Memura verilen uyarma cezası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/A maddesinde düzenlenen en hafif disiplin cezasıdır. Bununla birlikte cezanın özlük dosyasına işlenmesi, tekerrür uygulamasında dikkate alınabilmesi ve personelin mesleki değerlendirmelerinde karşısına çıkabilmesi nedeniyle hukuka aykırı bir uyarma cezasına süresi içinde itiraz edilmesi önemlidir. Bu yazıda uyarma cezasına itiraz, iptal davası, dava açma süresi ve cezanın özlük dosyasından silinmesi uygulamaya dönük biçimde ele alınmıştır.
Kısa cevap: Uyarma cezasına karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İdari itiraz yapılması zorunlu değildir; cezaya karşı, özel bir süre öngörülmemişse, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Somut olayda süre hesabı, tebligat ve yapılan idari başvurular birlikte değerlendirilmelidir.
| Hukuki dayanak | 657 sayılı Kanun m.125/A ve devamı |
|---|---|
| İdari itiraz | Tebliğden itibaren 7 gün |
| İtiraz mercii | Disiplin kurulu |
| İptal davası | Kural olarak tebliği izleyen günden itibaren 60 gün |
| Görevli mahkeme | İdare mahkemesi |
| Özlük dosyasından silinme | Şartları varsa 5 yıl sonra başvuru |
Şeffaflık bildirimi: Bu içerik 8 Ekim 2026 tarihinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu esas alınarak güncellenmiştir. Metin genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş veya somut olay bakımından sonuç garantisi içermez.
Memura Verilen Uyarma Cezası Nedir?
657 sayılı Kanun’un 125/A maddesine göre uyarma, memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazıyla bildirilmesidir. Bu tanımdaki “yazıyla bildirme” unsuru önemlidir. Disiplin yaptırımının hangi fiile, hangi delile ve hangi hukuki sebebe dayandığının anlaşılabilir olması gerekir.
Uyarma cezasının yaptırım bakımından en hafif disiplin cezası olması, işlemin yargısal denetim dışında kaldığı anlamına gelmez. Cezanın yetkisiz makamca verilmesi, isnadın somutlaştırılmaması, savunma hakkının kısıtlanması, sürelerin geçirilmesi veya fiille ceza arasında hukuki bağ kurulamaması hâllerinde iptal davası gündeme gelebilir.
Uyarma Cezasını Gerektiren Fiiller Nelerdir?
657 sayılı Kanun’un 125/A maddesinde uyarma cezasını gerektiren fiiller sınırlı biçimde sayılmıştır. Bunların başlıcaları şunlardır:
- Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,
- Görevle ilgili resmî belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,
- Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, görevden erken ayrılmak ya da görev mahallini terk etmek,
- Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine uymamak,
- Usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak,
- Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak,
- Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek ya da ilgisiz kalmak,
- Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak,
- Görevin iş birliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranmak.
Disiplin makamı, somut olayın bu fiillerden hangisine karşılık geldiğini gerekçeli biçimde ortaya koymalıdır. Kanunda sayılan fiillerle örtüşmeyen bir davranışın yorum yoluyla uyarma cezasına dayanak yapılması, kanunilik ve hukuki güvenlik ilkeleri bakımından tartışma yaratır.
Avukat notu: Dosya incelenirken yalnızca ceza kararına bakılması yeterli değildir. Soruşturma onayı, muhakkik görevlendirmesi, ifade ve tanık tutanakları, savunma istem yazısı, tebliğ evrakı ve disiplin amirinin yetkisi birlikte incelenmelidir. İptal gerekçesi çoğu zaman bu belgeler arasındaki çelişkilerden ortaya çıkar.
Uyarma Cezasını Kim Verir?
657 sayılı Kanun’un 126. maddesi uyarınca uyarma cezası disiplin amirleri tarafından verilir. Disiplin amirinin kim olduğu, memurun çalıştığı kurumun teşkilat yapısı ve ilgili disiplin amirleri düzenlemelerine göre belirlenir. Kararın yetkisiz bir makam tarafından verilmesi, işlemi yetki unsuru yönünden hukuka aykırı hâle getirebilir.
Uyarma Cezasında Savunma Hakkı
Anayasa’nın 129. maddesi ile 657 sayılı Kanun’un 130. maddesi uyarınca memurun savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Savunma isteminde isnat edilen fiil, olay tarihi ve savunmaya esas olabilecek hususlar yeterince açık gösterilmelidir. Memura savunmasını hazırlayabilmesi için yedi günden az süre verilemez.
Sadece şeklen bir savunma istem yazısı gönderilmesi her durumda yeterli değildir. Memurun neyle suçlandığını anlayamadığı, delillere cevap verme imkânı bulamadığı veya savunma süresi dolmadan karar verildiği hâllerde savunma hakkının etkili biçimde kullandırılmadığı ileri sürülebilir.
