Erlerin Vazife Malullüğü Davaları Nasıl Açılır?
Erlerin vazife malullüğü davaları nasıl açılır? Askerlik hizmeti sırasında veya hizmetin sebep ve etkisiyle oluşan hastalık, yaralanma ya da ölüm nedeniyle yapılan başvuru SGK tarafından reddedildiğinde, ret işleminin iptali için görevli idare mahkemesinde dava açılabilir. Erlerin vazife malullüğü davaları bakımından olayın yalnızca kışlada gerçekleşmesi yeterli olmadığı gibi, her dosyada doğrudan bir emir belgesi bulunması da şart değildir. Asıl inceleme; askerlik hizmeti, zarar ve bu ikisi arasındaki nedensellik bağı üzerinde yapılır.
Erlerin Vazife Malullüğü Davaları Nasıl Açılır?
Kısa cevap
Yükümlü er veya erbaşın rahatsızlığı ya da yaralanması askerlik görevi sırasında ve görevin sebep veya etkisiyle doğmuşsa vazife malullüğü gündeme gelir. SGK başvurusunda olay ile hizmet arasındaki bağın sağlık kayıtları, birlik belgeleri ve diğer delillerle gösterilmesi; ret halinde ise tebliğ tarihi geçirilmeden doğru dava türünün seçilmesi gerekir.
Erlerin vazife malullüğü davaları, önce olayın tabi olduğu özel sosyal güvenlik rejiminin belirlenmesi, ardından SGK’ya belgeli başvuru yapılması ve ret işlemine karşı süresinde dava açılmasıyla yürütülür. Yükümlü er ve erbaşlar yönünden 5434 sayılı Kanun’un 56. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 18. maddesi birlikte değerlendirilmelidir.
Başlangıç noktası olayın tarihini, yerini ve askerlik hizmetiyle bağlantısını gösteren kayıtları toplamaktır. Birlik olay tutanağı, revire ilk başvuru kaydı, hastane epikrizi, sağlık kurulu raporu, sevk belgesi, terhis belgesi, izin evrakı ve varsa ceza soruşturması dosyası birlikte incelenir. Belgelerden biri bulunmuyorsa dava otomatik olarak kaybedilmiş sayılmaz; mahkemeden belgenin ilgili idareden istenmesi talep edilebilir.
- Statü ve hukuki dayanak belirlenir. Kişinin yükümlü er veya erbaş olup olmadığı, olayın silah altında, sevk sırasında ya da terhis yolunda gerçekleşip gerçekleşmediği saptanır.
- Tıbbi süreç dosyalanır. Rahatsızlığın ilk belirtileri, tedavi seyri, malullük durumu ve hizmete elverişlilik kararları kronolojik biçimde sıralanır.
- SGK’ya başvuru yapılır. Talep yalnız aylık bağlanması şeklinde değil, olayın vazife malullüğü kapsamında kabulü ve buna bağlı hakların tesis edilmesi biçiminde açıkça kurulmalıdır.
- Ret gerekçesi incelenir. Ret; hastalığın bünyesel olduğu, olayın görevden doğmadığı, malullük bulunmadığı veya yeterli belge sunulmadığı gerekçelerinden birine dayanabilir.
- İptal davası açılır. Tebliğ tarihi, görevli ve yetkili mahkeme, dava süresi ve istenecek işlemler dosyaya göre belirlenir.
Uygulamada ilk kontrol
SGK kararının tebliğ tarihi ile olayın gerçekleştiği tarih aynı hukuki işlevi görmez. İptal davasının süresi çoğu kez ret kararının usulüne uygun tebliğinden başlar. Ayrıca olay nedeniyle idareden maddi veya manevi tazminat istenecekse, tam yargı davasına ilişkin süreler ayrı değerlendirilir.
SGK Başvurusu Nereye ve Nasıl Yapılır?
Başvuru, vazife malullüğü işlemlerini yürüten Sosyal Güvenlik Kurumu birimine yapılır. Dilekçede olayın tarihi, birlik bilgisi, tanı, tedavi kurumları ve askerlik hizmetiyle bağlantı açık bir zaman sırasıyla anlatılmalıdır. Yalnızca “askerde hastalandım” demek yerine hangi tarihte hangi belirtiyle revire başvurulduğu ve sonrasında hangi raporların düzenlendiği gösterilmelidir.
