• Türkçe
  • 中文
  • Yükseköğretim Hukuku

    Doktor Öğretim Üyesi Kadrosuna Atanmama Davası

    Doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmama davası, üniversiteler tarafından yürütülen akademik personel atama süreçlerinde en sık karşılaşılan yükseköğretim hukuku uyuşmazlıklarından biridir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu‘nun 23. maddesi uyarınca doktor öğretim üyesi kadrosuna atanabilmek için doktora, tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik unvanına sahip olunması ve ilgili üniversite tarafından belirlenen ek atama şartlarının taşınması gerekmektedir. Ancak bu şartları taşıyan adayların her zaman atanması zorunlu olmayıp, idareye belirli ölçüde takdir yetkisi tanınmıştır. Bununla birlikte söz konusu takdir yetkisi sınırsız değildir ve objektif kriterlere, eşitlik ilkesine, liyakat esasına ve kamu yararına uygun şekilde kullanılmalıdır.

    Danıştay, söz konusu takdir yetkisinin hukuka uygunluk denetimine tabi olduğunu, keyfi veya eşitlik ilkesini ihlal eden kararların iptaline hükmedilmesi gerektiğini defalarca vurgulamıştır. Bu makalede; atanmama işleminin unsurları, başvuru ve itiraz süreçleri, iptal davasının şartları ile öne çıkan yargı kararları ele alınmaktadır.

    İlgili Yazımızın İçeriği

    1. Yasal Dayanak Ve Mevzuat Çerçevesi

    1.1. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu

    Madde 23 — Doktor Öğretim Üyesi: Doktora veya tıpta uzmanlık ya da sanatta yeterlik derecesine sahip kişilerin doktor öğretim üyesi olarak atanabileceğini öngören bu madde, atamayı üniversite yönetim kurulu kararına bağlamaktadır. Kanun, atama kararında dikkate alınacak akademik performans kriterlerini ayrıntılandırmamış; bu konuyu Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yönetmeliklerine ve üniversitelerin özerk düzenlemelerine bırakmıştır.

    Madde 65 — İdari Makamların Sorumluluğu: Yükseköğretim kurumlarının idari işlemlerinin genel idare hukuku ilkelerine uygun olması zorunluluğunu düzenlemektedir. Atanmama işlemi de bu çerçevede idari işlem niteliği taşımakta; idari yargı denetimine açık bulunmaktadır.

    1.2. Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği

      YÖK tarafından çıkarılan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği, akademik kadrolara başvuru ve atama süreçlerinde uyulacak asgari koşulları belirlemektedir. Yönetmelik; yayın sayısı, atıf oranı, proje yürütücülüğü ve jüri değerlendirmesi gibi nesnel kriterleri esas alarak takdir yetkisini sınırlandırmaktadır. Üniversiteler, kendi iç yönetmelikleriyle bu asgari standartların üzerinde ek koşullar belirleyebilmektedir.

    1.3. İdari Yargılama Usulü Kanunu (2577)

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca idari işlemlere karşı dava açma süresi, tebliğ tarihinden itibaren 60 gündür. İdari başvuru yolu tüketilmeden dava açılması mümkün olmakla birlikte, önce idareye başvurulması halinde bu süre işlemez. Atanmama işleminin kesin ve yürütülebilir nitelikte olması nedeniyle doğrudan idare mahkemesine başvurulabilmektedir.

    2. Doktor Öğretim Üyesi Kadrosuna Atanmama İşleminin Hukuki Niteliği

    2.1. İdari İşlem Olarak Nitelendirme

    Danıştay ve idare mahkemelerinin yerleşik içtihadına göre, akademik kadrolara atanmama işlemi kesin ve icrai bir idari işlem niteliği taşımaktadır. Bu nitelendirme üç temel sonucu beraberinde getirmektedir:

    • İşlem, sebep unsuru bakımından denetlenebilir; gerekçesiz veya yetersiz gerekçeli kararlar hukuka aykırı sayılabilir.
    • Amaç unsuru açısından kamu yararı dışında bir güdüyle alınan kararlar yetki saptırması gerekçesiyle iptale konu edilebilir.
    • Eşitlik ilkesinin ihlali, benzer koşullardaki adaylara farklı işlem yapılması halinde ortaya çıkmakta ve iptal gerekçesi oluşturmaktadır.