Uyarma Cezasında Zamanaşımı Süresi
657 sayılı Kanun’un 127. maddesine göre uyarma cezasını gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmalıdır. Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde disiplin cezası verilmemişse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Bir aylık sürenin başlangıcı belirlenirken yetkili disiplin amirinin fiili bütün unsurlarıyla ne zaman öğrendiği önem taşır. Bu nedenle öğrenme tarihinin dosyadaki evrakla belirlenmesi gerekir; varsayımsal bir tarih üzerinden hesaplama yapılması sağlıklı değildir.
Memura Verilen Uyarma Cezasına İtiraz Nasıl Yapılır?
657 sayılı Kanun’un 135. maddesi uyarınca disiplin amiri tarafından verilen uyarma cezasına karşı disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtiraz süresi, cezanın ilgiliye tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezası idari yönden kesinleşir.
İtiraz dilekçesinde ceza kararının tarih ve sayısı, tebliğ tarihi, isnat edilen fiil, savunma sürecindeki eksiklikler ve işlemin neden hukuka aykırı olduğu açıkça belirtilmelidir. İtiraz mercii, dosyanın kendisine ulaşmasından itibaren 30 gün içinde karar vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde disiplin amiri kararı yeniden değerlendirerek cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir.

Yetki, şekil, sebep, konu veya maksat unsurlarından birindeki hukuka aykırılık, disiplin cezasının kaldırılmasını ya da yargı kararıyla iptalini gerektirebilir. Süreç hakkında ayrıntılı açıklamalar için disiplin cezasına itiraz ve iptal davası başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Önemli: Yedi günlük idari itiraz ile 60 günlük dava açma süresi aynı şey değildir. İdari itiraz zorunlu dava şartı değildir. Bununla birlikte yapılan başvurunun dava süresine etkisi, başvurunun tarihi ve hukuki niteliği esas alınarak ayrıca hesaplanmalıdır.
Uyarma Cezasına İtiraz Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?
İtiraz dilekçesi somut dosyaya göre hazırlanmalıdır. Genel olarak aşağıdaki bilgilere yer verilmesi gerekir:
- İtiraz eden memurun kimlik, görev ve iletişim bilgileri,
- İtiraz edilen kararın tarih ve sayısı ile tebliğ tarihi,
- Olayın kronolojik ve kısa özeti,
- İsnadın neden gerçekleşmediği veya hukuken uyarma cezasını oluşturmadığı,
- Yetki, savunma, soruşturma ve tebligat yönünden usul eksiklikleri,
- Zamanaşımı ve süre itirazları,
- Lehe olan belge, yazışma ve tanıkların açıklanması,
- Cezanın kaldırılması yönündeki açık sonuç ve talep.
Hazır bir dilekçenin yalnızca isim ve tarihleri değiştirilerek kullanılması, dosyaya özgü hukuka aykırılıkların gözden kaçmasına yol açabilir. Dilekçenin soruşturma dosyasıyla birlikte hazırlanması daha sağlıklı olacaktır.
Uyarma Cezasının İptali Davası
Uyarma cezası kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlemdir. Bu nedenle cezaya karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Mahkeme; işlemi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden denetler. Disiplin amirinin hukuka uygun biçimde belirlenmemesi yetki; savunmanın alınmaması şekil; isnat edilen fiilin kanıtlanmaması sebep; fiille yaptırım arasında hukuki uyumsuzluk bulunması ise konu unsuru bakımından iptal nedeni olabilir.
Mahkeme disiplin amirinin yerine geçerek yeni bir ceza tayin etmez. Yargısal denetim, idarenin işleminin hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine yöneliktir. Bu nedenle dava dilekçesinde sadece olayın anlatılması değil, işlemin hangi unsurunun hangi nedenle hukuka aykırı olduğunun gösterilmesi gerekir.
Uyarma Cezasının İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Dava, görevli idare mahkemesinde açılır. Kamu görevlilerine ilişkin uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme belirlenirken 2577 sayılı Kanun’un kamu görevlileriyle ilgili özel yetki hükümleri dikkate alınır. Görev yeri, eski görev yeri ve işlemin niteliği somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Yanlış mahkemede dava açılması dosyanın görev veya yetki yönünden gönderilmesine ve zaman kaybına neden olabilir. Özellikle görev yeri değişen ya da görevle ilişiği kesilen personel bakımından yetki incelemesi dikkatle yapılmalıdır. İdari uyuşmazlığın kapsamına göre memur davalarına bakan avukat desteği alınması, dava süresinin ve görevli mahkemenin doğru belirlenmesine yardımcı olabilir.
Uyarma Cezasının İptali Davasında Dava Açma Süresi
2577 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre özel bir süre öngörülmeyen hâllerde idare mahkemesinde dava açma süresi 60 gündür. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tebliğ belgesi bu nedenle dosyanın en önemli evraklarından biridir.
İdari itirazda bulunulmuşsa dava süresinin hesabı başvurunun niteliğine, başvuru tarihine ve verilen cevaba göre yapılmalıdır. Hak kaybı yaşamamak için yedi günlük itiraz süresi ile 60 günlük dava süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
Avukat notu: Süre hesabında karar tarihi değil, kural olarak usulüne uygun yazılı tebliğ tarihi esas alınır. Ancak elektronik tebligat, idari itiraz ve tebellüğ belgesindeki eksiklikler süre başlangıcını etkileyebilir. Dosyaya özgü süre hesabı yapılmadan son gün varsayımıyla hareket edilmemelidir.
Uyarma Cezası Sicilden Nasıl Silinir?
657 sayılı Kanun’un 133. maddesine göre disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Uyarma cezası alan memur, cezanın uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra atamaya yetkili amire başvurarak cezanın özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. Silme işlemi kendiliğinden gerçekleşmez; yazılı başvuru gerekir.
Yetkili makam, memurun bu süre içindeki davranışlarının isteği haklı kılacak nitelikte olup olmadığını değerlendirir. Şartları oluşmasına rağmen talebin gerekçesiz veya hukuka aykırı biçimde reddedilmesi, ayrıca idari başvuru ve iptal davasına konu olabilir. Başvurunun şartları ve sonuçları, memur disiplin cezasının sicilden silinmesi başlıklı incelememizde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Uyarma Cezası Hangi Hâllerde İptal Edilebilir?
| Denetim unsuru | Örnek hukuka aykırılık |
|---|---|
| Yetki | Cezanın yetkili disiplin amiri dışında bir makam tarafından verilmesi |
| Şekil | Savunma hakkının kullandırılmaması veya kararın yeterli gerekçe taşımaması |
| Sebep | İsnat edilen fiilin somut, güvenilir ve yeterli delille kanıtlanmaması |
| Konu | Fiil ile uygulanan yaptırım arasında hukuki uyumsuzluk bulunması |
| Maksat | Disiplin yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında kullanılması |
Uyarma Cezası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Uyarma cezasına kaç gün içinde itiraz edilir?
İdari itiraz süresi, kararın tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren yedi gündür.
Uyarma cezasına karşı doğrudan dava açılabilir mi?
Evet. İdari itiraz zorunlu dava şartı değildir. Bununla birlikte dava süresi ve varsa yapılan başvuruların süreye etkisi somut olayda ayrıca hesaplanmalıdır.
Uyarma cezası için dava açma süresi kaç gündür?
Özel bir süre bulunmadığı durumda, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür.
Savunma alınmadan uyarma cezası verilebilir mi?
Hayır. Memurun savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Savunmanın yalnızca şeklen değil, etkili biçimde kullandırılması gerekir.
Uyarma cezası özlük dosyasından kendiliğinden silinir mi?
Hayır. Uyarma cezasının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra atamaya yetkili amire yazılı başvuru yapılması gerekir.
Uyarma cezası memurun görevine son verilmesine yol açar mı?
Uyarma cezası tek başına memuriyetten çıkarma sonucu doğurmaz. Bununla birlikte özlük dosyasına işlenmesi ve tekerrür hükümleri bakımından sonuçları olabilir.
Sonuç
Memura verilen uyarma cezası en hafif disiplin yaptırımı olmakla birlikte, hukuka aykırı bir işlemin özlük dosyasında bırakılması doğru değildir. Tebliğ belgesi alındıktan sonra soruşturma dosyası, savunma istemi, deliller, disiplin amirinin yetkisi ve zamanaşımı birlikte incelenmelidir. İdari itiraz ve iptal davası sürelerinin kaçırılmaması, sonraki aşamalarda oluşabilecek hak kayıplarının önlenmesi bakımından belirleyicidir.
Somut dosyanızın değerlendirilmesi ve hukuki süreç hakkında bilgi almak için Reform Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu: m.125, 126, 127, 128, 130, 133 ve 135.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu: m.2, 7, 11 ve 33.
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: m.129.
Bu içeriğin yazarı ve hukuki denetleyicisi
Kurucu Avukat · Reform Hukuk Bürosu
- Ankara 2 No'lu Barosu
- Sicil No: 3148
- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Yenimahalle / Ankara
Av. Gökhan YILMAZ , Reform Hukuk Bürosu'nun kurucu avukatıdır. Ankara 2 No'lu Barosuna 3148 sicil numarasıyla kayıtlı olup askerî hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.
Uzmanlık alanları
- Askerî Hukuk
- İdare Hukuku
- Yükseköğretim Hukuku
- Ceza Hukuku