Dilekçenin evrak kayıt numarası alınmalı, ekler listelenmeli ve gönderilen belgelerin bir örneği saklanmalıdır. Başvuruya cevap verilmemesi halinde zımni ret süresi ile dava açma süresi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde somut dosyaya göre hesaplanmalıdır.
Hangi Belgeler Dosyada Bulunmalıdır?
- Askerliğe giriş muayenesi ve askerliğe elverişlilik kaydı
- Birlik reviri, asker hastanesi ve sivil sağlık kuruluşu kayıtları
- Epikrizler, görüntüleme sonuçları ve sağlık kurulu raporları
- Olay, kaza, nöbet, tatbikat veya disiplin tutanakları
- Sevk, izin, hava değişimi ve terhis belgeleri
- Tanık anlatımları ve varsa kamera, telefon ya da araç kayıtları
- Ceza veya idari soruşturma dosyasındaki raporlar
- SGK başvurusu, kurum yazışmaları ve ret kararının tebliğ belgesi
Silah kazası, komutan ihmali veya ayrıca ceza soruşturmasına konu bir olay varsa sosyal güvenlik dosyası ile ceza dosyasının aynı olguları farklı amaçlarla değerlendirdiği unutulmamalıdır. Böyle bir uyuşmazlıkta askeri avukat iletişim sayfasındaki açıklamalar, askeri ceza süreci ile idari başvuru arasındaki ayrımı anlamaya yardımcı olabilir.
Erlerin Vazife Malullüğü Şartları Nelerdir?
Yükümlü bir erin vazife malulü sayılabilmesi için mevzuatın aradığı malullük halinin sağlık yönünden saptanması ve bu durumun askerlik görevi sırasında, görevin sebep veya etkisiyle doğması gerekir. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu m.56, silah altında bulunulan dönem yanında celp ve terhis sevklerini de özel olarak düzenler. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu geçici m.18 ise bu özel rejimin uygulanmasını sürdürür.
| İncelenen unsur | Mahkemenin baktığı temel konu |
|---|---|
| Zaman bağı | Hastalık, yaralanma veya ölüm silah altında, sevk sırasında ya da Kanun’un kapsadığı başka bir aşamada mı gerçekleşti? |
| Nedensellik bağı | Askerlik koşulları zararı doğurdu mu, ağırlaştırdı mı veya ortaya çıkmasını hızlandırdı mı? |
| Sağlık durumu | Yetkili sağlık kurulu, mevzuatta aranan malullük halini ve derecesini tespit etti mi? |
| Dışlama nedeni | Olay, Kanun’da sayılan yasak davranışlardan veya kişisel amaçlı bir eylemden mi doğdu? |
| Delil bütünlüğü | Giriş muayenesi, ilk şikâyet tarihi, birlik koşulları ve tedavi süreci birlikte ne gösteriyor? |
Askerlik hizmeti ile zarar arasındaki ilişki yalnız doğrudan kazalarda kurulmaz. Uzun süreli saha koşulları, hijyen eksikliği, ağır eğitim, geciken tedavi veya hizmet sırasında ortaya çıkan bir enfeksiyon da tıbbi ve hukuki nedensellik incelemesine konu olabilir. Bu nedenle “hastalık bünyeseldir” biçimindeki genel bir kabul, dosyadaki sağlık geçmişi araştırılmadan tek başına yeterli sayılmamalıdır.
Vazife malullüğünü engelleyebilen haller
Keyif verici içki veya madde kullanımı, mevzuata ve emirlere aykırı hareket, yasak fiil, intihara teşebbüs ya da kendisine veya başkasına menfaat sağlama veya zarar verme amacıyla gerçekleşen olaylar vazife malullüğü dışında değerlendirilebilir. Ancak bu istisnaların uygulanması, somut olayın delilleriyle gerekçelendirilmelidir.
Er Vazife Malullüğü Aylığı Talebi Nedir?
Er vazife malullüğü aylığı talebi, yükümlü er veya erbaşın askerlik hizmetiyle bağlantılı malullüğünün kabul edilmesi ve 5434 sayılı Kanun m.56 uyarınca aylık bağlanması istemidir. Maddeye göre aylık hesabında öğrenim durumuna bağlı olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.36’daki giriş derece ve kademe tutarı esas alınır ve bu tutarın yüzde 70’i üzerinden işlem yapılır. Daha önce devlet memuriyetinde bulunmuş kişiler için Kanun’daki özel karşılaştırma kuralı uygulanır.
Bu yüzde, kişinin eline geçecek güncel net aylığı tek başına göstermez. Gösterge ve katsayılar, malullük derecesi, olayın 2330 veya 3713 sayılı Kanun kapsamına girip girmediği ve ek ödeme hükümleri ayrı ayrı incelenir. İnternetteki tek bir rakamın bütün dosyalara uygulanması bu nedenle yanıltıcıdır.
6. Derece Vazife Malulü Olanların Hakları Nelerdir?
Altıncı derece, vazife malullüğü derecelendirmesindeki bir sınıftır; başvurunun reddedildiği anlamına gelmez. Bu dereceye karar verilen kişi, tabi olduğu kanuni rejime göre vazife malullüğü aylığı ve olayın niteliğine bağlı ek haklardan yararlanabilir. 5434 sayılı Kanun m.55’te altıncı derece için yüzde 15 zam oranı düzenlenmiş olmakla birlikte, yükümlü erlerin aylık hesabında m.56’daki özel kural ile varsa özel kanunlar birlikte okunmalıdır.
Altıncı dereceye ilişkin kesin ödeme tutarı yalnız derece bilgisiyle hesaplanamaz. Karar tarihi, öğrenim durumu, güncel katsayı, 2330 sayılı Kanun veya 3713 sayılı Kanun bağlantısı ve Kurumun ödeme kalemleri görülmeden net tutar söylenmemelidir.
Askerliğe Elverişli Raporu ve Sonradan Çıkan Hastalıklar
Askerliğe girişte elverişli raporu bulunan bir kişide hizmet sırasında ağır bir hastalık ortaya çıkması, davanın en önemli delil başlıklarından biridir. Bu kayıt hastalığın mutlaka askerlikten doğduğunu tek başına kanıtlamaz. Buna karşılık, önceden var olduğu söylenen rahatsızlığın hangi tıbbi veriye dayandığının ve hizmet koşullarının hastalığı başlatıp başlatmadığının araştırılmasını zorunlu kılar.
Danıştay 12. Dairesinin 17.11.2021 tarihli, E.2018/5510 ve K.2021/5875 sayılı kararında, askerliğe elverişli şekilde hizmete başlayan kişi yönünden aksini gösteren bir tespit bulunmadığında hizmet sırasında oluşan hastalığın görevle bağlantısına ağırlık verilmiştir. Danıştay 12. Dairesinin 26.09.2024 tarihli, E.2024/2868 ve K.2024/3801 sayılı kararında ise tüberkülozun hizmetten önce bulunup bulunmadığı ile askerlik koşullarının hastalığa etkisinin araştırılması gerektiği, eksik incelemeyle ret kararı verilemeyeceği belirtilmiştir.
Örnek olay
Askerliğe elverişli raporuyla birliğe katılan bir erin saha eğitimi döneminde sürekli ateş ve solunum şikâyeti yaşadığını, birkaç revir kaydından sonra hastaneye sevk edildiğini düşünelim. Dosya yalnız son tanıya bakılarak değil; giriş muayenesi, ilk belirti tarihi, barınma koşulları, geciken sevk iddiası ve uzman görüşü birlikte değerlendirilerek çözümlenir.
Sevk, İzin ve Terhis Yolundaki Kazalar Kapsama Girer mi?
5434 sayılı Kanun m.56, yükümlü erleri yalnız kışla içindeki olaylarla sınırlamaz. Celp ve terhis için yapılan sevkler, serbest sevkler dahil olmak üzere, hükümde açıkça yer alır. Yolculuğun askeri hizmetle bağlantısı, izlenen güzergâh, süre ve kişisel sapma bulunup bulunmadığı somut olayda araştırılır.
İzin sırasında meydana gelen her kaza kendiliğinden vazife malullüğü sayılmaz. Bununla birlikte izne gönderilme, birliğe dönüş veya resmi sevk sürecindeki yolculuklarda hizmet bağı tamamen yok kabul edilemez. Eski AYİM kararlarında ilk katılış sevki ve izin dönüşü kazaları bakımından koruyucu yorum örnekleri bulunur. Bugün değerlendirme idari yargıda ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yapılır.
Erlerin Vazife Malullüğü Davalarında Deliller Nasıl Değerlendirilir?
Bu davalarda tek bir belge nadiren bütün uyuşmazlığı çözer. Mahkeme, sağlık dosyasını, birlik kayıtlarını ve olayın günlük akışını birlikte değerlendirir. Özellikle olay tutanağının hiç tutulmaması veya sağlık kaydının geç oluşturulması halinde, idarenin kendi kayıt eksikliğinden yararlanıp yararlanamayacağı tartışılır.
