İnfazın Ertelenmesi

Bu makalemizde infazın ertelenmesi şartları nelerdir? , infazın ertelenmesi süresi ne kadardır? ağır hastalık veya akıl hastalığı halinde infaz erteleme durumu, kesinleşmiş cezanın infazının ertelenmesi konularına değineceğiz.
İnfazın Ertelenmesi Nedir ?
İnfazın ertelenmesi, kesinleşmiş hapis cezasının hastalık, engellilik, hamilelik ve başkaca kişisel nedenlerle cezaevinde infaz edilmesinin ertelenmesidir. Görüleceği üzere 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16. maddesi ve devamında düzenlenen infaz erteleme düzenlemesinden faydalanabilmek için hapis cezasının kesinleşmiş olması gerekmektedir. ayrıca hapis cezasının ertelenmesi cezanın affedildiği anlamına gelmediği gibi istisnalar hariç hiç infaz edilmeyeceği anlamına da gelmemektedir.
İnfazın Ertelenme Şartları Nelerdir ?
İnfazın ertelenme şartları 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ve 17. maddesinde düzenlenmiştir.
- İnfaz kanunun 16. maddesinde ; akıl hastalığı , ağır hastalık, hamilelik durumunda infazın ertelenmesini ,
- İnfaz Kanunun 16/A maddesi ise çocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlünün cezasının infazının ertelenmesini,
- İnfaz Kanunu 17. Maddesi ise ; Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi durumlarını düzenlemiştir.
A) Hapis Cezasının İnfazının Hastalık Nedeni ile Ertelenmesi
1- Akıl Hastalığı Nedeniyle İnfazın Ertelenme Şartları (İnfaz Kanunu 16 md. )
İnfaz Kanunu 16/1 fıkrasında akıl hastalığına tutulan hükümlünün infazının geri bırakılacağını düzenlemiştir. Akıl hastalığına tutulan hükümlü Türk Ceza Kanunun 57. maddesi uyarınca sağlık kurumunda tedavi altına alınır. Maddenin devamına sağlık kuruluşunda geçen süre cezaevinde geçmiş sayılır denilmiştir.
Türk Ceza Kanunu 57/1-2 Maddesi ;
1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir.
2- Ağır Hastalık Nedeniyle İnfazın Ertelenmesi Şartları
İnfaz Kanunu 16. Maddesinin 2. fıkrasında ” diğer hastalıklar ” demek suretiyle hastalık nedeniyle infazın ertelenebileceğini düzenlemiştir. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. Maddenin bu fıkrasında hastalık ayrımı yapmamış olup İnfaz kanunu 16. maddesinin 6 Fıkrasında ise ;
Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.
Görüleceği üzere eğer hastalık nedeniyle infaz erteleme talebi üzerine İnfaz Savcılığı durumu sağlık kuruluşunda tedavi edilmesi yönünde karar verebileceği gibi durumun ağırlığına göre infazın geri bırakılmasına da karar verilebilir.
Akıl hastalığı nedeniyle infaza ara verme ile ağır hastalık sebebiyle infaza ara verme arasında şöyle bir fark bulunmaktadır ; akıl hastalığı nedeniyle sağlık kuruluşunda tedavi nedeniyle bulunulan süreler cezaevinde geçmiş sayılmaktadır. ancak ağır hastalık nedeniyle sağlık kuruluşunda geçen sürelerin cezaevinde geçmiş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
3- Sağlık Nedeniyle İnfazın Geri Bırakılması Nasıl Uygulanır?
İnfaz Kanunun 16/3 maddesinde hem akıl hastalığı nedeniyle infaz ertelemede hem de ağır hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması durumuyla alakalı izlenecek usule yer vermiştir. Buna göre ;
Hükümlünün sağlık durumu nedeniyle cezanın infazının ertelenmesi, belirli usul ve şartlara bağlanmıştır. Buna göre, Adlî Tıp Kurumu tarafından düzenlenen ya da Adalet Bakanlığı’nın yetkilendirdiği tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca hazırlanıp Adlî Tıp Kurumu tarafından onaylanan rapor esas alınarak, infazın geri bırakılmasına infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından karar verilir.
Verilen geri bırakma kararı, hükümlünün uyması gereken yükümlülükler açıkça belirtilmek suretiyle, kendisine ve varsa yasal temsilcisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilir. Bu süreçte hükümlü, geri bırakma süresi boyunca bulunacağı adresi bizzat kendisi veya yasal temsilcisi aracılığıyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlüdür.
Hükümlünün sağlık durumunun devam edip etmediği, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenli olarak denetlenir. Bu inceleme; sağlık raporunda belirtilen süreler esas alınarak, süre belirtilmemişse en geç yılda bir kez yapılır. İnceleme, hükümlünün bulunduğu yerdeki veya tedavisinin sürdüğü yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla gerçekleştirilir.