    2.2. Takdir Yetkisi ve Sınırları

    Üniversite yönetim kurullarının akademik atama konusundaki takdir yetkisi, Anayasa’nın 130. maddesiyle güvence altına alınan üniversite özerkliğinin bir yansımasıdır. Ancak bu yetki mutlak değildir: Danıştay 8. Dairesi pek çok kararında, takdir yetkisinin nesnel değerlendirme ölçütlerine dayanması ve gerekçelendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Nesnel kriterler gözetilmeksizin alınan atanmama kararları, keyfilik yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle iptal edilmektedir.

    3. Doktor Öğretim Üyesi Kadrosuna Atanmama İşlemine Karşı İtiraz Yolları Ve Başvuru Süreçleri

    3.1. İdari İtiraz

    Atanmama kararının tebliğinden itibaren 60 gün içinde ilgili üniversitenin rektörlüğüne itiraz dilekçesi sunulabilir. İtiraz, idarenin işlemi yeniden değerlendirmesini sağlar; itiraz reddedilirse ya da 60 gün içinde cevap verilmezse (zımni ret) doğrudan idari yargı yoluna başvurulabilir. İdari itiraz zorunlu olmamakla birlikte, kullanılması halinde dava açma süresi durur.

    3.2. İptal Davası

    İdare mahkemesinde açılacak iptal davasında davacının şu unsurları ispat etmesi gerekmektedir:

    • Yasal ve yönetmelik koşullarının eksiksiz karşılandığı (doktora unvanı, yayın vb.),
    • Atanmama kararının gerekçesiz, yetersiz gerekçeli veya hukuka aykırı kriterlere dayandığı,
    • Gerektiğinde eşitlik ilkesinin ihlal edildiği (benzer durumdaki adaylarla karşılaştırma),
    • Varsa yetki saptırması veya usul ihlali (jüri oluşumu, değerlendirme süreci).

    3.3. Yürütmenin Durdurulması Talebi

    Dava açılırken aynı zamanda yürütmenin durdurulması talebinde bulunulabilir. Mahkemenin bu talebi kabul etmesi için telafi imkânsız veya son derece güç bir zararın doğacağının ve işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunun belgelenmiş olması gerekmektedir. Akademik kariyer sürecinin dönülemez niteliği gözetildiğinde, akademik atama davalarında yürütme durdurma kararları görece daha sık verilmektedir.

    4. Doktor Öğretim Üyesi Kadrosuna Atanmama Davasını Neden Açmalısınız?

    Doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmama kararı, akademik kariyerinizin yönünü doğrudan belirleyen idari bir işlemdir. Bu karar hiçbir gerekçe taşımıyor, ölçütleri önceden belirlenmemiş ya da eşit koşullardaki adaylara farklı davranılmışsa; iptal davası hem hukuki hem kariyer açısından en güçlü yanıt yoludur.

    Danıştay 8. Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre üniversite yönetim kurullarının takdir yetkisi sınırsız değildir. Nesnel kriterlere dayanmayan, gerekçesiz ya da usul ihlali barındıran atanmama kararları düzenli olarak iptal edilmektedir.

     5.Dava Takvimi ve Süreler

    Kritik süreler kaçırılırsa dava hakkı tamamen düşer — takvimi eksiksiz takip edin.