Danıştay 12. Dairesinin 11.12.2023 tarihli, E.2023/4260 ve K.2023/6501 sayılı kararında spor yaralanmalarında her zaman resmi kayıt bulunmamasının hayatın olağan akışı içinde değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Buna karşılık Danıştay 12. Dairesinin 26.01.2022 tarihli, E.2019/4367 ve K.2022/150 sayılı kararının çoğunluk görüşü somut görev bağlantısını yeterli bulmamış, karşı oy ise birlik soruşturmasının yapılmamasının başvurucu aleyhine yorumlanamayacağını vurgulamıştır.
Bilirkişi İncelemesi Ne Zaman Gerekir?
Hastalığın askerlikten önce var olup olmadığı, hizmet koşullarının rahatsızlığı tetikleyip tetiklemediği veya geciken tedavinin zararı artırıp artırmadığı tıbbi uzmanlık gerektiriyorsa bilirkişi incelemesi istenebilir. Bilirkişiye yalnız “vazife malulü müdür?” diye hukuki sonuç sorulmamalı; hastalığın başlangıcı, seyri ve hizmet koşullarıyla tıbbi bağlantısı ayrı sorularla açıklattırılmalıdır.
Ceza soruşturmasında alınan kusur raporu da önem taşır, fakat sosyal güvenlik uyuşmazlığını tek başına sonuçlandırmaz. Danıştay 12. Dairesinin 15.02.2022 tarihli, E.2018/5518 ve K.2022/509 sayılı kararında, komutanlar hakkında yürütülen ceza sürecinin ve ihmal iddiasının araştırılmadan karar verilmesi eksik inceleme olarak görülmüştür.
Erlerin Vazife Malullüğü Emsal Kararları
Emsal kararlar, olayın hangi yönlerinin hukuken belirleyici olduğunu gösterir. Yine de karar numarasının başka bir dilekçeye eklenmesi tek başına yeterli değildir. Tıbbi durum, olayın gerçekleşme biçimi, askerlik statüsü ve deliller benzer değilse aynı karar farklı sonuca götürebilir.
| Karar | Uyuşmazlık | Karardan çıkan ilke |
|---|---|---|
| Danıştay 12. Daire 17.11.2021 E.2018/5510, K.2021/5875 |
Hizmet sırasında ortaya çıkan hastalık | Girişte askerliğe elverişli olan kişi yönünden, aksini gösteren tıbbi veri yoksa hizmetle bağlantı bütün kayıtlarla araştırılmalıdır. |
| Danıştay 12. Daire 15.02.2022 E.2018/5518, K.2022/509 |
Komutanların ihmal iddiası | Ceza soruşturması ve ihmal iddiası araştırılmadan verilen karar eksik incelemeye dayanabilir. |
| Danıştay 12. Daire 26.09.2024 E.2024/2868, K.2024/3801 |
Tüberküloz hastalığı | Hastalığın önceden bulunup bulunmadığı ve askerlik koşullarının etkisi uzman incelemesiyle açıklığa kavuşturulmalıdır. |
| Danıştay İDDK 28.03.2024 E.2023/2238, K.2024/715 |
Karargâhta hazırlık sırasında silahla yaralanma | İşyerinde ve göreve hazırlık sırasında gerçekleşen olay ile hizmet arasında nedensellik bağı kurulabilir. |
| Danıştay 12. Daire 11.12.2023 E.2023/4260, K.2023/6501 |
Spor faaliyeti sırasında yaralanma | Resmi tutanak bulunmaması tek başına olayın askerlik hizmeti sırasında gerçekleşmediğini göstermez. |
| Danıştay 12. Daire 22.12.2020 E.2018/2850, K.2020/4550 |
Karakolda başka askerin silahından çıkan mermiyle yaralanma | Somut olayda 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği kabul edilmiştir. |
| Danıştay 11. Daire 08.04.2013 E.2011/5642, K.2013/3349 |
Hizmet sırasında hepatit ve ağır işlev kaybı | Virüsün kesin bulaşma anının gösterilememesi, giriş muayenesi ve hastalığın zamanlamasıyla kurulan bağı tek başına ortadan kaldırmaz. |
| Danıştay İDDK 11.11.2015 E.2013/3365, K.2015/4059 |
SGK’nın aylık talebini reddetmesi | SGK işleminin askerlik hizmetine ilişkin bir askeri işlem olmadığı, uyuşmazlığın genel idari yargıda görülmesi gerektiği belirtilmiştir. |
Kararların ortak yönü
Danıştay, yükümlü erlerin kendi iradeleriyle seçmedikleri ve sıkı disiplin altında yürüttükleri askerlik hizmetinin koşullarını nedensellik değerlendirmesinde dikkate almaktadır. Bununla birlikte zaman bakımından birliktelik tek başına yeterli görülmez; olayın görevle bağı ve Kanun’daki dışlama nedenleri ayrıca incelenir.