Yapılan değerlendirme sonucunda, infazın geri bırakılmasının sürdürülüp sürdürülmeyeceğine karar verme yetkisi yine geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığına aittir. Ayrıca, Başsavcılığın talebi üzerine hükümlünün yükümlülüklere uygun davranıp davranmadığı kolluk birimlerince izlenebilir.
Hükümlünün kendisine yüklenen yükümlülüklere aykırı hareket etmesi hâlinde, infazın geri bırakılması kararı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kaldırılır. Bu karara karşı ise hükümlünün infaz hâkimliğine başvurma hakkı bulunmaktadır.
B) Hapis Cezasının Hamilelik (Gebelik ) Nedeniyle İnfaza Ara Verme
İnfaz Kanunun 16/4-5. maddeleri gebelik durumunda infaz erteleme durumunu düzenlemiştir. Buna göre ;
Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz.
Görüleceği üzere ;
- Cezaevine girmeden önce hamile olanlar
- Cezaevine girmeden önce doğum yapıp doğumdan itibaren 18 ay geçmemiş olanlar
- Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra hamile kalanlardan koşullu salıverilmesine 6 yıldan az bir süre kalmış olanalar
İnfaz Erteleme talebinde bulunabilirler. Ancak her iki madde içinde ortak şart ;
Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz.
C) Çocuğunun Hastalığı Nedeniyle Kadın Hükümlünün Cezasının İnfazının Ertelenmesi
İnfazına başlanmış olsa dahi, toplam süresi on yıl veya daha az olan hapis cezasına mahkûm edilen ya da adli para cezası infaz aşamasında hapse çevrilen kadın hükümlüler bakımından, özel bir erteleme imkânı öngörülmüştür.
Buna göre, kadın hükümlünün 18 yaşını doldurmamış, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç veya ağır hastalığa yakalanmış bir çocuğunun bulunması ve ayrıca hükümlünün toplum güvenliği açısından ağır ve somut bir tehlike oluşturmadığının değerlendirilmesi hâlinde, cezanın infazı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir yıla kadar ertelenebilir.
Bu erteleme süresi, her seferinde altı ayı geçmemek üzere, en fazla dört kez uzatılabilir. Erteleme devam ettiği sürece ceza zamanaşımı işlemez. Çocuğun engelli olması nedeniyle bakıma muhtaç bulunup bulunmadığı ya da ağır hastalık hâli, ilgili mevzuat uyarınca usulüne uygun sağlık raporlarıyla tespit edilir.
Erteleme süresi içinde bazı durumların ortaya çıkması hâlinde, verilen karar kaldırılarak cezanın infazına derhâl başlanır. Bu hâller şunlardır:
-
Hükümlünün ertelemenin amacına veya kendisine yüklenen yükümlülüklere aykırı davranması,
-
Hükümlü hakkında kasten işlenen bir suç nedeniyle kamu davası açılması,
-
Çocuğun sağlık durumunun iyileşmesi.
Bu süreçte kadın hükümlü, Cumhuriyet savcısının kararıyla aşağıdaki yükümlülüklerden en az birine tâbi tutulur:
-
Belirlenen bir yerleşim bölgesini terk etmemek,
-
Belirlenen yerlere, belirtilen zamanlarda düzenli olarak başvurmak,
-
Ekonomik durumu dikkate alınarak belirlenen güvence miktarını yatırmak.
Bunlara ek olarak, hükümlü hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanır ve bu yükümlülük erteleme süresi boyunca devam eder.
D) Hükümlünün İstemiyle Hapis Cezasının Ertelenmesi
Hükümlünün kendi talebi üzerine cezanın infazının ertelenmesi, belirli suçlar ve süreler bakımından mümkün kılınmıştır. Buna göre; kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezaları, hükümlünün çağrı üzerine gelmesi şartıyla, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ertelenebilir.
Bu erteleme, her seferinde bir yılı aşmamak üzere uygulanır ve en fazla iki kez ertelenme kararı verilebilir. Böylece hükümlüye, cezanın infazından önce belirli bir süre kazanma imkânı tanınmaktadır.
Erteleme süresi devam ederken, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suç nedeniyle kamu davası açılması durumunda, verilen erteleme kararı kendiliğinden sona erer. Bu hâlde cezanın infazına derhâl başlanır ve hükümlü cezaevine alınır.
Hapis cezasının infazına başlanmış olsa bile, bazı zorunlu ve çok ivedi durumların varlığı hâlinde infaza ara verilmesi mümkündür. Bu durumlar özellikle şu hâlleri kapsar:
-
Hükümlünün yükseköğrenimini tamamlayabilmesi,
-
Ana, baba, eş veya çocuğun ölümü,
-
Bu kişilerin sürekli hastalık veya malullük hâli nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülememesi ya da tarım arazilerinin işlenememesi,
-
Hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullük sebebiyle bakıma muhtaç olması,
-
Hükümlünün kendi hastalığının sürekli tedavi gerektirmesi.
Bu gibi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir yılı geçmemek üzere hapis cezasının infazına ara verilebilir. Ancak bu imkân en fazla iki kez kullanılabilir.
Bu madde hükümleri;
a) Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,
b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler,
c) Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar,
hakkında uygulanmaz.

İnfazın Ertelenmesi En Fazla Ne Kadar Süreyle Mümkündür?
Hükümlünün kişisel nedenlere dayanarak infazın ertelenmesini talep etme hakkı en fazla iki kez kullanılabilir. Bu kapsamda, her bir başvuru için en çok bir yıl süreyle infazın ertelenmesine karar verilebilir. Dolayısıyla kişisel nedenlere dayalı infaz ertelemesi, toplamda en fazla iki yıl ile sınırlıdır.
Hükümlü, ilk başvurusunda infazın en fazla bir yıl ertelenmesini isteyebilir. Bu sürenin sonunda ceza henüz infaz edilmemişse ve şartlar devam ediyorsa, ikinci kez infazın ertelenmesi talebinde bulunulması mümkündür. Ancak ikinci başvurudan sonra aynı gerekçeyle yeniden erteleme talep edilmesi mümkün değildir.
İnfazın Ertelenmesi Dilekçesi Örneği
… CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
İNFAZIN ERTELENMESİ TALEPLİDİR
HÜKÜMLÜ : ………….. (T.C. Kimlik No: …………)
DOSYA NO : ……… İlam / ……… Esas
CEZA : ……… süreli hapis cezası
CEZAYI VEREN MAHKEME : ……… Mahkemesi
KONU : 5275 sayılı Kanun’un 17. maddesi (gerektiğinde 16. madde) uyarınca infazın ertelenmesi talebimizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
-
Müvekkil/hükümlü hakkında ……… Mahkemesinin …/…/…… tarih ve ……… E., ……… K. sayılı ilamı ile …… yıl …… ay hapis cezasına hükmolunmuştur. Anılan karar kesinleşmiş olup infaz aşamasına gelinmiştir.
-
Hükümlü, çağrı üzerine infaz için müracaat etmiş, kaçma veya infazdan kaçınma yönünde herhangi bir tutum sergilememiştir. Bu husus, infazın ertelenmesi yönünden iyi niyet ve infaz rejimine uyum iradesini açıkça ortaya koymaktadır.
-
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 17/1. maddesi uyarınca;
-
Kasten işlenen suçlarda 3 yıl veya daha az,
-
Taksirle işlenen suçlarda 5 yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilmektedir. Müvekkilin cezası bu kapsamda kalmaktadır.
-
Müvekkilin infazın ertelenmesini gerektiren zorunlu ve ivedi kişisel nedenleri bulunmaktadır. Şöyle ki;
-
(Örnek) Müvekkil, yükseköğrenimini sürdürmekte olup infaz hâlinde eğitimini tamamlaması fiilen imkânsız hâle gelecektir.
-
(Örnek) Müvekkilin ……… (eş/çocuk/anne/baba) sürekli hastalık/malullük hâli mevcut olup, bakım yükümlülüğü fiilen müvekkil üzerindedir.
-
(Örnek) Müvekkilin sağlık durumu sürekli tedavi gerektirmekte olup, infazın derhal başlaması hâlinde telafisi güç sonuçlar doğacaktır.
-
-
Anılan hususlar, Kanun’un 17/4. maddesinde düzenlenen “zorunlu ve çok ivedi hâller” kapsamında olup, infaza ara verilmesini ve infazın ertelenmesini haklı kılmaktadır.
-
Müvekkil hakkında;
-
Terör suçu,
-
Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suç,
-
Cinsel dokunulmazlığa karşı suç,
-
Mükerrirlere özgü infaz rejimi,
-
Disiplin veya tazyik hapsi bulunmamaktadır. Bu nedenle infaz ertelemesine engel bir yasal durum yoktur.
-
-
Müvekkil, erteleme süresi boyunca yükümlülüklere aynen uymayı, talep edilmesi hâlinde güvence göstermeyi, belirlenen adres ve bildirim şartlarını yerine getirmeyi kabul etmektedir.
-
Erteleme süresi içinde kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde ertelemenin kaldırılacağı hususu müvekkilce bilinmekte olup, bu konuda gerekli hassasiyet gösterilecektir.
HUKUKİ NEDENLER
5275 sayılı CGTİHK m.16, m.17, ilgili yönetmelikler ve sair mevzuat.
SONUÇ VE TALEP
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
-
Müvekkil/hükümlü hakkında verilen hapis cezasının infazının,
-
5275 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca, bir yıl süreyle ertelenmesine (gerekirse yasal sınırlar içinde uzatılmasına),
-
Talep edilmesi hâlinde uygun görülecek yükümlülükler ve güvenceler belirlenmek suretiyle,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
…/…/……
Hükümlü / Vekili
Ad – Soyad
İmza
İnfazın Ertelenmesi konusu hakkındaki makalemiz Reform Hukuk Bürosu avukatlarından Av. Gökhan YILMAZ tarafından hazırlanmış olup detaylı bilgi için iletişime geçiniz.
SIRADAKİ MAKALEMİZ :