    AŞAMA SÜRE AÇIKLAMA
    Tebliğ Gün 0 Kararın size ulaştığı tarih
    İdari İtiraz (isteğe bağlı) 60 gün içinde Rektörlüğe yazılı başvuru
    İdari Ret / Zımni Ret İtirazdan 60 gün sonra Cevap yoksa ret sayılır
    İptal Davası En geç 60. gün İdare mahkemesine dilekçe
    Yürütme Durdurma Talebi Dava ile birlikte Ayrıca talep edilmeli
    ⚠  İtiraz yoluna gidilmeden doğrudan dava açılabilir; ancak itiraz yapıldığında dava açma süresi durur.

    6.Adım Adım İptal Davası Süreci

    Adım -1  Belgelerin Toplanması

    Tebliğ zarfı ve atanmama yazısı, başvuru dosyanızın tüm kopyaları, üniversitenin ilan metni ve kadro duyurusu, aynı kadroya yapılan atama kararları (varsa), önceki değerlendirme raporları ve jüri tutanakları, bilgi edinme hakkı kapsamında talep edilecek tüm idari yazışmalar.

    Adım -2  Bilgi Edinme Başvurusu

    4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu uyarınca üniversiteye yazılı başvurarak jüri değerlendirme raporunu, atama kararını ve gerekçesini, aynı dönemde aynı kadroya atanan kişilerin akademik kriterlerini ve ilan koşullarını talep edin. İdare 15 iş günü içinde yanıt vermek zorundadır; yanıt vermemesi zımni ret anlamına gelir ve bu durum da davada kullanılabilir.

    Adım -3  Avukat Seçimi

    İdare hukuku ve özellikle yükseköğretim davaları alanında deneyimli bir avukatla çalışmak başarı oranını önemli ölçüde artırır. Danıştay ve bölge idare mahkemesi içtihadını bilen, emsal kararları takip eden bir avukata yönelin. İlk görüşmede elinizdeki tüm belgeleri paylaşın.

    Adım -4  Dava Dilekçesinin Hazırlanması

    Dilekçe; davacının kimliği ve yasal koşulları karşıladığının belgesi, iptali istenen işlemin açık tanımı, hukuka aykırılık gerekçeleri (yetki, şekil, sebep, konu, amaç unsurları), emsal Danıştay kararlarına atıflar ve talep sonucu bölümlerini içermelidir. Yürütmenin durdurulması ayrı bir başlık altında talep edilmelidir.

    Adım -5  Dava Dilekçesinin Sunulması

    Yetkili idare mahkemesi, üniversitenin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Dilekçe elden veya UYAP üzerinden sunulabilir. Dava harcı ve posta masrafları peşin yatırılmalıdır. Dilekçenin bir kopyasını ve tüm eklerin listesini saklayın.

    Adım -6  Yürütmenin Durdurulması Kararı

    Mahkeme; zararın telafi edilemez nitelikte olduğu ve işlemin açıkça hukuka aykırı göründüğü kanaatine varırsa yürütmeyi durdurabilir. Akademik kariyer sürecinin geri döndürülemez niteliği bu aşamada önemli bir argümandır.

    Adım-7  Savunma ve Karşı Görüş

    Mahkeme, davalı üniversiteye savunma süresi tanır. Savunmayı dikkatlice inceleyin; yeni iddialar veya belgeler içeriyorsa avukatınızla birlikte karşı görüş hazırlayın. Bu aşamada ek delil sunma hakkınız da bulunmaktadır.

    Adım- 8  Karar ve Sonrası

    İptal kararı çıkarsa üniversite yeni bir değerlendirme yapmakla yükümlüdür. Karar reddedilirse Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf, oradan da Danıştay’a temyiz yolu açıktır. Lehte karar çıkmasına rağmen üniversite atamayı geciktirirse zorla icra (zorla yaptırım) mekanizmaları devreye girebilir.

