Aile HukukuCeza HukukuEmsal Kararlarİdare Hukuku

Ara Karar Nedir? Ara Karardan Geri Dönülebilir mi?

Güncel 2024

Ara karar, davanın başından sonuna kadar pek çok aşamada verilen bir karar türüdür. Bununla beraber tam olarak içeriği tartışmalıdır. Hatta bunun yanında hakimin ne durumda ara karar vereceği hangi durumlarda vermeyeceği ve hakimin ara karar verme konusunda takdir yetkisinin bulunup bulunmadığı tartışmalıdır.

Ara kararlar bakımından belki de en önemli hususlardan birisi, ara kararların nihai kararlar gibi kanun yoluna götürülememesidir. Ara karar kavramı yanlış anlaşılıyor olmakla birlikte temelde aslında hâkimin dosyadan el çekinceye kadar verdiği kararların tümü ara karar niteliğindedir.

Ara Karar Nedir? Ara Karardan Geri Dönülebilir mi? hukuku bakımından en büyük faydası yargılamanın ilerlemesinin sağlanmasında üstlendiği önemli roldür.

Ara Karar Nedir? Ara Karardan Geri Dönülebilir mi?
Ara Karar Nedir? Ara Karardan Geri Dönülebilir mi?

Ara Kararın Özellikleri

Medeni yargılama hukuku bakımından ara kararın bazı özellikleri mevcuttur. Buna göre ara kararın özellikleri aşağıdaki gibi listelenebilir:

  • Ara kararlar, yargılamayı tamamen ya da kısmen sona erdiren kararlar olmayıp aslında yargılamanın her aşamasında verilen kararlar birer ara karar niteliğindedir.
  • Temelde yargılamanın yürütülmesinde önemli bir rol oynamaktadır.
  • Ara kararların kendi başına kanun yollarına götürülmesi mümkün değildir. Ancak nihai kararla birlikte ara kararlar da kanun yollarına götürülebilir. Diğer bir ifadeyle ara kararlar ancak nihai kararlar ile
  • istinaf yahut temyiz kanun yoluna götürülebilir.
  • Hâkimin verdiği süreler haricinde verilen ara kararlardan şayet o ara karar usulü kazanılmış hak teşkil etmiyorsa dönülebilir. Süreler bakımından dönülememesinin sebebi ise sürelerin taraflar açısından usulü kazanılmış hak oluşturmasıdır.
  • Ara kararlar ancak usule ilişkin verilebilir. Esasa ilişkin olarak bir ara karar verilmesi mümkün değildir.
  • Hâkim bazı durumlarda ara karar vermeye mecburken bazı durumlarda ara karar verip vermeyeceği konusunda takdir yetkisine sahiptir.

Ara Karar Türleri

Türk hukuku bakımından bazı ara karar türleri mevcuttur. Ara karar kavramının daha iyi anlaşılabilmesi açısından bu türlerin bazılarının belirtilmesi gerekmektedir. Buna göre aşağıdaki kararlar ara karardır:

  • Bilirkişiyi ret talebinin kabulüne ya da reddine iliş­kin hâkim kararı
  • Gelecek duruşma tarihi ve saatini belirleyen mahkeme kararı
  • Hakimin, davaya ilişkin bir işin yapılması, örneğin delillerini göstermeleri, delil ya da gider avansını yatırmaları için davanın taraflarına süre vermesi
  • Yargılamanın iadesi talebinin kabulü ve yeniden yargılama yapılması hakkındaki karar
    Görülmekte olan davayla ilgili diğer bir mahkemedeki dosyanın celbi için o mahkemenin yazı işleri müdürlüğüne müzekkere yazılmasına ilişkin karar
  • Zamanaşımı definin reddine ilişkin mahkeme kararları

Ara Karardan Geri Dönülebilir mi?

Yukarıda da ifade edildiği ara karardan bazı durumlarda dönülebilir, bazı durumlarda ise dönülemez. Buna göre hakimin usulen kazanılmış hak sağlayan nitelikteki ara kararlarından dönebilmesi mümkün değildir.

Bunların haricindeki tüm ara kararlarından hâkim dönebilecektir. Örnek vermek gerekirse hâkimin taraflardan birine verdiği ve yargılamadaki yetki kapsamında tayin ettiği süre o taraf bakımından kazanılmış hak teşkil edecektir.

İşte taraflardan biri bakımından kazanılmış hak teşkil eden bu ara karardan hakimin dönme hakkı söz konusu değildir. O halde özetlemek gerekirse hakimin usulen kazanılmış hak teşkil eden kararlarından dönmesi mümkün değilken bu nitelikte olmayan kararlarından dönmesi mümkündür. (Ara Karar Nedir? Ara Karardan Geri Dönülebilir mi?)

Ara Karar Kanun Yoluna Götürülebilir mi?

Ara kararlar hem istinaf hem de temyiz kanun yolu bakımından tek başına kanun yoluna götürülemez. Ancak nihai kararla beraber kanun yoluna götürülebilir. Diğer bir ifadeyle ara kararların nihai karar söz konusu olmadan istinaf yahut temyiz edilmesi mümkün değildir.

