Emsal Kararlarİdare Hukuku

İdari Para Cezasına İtiraz ve İdari Para Cezasının İptali

Güncel 2024

İdari Para Cezasına İtiraz ve İdari Para Cezasının İptali ; İdari para cezalarına itiraz, kanunlar çerçevesinde kamu kurumları tarafından kabahatin karşılığı olarak verilen idari para cezalarının iptali için yine kanunlar çerçevesinde cezanın iptali için başvuru yapmak anlamına gelmektedir.

İdari para cezaları, idarenin tesis ettiği işlemlerden biridir. Bir idari işlem olması vesilesiyle de idari para cezalarına yönelik açılan davalar idari para cezalarının iptali davası niteliğindedir. İdari işlemin iptali davası yetkili idare mahkemelerinde belirli bir süre içinde açılmak zorundadır. Bununla beraber idari para cezaları bakımından itiraz yolları da öngörülmüştür. İşte bu itirazların nerelere ve nasıl yapılacağı farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle ayrı ayrı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Genelde vatandaşların kabahat niteliğindeki davranışlarına verilen idari para cezaları bu anlamda Kabahatler Kanunu ile de bağlantılıdır.

İdari Para Cezasına İtiraz ve İdari Para Cezasının İptali
İdari Para Cezasına İtiraz ve İdari Para Cezasının İptali

İdari Para Cezası Nedir?

İdari para cezası, vatandaşların kabahat niteliğindeki davranışlarına verilen cezalardır. Caydırıcılık bakımından hem adli para cezalarından hem de hapis cezalarından daha alt seviyededir. İdari para cezasının türü maktu veya nispi olabilmektedir. Genelde Kabahatler Kanunu’nda belli bir alt sınır ve üst sınır arasında kabahatlere uygulanacak idari para cezaları kabahatin ağırlık ve niteliğine göre değişebilmektedir. Bununla beraber kabahati gerçekleştiren vatandaşın kusur oranı da belirleyici etkenlerden biridir.

İdari para cezası, idari makamlarca tesis edilen bir tür idari işlemdir. İdari işlem olması sebebiyle idari para cezaları, idari yargıda iptal davasına konu edilebilmektedir. Bununla beraber idari para cezaları bakımından itiraz yolları da bazı durumlarda öngörülmüş durumdadır. Her idari para cezasının ayrı bir itiraz mercii ve yolu vardır. Bu nedenle genel bir değerlendirme yapmak zor olabilir. Ancak uygulamada pek çok idari para cezası bakımından Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edildiği görülmektedir.

İdari Para Cezasına İtiraz

İdari para cezalarına itiraz Kabahatler Kanunu’nda öngörülmüş bazı başvuru yolları mevcuttur. Buna göre idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir. O halde işlenen bir kabahatten dolayı tesis edilen idari para cezasının kesinleşmesi için idari para cezası kararının tebliğ veya yüze okunmasından sonraki 15 gün içerisinde sulh ceza mahkemesine itiraz başvurusu yapılmalıdır. Aksi takdirde idari para cezası kesinleşmiş olacaktır. İdari para cezasının kesinleşmesinin ardından ise idari para cezasından kurtulmanın tek yolu olarak idari işlemin iptali davası açılması gerekecektir.

Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir. Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir. Başvuru dilekçesinde, idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.

Bununla beraber bu yolla yapılan başvurunun reddedilmesi durumunda Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca 7 gün içerisinde itiraz yoluna gidilebilir. Bu yolun sonucunda itiraz reddedilir veya kabul edilir. Her iki durum bakımından farklı sonuçlar meydana gelecektir. Bazı idari para cezalarına karşı ise öncelikle ilgili kurum nezdinde itiraz edilmesi gerekebilir. Sözgelimi SGK tarafından kesilen bir para cezasında öncelikle 15 gün içerisinde İdari Para Cezası Komisyonu’na başvuru yapılmalıdır. Yapılan itirazların sonucunda şayet itiraz kabul edilmişse idari para cezası kesinleşmemiş olur ve ortada bir problem kalmaz. Şayet itiraz reddedilmişse idari para cezası kesinleşmiş olur ve bunun sonucunda idari para cezası artık dava yoluna götürülebilir.