    7. Güçlü İptal Gerekçeleri

    7.1. Gerekçesizlik / Yetersiz Gerekçe

    İdari işlemlerin gerekçeli olması Anayasa’nın 125. maddesi ve genel idare hukuku ilkelerinin gereğidir. Hiçbir gerekçe içermeyen veya ‘kadro ihtiyacı duyulmamaktadır’ gibi soyut ifadeler kullanan atanmama kararları bu zeminde başarıyla iptal ettirilmektedir. Danıştay, gerekçenin somut, ölçülebilir akademik kriterlere dayanmasını şart koşmaktadır.

    7.2. Eşitlik İlkesinin İhlali

    Aynı dönemde, aynı kadroya, sizden daha düşük akademik performanslı bir adayın atandığının belgelenmesi en güçlü iptal gerekçelerinden birini oluşturur. Bilgi edinme başvurusuyla elde edilen atama kararları karşılaştırmalı biçimde sunulmalıdır.

    7.3. İlan Dışı Kriter Uygulanması

    Üniversite kadro ilanında yer almayan ek koşulları (örneğin belirli bir mülakat puanı, farklı bir alan yeterliliği vb.) fiilen uyguladıysa bu durum hem hukuka hem eşitlik ilkesine aykırıdır. İlan metnini dava dilekçesine ek olarak sunun ve fiilen uygulanan kriterleri somutlaştırın.

     7.4. Usul İhlali: Jüri Oluşumu ve Tarafsızlık

    Jüri üyelerinin yönetmeliğe aykırı seçilmesi, jüride çıkar çatışması yaratan kişilerin görev yapması ya da değerlendirme tutanaklarının usulsüz düzenlenmesi başlı başına iptal gerekçesi oluşturmaktadır. Jüri raporunu mutlaka bilgi edinme yoluyla temin edin.

    8.Emsal Yargı Kararları Ve Dava Stratejisine Yansıması

    8.1. Doktor Öğretim Üyesi Kadrosuna Atama Usulü Ve Jüri Teşkili

    2547 sayılı Kanun’un 23. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca, doktor öğretim üyesi kadrolarına atama süreci rektörlükçe yapılan ilanla başlar. İlgili dekan veya müdür; biri birim yöneticisi, en az biri ise kurum dışından olmak üzere üç profesör veya doçentten adaylar hakkında yazılı mütalaa ister. Fakülte/yüksekokul yönetim kurulunun gerekçeli görüşü sonrası rektör atama kararını verir.

    Jüri Objektifliği ve Tarafsızlık İlkesi: Yargı kararlarında, jüri üyelerinin adaylarla olan akademik veya kişisel yakınlıkları “tarafsızlık” ilkesi kapsamında titizlikle incelenmektedir.

    • Tez Danışmanlığı:Bir jüri üyesinin, adaylardan birinin doktora tez danışmanı olması, değerlendirmenin objektifliği hususunda şüphe uyandırır ve işlemin iptalini gerektirir (Danıştay 8. Daire-2023/6326-2023/6460 -28.11.2023). Benzer şekilde, atanan adayın referans listesinde yer alan kişilerin jüride bulunması akademik hizmet gereklerine aykırıdır (Danıştay 8. Daire-2023/961-2025/747 -12.02.2025).
    • Ortak Çalışma ve Yakın Geçmiş:Jüride yer alan bölüm başkanının atanan aday ile yakın çalışma geçmişinin bulunması veya jüri incelemesine sunulan eserlerde jüri üyesinin ortak isim olarak yer alması, diğer adaylar nezdinde olumsuz intiba uyandıracağından hukuka aykırı bulunmuştur (Danıştay 8. Daire-2025/3793-2025/9589 -08.12.2025Danıştay 8. Daire-2023/1924-2024/6144 -03.12.2024).

    8.2. Ek Koşul Belirleme Yetkisi Ve Liyakat İlkesi

    Üniversiteler, 2547 sayılı Kanun md. 23/c uyarınca bilimsel kaliteyi artırmak amacıyla ek koşullar belirleyebilir. Ancak bu yetki belirli sınırlara tabidir:

    • Usul Şartı (Senato ve YÖK Onayı):Ek koşulların mutlaka üniversite senatosu tarafından belirlenmesi ve YÖK onayı alınarak yürürlüğe konulması gerekir. Sadece rektörlük veya yönetim kurulu kararıyla getirilen “belirli bir alanda tecrübe” gibi ek koşullar geçersizdir (Danıştay 8. Daire-2023/2543-2024/5342 -16.10.2024).
    • Kişiye Özel İlan Yasağı:İlan edilen kadro şartlarının (örneğin; “Osmanlı Devleti’nde müslim-gayrimüslim ilişkileri ve Bulgaristan şehir tarihi hakkında çalışmaları olmak”) belirli bir adayı tanımlar nitelikte olması, objektiflik ilkesini zedeler ve atama işlemini sakatlar (Danıştay 8. Daire-2024/2503-2024/2798 -14.05.2024Danıştay 8. Daire-2024/5773-2024/5655 -05.11.2024).
    • Puan Üstünlüğü ve Takdir Yetkisi:Adaylar arasında belirgin bir akademik puan farkı varsa (örneğin; 355 puana karşı 69 puan veya 767 puana karşı 141 puan), idarenin düşük puanlı adayı tercih etmesi somut, bilimsel ve akademik gerekçelerle desteklenmelidir. Aksi halde takdir yetkisinin keyfi kullanıldığı kabul edilir (Danıştay 8. Daire-2023/239-2024/5152 -09.10.2024Danıştay 8. Daire-2023/2626-2024/5153 -09.10.2024).

    8.3. Yeniden Atanma Ve Hukuki Güvenlik İlkesi

    Doktor öğretim üyelerinin görev sürelerinin uzatılması (yeniden atanma) sürecinde getirilen yeni ek koşullar, “hukuki güvenlik” ve “öngörülebilirlik” ilkeleri uyarınca geriye dönük uygulanamaz.

    • Süre Tanınması:Yeniden atanma için getirilen yeni akademik çalışma zorunluluklarının, yürürlük tarihinden önceki çalışmaları kapsamaması ve öğretim üyesine bu koşulları sağlaması için makul bir süre tanınması hakkaniyet gereğidir (Danıştay 8. Daire-2021/2278-2022/6779 -23.11.2022Danıştay 8. Daire-2022/1705-2022/7533 -13.12.2022).
    • Yeniden Değerlendirme:Görev süresinin uzatılmaması işleminin iptali, davacının doğrudan atanması sonucunu doğurmaz; idarenin akademik kriterler ve diğer idari hususlar yönünden yeniden bir değerlendirme yapması gerekir (Danıştay 8. Daire-2023/3121-2024/4828 -26.09.2024).

     8.4. 1416 Sayılı Kanun Kapsamındaki Özel Durumlar

    1416 sayılı Kanun uyarınca yurt dışına gönderilen ve doktora eğitimini tamamlayanların doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma hakları mevcuttur.

    • Eşitlik İlkesi:Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte halihazırda araştırma görevlisi veya öğretim görevlisi olarak çalışanlar, yeni mezun olanlarla eşit statüdedir. Bu kişilerin “mevcut personel” oldukları gerekçesiyle doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma taleplerinin reddedilmesi Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır (İdare Dava Daireleri Kurulu-2023/16-2023/13 -12.04.2023Danıştay 8. Daire-2021/5030-2023/2592 -04.05.2023).

     8.5. Usuli Hükümler Ve Yargısal Denetim

    • Temyiz Edilebilirlik:Doktor öğretim üyesi kadrosuna yeniden atanmama veya ilişik kesme işlemleri, “belli bir kamu görevinden çıkarılma” sonucunu doğurduğu için İYUK md. 46 uyarınca Danıştay’da temyiz edilebilir (Danıştay 8. Daire-2024/2503-2024/2798 -14.05.2024). Ancak ilk atama talebinin reddine ilişkin bazı uyuşmazlıklar temyize tabi olmayabilir (Danıştay 8. Daire-2023/6326-2023/6460 -28.11.2023).
    • Tebligat Zorunluluğu:Atama onayının iptali veya ilişik kesme gibi işlemlerin 657 sayılı Kanun md. 62 uyarınca ilgiliye usulüne uygun tebliğ edilmesi zorunludur. Tebligat yapılmadan tesis edilen işlemler hukuka aykırıdır (Danıştay 8. Daire-2021/5092-2023/7510 -20.12.2023).
    • Bilirkişi İncelemesi:Mahkemelerce yaptırılan bilirkişi incelemelerinin bilimsel, objektif ve akademik verilerle desteklenmesi şarttır. Sübjektif yorumlar içeren veya adayları bilimsel açıdan karşılaştırmakta yetersiz kalan raporlar hükme esas alınamaz (Danıştay 8. Daire-2023/2543-2024/5342 -16.10.2024Danıştay 8. Daire-2023/2626-2024/5153 -09.10.2024).
    • Güvenlik Soruşturması:İşlem tarihinde yürürlükte olan güvenlik soruşturması mevzuatı, daha sonra Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilse dahi, iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesi gereği işlem tarihindeki hukuki duruma göre değerlendirilir (Danıştay 8. Daire-2020/3487-2023/1971 -12.04.2023).

    Sonuç ve Değerlendirme

    Doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmama işlemleri, üniversitelerin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmekle birlikte bu yetki sınırsız değildir. Anayasa, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve idare hukukunun temel ilkeleri uyarınca üniversiteler; akademik kadrolara ilişkin kararlarını objektif, ölçülebilir ve denetlenebilir kriterlere dayandırmak zorundadır. Özellikle liyakat ilkesinin göz ardı edildiği, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği, ilan şartları dışında kriterlerin uygulandığı veya jüri değerlendirmelerinin tarafsızlık ve objektiflikten uzaklaştığı durumlarda tesis edilen atanmama kararları hukuka aykırılık teşkil edebilmektedir.

    Danıştay ve idare mahkemelerinin yerleşik içtihatları da göstermektedir ki, objektiflik, eşitlik, liyakat ve kamu yararı ilkelerine aykırı olarak tesis edilen atanmama kararları idari yargı tarafından iptal edilebilmektedir. Bu nedenle adayların, kendileri hakkında tesis edilen işlemin gerekçelerini dikkatle incelemeleri, başvuru ve dava süreçlerinde gerekli bilgi ve belgeleri eksiksiz şekilde toplamaları büyük önem taşımaktadır.

    Özellikle dava açma sürelerinin hak düşürücü nitelikte olması nedeniyle, hukuka aykırı olduğu düşünülen bir atanmama işlemi karşısında sürecin gecikmeksizin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda adayların dava açma sürelerini kaçırmadan süreci uzman bir yükseköğretim hukuku avukatıyla değerlendirmeleri, hak kayıplarının önlenmesi ve etkili bir hukuki yol haritası oluşturulması açısından önem taşımaktadır.

    sikca sorulan sorular

    Sıkça Sorulan Sorular – Doktor Öğretim Üyesi Kadrosuna Atanmama Davası 

    Doktor öğretim üyesi atama şartları nelerdir?

    2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 23. maddesine göre doktor öğretim üyesi olarak atanabilmek için doktora, tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik derecesine sahip olunması gerekmektedir. Bunun yanında üniversiteler, YÖK mevzuatına uygun olmak kaydıyla ek akademik kriterler belirleyebilmektedir. Bu nedenle doktor öğretim üyesi atama şartları üniversiteden üniversiteye farklılık gösterebilmektedir.

    Doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmama kararına karşı dava açılabilir mi?