Bunun sebebi, yargılama devam ederken çok fazla ara karar veriliyor olmasıdır. Şayet hepsi için kanun yolu açık olursa kötü niyetli kullanımlar bakımından elverişli bir ortam doğacaktır.

Örnek vermek gerekirse bilirkişinin reddedilmesi yönünde verilen ara kararın o an için istinaf kanun yoluna oradan da temyiz kanun yoluna götürülmesi söz konusu değildir. Bilirkişinin reddedilmesine yönelik karar yalnızca yargılamanın sona ermesi ile ortaya çıkan nihai karar ile istinaf yoluna oradan da temyiz yoluna götürülebilir.

Ara Kararlar Hakkında Emsal Kararlar

Yargıtay Kararı – 13. HD., E. 2015/5232 K. 2015/8680 T. 18.3.2015
“Her ne kadar mahkemece, tasarruf ve geleceğini garanti altına almak amacıyla 6 bağımsız bölüm satın alan davacının tüketici kapsamına giremeyeceği gerekçesi ile taraflar arasında 6502 sayılı Yasa kapsamında kalan bir ilişkinin mevcut olmadığı ve davanın Tüketici Mahkemesinde bakılıp görülmesi mümkün olmadığı ve uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi içerisinde kaldığı doğru olarak belirtilmesine rağmen Sarıkamış İlçesi’ nde tek Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin bulunması nedeniyle Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılan bu davada ara kararla genel mahkeme sıfatıyla davanın bakılmasına karar verilerek, işin esasına girilip, taraf delilleri de toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken esastan görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.”

Yargıtay Kararı – 19. HD., E. 2015/12309 K. 2016/6589 T. 14.4.2016
“Gider avansı ile delil avansı birbirinden farklı kavramlardır. Gider avansı 6100 sayılı HMK.’nun 120. Maddesinde düzenlenmiş olup, aynı Kanun’un 114-1- g maddesinde dava şartları arasında sayılmıştır. Delil avansı ise, HMK.’nun 324.maddesinde hükme bağlanmıştır. HMK.’nın 324. maddesinin 2. Fıkrasında, “taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi gider avansının yatırılmaması ile delil avansının yatırılmamasının sonuçları farklıdır. Her ne kadar mahkemece yukarıda sırasıyla açıklanan ara kararlarında ve gerekçeli kararda gider avansı ifadelerine yer verilmiş ise de bilirkişi ücreti ve dosyanın bilirkişiye gidiş dönüş masrafı olarak ara kararlarında yer alan bu giderlerin gider avansı olmayıp delil avansı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Nitekim mahkemece de her ne kadar ara kararlarında gider avansından söz edilmiş ise de sonuç itibariyle bilirkişi deliline dayanılmasından vazgeçildiği duruşma tutanağına yazılarak sonuçta bu gerekçeyle ret kararı verilmekle ara kararlarında sözü edilen masrafın delil avansı olarak değerlendirildiği görülmüştür. Somut olayda, delil avansının yatırılması ile ilgili olarak verilen ara kararlarının usulüne uygun olup olmadığının tartışılması gerekmektedir. Mahkemece, delil avansı olarak yatırılması gereken bilirkişi ücretleri bu yönde verilmiş olan ilk ara kararında belirtildiği halde dosyanın bilirkişiye gidiş dönüş masrafı olarak ne miktar para yatırılacağı açıklanmadığı gibi 05/06/2014 tarihli bu ara kararında belirlenen masrafların hangi süre içinde yatırılacağı da gösterilmemiş ve ara kararına uyulmamasının sonuçları da ihtar edilmemiştir. Bir sonraki ara kararında ise önceki ara kararına atıf yapılmış ve 19/01/2015 tarihli ara kararında eksik gider avansını tamamlamak için 2 haftalık süre verilmesine şeklinde bir ara kararı oluşturmuştur. Bu şekildeki ara kararları 6100 sayılı HMK.’nun 324. Maddesine uygun nitelikte kararlar olarak kabul edilemeyeceğinden HMK.’nun 324/2. maddesinde öngörülen sonucun somut olay bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır.”

Yargıtay Kararı – 8. HD., E. 2016/20924 K. 2016/16715 T. 8.12.2016
“Somut olayda; takibe konu ara karar müşterek çocukla belirtilen şekilde şahsi ilişki tesisine dair olup, çocuk teslimine ilişkin ilamların icrası yolu ile takibe konulduğu anlaşılmaktadır. Mahkeme gerekçesinde her ne kadar ara kararın hükme bağlandığını açıklamış ise de Dairemiz ‘in … tarihli geri çevirme kararı üzerine … 3. Aile Mahkemesi’nin … sayılı davanın derdest olduğu bildirilmiştir. Bu durumda takip tarihinde hükme de bağlanmadığı anlaşılan henüz ilam niteliği kazanmayan ara kararına dayalı olarak ilamlı takip başlatılamayacağı düşünülerek takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikâyetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.”

Siz de Ara Karar Nedir? Ara Karardan Geri Dönülebilir mi?  konusunda hukuki destek almak istiyorsanız Reform Ankara Hukuk Bürosu ile hemen iletişime geçebilirsiniz.

Sıradaki Makelemiz : Ankara Kira Avukatı

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu