Beyaz Kod Nedir ? Beyaz Kod Tutanağı – Dava

Sağlık çalışanları, görevlerini yerine getirirken zaman zaman şiddete maruz kalabilmektedir. Bu tür durumlarda hem çalışanı korumak hem de şiddet uygulayan kişi ya da kişilere yasal yaptırımlar uygulamak amacıyla özel düzenlemeler geliştirilmiştir. Bu düzenlemeler “Beyaz Kod” adı altında toplanmış olup Sağlık Bakanlığı’nın takibinde, ceza hukuku hükümleriyle birlikte yürütülmektedir.
Beyaz Kod uygulamaları; sağlık çalışanlarının mesleklerini icra ederken karşılaşabilecekleri hak ihlallerini önlemek, olası şiddet risklerini tanımlamak, kriz anında gerekli hukuki destek sağlamak ve çalışan güvenliğini korumak üzerine kurulmuştur. Ayrıca sağlık çalışanlarına ve hastalara yasal haklar konusunda bilgi verilmesi, şiddet olaylarına karşı hızlı ve etkili önlemler alınması da bu uygulamanın kapsamına girmektedir.
Bu makalemizde beyaz kod nedir, beyaz kod nasıl verilir, hangi durumlarda beyaz kod verilir, verildikten sonra ne olur, doktorun beyaz kod vermesi, dava süreci, tutanağı nasıl yazılır gibi tüm soruları cevaplayacağız.
Beyaz Kodun Amacı Nedir ?
Beyaz Kod uygulamasının temel amacı, sağlık çalışanlarını görevlerini yerine getirirken maruz kalabilecekleri şiddet olaylarından korumaktır. Bu sistem, hem çalışanların güvenliğini sağlamak hem de şiddet eylemlerini önceden engellemek için oluşturulmuştur.
Söz konusu kod sayesinde; herhangi bir şiddet durumunda hızlı bir şekilde hukuki süreç başlatılmakta, çalışanlara gerekli psikolojik ve hukuki destek sunulmaktadır. Böylece sağlık çalışanlarının kendilerini yalnız hissetmemeleri, haklarını kolayca arayabilmeleri ve güven içinde çalışmalarını sürdürebilmeleri amaçlanmaktadır.
Ayrıca bu uygulama, hastalara da dolaylı olarak fayda sağlar. Çünkü güvenli bir ortamda çalışan sağlık personeli, daha kaliteli ve verimli hizmet sunabilir. Yani kod, sadece çalışanı değil, aynı zamanda hizmet alan hastayı da koruyan bir sistemdir.
Beyaz Kod Nasıl Verilir?
Bir sağlık çalışanı, görevini yaparken ya da görevi nedeniyle herhangi bir şiddete maruz kalırsa derhal beyaz kod başvurusu yapmalıdır. Bu başvuruyu yapmak için birden fazla yol vardır:
- Telefonla: 7 gün 24 saat hizmet veren 113 numaralı çağrı merkezi
- İnternet üzerinden: saglik.gov.tr adresine giriş yapılarak başvuru yapılabilir.
- Çalışan Güvenliği Birimi (ÇGB) aracılığıyla: Doğrudan kurumunuzdaki ÇGB’ye giderek başvuru gerçekleştirilebilir.
Özellikle hastanelerde yaşanan şiddet olaylarında, kurum yöneticisi ve güvenlik görevlilerinden oluşan müdahale ekibinin hızlıca olay yerine ulaşabilmesi için, sabit telefonlardan 1111 iç hat aranmalıdır.
Başvuruyu hangi yöntemle yaparsanız yapın, tüm bilgiler otomatik olarak ÇGB ekranına düşer. ÇGB personeli en kısa sürede sizinle iletişime geçerek süreci anlatır, belgeleri toplar ve gerekli kayıtları yapar.
Beyaz Kod Durumunda Yapılması Gerekenler
Bir sağlık çalışanı şiddete maruz kaldığında ilk yapılması gereken şey Beyaz Kod vermektir. Ancak süreç bununla bitmez. Olayın etkili bir şekilde yönetilebilmesi için hem çalışanların hem de kurumun uyması gereken bazı adımlar vardır:
1. Güvenliğin Sağlanması
Şiddet olayı yaşandığında öncelik, mağdur çalışanın güvenliğidir. Bu nedenle mümkünse olay yerinden uzaklaşılmalı, kurum güvenliği veya Beyaz Kod ekibine haber verilmelidir.
2. Beyaz Kod Başvurusu Yapmak
Olay derhal 113 hattı aranarak, internet üzerinden ya da doğrudan ÇGB’ye başvurularak bildirilmelidir. Böylece süreç resmi olarak başlatılır.
3. ÇGB ile İletişim
Çalışan Güvenliği Birimi (ÇGB), mağdur çalışanla iletişime geçerek süreci yönetir. Gerekli bilgileri alır, belgeleri kaydeder ve koordinatör aracılığıyla hukuki sürecin başlamasını sağlar.
4. Hukuki Süreç
Şiddet olayı, yalnızca kurum içinde değil aynı zamanda adli mercilere de taşınır. Bu sayede şiddet uygulayan kişi ya da kişiler hakkında gerekli hukuki işlemler başlatılır. Çalışana bu aşamada hukuki danışmanlık da sunulur.
5. Psikolojik ve Sosyal Destek
Şiddete maruz kalmak sadece fiziksel değil, psikolojik açıdan da yıpratıcı olabilir. Bu nedenle mağdur çalışanlara psikolojik destek verilmesi, sürecin önemli bir parçasıdır.
6. Raporlama ve Önleyici Tedbirler
Olayın ayrıntıları rapor edilir ve benzer durumların tekrar yaşanmaması için gerekli önleyici tedbirler alınır. Kurum, risk analizleri yaparak çalışan güvenliğini artıracak yeni önlemler geliştirebilir.

Beyaz Kod Süreci Nasıl İşler?
Beyaz Kod süreci, sağlık çalışanlarının görevlerini yaparken şiddete maruz kalmalarıyla başlar. Hekimler başta olmak üzere tüm sağlık meslek grupları, böyle bir durumla karşılaştığında derhal Beyaz Kod bildirimi yapmalıdır. Örneğin bir hastanede şiddete uğrayan çalışan, öncelikle dahili hat 1111’i arayarak güvenlik görevlilerinin ve yetkililerin olay yerine gelmesini sağlar, ardından 113 numaralı çağrı merkezini arayarak resmi işlemleri başlatır. Eğer olayda birden fazla kişi mağdur olmuşsa, her biri için ayrı başvuru alınır ve sisteme kaydedilir.
Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlarda yapılan başvurular, otomatik olarak Çalışan Güvenliği Birimi’nin (ÇGB) ekranına düşer. ÇGB personeli, mağdurla hızlıca iletişime geçer ve süreç hakkında bilgilendirme yapar. Ardından gerekli belgelerin toplanmasını sağlar. Bu belgeler arasında olay tutanağı, sağlık çalışanı tarafından doldurulan hukuki yardım talep formu, yöneticiler tarafından hazırlanan ihbar dilekçesi, kişisel veri paylaşım bilgilendirme formu ve olayı doğrulayan diğer kanıtlar yer alır. Tüm bu belgeler, mağdurun şikayetçi olup olmadığına bakılmaksızın sisteme kaydedilir ve en geç 24 saat içinde il koordinatörlüğüne gönderilir.
Toplanan bilgi ve belgeler, il sağlık müdürlüğünde görevli Beyaz Kod koordinatörü olan avukat tarafından incelenir. Başvurunun Beyaz Kod kapsamında olduğuna karar verilirse, mağdur personele dava sürecinde hukuki destek sağlanır. Koordinatör ayrıca dava süreci ve sonuçlarıyla ilgili gelişmeleri gecikmeden sisteme kaydetmekle yükümlüdür.