    Evet. Atanmama işleminin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa idare mahkemesinde öğretim üyesi atama davası açılabilir. Özellikle objektiflik, eşitlik ve liyakat ilkelerine aykırı şekilde tesis edilen işlemler yargı denetimine tabidir.

    Akademik kadro davası hangi mahkemede açılır?

    Akademik kadro davası, işlemi tesis eden üniversitenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır. Davanın konusu; atanmama, yeniden atamama, kadro değerlendirmesi veya akademik yükseltme işlemleri olabilir.

    Üniversite atama işleminin iptali hangi durumlarda mümkündür?

    Üniversite atama işleminin iptali; işlemin hukuka aykırı olması, ilan şartlarına uyulmaması, jüri değerlendirmelerinde tarafsızlığın bulunmaması, eşitlik ilkesinin ihlal edilmesi veya takdir yetkisinin keyfi kullanılması durumlarında mümkündür. Her olay kendi özel koşulları çerçevesinde değerlendirilmektedir.

    Üniversitelerin akademik atamalarda takdir yetkisi sınırsız mıdır?

    Hayır. Üniversiteler akademik atamalarda belirli bir takdir yetkisine sahip olmakla birlikte bu yetki sınırsız değildir. Danıştay’ın yerleşik kararlarına göre takdir yetkisinin objektif kriterlere, bilimsel ölçütlere, liyakat ilkesine ve kamu yararına uygun şekilde kullanılması gerekmektedir.

    Doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmama kararına karşı dava açma süresi ne kadardır?

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açma süresi, işlemin tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gündür. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan dikkatle takip edilmelidir.

    Yükseköğretim hukuku avukatı ile çalışmak zorunlu mudur?

    Dava açabilmek için avukatla temsil zorunlu değildir. Ancak akademik atama süreçleri, üniversite mevzuatı ve Danıştay içtihatları teknik bilgi gerektirdiğinden sürecin bir yükseköğretim hukuku avukatı tarafından takip edilmesi hak kayıplarının önlenmesi açısından önemli avantaj sağlayabilmektedir.

    Avukat Gökhan YILMAZ

    Av. Gökhan YILMAZ, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur ve Ankara 2 Nolu Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Ankara merkezli faaliyet gösteren Reform Hukuk Bürosu bünyesinde; ceza hukuku, askeri hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku, iş hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında çalışmaktadır.

    Özellikle askeri disiplin işlemleri, ilişik kesme kararlarının iptali, güvenlik soruşturması işlemleri, kamu personel davaları, ceza yargılamaları ve idari uyuşmazlıklar alanlarında yoğun şekilde dava ve danışmanlık faaliyetleri yürütmektedir. Türkiye’nin farklı illerindeki müvekkillere yüz yüze ve çevrim içi hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

    Sıradaki Makalemiz :

     

    Reform Hukuk Bürosu

    Reform Hukuk Bürosu, Av. Nalan KURU ve Av. Gökhan YILMAZ tarafından kurulmuş olup Yenimahalle / Ankara’da faaliyet göstermektedir. Büromuz; ceza hukuku, askeri hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku, iş hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Reform Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde müvekkil odaklı yaklaşımı benimsemekte; dürüst, şeffaf, hızlı, iletişim halinde ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Büromuz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından müvekkillere online hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti de sunmaktadır. Reform Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde müvekkil odaklı yaklaşımı benimsemekte; dürüst, şeffaf, hızlı, iletişim halinde ve sonuç odaklı çalışma anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Büromuz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından müvekkillere online hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti de sunmaktadır. Uzun yıllara dayanan tecrübesiyle Reform Hukuk Bürosu, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren müvekkillerine hukukun birçok farklı alanında danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir. Büromuz, farklı uzmanlık alanlarında deneyim sahibi avukatlardan oluşmaktadır.

    İlgili Makaleler

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Başa dön tuşu