2330 ve 3713 Sayılı Kanunlar Ne Zaman Uygulanır?
Her vazife malullüğü olayı aynı kanuni sonuçları doğurmaz. İç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın önlenmesi, patlayıcı maddelerin etkisiz hale getirilmesi gibi görevlerde 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gündeme gelebilir. Terör eylemleriyle bağlantılı olaylarda ise 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m.21 ve ilgili geçiş hükümleri ayrıca incelenir.
Bu kanunlar yalnız aylık miktarını değil, nakdi tazminat ve ek hakların kapsamını da etkileyebilir. Başvuru dilekçesinde olayın özel kanun kapsamına girebileceği açıkça belirtilmeli, fakat hangi kanunun uygulanacağı olayın niteliği ve resmi görev kayıtları görülmeden kesinleştirilmemelidir.
Görevli Mahkeme ve Dava Açma Süresi
Yükümlü er veya erbaşın 5434 sayılı Kanun m.56 kapsamındaki vazife malullüğü başvurusunun SGK tarafından reddedilmesine karşı açılan dava, genel idari yargıda görülür. İlk derece görevli mahkeme idare mahkemesidir. Profesyonel personelin sigortalılık rejimi veya başka bir sosyal güvenlik işleminden doğan uyuşmazlıklar aynı başlık altında genellenmemelidir.
İptal davasında genel süre, özel kanunda ayrı bir süre yoksa, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren idare mahkemelerinde 60 gündür. Ancak zımni ret, ek başvuru, yanlış yargı koluna başvuru veya işlemin usulüne uygun tebliğ edilmemesi süre hesabını değiştirebilir. Bu yüzden kararın tebliğ zarfı ve elektronik tebligat kaydı dosyanın parçası olmalıdır.
Vazife malullüğü işleminin iptali ile olay nedeniyle istenen maddi ve manevi tazminat aynı talep değildir. İdari eylemden doğan tam yargı istemlerinde 2577 sayılı Kanun m.13’teki başvuru ve süre kuralları uygulanır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24.09.2025 tarihli, E.2025/58 ve K.2025/46 sayılı kararında; eylemin idariliğinin daha önce öğrenilemediği özel durumlarda, vazife malullüğüne ilişkin mahkeme kararının bu niteliği ortaya çıkaran olgu olabileceği kabul edilmiştir. Bu karar eski her dosyanın kendiliğinden yeniden açılacağı anlamına gelmez.
Süre uyarısı
Dava süresi internetten bulunan genel bir örneğe göre hesaplanmamalıdır. Ret kararının tebliğ biçimi, talebin iptal veya tam yargı niteliği, önceki başvurular ve uygulanacak özel kanun birlikte görülmeden verilen süre cevabı hak kaybına yol açabilir.
Vazife Malullüğü Davası Ne Kadar Sürer?
Vazife malullüğü davasının kanunda belirlenmiş tek bir bitiş süresi yoktur. Mahkemenin birlik ve hastane kayıtlarını toplaması, sağlık kurulu ya da bilirkişi incelemesi yaptırması, ceza soruşturması dosyasını beklemesi ve kararın istinaf veya temyize götürülmesi toplam süreyi değiştirir.
Dosyanın başında düzenli bir kronoloji hazırlanması yargılamayı kolaylaştırır. Hangi belgenin hangi kurumdan isteneceği dava dilekçesinde gösterilirse gereksiz yazışmalar azalabilir. Yine de mahkemenin iş yükü ve kurumlardan gelecek cevapların zamanı tarafların kontrolünde değildir; kesin bitiş tarihi taahhüt edilemez.
Profesyonel Personel ile Yükümlü Er Arasındaki Fark
Muvazzaf subay, astsubay, uzman erbaş veya diğer kamu görevlilerinin vazife malullüğü rejimi ile zorunlu askerlik yapan er ve erbaşların özel koruması aynı değildir. 5434 sayılı Kanun m.56 yükümlü erler için silah altında bulunma, celp ve terhis sevki ile aylık hesabı hakkında özel kurallar getirir.