İdari Para Cezası İptal Davası

Yukarıda da belirtildiği üzere idari para cezası kesilmesi idarelerce tesis edilen bir tür idari işlemdir. Bu nedenle yapılan itirazın sonuçsuz kalması veya reddedilmesi durumunda ilgili para cezası artık dava yoluna götürülebilecektir. İdari işlemin iptali davasıyla aynı özellikleri gösteren bu davalarda, kesilen para cezasının bir unsurunda sakatlık olduğu ispat edilmelidir. Diğer bir ifadeyle kesilen idari para cezası bir idari işlem olması sebebiyle, diğer idari işlemlerin taşıdığı yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarını taşımak zorundadır. Şayet bu unsurlardan birinde dahi sakatlık mevcutsa o idari para cezası sakat hale gelecek ve geçerliliğini kaybedecektir.

Örnek vermek gerekirse idari para cezası kesmeye yetkili olmayan idari makam tarafından kesilen idari para cezası yetki unsurunda sakatlık barındırmaktadır ve bu nedenle yetki unsuru bakımından hukuka aykırıdır. Keza idari para cezasının usulen yanlış kesilmesi, miktarının fazla olması gibi durumlarda da şekil ve sebep unsurlarında sıkıntılar mevcuttur. Bu sıkıntılar sebebiyle ilgili idari para cezasının yani ilgili idari işlemin iptal edilmesi gerekmektedir.

İdari Para Cezası Görevli Ve Yetkili Mahkeme

İdari para cezaları bakımından açılacak iptal davalarında görevli mahkeme İYUK hükümleri gereğince idare mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise idari para cezasını tesis eden kurumun bulunduğu yer mahkemesidir. O halde kesinleşen bir idari para cezasının iptali için açılacak dava, idari para cezasını kesen kurumun bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılmalıdır. Aksi takdirde mahkemeye verilen dilekçe görev veya yetki bakımından reddedilecek ve dilekçe görevli veya yetkili mahkemeye gönderilecektir. Bu da zaman kaybı ve masraf anlamına gelmektedir. O nedenle bu tür davalarda alanında uzman bir avukatla çalışılması daha doğru olacaktır.

İdari Para Cezası Zamanaşımı

İdari para cezalarına itiraz zamanaşımı bakımından, 15 günlük süre öngörülmüştür. Buna göre idari para cezasının tesis edilmesinin ardından 15 gün içerisinde yukarıda anlatılan usulde ve yerde itiraz başvurusu yapılmalıdır. Bu itirazın reddedilmesinin ardından dava yoluna gidilecekse de genel dava açma süresi olan 60 gün içerisinde dava yoluna gidilmelidir. Pek tabii ki yapılan itiraz başvuruları dava açma süresini durduracaktır.

Covid-19 İdari Para Cezaları İptal Edildi Mi?

Covid-19 Pandemi döneminde sokağa çıkma ve sair kısıtlamalar gerekçesiyle pek çok vatandaşa idari para cezası kesilmişti. Bakanlık genelgesiyle getirilen bu kısıtlama hukuka aykırı olduğu gibi, kesilen para cezaları da gerekçeleri hukuka aykırı olduğu için hukuka aykırı durumdaydı. Hukuka aykırılığı bu kadar bariz olan idari para cezalarının bir kısmı idare mahkemelerinde dava yoluna götürüldü ve iptal ettirildi. Bunun üzerine idari para cezasını kesen kurumlar idari para cezalarını silmeye, diğer bir ifadeyle geri almaya başladı. O nedenle Covid-19 Pandemi döneminde kesilen idari para cezalarının silinmeye başlandığı söylenebilir. Şayet böyle bir durum varsa ve hakkınızda o dönem tesis edilen idari para cezası silinmemişse dava yoluna gitmeniz ve bunun için de hukuki danışmanlık almanız gerekebilir.

İdari Para Cezaları Emsal Kararlar

Danıştay Kararı – 10. D., E. 2012/1133 K. 2015/5568 T. 7.12.2015
“Olayda ise, 5.834.306,94.-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Kabahatler Bürosu kararına karşı 11/3/2009 tarihinde İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin Değ. İş 2009/251 sayısına kayden dava açıldığından ve ödeme emrinin düzenlendiği 16/10/2009 tarihi itibariyle henüz bir karar verilmediğinden, bu aşamada kesinleştiğinden söz etme olanağı bulunmayan para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık; Mahkemece, dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan idari yaptırım kararına karşı açılan davada, İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 7/12/2009 tarih ve D.İş No.2009/251, D.İş Karar No.2009/274 sayılı kararı ile, idari yaptırım kararının iptaline karar verildiğinden, idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle verilen iptal kararında ise sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”

Danıştay Kararı – 15. D., E. 2011/2654 K. 2012/2475 T. 24.4.2012
“İdare Mahkemesi’nce, 2008-2009 Eğitim-Öğretim yılı için yapılan ihaleyi kazanan şirket ile İlçe Özel İdaresi arasında imzalanan sözleşme uyarınca şirketin yüklenici olarak almış olduğu taşıma işinin tamamını veya bir kısmını alt yüklenicilere yaptıramayacağı, araçlarda çalıştırılacak şoförlerin Sosyal Güvenlik Kurumuyla ilgili her türlü işlemlerin yükleniciye ait olduğu, bu nedenle alt işveren konumunda bulunmayan davacı hakkında araçta çalıştırılan şoföre ve işyerine ilişkin bildirimleri yapmadığı belirtilerek verilen idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmişse de; davacıyla anılan şirket arasındaki sözleşmenin ya da şirketle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasındaki sözleşme hükümlerinin özel hukuk kuralları çerçevesinde tarafları ilgilendirdiği, bu yönüyle Sosyal Güvenlik Kurumu açısından bağlayıcılığının bulunmadığı açıktır. Bu durumda, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, kendisine ait araçta şoför çalıştıran davacı hakkında verilen idari para cezasını, özel hukuk hükümleri uyarınca düzenlenen sözleşme maddeleri esas alınarak iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.”

Danıştay Kararı – 13. D., E. 2011/186 K. 2012/2741 T. 6.11.2012
“Dava dosyasının incelenmesinden; bayilik lisansı sahibi olan davacı şirkete ait otogaz istasyonunda 5307 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca yapılan denetimler sonucu düzenlenen 05.02.2010 tarihli tutanak ile aparatsız şekilde tüp dolumu yapıldığının tespit edildiği, diğer taraftan davacı şirkete ait otogaz istasyonunda 13.03.2007 ve 23.10.2007 tarihlerinde yapılan denetimlerde LGP tüpü dolumu yaptığının saptanması nedeniyle sırasıyla 25.12.2008 tarih ve 1912/35 sayılı ve yine 25.12.2008 tarih ve 1912/36 sayılı Kurul kararlarıyla idari para cezaları verildiğinden bahisle tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır. 5307 sayılı Kanun’un 16. maddesinin son fıkrası uyarınca tekerrür nedeniyle para cezası miktarının iki kat olarak uygulanabilmesi için, fiilin, işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçmeden aynı kişi tarafından tekrar işlenmesi gerektiği ve tekerrüre esas alınması gereken tarihin, cezai işlemin uygulandığı tarih değil, fiilin işlendiği tarih olduğu açıktır.”

Sıradaki Makalemiz: Ankara Kira Avukatı

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu