Yeni Doçentlik Kriterleri- ÜAK – Güncel
Değişen Doçentlik Kriterleri - ÜAK - Güncel
Yeni doçentlik kriterleri, Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından belirlenen akademik yükselme ölçütlerinden oluşmaktadır. Doçentlik başvurusu yapacak adayların yalnızca toplam puan şartını sağlaması yeterli değildir. Yayın türleri, başlıca yazar şartı, doktora sonrası çalışmalar, temel alan kriterleri ve etik kurallar birlikte değerlendirilmektedir. Bu rehberde yeni doçentlik kriterlerini, başvuru şartlarını, puanlama sistemini ve uygulamada en çok karşılaşılan sorunları ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
Yeni Doçentlik Kriterleri Kısaca
| Konu | Bilgi |
|---|---|
| Yetkili Kurum | Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) |
| Asgari Puan | 100 Puan |
| Doktora Sonrası Puan | En az 90 Puan |
| Değerlendirme | Alan bazlı kriterler uygulanır |
| Temel Alan Sayısı | 12 |
| Yayın Türleri | Makale, kitap, atıf, proje, patent, editörlük vb. |
| Başvuru | Doçentlik Bilgi Sistemi (DBS) |
Yeni Doçentlik Kriterleri Nedir?
Yeni doçentlik kriterleri, doçent unvanı almak isteyen adayların hangi akademik faaliyetleri yerine getirmesi gerektiğini belirleyen objektif değerlendirme ölçütleridir. Bu kriterler, Üniversitelerarası Kurul tarafından hazırlanmakta ve belirli dönemlerde güncellenmektedir.
Sistem yalnızca adayın kaç makale yayımladığına odaklanmamaktadır. Bunun yerine, yayınların niteliği, yayımlandığı dergilerin bilimsel değeri, yapılan atıflar, bilimsel projeler, patentler, eğitim faaliyetleri ve diğer akademik çalışmalar birlikte değerlendirilmektedir.
Bu nedenle doçentlik başvurusu hazırlayan adayların yalnızca toplam puana ulaşmayı değil, kendi temel alanları için öngörülen özel şartları da eksiksiz yerine getirmeleri gerekir.
Yeni Doçentlik Kriterlerinin Amacı
Yeni sistemle birlikte amaçlanan yalnızca akademik yayın sayısını artırmak değildir. Asıl hedef, bilimsel çalışmaların niteliğini yükseltmek ve uluslararası görünürlüğü daha yüksek yayınların teşvik edilmesidir.
Bu kapsamda özellikle;
- uluslararası indekslerde taranan dergilerde yayımlanan çalışmalar,
- yüksek etki değerine sahip dergiler,
- bilimsel atıflar,
- nitelikli kitap ve kitap bölümleri,
- uluslararası araştırma projeleri,
- patent ve faydalı model çalışmaları
önceki dönemlere göre daha sistematik şekilde değerlendirilmektedir.
Yeni Sistemde Neler Değişti?
Yeni doçentlik kriterleri ile birlikte puanlama sisteminde önemli değişiklikler yapılmıştır. Özellikle uluslararası yayınların niteliği daha ayrıntılı şekilde değerlendirilmeye başlanmıştır.
Öne çıkan değişikliklerden bazıları şunlardır:
- SCIE ve SSCI kapsamındaki dergiler Q1, Q2, Q3 ve Q4 sınıflandırmasına göre puanlanmaktadır.
- ESCI ve Scopus kapsamındaki yayınlar ayrı bir değerlendirme başlığı altında puanlandırılmaktadır.
- TR Dizin kapsamındaki ulusal hakemli dergilerin puan değeri artırılmıştır.
- Lisansüstü tezlerden üretilen yayınlar için ayrı puanlama sistemi getirilmiştir.
- BKCI kapsamındaki kitaplar ve kitap bölümleri daha yüksek puan almaktadır.
- Atıf sisteminde uluslararası indeksler daha ayrıntılı şekilde değerlendirmeye alınmıştır.
- Eğitim-öğretim faaliyetleri, editörlük, patent ve bilimsel projeler için daha sistematik bir puanlama modeli oluşturulmuştur.
Bu değişikliklerin temel amacı, adayların yalnızca yayın sayısına değil, yayınların bilimsel etkisine ve uluslararası görünürlüğüne de önem vermelerini sağlamaktır.
Yeni Doçentlik Kriterleri Hangi Alanlarda Uygulanmaktadır?
ÜAK tarafından belirlenen yeni doçentlik kriterleri toplam 12 temel bilim alanı için uygulanmaktadır.
Bunlar;
- Eğitim Bilimleri
- Fen Bilimleri ve Matematik
- Filoloji
- Güzel Sanatlar
- Hukuk
- İlahiyat
- Mimarlık, Planlama ve Tasarım
- Mühendislik
- Sağlık Bilimleri
- Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler
- Ziraat, Orman ve Su Bilimleri
- Spor Bilimleri
Her temel alan için ortak puanlama sistemi uygulanmakla birlikte, başvurulacak bilim alanına göre ayrıca yerine getirilmesi gereken özel kriterler de bulunmaktadır. Bu nedenle adayların yalnızca genel puan tablosuna değil, başvuracakları temel alan için yayımlanan özel ÜAK kriterlerini de incelemeleri önem taşımaktadır.
Bilmeniz Gerekenler
Yeni doçentlik kriterlerinde en sık yapılan hata, yalnızca 100 puana ulaşmanın doçentlik için yeterli olduğu düşüncesidir. Oysa başvurunun kabul edilebilmesi için;
- asgari puan şartının sağlanması,
- doktora sonrası puan şartının yerine getirilmesi,
- temel alan kriterlerinin eksiksiz karşılanması,
- başlıca yazar şartının bulunması gereken yayınların bu koşulu taşıması,
- etik ihlal oluşturan bir durumun bulunmaması
birlikte değerlendirilmektedir.
Doçentlik Başvurusu İçin Genel Şartlar
Doçentlik başvurusu yapabilmek için yalnızca bilimsel yayın sayısına ulaşmak yeterli değildir. Adayların, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen genel başvuru şartlarını ve başvurdukları temel alana ilişkin özel kriterleri birlikte sağlamaları gerekir.
Başvuru sürecinde genel olarak aşağıdaki hususlar dikkate alınmaktadır:
- Doçentlik başvurusu için belirlenen asgari puanın sağlanması,
- Doktora veya eşdeğer eğitim sonrasında elde edilen puan şartının karşılanması,
- Başvurulan bilim alanına özgü kriterlerin yerine getirilmesi,
- Gerekli yayın, atıf ve akademik faaliyetlerin belgelenmesi,
- Başvurunun Doçentlik Bilgi Sistemi (DBS) üzerinden eksiksiz tamamlanması.
Bu şartlardan birinin eksik olması, adayın eser incelemesine geçilmeden başvurusunun değerlendirme dışı bırakılmasına neden olabilir.
Yeni Doçentlik Kriterlerinde 100 Puan Şartı
Yeni doçentlik kriterleri kapsamında adayların en az 100 puan elde etmeleri gerekmektedir. Ancak bu puan tek başına doçent unvanı kazanıldığı anlamına gelmez.
Çünkü ÜAK tarafından belirlenen sistemde puanın hangi akademik faaliyetlerden elde edildiği de önem taşımaktadır.
Örneğin;
- uluslararası makaleler,
- ulusal hakemli dergi yayınları,
- kitap ve kitap bölümleri,
- atıflar,
- bilimsel araştırma projeleri,
- eğitim-öğretim faaliyetleri,
- patent ve faydalı modeller,
- editörlük çalışmaları
farklı puan değerlerine sahiptir ve belirli üst sınırlar uygulanabilmektedir.
Dolayısıyla 100 puana ulaşmadan önce, puanların doğru kategorilerden elde edilip edilmediğinin de kontrol edilmesi gerekir.
100 Puan Yeterli mi?
Hayır.
Uygulamada en sık karşılaşılan yanlış anlamalardan biri, yalnızca 100 puana ulaşmanın doçentlik başvurusu için yeterli olduğunun düşünülmesidir.
Oysa;
- temel alan kriterleri,
- doktora sonrası puan şartı,
- başlıca yazar koşulu,
- zorunlu yayın şartları,
- etik kurallar
ayrı ayrı değerlendirilmektedir.
Bu nedenle toplam puan yeterli olsa bile, zorunlu kriterlerden birinin eksik olması başvurunun olumsuz sonuçlanmasına neden olabilir.
90 Puan Kuralı Nedir?
Yeni doçentlik kriterlerinin en önemli düzenlemelerinden biri de 90 puan kuralıdır.
Buna göre adayın elde ettiği toplam puanın en az 90 puanının doktora, sanatta yeterlik, tıpta uzmanlık veya eşdeğer eğitim sonrasında gerçekleştirilen akademik çalışmalardan elde edilmiş olması gerekir.
Bu düzenlemenin amacı, adayın akademik gelişimini doktora sonrasında da sürdürmesini teşvik etmektir.
Doktora Öncesi Yayınlar Değerlendirilir mi?
Doktora öncesinde yapılan çalışmaların hangi ölçüde değerlendirileceği, ilgili kriterler çerçevesinde incelenmektedir.
Ancak toplam puanın önemli bölümünün doktora sonrası akademik üretimden oluşması zorunludur.
Bu nedenle adayların başvuru hazırlarken çalışmalarını kronolojik olarak sınıflandırmaları ve doktora sonrası döneme ait yayınlarını ayrıca kontrol etmeleri önemlidir.
Başlıca Yazar Şartı Nedir?
Bazı temel bilim alanlarında, yalnızca yayın yapmak yeterli değildir. İlgili yayında adayın başlıca yazar olması da aranabilmektedir.
Başlıca yazar şartının amacı, adayın bilimsel çalışmaya yaptığı kişisel katkının ortaya konulmasını sağlamaktır.
Bu şartın uygulanma biçimi ise başvurulan temel bilim alanına göre farklılık gösterebilir.
Başlıca Yazar Nasıl Belirlenir?
Başlıca yazar değerlendirmesi yapılırken;
- ilgili temel alan kriterleri,
- yayının türü,
- yazar sıralaması,
- ortak yazarlık yapısı,
- gerektiğinde aday tarafından sunulan açıklamalar
birlikte değerlendirilmektedir.
Özellikle çok yazarlı çalışmalarda başlıca yazar şartının sağlanıp sağlanmadığının başvuru öncesinde dikkatle incelenmesi gerekir.
Doçentlik Bilgi Sistemi (DBS) Nedir?
Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurul tarafından kullanılan Doçentlik Bilgi Sistemi (DBS) üzerinden yürütülmektedir.
Adaylar;
- akademik yayınlarını,
- kitaplarını,
- atıflarını,
- projelerini,
- ders faaliyetlerini,
- diğer akademik çalışmalarını
DBS sistemine yükleyerek başvurularını elektronik ortamda tamamlamaktadır.
DBS’ye Yüklenen Bilgiler Sonradan Değiştirilebilir mi?
Başvuru süreci tamamlanmadan önce aday gerekli güncellemeleri yapabilir.
Ancak başvuru kesin olarak tamamlandıktan sonra sistemde değişiklik yapılması mümkün değildir. Bu nedenle başvurunun sonlandırılmasından önce tüm bilgi ve belgelerin dikkatle kontrol edilmesi büyük önem taşır.
Yeni Doçentlik Kriterlerinde En Sık Yapılan Hatalar
Başvuruların reddedilmesine yol açan nedenlerin önemli bir kısmı, akademik çalışmaların yetersiz olmasından değil, kriterlerin yanlış değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır.
Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Sadece toplam puana odaklanılması,
- Temel alan kriterlerinin gözden kaçırılması,
- Başlıca yazar şartının kontrol edilmemesi,
- Yayınların yanlış kategori altında beyan edilmesi,
- Doktora sonrası puan hesabının hatalı yapılması,
- Zorunlu yayın şartlarının eksik bırakılması,
- Başvuru sonlandırılmadan önce DBS kayıtlarının kontrol edilmemesi.
Başvuru hazırlık sürecinde bu hususların dikkatle incelenmesi, sonradan telafisi güç hak kayıplarının önüne geçebilir.
Uygulamada Önemli Bir Hatırlatma
Doçentlik başvurusunda puan hesaplaması kadar, eserlerin doğru kategori altında beyan edilmesi de önemlidir. Özellikle tezden üretilen yayınlar, atıflar, kitap bölümleri ve bilimsel toplantılar bakımından yanlış sınıflandırma yapılması, değerlendirme sürecini doğrudan etkileyebilir.
Uluslararası Makale Kriterleri
Yeni doçentlik kriterleri kapsamında en yüksek puan getirən akademik faaliyetlerin başında uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan makaleler gelmektedir.
Ancak her uluslararası dergi aynı puan değerine sahip değildir. Yayının hangi veri tabanında tarandığı ve derginin bilimsel etkisi, alınacak puanı doğrudan etkilemektedir.
Bu nedenle adayların yalnızca uluslararası bir dergide yayın yapmayı değil, yayın yapacakları derginin hangi indekslerde yer aldığını da önceden araştırmaları gerekir.
Uluslararası Makale Puanları
| Yayın Türü | Puan |
|---|---|
| SCIE veya SSCI kapsamındaki Q1 dergide yayımlanan makale | 30 |
| SCIE veya SSCI kapsamındaki Q2 dergide yayımlanan makale | 20 |
| SCIE veya SSCI kapsamındaki Q3 dergide yayımlanan makale | 15 |
| SCIE veya SSCI kapsamındaki Q4 dergide yayımlanan makale | 10 |
| AHCI kapsamındaki dergide yayımlanan makale | 20 |
| ESCI veya Scopus kapsamındaki dergide yayımlanan makale | 10 |
| Diğer uluslararası indekslerde taranan dergiler | 5 |
| Editöre mektup, araştırma notu, özet veya kitap kritiği | 3 |
SCIE Nedir?
Science Citation Index Expanded (SCIE), uluslararası düzeyde en saygın bilimsel indekslerden biridir.
SCIE kapsamında yer alan dergiler;
- düzenli hakem değerlendirmesi yapan,
- bilimsel kalite standartlarını karşılayan,
- uluslararası görünürlüğe sahip,
- yüksek akademik etkiye sahip yayın organlarıdır.
Yeni doçentlik kriterlerinde SCIE kapsamındaki yayınların yüksek puanlandırılmasının temel nedeni de bu bilimsel niteliğidir.
SSCI Nedir?
Social Sciences Citation Index (SSCI), sosyal bilimler alanındaki saygın akademik dergilerin yer aldığı uluslararası bir indekstir.
Hukuk, iktisat, işletme, eğitim bilimleri, psikoloji ve benzeri birçok disiplin bu indeks kapsamında değerlendirilmektedir.
SSCI’da yayımlanan makaleler de Q1-Q4 sınıflandırmasına göre puanlandırılmaktadır.
AHCI Nedir?
Arts and Humanities Citation Index (AHCI), sanat ve beşerî bilimler alanındaki akademik dergileri kapsayan uluslararası bir dizindir.
AHCI kapsamındaki yayınlar da yeni doçentlik kriterlerinde ayrı bir puan kategorisinde değerlendirilmektedir.
ESCI Nedir?
Emerging Sources Citation Index (ESCI), gelişmekte olan bilimsel dergilerin yer aldığı uluslararası bir dizindir.
Yeni kriterlerle birlikte ESCI kapsamındaki yayınlar da puanlamaya dâhil edilmiştir.
Bu değişiklik, özellikle uluslararası yayın yapan ancak henüz SCIE veya SSCI kapsamına girmemiş dergilerde yayımlanan çalışmalar bakımından adaylara önemli bir avantaj sağlamıştır.
Scopus Nedir?
Scopus, dünyanın en geniş akademik veri tabanlarından biridir.
Birçok uluslararası hakemli dergi Scopus tarafından taranmaktadır.
Yeni doçentlik kriterlerinde Scopus kapsamındaki yayınlar da puanlandırılmaktadır. Ancak adayların, başvuracakları temel alandaki özel kriterleri de ayrıca incelemeleri gerekir.
Q1, Q2, Q3 ve Q4 Ne Anlama Gelir?
Yeni doçentlik kriterlerinde en önemli değişikliklerden biri de çeyreklik (Quartile) sisteminin daha belirgin şekilde kullanılmaya başlanmasıdır.
Q değeri, bir derginin kendi bilim alanındaki akademik etkisini gösteren sıralamadır.
Q1 Dergi Nedir?
Q1, bulunduğu bilim alanındaki en yüksek etkiye sahip ilk %25’lik dilimde yer alan dergileri ifade eder.
Bu nedenle yeni doçentlik kriterlerinde en yüksek puan Q1 dergilerde yayımlanan makalelere verilmektedir.
Q2 Dergi Nedir?
Q2 dergileri, ilgili bilim alanındaki ikinci %25’lik dilimde yer alan yayınları ifade eder.
Bu dergiler de uluslararası akademik yayıncılık açısından yüksek nitelikli kabul edilmektedir.
Q3 Dergi Nedir?
Q3 dergileri, orta düzey bilimsel etkiye sahip uluslararası hakemli dergilerdir.
Yeni doçentlik kriterlerinde Q3 yayınları da önemli puan kazandırmaktadır.
Q4 Dergi Nedir?
Q4, ilgili bilim alanındaki son %25’lik dilimde yer alan dergileri ifade eder.
Q4 dergiler de puan getirmektedir. Ancak aynı çalışmanın Q1 veya Q2 kapsamındaki bir dergide yayımlanması daha yüksek puan sağlayacaktır.
Quartile (Çeyreklik) Sistemi Neden Önemlidir?
Çeyreklik sistemi yalnızca puan hesabı açısından değil, bilimsel yayının uluslararası etkisinin değerlendirilmesi bakımından da önem taşımaktadır.
Bu nedenle birçok aday yayın planlamasını yaparken yalnızca indeks bilgisine değil, derginin hangi çeyreklikte bulunduğuna da dikkat etmektedir.
Ulusal Makale Kriterleri
Yeni doçentlik kriterlerinde yalnızca uluslararası yayınlar değil, ulusal hakemli dergilerde yayımlanan makaleler de puanlandırılmaktadır.
Özellikle TR Dizin kapsamındaki dergiler, diğer ulusal dergilere göre daha yüksek puan almaktadır.
Ulusal Makale Puanları
| Yayın Türü | Puan |
|---|---|
| TR Dizin kapsamındaki makale | 10 |
| Diğer hakemli dergide yayımlanan makale | 4 |
| Editöre mektup, araştırma notu, özet veya kitap kritiği | 2 |
TR Dizin Nedir?
TR Dizin, Türkiye’de yayımlanan belirli bilimsel kalite ölçütlerini sağlayan akademik dergilerin yer aldığı ulusal dizindir.
TR Dizin’de yer alan dergiler, belirlenen yayıncılık standartlarını karşıladıkları için yeni doçentlik kriterlerinde diğer ulusal hakemli dergilere göre daha yüksek puanla değerlendirilmektedir.
Ulusal Makale ile Uluslararası Makale Arasındaki Fark
Uygulamada adayların en çok karıştırdığı konulardan biri de ulusal ve uluslararası makale ayrımıdır.
Genel olarak;
| Ulusal Makale | Uluslararası Makale |
|---|---|
| Türkiye’de yayımlanan ve ilgili ulusal kriterleri sağlayan dergiler | Uluslararası indekslerde taranan dergiler |
| TR Dizin gibi ulusal dizinlerde yer alabilir | SCIE, SSCI, AHCI, ESCI veya Scopus gibi uluslararası veri tabanlarında yer alır |
| Daha düşük puanlandırılır | Bilimsel etkisine göre daha yüksek puan alabilir |
Ancak bir derginin yalnızca yurt dışında yayımlanıyor olması, tek başına uluslararası makale niteliği taşıdığı anlamına gelmez. Değerlendirmede esas alınan ölçüt, derginin hangi dizinlerde tarandığı ve ilgili ÜAK kriterlerini sağlayıp sağlamadığıdır.
Yayın Planlaması Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli?
Doçentlik başvurusuna hazırlanan adaylar açısından yalnızca yayın sayısını artırmak yeterli değildir. Yayın yapılacak derginin;
- hangi indekslerde tarandığı,
- Q1-Q4 çeyreklik durumu,
- başvurulan bilim alanındaki karşılığı,
- başlıca yazar şartına uygunluğu
başvuru öncesinde mutlaka değerlendirilmelidir.
Bu planlama, hem puan hesabının doğru yapılmasını hem de başvurunun daha sağlıklı hazırlanmasını sağlayacaktır.
Lisansüstü Tezlerden Üretilen Yayınlar
Yeni doçentlik kriterleri kapsamında lisansüstü tezlerden üretilen yayınlar, diğer akademik çalışmalardan ayrı bir kategori içerisinde değerlendirilmektedir. Bunun temel amacı, doktora veya yüksek lisans tezlerinden elde edilen bilimsel çıktıların niteliğini teşvik etmek ve bu çalışmaların puanlamasını belirli kurallar çerçevesinde yapmaktır.
Başvuruda kullanılacak yayının gerçekten tezden üretildiğinin anlaşılabilir olması ve ilgili kategoride beyan edilmesi önem taşımaktadır. Yanlış kategoride beyan edilen yayınlar, değerlendirme sürecinde sorun yaşanmasına neden olabilir.
Lisansüstü Tezlerden Üretilen Yayınların Puanları
| Yayın Türü | Puan |
|---|---|
| SCIE, SSCI veya AHCI kapsamındaki makale | 20 |
| ESCI veya Scopus kapsamındaki makale | 10 |
| Diğer uluslararası indekslerde yayımlanan makale | 5 |
| TR Dizin kapsamındaki makale | 8 |
| BKCI kapsamındaki kitap | 20 |
| BKCI kapsamındaki kitap bölümü | 10 |
| Diğer ulusal/uluslararası kitap | 5 |
| Diğer kitap bölümü | 3 |
| CPCI kapsamındaki bildiri | 3 |
| Diğer bilimsel toplantı bildirileri | 1 |
Tezden Üretilen Yayınlar Başka Kategoride Kullanılabilir mi?
Uygulamada en çok sorulan sorulardan biri budur.
Tezden üretilen bir yayının hangi başlık altında değerlendirileceği, ÜAK tarafından belirlenen kriterlere göre belirlenmektedir. Bu nedenle adayların eserlerini sisteme yüklerken doğru kategori altında beyan etmeleri önemlidir.
Özellikle aynı çalışmanın birden fazla kategori altında puanlandırılabileceği düşüncesi, başvurularda sık yapılan hatalardan biridir.
Kitap ve Kitap Bölümleri
Yeni doçentlik kriterleri yalnızca makaleleri değil, akademik kitapları ve kitap bölümlerini de puanlamaktadır.
Ancak her kitap aynı puanı sağlamamaktadır.
Özellikle Book Citation Index (BKCI) kapsamında yer alan kitaplar ile diğer kitaplar arasında önemli puan farklılıkları bulunmaktadır.
Kitap Puanları
| Yayın Türü | Puan |
|---|---|
| BKCI kapsamındaki kitap | 20 |
| BKCI kapsamındaki kitap bölümü | 10 |
| Diğer ulusal veya uluslararası kitap | 5 |
| Diğer kitap bölümü | 3 |
BKCI Nedir?
Book Citation Index (BKCI), uluslararası düzeyde bilimsel niteliği kabul edilen kitapların yer aldığı bir dizindir.
Yeni doçentlik kriterlerinde BKCI kapsamında yayımlanan kitap ve kitap bölümleri, diğer kitaplara göre daha yüksek puan almaktadır.
Bu düzenleme ile bilimsel niteliği yüksek kitap yayınlarının teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.
Kitap Bölümü Yazarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Başvuru sürecinde kitap bölümlerinin değerlendirilmesinde;
- kitabın niteliği,
- yayımlandığı indeks,
- editör bilgileri,
- başvurulan bilim alanıyla ilişkisi
önem taşımaktadır.
Bu nedenle kitap bölümünün puanlandırılması yalnızca yayımlanmış olmasına değil, ilgili kriterleri karşılamasına da bağlıdır.
Atıf Sistemi
Akademik üretimin yalnızca yayımlanması değil, diğer araştırmacılar tarafından kullanılmaya başlanması da bilimsel etkinin önemli göstergelerinden biridir.
Bu nedenle yeni doçentlik kriterlerinde atıflar ayrı bir puan kategorisi olarak değerlendirilmektedir.
Atıf Puanları
| Atıf Türü | Puan |
|---|---|
| SCIE, SSCI, AHCI, ESCI veya Scopus kapsamındaki atıf | 3 |
| BKCI kapsamındaki kitapta yapılan atıf | 2 |
| TR Dizin kapsamındaki dergide yapılan atıf | 2 |
| Diğer ulusal veya uluslararası kitap ve dergiler | 1 |
Atıf Hesaplanırken Nelere Dikkat Edilir?
Atıf değerlendirmesinde yalnızca sayı değil, atfın niteliği de önemlidir.
ÜAK kriterlerinde yer alan sınırlamalar çerçevesinde;
- adayın kendi eserlerine yaptığı atıflar,
- aynı yayın içerisinde aynı esere yapılan tekrar eden atıflar
ayrı değerlendirme kurallarına tabidir. Başvuru hazırlığında bu hususların ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
H-Index Nedir?
H-Index, bir araştırmacının akademik üretkenliğini ve çalışmalarının bilimsel etkisini birlikte değerlendiren göstergelerden biridir.
Bu indeks;
- yayımlanan makale sayısını,
- bu makalelere yapılan atıf sayısını
birlikte dikkate alarak hesaplanmaktadır.
H-Index’in yüksek olması, araştırmacının bilimsel çalışmalarının akademik çevrelerde daha fazla kullanıldığını göstermektedir.
H-Index Doçentlik Başvurusunda Neden Önemlidir?
Yeni doçentlik kriterlerinde H-Index belirli bir puan kategorisi içerisinde değerlendirilmektedir.
Ancak H-Index tek başına doçentlik başvurusu için yeterli değildir.
Adayların diğer zorunlu kriterleri de yerine getirmesi gerekmektedir.
Impact Factor (Etki Değeri) Nedir?
Impact Factor, bir akademik derginin bilimsel etkisini ölçmek amacıyla kullanılan uluslararası göstergelerden biridir.
Basit ifadeyle, belirli bir dönemde yayımlanan makalelere yapılan atıfların ortalamasını göstermektedir.
Impact Factor değeri yüksek olan dergiler, genellikle akademik dünyada daha fazla etkiye sahip yayın organları arasında kabul edilmektedir.
Impact Factor ile Q Değeri Aynı Şey midir?
Hayır.
Bu iki kavram sıklıkla karıştırılmaktadır.
- Impact Factor, derginin aldığı atıf yoğunluğunu gösteren sayısal bir göstergedir.
- Q değeri (Quartile) ise derginin kendi bilim alanındaki sıralamasını ifade eder.
Bir derginin Impact Factor değeri ile Q sınıflandırması birlikte değerlendirilmekte olup, aynı kavramı ifade etmez.
Bilimsel Yayın Planlamasında Stratejik Yaklaşım
Doçentlik başvurusu hazırlayan adaylar açısından yayın planlamasının yalnızca puan hesabına göre yapılması doğru bir yaklaşım değildir.
Başvuru öncesinde şu hususların birlikte değerlendirilmesi gerekir:
- Yayının hangi indekste tarandığı,
- Derginin Q1-Q4 sınıflandırması,
- Başlıca yazar şartının bulunup bulunmadığı,
- Yayının tezden üretilip üretilmediği,
- Atıf potansiyeli,
- Başvurulan temel alan bakımından uygunluğu.
Bu değerlendirme, yalnızca puan hesabını değil, eser inceleme sürecinin daha sağlıklı yürütülmesini de kolaylaştıracaktır.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Hatalar
Başvuru sürecinde özellikle şu yanlışlarla karşılaşılmaktadır:
- Tezden üretilen yayının yanlış kategoride beyan edilmesi,
- BKCI kapsamı dışında kalan kitabın yanlış değerlendirilmesi,
- Atıf puanlarının eksik veya hatalı hesaplanması,
- H-Index ile toplam puanın karıştırılması,
- Impact Factor ile Q değerinin aynı kavram sanılması.
Bu nedenle başvuru dosyası hazırlanırken her akademik faaliyetin ilgili kriter çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Bilimsel Araştırma Projeleri
Yeni doçentlik kriterlerinde yalnızca makale ve kitaplar değil, bilimsel araştırma projeleri de puanlamaya dâhil edilmektedir. Ancak puanlamada en önemli ölçütlerden biri, projenin başarıyla tamamlanmış olmasıdır.
Ayrıca adayın projedeki görevi de puan üzerinde doğrudan etkilidir. Proje yürütücüsü, araştırmacı veya danışman olarak görev almak farklı puanlarla değerlendirilmektedir.
Bilimsel Araştırma Projesi Puanları
| Proje Türü | Puan |
|---|---|
| AB Çerçeve Programı veya TÜBİTAK projesinde yürütücü/koordinatör | 15 |
| AB Çerçeve Programı veya TÜBİTAK projesinde araştırmacı | 10 |
| AB Çerçeve Programı veya TÜBİTAK projesinde danışman | 5 |
| Uluslararası destekli bilimsel araştırma projesi | 10 |
| Kamu kurumu veya özel sektör Ar-Ge / Ür-Ge projesi | 5 |
| Üniversite BAP projesi yürütücülüğü | 3 |
Projenin Tamamlanmış Olması Neden Önemlidir?
ÜAK kriterlerinde puanlandırılacak projelerin başarıyla tamamlanmış olması aranmaktadır.
Başvuru hazırlarken adayların;
- projenin sonuçlandığını gösteren belgeleri,
- görevlerini gösteren resmî kayıtları,
- destekleyici dokümanları
başvuru dosyasında eksiksiz şekilde sunmaları önem taşımaktadır.
Bilimsel Toplantılar ve CPCI Kapsamındaki Bildiriler
Bilimsel toplantılar, akademik çalışmaların bilim dünyasıyla paylaşılması açısından önemli faaliyetler arasında yer almaktadır.
Ancak her kongre veya sempozyum bildirisi aynı puanı sağlamamaktadır.
Özellikle Conference Proceedings Citation Index (CPCI) kapsamında yayımlanan bildiriler daha yüksek puanla değerlendirilmektedir.
Bilimsel Toplantı Puanları
| Bildiri Türü | Puan |
|---|---|
| CPCI kapsamında yayımlanan bildiri | 5 |
| Diğer ulusal veya uluslararası bildiriler | 3 |
CPCI Nedir?
Conference Proceedings Citation Index (CPCI), uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan bildirilerin belirli kalite ölçütlerine göre indekslendiği veri tabanıdır.
Bu kapsamda yayımlanan bildiriler, uluslararası görünürlüğe sahip oldukları için yeni doçentlik kriterlerinde ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.
Aynı Kongrede Birden Fazla Bildiri Sunulursa Ne Olur?
Başvuru hazırlığında sık karşılaşılan konulardan biri de aynı bilimsel toplantıda birden fazla bildiri sunulmasıdır.
Bu durumda değerlendirme, ilgili ÜAK kriterleri çerçevesinde yapılmaktadır. Adayların bildirilerini sisteme yüklerken ilgili sınırlamaları dikkate almaları önemlidir.
Eğitim-Öğretim Faaliyetleri
Yeni doçentlik kriterleri yalnızca bilimsel yayınları değil, öğretim faaliyetlerini de değerlendirmektedir.
Bu nedenle lisans ve lisansüstü düzeyde verilen dersler de belirli şartlar dâhilinde puanlandırılmaktadır.
Eğitim-Öğretim Kriterleri
Başvuru kapsamında değerlendirilen faaliyetler arasında;
- lisans dersleri,
- lisansüstü dersler,
- dönemlik programlarda ders verme,
- yıllık programlarda ders verme
yer almaktadır.
Ayrıca doktora sonrasında belirli süre yükseköğretim kurumlarında kadrolu öğretim elemanı olarak görev yapan adaylar bakımından da kriterlerde özel düzenlemeler bulunmaktadır.
Patent ve Faydalı Model
Akademik araştırmaların yalnızca yayınla sınırlı kalmaması, yenilikçi ürünlere dönüşmesi de yeni kriterlerde teşvik edilmektedir.
Bu nedenle patent ve faydalı model başvuruları da puanlamaya dâhil edilmiştir.
Patent Puanları
| Patent Türü | Puan |
|---|---|
| Tescilli uluslararası patent | 20 |
| Tescilli ulusal patent | 10 |
| Tescilli faydalı model | 5 |
| Patent başvurusu | 2 |
Ortak Patentlerde Puan Nasıl Hesaplanır?
Patent birden fazla kişi adına tescil edilmişse puanlama, ilgili kriterlerde öngörülen esaslar çerçevesinde ortaklar arasında paylaştırılarak hesaplanmaktadır. Başvuru öncesinde bu hesaplamanın dikkatle yapılması gerekir.
Akademik Ödüller
Yeni doçentlik kriterlerinde bilimsel ödüller de değerlendirme kapsamındadır.
Özellikle ulusal düzeyde prestijli ödüller daha yüksek puan almaktadır.
Ödül Puanları
| Ödül | Puan |
|---|---|
| YÖK Yılın Doktora Tezi Ödülü | 25 |
| YÖK Üstün Başarı Ödülü | 25 |
| TÜBİTAK Bilim Ödülü | 25 |
| TÜBİTAK Teşvik Ödülü | 15 |
| TÜBA GEBİP | 5 |
| TÜBA TESEP | 3 |
Editörlük Faaliyetleri
Bilimsel yayıncılık sürecine editör olarak katkı sağlanması da yeni doçentlik kriterlerinde puan getirən akademik faaliyetlerden biridir.
Ancak editörlük yapılan derginin veya kitabın hangi veri tabanında yer aldığı puan üzerinde etkili olmaktadır.
Editörlük Puanları
| Editörlük Türü | Puan |
|---|---|
| SCIE, SSCI, AHCI, ESCI veya Scopus kapsamındaki dergi | 2 |
| BKCI veya Scopus kapsamındaki kitap | 1 |
| TR Dizin kapsamındaki dergi | 1 |
H-Index ve Yurt Dışı Akademik Faaliyetler
Yeni doçentlik kriterlerinde ayrıca belirli akademik göstergeler ve uluslararası araştırma faaliyetleri de değerlendirme kapsamındadır.
Örneğin;
- Web of Science verilerine göre belirli H-Index seviyesine ulaşılması,
- YÖK tarafından kabul edilen dünya sıralamalarında ilk 300 içerisinde yer alan üniversitelerde belirli süre araştırma veya öğretim faaliyeti yürütülmesi,
ilgili kriterler kapsamında puanlandırılabilmektedir.
Hukuk Alanında Yeni Doçentlik Kriterleri
Her temel alan için ortak puan sistemi uygulanmakla birlikte, Hukuk başta olmak üzere bazı alanlarda ayrıca yerine getirilmesi gereken özel kriterler bulunmaktadır.
Bu nedenle hukuk alanında başvuru yapacak adayların yalnızca genel puan tablosunu değil, ilgili temel alan için yayımlanan ÜAK kriterlerini de birlikte incelemesi gerekir.
Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, genel puan şartının sağlanmasının yeterli olduğu düşüncesidir. Oysa hukuk temel alanı bakımından öngörülen özel yayın ve eser koşulları da ayrıca değerlendirilmektedir.
Temel Alan Kriterleri Neden Ayrı İncelenmelidir?
Toplam puan şartını sağlayan bir adayın, başvurduğu temel alanın özel koşullarını yerine getirmemesi hâlinde başvurusu olumsuz sonuçlanabilir.
Bu nedenle;
- Hukuk,
- Mühendislik,
- Sağlık Bilimleri,
- Mimarlık, Planlama ve Tasarım,
- Sosyal, Beşerî ve İdari Bilimler,
- Filoloji,
- Spor Bilimleri
gibi her temel alan için yayımlanan özel kriterlerin başvuru öncesinde dikkatle kontrol edilmesi önem taşımaktadır.
Doçentlik Başvurusunda Üç Dönem Bekleme Kuralı
Doçentlik başvurusunda adayların dikkat etmesi gereken konulardan biri de, başvurunun olumsuz sonuçlanması hâlinde yeniden başvuru sürecine ilişkin kurallardır.
Başvurunun hangi nedenle başarısız olduğu, sonraki başvurunun zamanlamasını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle değerlendirme sonucunun dikkatle incelenmesi ve gerekçenin doğru analiz edilmesi önem taşır.
Özellikle eser incelemesi, asgari başvuru şartları veya etik değerlendirme nedeniyle verilen kararların her biri farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Asgari Başvuru Şartlarının Sağlanmaması
Doçentlik başvurularında en sık karşılaşılan ret nedenlerinden biri, asgari başvuru şartlarının eksik olmasıdır.
Bu durum yalnızca toplam puanın yetersiz olmasından kaynaklanmaz.
Örneğin;
- zorunlu yayın şartının yerine getirilmemesi,
- doktora sonrası puan şartının sağlanmaması,
- başlıca yazar koşulunun eksik olması,
- temel alan özel kriterlerinin karşılanmaması,
- akademik faaliyetlerin yanlış kategoride beyan edilmesi
başvurunun daha eser incelemesine geçilmeden olumsuz sonuçlanmasına neden olabilir.
Bu nedenle adayların başvuru öncesinde ayrıntılı bir kontrol listesi oluşturması ve tüm kriterleri tek tek doğrulaması önemlidir.
Doçentlik Başvurusunda Etik İhlal İddiası
Etik ihlal iddiası, doçentlik sürecinde adayların karşılaşabileceği en ciddi hukuki sorunlardan biridir.
Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı olduğu değerlendirilen fiiller, yalnızca ilgili yayının puanlandırılmamasına değil, başvurunun bütününü etkileyen sonuçlar doğurabilir.
Ancak etik ihlal iddiasının varlığı ile bu iddianın kesin olarak kabul edilmiş olması aynı şey değildir.
Her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir.
Etik İhlal İddiası Hangi Durumlarda Gündeme Gelebilir?
Akademik uygulamada etik incelemeye konu olabilecek durumlar arasında şunlar yer alabilir:
- intihal iddiaları,
- uydurma veya tahrif edilmiş veri kullanıldığı iddiaları,
- mükerrer yayın,
- dilimleme (salami slicing) iddiaları,
- haksız yazarlık,
- kaynak göstermeden yararlanma,
- araştırma ve yayın etiğine aykırı diğer davranışlar.
Her iddia otomatik olarak etik ihlal sonucunu doğurmaz. İddianın dayanakları, savunmalar ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirilir.
Etik İhlal İddiasıyla Karşılaşan Aday Ne Yapmalıdır?
Böyle bir durumda öncelikle;
- isnadın kapsamı,
- hangi eser veya eserlerin incelemeye alındığı,
- hangi etik ilkenin ihlal edildiğinin ileri sürüldüğü,
- iddiayı destekleyen belgeler
ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Savunma hazırlanırken yalnızca teknik açıklamalarla yetinilmemeli; bilimsel yöntem, yayın süreci ve somut olayın özellikleri de ortaya konulmalıdır.
Özellikle etik değerlendirme sonucunda verilen kararların idari yargı denetimine tabi olabileceği unutulmamalıdır.
Doçentlik Başvurusunun Geri Çekilmesi Mümkün mü?
Başvuru sürecinde adayların zaman zaman başvurularını geri çekmeyi düşündükleri görülmektedir.
Bunun nedeni;
- eksik belge fark edilmesi,
- yeni bir yayının kabul edilmesi,
- puan hesabında hata bulunması,
- etik inceleme sürecinin başlaması,
- eser listesinde düzeltme ihtiyacı
olabilmektedir.
Ancak başvurunun hangi aşamada bulunduğu, geri çekme talebinin hukuki sonuçlarını etkileyebilir. Bu nedenle işlem yapılmadan önce güncel başvuru durumu dikkatle değerlendirilmelidir.
Doçentlik Bilgi Sisteminde (DBS) En Sık Yapılan Hatalar
Başvuru sürecindeki birçok sorun, akademik çalışmalardan değil, sisteme yapılan veri girişlerinden kaynaklanmaktadır.
Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Aynı yayının farklı kategorilere yüklenmesi,
- Yayının yanlış indeks altında beyan edilmesi,
- DOI bilgilerinin eksik girilmesi,
- Yazar sıralamasının hatalı gösterilmesi,
- Tezden üretilen yayının yanlış sınıflandırılması,
- Atıfların eksik veya yanlış beyan edilmesi,
- Kitap ve kitap bölümlerinin karıştırılması,
- Patent bilgilerinin eksik yüklenmesi,
- Destekleyici belgelerin sisteme eklenmemesi.
Bu tür hatalar, akademik niteliği yüksek bir başvurunun dahi beklenmeyen şekilde olumsuz değerlendirilmesine yol açabilir.
Doçentlik Başvurularında En Sık Karşılaşılan Hukuki Uyuşmazlıklar
Yükseköğretim hukuku alanındaki uygulamalar incelendiğinde, doçentlik sürecine ilişkin uyuşmazlıkların belirli başlıklarda yoğunlaştığı görülmektedir.
En sık dava konusu edilen işlemler şunlardır:
- Asgari başvuru şartlarının sağlanmadığı gerekçesiyle başvurunun reddedilmesi,
- Etik ihlal değerlendirmesi sonucu verilen olumsuz kararlar,
- Eserlerin yanlış puanlandırıldığı iddiası,
- Başlıca yazar şartının sağlanmadığının kabul edilmesi,
- Yayınların yanlış kategoride değerlendirilmesi,
- Alan jürilerinin değerlendirmelerine yönelik itirazlar,
- İdari başvuruların reddedilmesi üzerine açılan iptal davaları.
Her uyuşmazlık, başvurulan temel alan, adayın akademik geçmişi ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Doçentlik Başvurusunda İtiraz ve Dava Süreci
Doçentlik başvurusuna ilişkin işlemler idari işlem niteliği taşıdığından, belirli şartlar altında idari başvuru ve yargısal denetime konu olabilir.
Ancak her olumsuz sonucun doğrudan dava konusu yapılabileceği düşüncesi doğru değildir.
Öncelikle;
- işlemin hukuki niteliği,
- kararın gerekçesi,
- uygulanması gereken mevzuat,
- başvuru sürecinde izlenen usul,
- adayın hak kaybına yol açan hususlar
birlikte değerlendirilmelidir.
Bu aşamada yapılacak hukuki analiz, izlenecek yolun belirlenmesi açısından büyük önem taşır.
Başvuru Öncesinde Kontrol Edilmesi Gerekenler
Doçentlik başvurusunu tamamlamadan önce aşağıdaki hususların yeniden gözden geçirilmesi faydalı olacaktır:
✔ Toplam puan doğru hesaplandı mı?
✔ Doktora sonrası en az 90 puan şartı sağlandı mı?
✔ Temel alan özel kriterleri tek tek kontrol edildi mi?
✔ Başlıca yazar şartı gereken eserlerde bu koşul mevcut mu?
✔ Yayınların indeks bilgileri güncel mi?
✔ Tezden üretilen çalışmalar doğru kategoride gösterildi mi?
✔ Atıf bilgileri eksiksiz işlendi mi?
✔ DBS’ye yüklenen belgeler eksiksiz mi?
✔ Zorunlu yayın şartları yerine getirildi mi?
✔ Başvuru tamamlanmadan önce tüm bilgiler son kez kontrol edildi mi?
Bu kontrol listesi, başvuru sürecinde sonradan telafisi güç hataların önlenmesine yardımcı olabilir.
Sonuç
Yeni doçentlik kriterleri, yalnızca puan esasına dayanan bir değerlendirme sistemi değildir. Başvurunun başarılı olabilmesi için puan şartlarının yanı sıra temel alan kriterlerinin, yayın niteliğinin, başlıca yazar koşulunun ve etik kuralların birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle adayların başvuru hazırlığını yalnızca eser sayısını artırmaya yönelik değil, kriterlere uygun ve sistematik bir planlama çerçevesinde yürütmeleri büyük önem taşımaktadır.
Özellikle eserlerin doğru kategoride beyan edilmesi, puan hesaplamasının eksiksiz yapılması ve başvuru öncesinde tüm belgelerin dikkatle kontrol edilmesi, olası hak kayıplarının önüne geçilmesinde belirleyici rol oynar.
Doçentlik başvurusunun reddedilmesi, etik ihlal iddiasıyla karşılaşılması veya eserlerin hatalı değerlendirildiğinin düşünülmesi hâlinde ise, somut olayın özelliklerine göre hukuki başvuru yollarının değerlendirilmesi mümkündür.

Sıkça Sorulan Sorular – Yeni Doçentlik Kriterleri
Yeni doçentlik kriterlerinde en az kaç puan gerekir?
Doçentlik başvurusu için asgari 100 puan şartı aranır. Bunun yanında doktora veya eşdeğer eğitim sonrasında elde edilmesi gereken puan şartı ile temel alan kriterlerinin de sağlanması gerekir.
100 puan almak doçent olmak için yeterli midir?
Hayır. Toplam puanın yanında temel alan özel kriterleri, zorunlu yayın koşulları, başlıca yazar şartı ve diğer başvuru şartları da birlikte değerlendirilir.
Başlıca yazar şartı her aday için zorunlu mudur?
Hayır. Başlıca yazar şartının uygulanıp uygulanmayacağı ve kapsamı, başvurulan temel alana ve ilgili ÜAK kriterlerine göre değişebilir.
TR Dizin’deki yayınlar doçentlik başvurusunda kullanılabilir mi?
Evet. ÜAK kriterlerinde öngörülen şartları sağlaması hâlinde TR Dizin kapsamındaki yayınlar da değerlendirmeye alınabilir.
Etik ihlal iddiası bulunan bir aday doçent olabilir mi?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Öncelikle etik ihlal iddiasının niteliği, yürütülen inceleme süreci ve verilen karar birlikte değerlendirilmelidir. Her olay kendi somut koşullarına göre incelenir.
Doçentlik başvurusunun reddedilmesi hâlinde dava açılabilir mi?
Ret kararının hukuki niteliğine ve gerekçesine bağlı olarak idari yargı yoluna başvurulması gündeme gelebilir. Bunun için öncelikle kararın ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerekir.
Bu içeriğin yazarı ve hukuki denetleyicisi
Kurucu Avukat · Reform Hukuk Bürosu
- Ankara 2 No'lu Barosu
- Sicil No: 3148
- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Yenimahalle / Ankara
Av. Gökhan YILMAZ , Reform Hukuk Bürosu'nun kurucu avukatıdır. Ankara 2 No'lu Barosuna 3148 sicil numarasıyla kayıtlı olup askerî hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.
Uzmanlık alanları
- Askerî Hukuk
- İdare Hukuku
- Yükseköğretim Hukuku
- Ceza Hukuku




