen ceza 1–3 yıl aralığında olduğundan, 2 yılı aşan mahkûmiyetlerde HAGB uygulanamaz.

Israrlı Takip Suçu Cezasının Ertelenmesi veya Adli Para Cezasına Çevrilmesi

Israrlı takip suçu (TCK 123/A) kapsamında verilen hapis cezasının ertelenmesi veya adli para cezasına çevrilmesi, belirli şartların varlığı halinde mümkündür. Ancak bu husus tamamen otomatik bir uygulama olmayıp, mahkemenin somut olayın özelliklerine göre takdirine bağlıdır.

Israrlı Takip Suçunda Cezanın Ertelenmesi

Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca, sanığa verilen hapis cezası iki yıl veya daha az süreli ise cezanın ertelenmesi mümkündür. Bu durumda mahkeme, sanığın geçmişini, sosyal ilişkilerini, yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını değerlendirerek yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varırsa hapis cezasının infazını erteleyebilir.

Erteleme kararı verilebilmesi İçin sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması

Israrlı takip suçu cezası temel halde 6 ay ile 2 yıl arasında olduğundan, çoğu dosyada erteleme hukuken mümkündür. Ancak suçun nitelikli halinde verilen ceza 2 yılı aşarsa (örneğin 2 yıl 6 ay gibi), erteleme kararı verilemez.

Erteleme halinde sanık belirli bir denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde kasıtlı bir suç işlenirse ertelenen ceza infaz edilir.

Israrlı Takip Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme

Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesine göre, bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları adli para cezasına çevrilebilir. Bu nedenle ısrarlı takip suçu bakımından verilen ceza 1 yıl veya altında ise mahkeme, hapis cezasını adli para cezasına çevirebilir.

Israrlı Takip Suçunda Mağdurun Avukat İsteme Hakkı

Israrlı takip suçu (TCK 123/A) mağdurun psikolojik güvenliğini ve kişisel huzurunu korumaya yönelik bir suç tipidir. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma sürecinde mağdurun haklarının etkin biçimde korunması büyük önem taşır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca mağdur, şikâyetçi sıfatıyla dosyaya katılabilir ve bir avukat yardımı alma hakkına sahiptir.

Eski Sevgilisini Rahatsız Etmenin Cezası

Ayrılık sonrası sürekli aramak, mesaj atmak, sosyal medya üzerinden yazmaya devam etmek ya da fiziken takip etmek gibi davranışlar, belirli şartların varlığı halinde ısrarlı takip suçu (TCK 123/A) kapsamında değerlendirilebilir. Dolayısıyla “eski sevgilisini rahatsız etmenin cezası nedir?” sorusunun cevabı, eylemin niteliğine ve yoğunluğuna göre değişir.

Eğer davranış tek seferlik veya süreklilik göstermeyen bir rahatsız etme şeklindeyse, olayın özelliğine göre kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu (TCK 123) gündeme gelebilir ve bu durumda fail hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörülür.

Ancak davranışlar:

  • Süreklilik gösteriyor,

  • Sistematik şekilde tekrar ediyor,

  • Mağdurda ciddi huzursuzluk yaratıyor,

  • Mağdurun güvenliğinden endişe etmesine neden oluyorsa,

bu durumda ısrarlı takip suçu oluşur ve fail hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilir.

Eğer eski sevgiliye yönelik ısrarlı takip;

  • Mağdurun evini veya işini değiştirmesine neden olmuşsa,

  • Hakkında uzaklaştırma kararı olmasına rağmen devam etmişse,

ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olarak uygulanır.

Ayrıca rahatsız etme sırasında tehdit, hakaret veya özel hayatın gizliliğini ihlal gibi başka suçlar işlenmişse, bu suçlardan ayrıca cezai sorumluluk doğabilir.

Sonuç olarak, ayrılık sonrası iletişim kurma ısrarı her durumda suç değildir; ancak davranışın yoğunluğu, sürekliliği ve mağdur üzerindeki etkisi ceza hukuku sınırına girip girmediğini belirler. Özellikle sistematik ve baskı oluşturucu davranışlar artık açık şekilde ısrarlı takip suçu kapsamında değerlendirilmektedir.

Israrlı Takip Suçu Beraat Kararı Hangi Durumlarda Verilir?

Uygulamada her mesaj atma ya da arama ısrarlı takip suçu sayılmaz.