Üniversite hastanelerinde ve özel sağlık kuruluşlarında gerçekleşen şiddet olaylarında da benzer bir yol izlenir. Bu kurumlarda görevli personel, olayla ilgili tutanakları, kişisel veri paylaşım formunu ve diğer kanıtları sisteme kaydeder. Ayrıca, mağdur sağlık çalışanı şikayetçi olmasa bile, kurum yöneticileri olayın adli mercilere bildirilmesini sağlamakla yükümlüdür.
Beyaz Kod sürecinde en önemli aşamalardan biri olay tutanağının düzenlenmesidir. Bu tutanak, yaşanan şiddeti resmi olarak kayıt altına alır ve hem hukuki süreçte hem de ileride alınacak önleyici tedbirlerde temel dayanak oluşturur.
Kimler Beyaz Kod Verebilir?
Öncelikle şunu bilmek gerekir ki, Beyaz Kod bildirimi kamu veya özel sağlık kuruluşu ayrımı olmadan tüm sağlık çalışanları için geçerlidir. Yani görev yapılan kurumun niteliği fark etmeksizin, şiddete maruz kalan her sağlık çalışanı bu haktan yararlanabilir.
Buna göre Beyaz Kod verebilecek sağlık çalışanları şunlardır:
- Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler ile ağız ve diş sağlığı merkezlerinde görev yapanlar,
- İl ambulans servislerinde çalışan personel,
- Toplum sağlığı merkezleri ve aile sağlığı merkezlerinde görev yapan sağlık çalışanları,
- Üniversitelere bağlı sağlık araştırma ve uygulama merkezleri ile üniversite hastanelerinde çalışanlar,
- Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan tüm sağlık çalışanları.
Kısacası, Beyaz Kod tüm sağlık çalışanlarının güvenliğini koruyan ortak bir uygulamadır ve kurum fark etmeksizin herkes bu sistemi kullanabilir.
Kimler Beyaz Kod Veremez?
- Hizmet satın alma yoluyla çalıştırılan kişiler, stajyerler ve intörn öğrenciler Beyaz Kod kapsamında değildir.
- Sağlık çalışanları arasında, hizmet verme veya hizmet alma ilişkisine dayanmayan anlaşmazlıklar bu kapsama girmez.
- Kurum içinde çalışanlar arasında, güç veya pozisyonun kötüye kullanılmasıyla gerçekleşen mobbing (psikolojik şiddet, baskı, tehdit, aşağılama, yıldırma vb.) vakaları Beyaz Kod kapsamında değerlendirilmez.
- Hukuki yardım alma hakkına sahipken, görevi sona eren veya görevden alınan personel bu kapsamda değildir.
- Hukuki yardım talebinde bulunmasına rağmen, olayla ilgili gerekli bilgi ve belgeleri vermeyerek dava sürecini imkânsız hale getirenler için de Beyaz Kod uygulanmaz.
Beyaz Kod Tutanağı Nasıl Tutulur?
Olay tutanağı, şiddet olayı sonrasında düzenlenen ve yaşanan durumu ayrıntılı biçimde anlatan resmi bir belgedir. Şiddete maruz kalan çalışan, olayın ileride adli süreçlerde kanıt olarak kullanılabilmesi için, mümkünse olaya tanık olan diğer personelle birlikte bir tutanak hazırlamalıdır. Bu tutanakta olayın tarihi, saati, saldırıyı gerçekleştiren kişinin kimlik bilgileri (bilinmiyorsa açık eşkâli), olayın gelişim süreci ve mağdura yönelik saldırının ayrıntıları yer almalıdır. Ayrıca tanık olan kişilerin isim ve imzalarının bulunması ve tutanağın düzenlenme tarihinin açıkça yazılması gerekir. Tutanak el yazısıyla hazırlanabilir, ancak okunaklı olması büyük önem taşır. Hazırlanan bu tutanak mutlaka Çalışan Güvenliği Birimi’ne (ÇGB) teslim edilmelidir.
Eğer mağdur sağlık çalışanı Beyaz Kod başvurusunu beyazkod.saglik.gov.tr adresinden kendisi yapmışsa, olay tutanağını sisteme bizzat yükler. Başvuru 113 hattı üzerinden ya da ÇGB aracılığıyla yapılmışsa, bu kez tutanak ÇGB tarafından sisteme girilir. Sistemde “Şiddet Başvuru Formu Ekle” bölümünde, şiddet olayının nedenlerini seçmeye yarayan hazır seçenekler bulunmaktadır.
Beyaz Kod Verildikten Sonra Ne Olur ?
Beyaz Kod verildikten sonra süreç hızlı bir şekilde işler. Öncelikle kurumun güvenlik görevlileri olay yerine en kısa sürede ulaşır, gerekli güvenlik önlemlerini alır ve yaşanan olayı kayda geçirir. Olayla ilgili tarafların ifadeleri alınır ve tüm bilgiler bir tutanakta toplanır. Bu aşamadan sonra olay hakkında adli soruşturma başlatılır. Ancak soruşturmanın devam edip etmeyeceği veya şikâyet şartına bağlı olup olmadığı, işlenen suçun türüne göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle süreç mutlaka bir avukat desteğiyle değerlendirilmelidir.
Sağlık çalışanları için önemli bir diğer nokta, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 12. maddesidir. Bu düzenlemeye göre, sağlık çalışanına görevinden dolayı işlenen suçlarda, mağdur, müşteki ya da tanık olan personelin ifadesi doğrudan işyerinde alınır. Yani şiddete uğrayan sağlık çalışanının karakola gitmesine gerek kalmaz, böylece hem zaman kaybı önlenir hem de mağdurun süreçte zorlanması engellenir.
Soruşturma tamamlandıktan sonra, şüphelilerin suçu işlediğine dair yeterli şüphe varsa haklarında ceza davası açılır. Bu davanın sonucuna göre şiddete uğrayan sağlık çalışanı ayrıca maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına da sahiptir. Bu noktada ceza mahkemesinin vereceği karar, açılacak hukuk davası açısından önemli bir etkiye sahiptir.
Beyaz Koda İlişkin Veriler
Kamuoyuna yansıyan haberler ve bürokratlar tarafından yapılan açıklamalara göre aşağıda yıllara göre beyaz koda başvuran sağlık çalışanı sayısı verilmiştir.
- 2019’da 46 bin 274,
- 2020’de 72 bin 158,
- 2021’de ise 101 bin 984.
Beyaz Kod Sonrası Hukuki Süreçler
Kod verildikten sonra olay sadece kurum içinde kalmaz, aynı zamanda adli mercilere taşınarak hukuki süreç başlatılır. Bu noktada sağlık çalışanı ister şikâyetçi olsun ister olmasın, sistem kendiliğinden devreye girer ve gerekli adımlar atılır.
Öncelikle güvenlik görevlileri ve Çalışan Güvenliği Birimi tarafından hazırlanan belgeler, il sağlık müdürlüğünde görevli avukata yani kod koordinatörüne gönderilir. Koordinatör, olayın Beyaz Kod kapsamında olup olmadığını değerlendirir. Eğer uygun görülürse, mağdur sağlık çalışanına dava süreci boyunca ücretsiz hukuki destek sağlanır.
Adli soruşturma, yaşanan olayın türüne göre şikâyete bağlı olabilir ya da resen başlatılabilir. Bu süreçte sağlık çalışanı, avukat desteği ile birlikte ifade verir ve haklarını savunur. Kanuna göre, sağlık çalışanının ifade vermek için karakola gitmesine gerek yoktur; ifadesi doğrudan görev yaptığı kurumda alınır. Böylece mağdur, işini aksatmadan sürece dahil olabilir.
Soruşturma sonucunda şiddet eylemini gerçekleştiren kişi hakkında yeterli delil bulunursa ceza davası açılır. Ceza davası sonucuna göre mağdur sağlık çalışanı ayrıca maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. Bu noktada ceza mahkemesinin vereceği karar, açılacak hukuk davasına doğrudan etki edebilir.
Beyaz Kod sonrası hukuki süreçlerin amacı, yalnızca şiddet uygulayanın cezalandırılması değil, aynı zamanda sağlık çalışanının kendini güvende hissetmesi ve adaletin hızlı bir şekilde sağlanmasıdır. Bu süreç, sağlık kurumlarında şiddetin caydırılması açısından da büyük önem taşır.
Beyaz Kod Davalarında Mahkemede Delil Olarak Neler Dikkate Alınır?
Beyaz Kod kapsamında açılan davalarda mahkeme, olayı aydınlatmak için pek çok delili dikkate alır. Çünkü şiddet olaylarının doğru şekilde ortaya konması ve adil bir karar verilmesi için kanıtlar büyük önem taşır.
Öncelikle, şiddete uğrayan sağlık çalışanı ve olaya tanık olan diğer personel tarafından hazırlanan olay tutanağı en temel delildir. Tutanakta olayın tarihi, saati, saldırganın kimliği veya eşkâli, saldırının nasıl gerçekleştiği ve tanıkların ifadeleri yer alır.
Bunun dışında tanık beyanları, olayı gören diğer sağlık çalışanlarının ya da hasta yakınlarının anlatımları da mahkeme için değerli delillerdir.
Hastane güvenlik kameraları veya çevredeki kamera kayıtları da delil olarak sunulur. Görüntüler, saldırının nasıl gerçekleştiğini ve tarafların davranışlarını net şekilde ortaya koyar.
Ayrıca şiddet olayında mağdur çalışanın yaralanması söz konusuysa, düzenlenen adli raporlar ve sağlık raporları da dosyaya eklenir. Bu raporlar, saldırının mağdur üzerindeki etkilerini resmi olarak belgeleyen önemli kanıtlardır.
Bunun yanında, Çalışan Güvenliği Birimi (ÇGB) tarafından toplanan tüm belgeler, yapılan başvurular, iletişim kayıtları ve Beyaz Kod sistemine yüklenen formlar da mahkemeye sunulur.
Kısacası, davalarda mahkeme; olay tutanağı, tanık ifadeleri, kamera kayıtları, adli raporlar ve resmi başvuru belgeleri gibi her türlü kanıtı dikkate alarak karar verir. Amaç, olayı tüm yönleriyle aydınlatmak ve sağlık çalışanının haklarını korumaktır.
Beyaz Kod Dava Sonuçları
Kod bildirimi sonrasında açılan davalar, şiddet olayının niteliğine ve toplanan delillere göre farklı sonuçlar doğurabilir. Şiddet uygulayan kişiler, fiillerinin ağırlığına bağlı olarak para cezası, hapis cezası veya diğer adli yaptırımlarla karşı karşıya kalabilirler. Bu durum, hem sağlık çalışanına hem de topluma verilen mesaj açısından oldukça önemlidir: Sağlık çalışanına yönelik şiddet kesinlikle cezasız kalmaz.
Ceza davasının sonucuna bağlı olarak, mağdur sağlık çalışanı ayrıca maddi ve manevi tazminat davası da açabilir. Örneğin, uğradığı saldırı nedeniyle psikolojik yıpranma yaşayan ya da görevini yerine getiremediği için maddi kayba uğrayan bir çalışan, mahkeme yoluyla bu zararını talep edebilir. Ceza mahkemesinin verdiği karar, açılacak tazminat davasında güçlü bir dayanak oluşturur.
Beyaz Kod Davası Ne Kadar Sürer?
Beyaz Kod kapsamında açılan davaların süresi, olayın niteliğine, suçun ağırlığına, mahkemelerin iş yoğunluğuna ve delil toplama süreçlerine göre değişiklik gösterir. Bu nedenle tüm davalar için geçerli olan sabit bir süre vermek mümkün değildir.
Genel olarak, basit şiddet olaylarına ilişkin davalar birkaç ay içinde sonuçlanabilirken, kasten yaralama, tehdit, kamu görevlisine direnme gibi daha ağır suçlarda süreç birkaç yıl sürebilir. Özellikle tanık ifadelerinin alınması, kamera kayıtlarının incelenmesi, adli raporların hazırlanması gibi adımlar süreci uzatabilmektedir.
Beyaz Kod davalarında önemli bir avantaj, mağdur sağlık çalışanının yalnız bırakılmamasıdır. İl sağlık müdürlüğünde görevli avukatlar (Beyaz Kod koordinatörleri), süreci yakından takip eder ve mağdura hukuki destek sağlar. Bu da davaların daha düzenli ve hızlı ilerlemesine katkı sunar.
Kısacası, Beyaz Kod davasının süresi olaydan olaya değişir. Basit olaylarda kısa sürede sonuç alınabilirken, ciddi vakalarda süreç uzun sürebilir
Beyaz Kod Genelgesi
Sıkça Sorulan Sorular
Hastanelerde Beyaz Kod Ne Anlama Gelir?
Hastanelerde duyduğumuz “beyaz kod uygulaması”, sağlık çalışanlarını korumaya yönelik özel bir uygulamadır. Bir doktor, hemşire ya da herhangi bir sağlık personeli görevini yaparken şiddete uğradığında ya da tehdit altında kaldığında söz konusu kodu verir. Bu, hem kurum içindeki güvenlik birimlerini hem de resmi hukuki süreci harekete geçiren bir uyarıdır.
Beyaz Kod Sicile İşler Mi ?
Beyaz Kod, bir sağlık çalışanına yönelik şiddet olayı yaşandığında devreye giren resmi bir bildirim ve hukuki süreçtir. Peki, bu durum şiddet uygulayan kişinin siciline işler mi?
Eğer yaşanan olay adli mercilere taşınır ve mahkeme kararıyla suç sabit görülürse, şiddet uygulayan kişi hakkında verilen ceza adli sicile işler. Yani ceza kesinleştikten sonra kişinin sabıka kaydında görünür. Bu durum, işlenen suçun türüne ve verilen cezaya göre farklılık gösterebilir.
Ancak sadece bildirim yapmak kişinin siciline doğrudan işlenmez. Çünkü bildirim, sürecin başlatılması için ilk adımdır. Sicile işleyen kısım, ancak adli soruşturma ve yargılama sonunda verilen kesinleşmiş mahkeme kararıdır.
Doktor Beyaz Kod Şikayetten Vazgeçme
Beyaz Kod sürecinde en çok merak edilen konulardan biri, “Şikâyetten vazgeçersem süreç devam eder mi?” sorusudur.
Öncelikle şunu bilmek gerekir: Sağlık çalışanına yönelik şiddet, sıradan bir olay değil, kamu düzenini ilgilendiren ciddi bir suçtur. Bu nedenle Beyaz Kod verildiğinde süreç sadece mağdurun şikâyetine bağlı değildir. Yani çalışan şikâyetinden vazgeçse bile, çoğu durumda adli ve idari işlemler devam eder.
Bunun sebebi, şiddetin yalnızca mağduru değil, sağlık sistemini ve kamu hizmetini de hedef almasıdır. Bu yüzden devlet, sağlık çalışanını korumak adına davayı kendiliğinden takip eder.
Beyaz Kod Nasıl İptal Edilir?
Sağlık çalışanına yönelik şiddet olaylarında devreye giren resmi ve ciddi bir süreçtir. Bu nedenle, Kod verildikten sonra onu “iptal etmek” kolay bir işlem değildir. Çünkü sistem, yalnızca mağdurun isteğine bağlı olarak değil, kamu yararı gözetilerek işletilir.
Şiddet olayı bildirildikten sonra süreç Çalışan Güvenliği Birimi (ÇGB) tarafından kayıt altına alınır ve adli mercilere intikal ettirilir. Bu aşamadan sonra olayı tamamen durdurmak mümkün değildir. Çalışan şikâyetinden vazgeçse bile, olay kamu adına takip edildiğinden, özellikle resen soruşturulan suçlar kapsamında süreç devam eder.
Beyaz Kod Geri Çekilir Mi?
Kod verildikten sonra süreç otomatik olarak işler ve yalnızca mağdurun isteğine bağlı kalmaz. Çünkü sağlık çalışanına yönelik şiddet, kamu düzenini ilgilendiren ciddi bir suç olarak değerlendirilir. Bu nedenle “Beyaz Kod’u geri çekmek” mümkün değildir.
Beyaz Kod Cezası Ne Kadar?
Kod sonrası uygulanan cezalar, şiddetin türüne ve olayın niteliğine göre değişiklik gösterir. Yani sabit bir “Beyaz Kod cezası” yoktur; ceza, işlenen fiile göre belirlenir.
Eğer sağlık çalışanına yönelik hakaret, tehdit veya basit saldırı söz konusuysa, genellikle adli para cezası ya da kısa süreli hapis cezaları gündeme gelir. Ancak saldırının boyutu ağırsa, örneğin kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme veya ölümle tehdit gibi ciddi suçlar işlenmişse, bu durumda yıllara varan hapis cezaları verilebilir.
Sağlık çalışanına yönelik şiddetin, Türk Ceza Kanunu’nda kamu görevlisine karşı işlenen suç kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle cezalar genellikle daha ağır uygulanır. Bu da Beyaz Kod uygulamasının caydırıcılığını artırmaktadır.
Haksız Yere Beyaz Kod Verilebilir mi?
Sağlık çalışanlarını korumak için oluşturulmuş resmi ve ciddi bir mekanizmadır. Bu nedenle sistem, kötüye kullanılmaması için belli kurallarla işletilir.
Teorik olarak, bir sağlık çalışanı yanlış anlamadan ya da olayın boyutunu farklı algılamasından dolayı haksız yere Beyaz Kod verebilir. Ancak süreçte Çalışan Güvenliği Birimi (ÇGB), güvenlik kayıtları, tanık ifadeleri ve diğer belgeler incelendiği için olayın gerçekten şiddet kapsamında olup olmadığı kısa sürede anlaşılır. Yani “asılsız” veya “yanlış” başvurular sistem tarafından elenir.
Bilinçli olarak, yani kötü niyetle haksız yere Beyaz Kod verilmesi durumunda ise bu eylem ciddi sonuçlar doğurur. Çünkü bu hem yasal sürecin gereksiz yere meşgul edilmesine hem de karşı tarafın mağduriyet yaşamasına neden olur. Böyle bir durumda, asılsız beyanda bulunan kişi hakkında da idari ve gerektiğinde adli işlem yapılabilir.
Beyaz Kod Davaları Ne Kadar Sürer?
Beyaz Kod davalarının süresi, olayın niteliğine, suçun ağırlığına, delillerin toplanma hızına ve mahkemelerin yoğunluğuna göre değişiklik gösterir. Bu nedenle her dava için net ve sabit bir süre söylemek mümkün değildir.
Basit şiddet olaylarında (örneğin hakaret, tehdit gibi) süreç genellikle 4-8 ay içinde sonuçlanabilir. Bu tür davalarda delillerin toplanması ve ifadelerin alınması daha kısa sürer.
Ancak olayın kapsamı genişse ya da suç ağırsa (örneğin kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, ölümle tehdit gibi) süreç birkaç yıl sürebilir. Çünkü bu tür davalarda tanık ifadeleri, kamera kayıtları, adli raporlar gibi birçok delilin toplanması gerekir ve dava süreci daha ayrıntılı yürütülür.
Doktora Küfür Etmenin Cezası Nedir?
Bir doktora görevini yaparken hakaret etmek ya da küfür etmek, Türk Ceza Kanunu’na göre “kamu görevlisine hakaret” suçu kapsamına girer. Çünkü doktor, görevi sırasında kamu hizmeti sunan bir sağlık çalışanıdır.
Normalde hakaret suçunun cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Ancak mağdur bir kamu görevlisi ise, bu durumda cezanın alt sınırı yükseltilir. Yani doktora görevinden dolayı hakaret edildiğinde ceza en az 1 yıl hapis olur. En fazla ise 2 yıl hapis cezası verilebilir.