Bu ayrım özellikle görevli mahkeme, aylık hesabı ve olayın görevle bağının yorumunda önem taşır. Genel bilgi için hazırlanan vazife maluliyeti rehberi kavramın diğer personel gruplarındaki görünümünü açıklar; yükümlü er dosyasında ise m.56 ve 5510 sayılı Kanun’un geçici 18. maddesi merkezde tutulmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Er Vazife Malullüğü Aylığı Talebi Nedir?
Askerlik göreviyle bağlantılı malullüğün SGK tarafından kabul edilmesi ve 5434 sayılı Kanun m.56 uyarınca aylık bağlanması talebidir. Başvuru, tıbbi durumla birlikte hizmet bağını ve varsa 2330 veya 3713 sayılı Kanun kapsamını ortaya koymalıdır.
Vazife Malulü Olanlar Kimlerdir?
Görev sırasında ve görevin sebep veya etkisiyle mevzuatın aradığı malullük haline uğrayan kişiler vazife malulü sayılabilir. Yükümlü erler bakımından silah altında bulunulan dönem ile Kanun’da belirtilen celp ve terhis sevkleri özel olarak kapsamdadır.
Vazife Malullüğü Davası Ne Kadar Sürer?
Kesin bir süre yoktur. Sağlık kurulu incelemesi, eksik askeri kayıtların celbi, bilirkişi raporu, istinaf ve temyiz aşamaları yargılama süresini doğrudan etkiler.
6. Derece Vazife Malulü Olanların Hakları Nelerdir?
Altıncı derece kararı, vazife malullüğü statüsünü ortadan kaldırmaz. Aylık ve varsa ek haklar uygulanacak özel hükümlere göre belirlenir. Kesin ödeme için m.56 hesabı, güncel katsayılar ve olayın 2330 veya 3713 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadığı birlikte incelenmelidir.
Olay Tutanağı Yoksa Dava Açılabilir mi?
Evet. Tutanak eksikliği davaya engel değildir; revir ve hastane kayıtları, tanıklar, eğitim çizelgeleri, kamera kayıtları ve soruşturma belgeleriyle olay kanıtlanabilir. Mahkeme, ilgili kayıtları idareden isteyebilir.
Askerlik Öncesi Hastalık Başvuruyu Engeller mi?
Her zaman engellemez. Önceden var olan hastalığın askerlik koşullarıyla ağırlaşması veya hizmet sırasında malullük düzeyine ulaşması ayrıca incelenir. Tıbbi nedensellik kurulamazsa başvuru reddedilebilir.
Değerlendirme
Erlerin vazife malullüğü davaları, sağlık raporunun yanında olayın askerlik hizmetiyle bağını gösteren ayrıntılı bir delil dosyası gerektirir. Giriş muayenesi, ilk şikâyet tarihi, birlik koşulları ve tedavi zinciri birlikte okunduğunda eksik veya hatalı kurum değerlendirmesi görünür hale gelir.
Başvuru ile dava dilekçesinin aynı kronolojiye dayanması, uygulanacak özel kanunun açıkça gösterilmesi ve sürelerin tebliğ belgelerine göre hesaplanması gerekir. Emsal kararlar bu analizi destekler; somut olayın yerini tutmaz.
Resmi Kaynaklar
- 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
- 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun
- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu
- Danıştay Karar Arama Sistemi
- Danıştay İDDK, E.2025/58 ve K.2025/46 sayılı karar
Güncelleme tarihi: 17 Eylül 2026
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her dosyada olay tarihi, askerlik statüsü, sağlık kurulu kararı, tebligat ve uygulanacak özel kanun farklı olabilir. Somut uyuşmazlık için dosyaya özgü hukuki değerlendirme alınmalıdır.
Bu içeriğin yazarı ve hukuki denetleyicisi
Kurucu Avukat · Reform Hukuk Bürosu
- Ankara 2 No'lu Barosu
- Sicil No: 3148
- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Yenimahalle / Ankara
Av. Gökhan YILMAZ , Reform Hukuk Bürosu'nun kurucu avukatıdır. Ankara 2 No'lu Barosuna 3148 sicil numarasıyla kayıtlı olup askerî hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.
Uzmanlık alanları
- Askerî Hukuk
- İdare Hukuku
- Yükseköğretim Hukuku
- Ceza Hukuku