Beraat kararları genellikle şu durumlarda verilmektedir:

  • Süreklilik unsurunun oluşmaması

  • Mağdurda ciddi huzursuzluk kanıtlanamaması

  • Taraflar arasında karşılıklı iletişim bulunması

  • Delil yetersizliği

Örneğin tarafların karşılıklı mesajlaşmaya devam ettiği bir durumda, tek taraflı ısrar unsuru oluşmayabilir.

Israrlı Takip Savunma Dilekçesi Örneği

……… ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE

Dosya No      : …/… E.

SANIK           : …………………

MÜDAFİİ      : Av. …………………

KONU          : TCK 123/A kapsamında isnat edilen ısrarlı takip suçu yönünden savunmalarımızın sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR

Müvekkil hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesi uyarınca ısrarlı takip suçu isnadıyla kamu davası açılmış ise de, dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı açıktır. İddianamede yer verilen anlatım, olayın bütünlüğünü yansıtmamakta; taraflar arasındaki iletişim sürecini tek taraflı şekilde yorumlamaktadır.

I. ISRAR UNSURU OLUŞMAMIŞTIR

Israrlı takip suçunun oluşabilmesi için eylemin süreklilik ve sistematiklik göstermesi gerekir. Tekil veya sınırlı sayıdaki iletişim girişimleri bu suçun oluşumu için yeterli değildir.

Dosyada yer alan mesaj kayıtları incelendiğinde;

  • İletişimin kısa bir zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği,

  • Sürekli ve sistematik bir baskı oluşturacak yoğunlukta olmadığı,

  • Taraflar arasında karşılıklı mesajlaşmaların bulunduğu

görülmektedir.

Karşılıklı iletişimin mevcut olduğu bir durumda tek taraflı “ısrar”dan söz edilemez. Müvekkilin davranışları, ayrılık sonrası duygusal tepki niteliğinde olup suç teşkil edecek yoğunlukta değildir.

II. CİDDİ HUZURSUZLUK VEYA GÜVENLİK ENDİŞESİ UNSURU YOKTUR

TCK 123/A maddesi, yalnızca rahatsızlık duygusunu değil, ciddi huzursuzluk veya güvenlikten endişe duyma sonucunu aramaktadır.

Somut olayda;

  • Müştekinin adres değiştirdiğine,

  • İşini bıraktığına,

  • Koruma talep ettiğine,

  • Psikolojik tedavi gördüğüne,

  • Kolluğa derhal başvurduğuna

dair herhangi bir somut delil bulunmamaktadır.

Müştekinin soyut beyanı dışında, objektif olarak güvenlik endişesi doğduğunu gösteren bir veri mevcut değildir. Ceza hukukunda mahkûmiyet için şüphe değil, kesin ve inandırıcı delil aranır.

III. FİİLLER TCK 123 KAPSAMINDA DAHİ DEĞERLENDİRİLEMEZ

Varsayım olarak dahi değerlendirildiğinde, müvekkilin eylemleri sistematik takip niteliğinde değildir. Fiziki takip söz konusu değildir. Mesaj içerikleri tehdit veya cebir içermemektedir. Dolayısıyla eylem ısrarlı takip suçunun ağırlaştırılmış yapısına uygun değildir.

Kanun koyucu, 123/A maddesini özellikle mağdurun güvenliğini tehdit eden sistematik davranışlar için düzenlemiştir. Bu dosyada böyle bir yoğunluk mevcut değildir.

IV. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dosyada yer alan ekran görüntülerinin;

  • Tam olup olmadığı,

  • Seçici şekilde sunulup sunulmadığı,

  • Manipülasyona açık olup olmadığı

hususları teknik olarak denetlenmemiştir. Mesaj kayıtlarının bütünlüğü incelenmeden yalnızca müştekinin sunduğu kesitlere dayanılarak mahkûmiyet kurulamaz.

Ceza muhakemesinde “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi geçerlidir. Deliller kesin, açık ve çelişkisiz olmalıdır.

V. HUKUKİ NİTELENDİRME HATASI

Taraflar arasındaki ilişki geçmişi, duygusal bağ ve iletişimin karşılıklılığı dikkate alındığında olayın ceza hukuku sınırına taşınması ölçülülük ilkesine aykırıdır.

VI. ALTERNATİF DEĞERLENDİRME (LEHE HÜKÜMLER)

Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise;

  • Müvekkilin sabıkasız oluşu,

  • Eylemin sınırlı oluşu,

  • Yargılama sürecindeki saygılı tutumu,

  • Pişmanlığı

gözetilerek;

  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK 231),

  • Cezanın ertelenmesi (TCK 51),

  • Adli para cezasına çevrilmesi (TCK 50)

hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatindeyiz.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle;

  1. Müvekkil hakkında isnat edilen ısrarlı takip suçunun yasal unsurları oluşmadığından BERAATİNE,

  2. Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise lehe hükümlerin uygulanmasına,

  3. Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına

karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.

Sanık Müdafii
Av. …………………

sikca sorulan sorular 1

Israrlı Takip Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Israrlı takip suçu cezası nedir?

Israrlı takip suçu cezası temel halde 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun çocuğa karşı, boşanılan eşe karşı işlenmesi, mağdurun yaşam düzenini değiştirmesine neden olunması veya uzaklaştırma kararına rağmen işlenmesi halinde ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olarak uygulanır.

Israrlı takip suçu şikâyete bağlı mı?

Evet. TCK 123/A uyarınca ısrarlı takip suçu şikâyete bağlıdır. Mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Süresi içinde şikâyet edilmezse soruşturma yapılamaz.

Israrlı takip suçunda şikâyetten vazgeçme ne olur?

Mağdur şikâyetinden vazgeçerse dava düşer. Ancak eylem aynı zamanda tehdit, hakaret veya başka bir suçu da oluşturuyorsa, o suçların şikâyete bağlı olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.

Eski sevgiliyi sürekli aramak ısrarlı takip suçu mudur?

Tek seferlik ya da kısa süreli aramalar suç oluşturmayabilir. Ancak aramaların süreklilik göstermesi, sistematik hale gelmesi ve mağdurda ciddi huzursuzluk yaratması halinde ısrarlı takip suçu oluşabilir.

Kaç mesaj atmak ısrarlı takip sayılır?

Kanunda belirli bir sayı yoktur. Önemli olan mesaj sayısından ziyade davranışın sürekliliği, yoğunluğu ve mağdur üzerindeki etkisidir. Mahkemeler her somut olayı ayrı değerlendirir.

Sosyal medyadan yazmak ısrarlı takip suçuna girer mi?

Evet. Instagram, WhatsApp, Facebook, e-posta gibi bilişim sistemleri aracılığıyla sürekli temas kurma çabası da TCK 123/A kapsamında değerlendirilebilir.

Israrlı takip suçunda beraat mümkün mü?

Evet. Eğer ısrar unsuru oluşmamışsa, mağdurda ciddi huzursuzluk kanıtlanamamışsa veya iletişim karşılıklıysa beraat kararı verilebilir. Delil yetersizliği halinde de mahkûmiyet kurulamaz.

Israrlı takip suçunda görevli mahkeme hangisidir?

Israrlı takip suçu Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Israrlı takip suçunda ceza ertelenir mi?

Verilen hapis cezası 2 yıl veya altında ise cezanın ertelenmesi mümkündür. Ayrıca 1 yıl veya altındaki cezalar adli para cezasına çevrilebilir. Ancak bu durum mahkemenin takdirine bağlıdır.

Israrlı takip suçu ile huzur ve sükûnu bozma suçu arasındaki fark nedir?

Huzur ve sükûnu bozma suçu daha hafif rahatsızlıkları kapsar. Israrlı takip suçu ise süreklilik gösteren ve mağdurda güvenlik endişesi yaratan daha ağır eylemleri içerir.

Uzaklaştırma kararına rağmen mesaj atmak hangi suçu oluşturur?

Uzaklaştırma kararına rağmen devam eden takip davranışları ısrarlı takip suçunun nitelikli hali kapsamında değerlendirilir ve daha ağır cezaya neden olur.

SIRADAKİ MAKALEMİZ : 

siradaki makalemiz 2

Reform Avukatlık Bürosu

Ankara Avukat - Avukat Nalan KURU ve Av. Gökhan Yılmaz tarafından kurulmuş olup, Çankaya/Ankara’da bulunan avukatlık ofisinde faaliyet göstermektedir. Reform Ankara Hukuk Bürosu özellikle kamu hukuku ve özel hukuk alanında tecrübeli kadrosuyla hukuki ihtilafların çözümü noktasında hizmet vermektedir. Mesleğimizi yapmaktayken ön yargısız bir şekilde, dürüst , şeffaf , hızlı , iletişim halinde ve sonuç odaklı hareket etmekteyiz. Reform Hukuk ve Danışmanlık Bürosu Ankara , uzun yıllara dayanan tecrübesi ile gerek ulusal gerekse uluslararası alanda faaliyet gösteren müvekkillerine hukukun birçok farklı alanında danışmanlık ve dava takibi hizmetleri veren bir hukuk bürosudur. Büromuz farklı uzmanlık alanlarında başarı göstermiş avukatlardan oluşmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu