• Türkçe
  • 中文
  • Askeri Hukuk

    Vazife Malullüğü Davası Nasıl Açılır? Süresi ve Görevli Mahkeme

    Vazife malullüğü davası, görev nedeniyle malul hâle geldiğini ileri süren kişinin veya hak sahiplerinin, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen ret kararını yargıya taşıdığı davadır. Uygulamada bu uyuşmazlıklar yalnızca sağlık raporundan çıkmaz. Vazife malullüğü dava açma süresi, görevli mahkemenin doğru belirlenmesi, olay ile görev arasındaki illiyet bağının kurulması ve ilk sağlık kayıtlarının dosyaya kazandırılması, davanın sonucunu doğrudan etkiler. Özellikle askerî personel, polis, uzman erbaş, er ve erbaşlar bakımından personelin statüsü ve ilk defa kamu görevine başladığı tarih, davanın idare mahkemesinde mi yoksa iş mahkemesinde mi açılacağını değiştirebilir.Bu nedenle vazife malullüğü davaları, internette bulunan bir vazife malullüğü dava dilekçesi örneğinin kişisel bilgilere uyarlanmasından ibaret değildir. Ret gerekçesi maluliyetin bulunmadığına, sağlık kaybının görevden kaynaklanmadığına, olayın emir dışı hareket sırasında gerçekleştiğine veya eksik belgeye dayanabilir. Her gerekçeye karşı sunulacak delil ve kurulacak talep farklıdır. Bu çalışmada SGK başvurusunun reddinden sonra izlenecek yolu, görevli mahkemeyi, dava süresini, ispat araçlarını ve emsal kararların dosyada nasıl kullanılacağını dava odaklı biçimde ele aldık. Statünün tanımı, aylık hesabı ve gazilikten farkı için ayrıca hazırladığımız vazife malullüğü rehberine bakabilirsiniz.

    Şeffaflık bildirimi: Bu içerik 15 Ekim 2026 tarihinde güncellenmiş olup genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Görevli mahkeme, dava süresi ve uygulanacak sosyal güvenlik rejimi; göreve giriş tarihi, personel statüsü, olay tarihi ve dava konusu işlemin niteliğine göre belirlenmelidir.
    Kısa cevap: SGK’nin vazife malullüğü talebini reddetmesi hâlinde önce ret gerekçesi ve kişinin tabi olduğu sosyal güvenlik rejimi belirlenir. 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçiliği bulunan kamu görevlilerinde çoğunlukla idari yargı; ilk defa bu tarihten sonra 5510 sayılı Kanun’un 4/1-c bendi kapsamında göreve başlayanlarda ise kural olarak iş mahkemesi görevli olur. Yanlış yargı kolunda dava açılması ciddi süre ve usul kaybına yol açabilir.

    Makalenin özeti

    Davanın konusu Vazife malullüğünün reddi veya eksik uygulanması
    Temel uyuşmazlık Maluliyet ile yürütülen görev arasındaki illiyet bağı
    Görevli mahkeme 5434 rejiminde çoğunlukla idare mahkemesi; 5510 rejiminde kural olarak iş mahkemesi
    Kritik deliller Görev emri, olay tutanağı, ilk muayene, revir ve hastane kayıtları, kurul raporu, tanık ve soruşturma evrakı
    Başlıca risk Yanlış mahkemede dava açılması veya ret gerekçesine uygun delil sunulmaması

    1. Vazife Malullüğü Davası Nedir?

    Vazife malullüğü davası, SGK veya ilgili idare tarafından tesis edilen ret işleminin hukuka uygun olup olmadığının incelendiği davadır. Davacı çoğu kez “vazife malulü sayılmamasına ilişkin işlemin” ortadan kaldırılmasını ve buna bağlı aylık ile diğer mali sonuçların uygulanmasını ister. Ancak talebin nasıl kurulacağı, davanın görüleceği yargı koluna göre değişir. İdari yargıda dava, belirli bir idari işlemin iptali ve koşulları varsa parasal hakların ödenmesi istemiyle açılır. İş mahkemesinde ise sosyal güvenlik hakkının tespiti ve Kurum işleminin hukuka aykırılığı ileri sürülür.

    Dava konusu yalnızca kişinin hasta veya yaralı olup olmadığı değildir. Sağlık kaybının görev sırasında meydana gelmesi, görevin sebep ve etkisiyle doğması ya da görevin mevcut rahatsızlığı belirgin biçimde ağırlaştırması gerekir. SGK sağlık kurullarının incelemesi de iki aşamalıdır: Önce mevzuata göre maluliyetin bulunup bulunmadığı, ardından bu maluliyetin vazifeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı değerlendirilir. Danıştay 12. Dairenin E. 2018/5553, K. 2021/3352 sayılı kararı bu ayrımı açık biçimde ortaya koymaktadır.

    Avukat notu: Dilekçede yalnızca “sağlık kurulu raporuna göre görev yapamaz” denilmesi yeterli değildir. Sağlık yönünden görev yapamama kararı ile vazife malullüğü statüsü aynı işlem değildir. Davanın ağırlık noktası, sağlık kaybının hangi görev olayı veya çalışma koşulu nedeniyle doğduğunun belgelendirilmesidir.

    2. Vazife Malullüğü Talebi Neden Reddedilir?

    Ret kararlarının gerekçesi dosyadan dosyaya değişir. Bazı başvurularda Kurum kişinin malul sayılacak düzeyde sağlık kaybına uğramadığını kabul eder. Bazılarında sağlık kaybı kabul edildiği hâlde rahatsızlığın görevden kaynaklanmadığı sonucuna varılır. Bir başka grupta olay, emir ve mevzuat dışı kişisel hareketin sonucu kabul edilir. Tutanak, görev belgesi veya ilk sağlık kaydının eksikliği de Kurumun görev bağlantısını kuramamasına neden olabilir.

    Maluliyet şartının oluşmadığı gerekçesiyle ret

    Yetkili sağlık kurulu, hastalığın veya arızanın mevzuatta aranan seviyeye ulaşmadığı sonucuna varabilir. Bu durumda dava, yalnızca farklı bir hastaneden alınan rapora dayandırılmamalıdır. Tüm tetkikler, tedavi geçmişi, görev yapma kapasitesindeki kayıp ve varsa çelişkili kurul raporları birlikte sunulmalıdır. Mahkemenin yeni bir bilirkişi veya hakem hastane incelemesi yaptırması talep edilebilir.

    Görevle illiyet bağının kurulamadığı gerekçesiyle ret

    Kişi malul kabul edilmesine rağmen hastalığın görevden bağımsız olduğu ileri sürülebilir. İşitme kaybı, ortopedik rahatsızlıklar ve psikiyatrik hastalıklarda bu gerekçeyle sık karşılaşılır. Böyle dosyalarda göreve giriş muayenesi, ilk şikâyet tarihi, maruziyetin niteliği, görev yerleri ve tedavi seyri kronolojik olarak gösterilmelidir.

    Emir ve mevzuat dışı hareket nedeniyle ret

    5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi, bazı kapsam dışı hâlleri düzenler. Bununla birlikte her disiplin ihlali kendiliğinden vazife bağını kesmez. Emir dışı hareket ile sağlık kaybı arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi bulunup bulunmadığı somut olayda ortaya konulmalıdır.

    Eksik belge veya hatalı tutanak nedeniyle ret

    Olay görev sırasında yaşandığı hâlde tutanağın geç tutulması, görevlendirme yazısının dosyaya eklenmemesi veya ilk müdahale kaydının bulunamaması ret kararına zemin hazırlayabilir. Eksik tutanak önemli bir sorundur; ancak tek başına davanın kaybedileceği anlamına gelmez. Kurum arşivi, günlük emirler, nöbet çizelgesi, araç görev formu, tanık anlatımları ve soruşturma evrakıyla olay yeniden kurulabilir.

    3. Vazife Malullüğü Davası Nasıl Açılır?

    Dava açmadan önce başvurunun konusu ve ret işlemi açıklaştırılmalıdır. Henüz SGK tarafından verilmiş kesin veya dava edilebilir bir karar bulunmuyorsa, kişinin statüsüne uygun belgelerle idari başvuru yapılır. Başvuru dilekçesinde olayın tarihi, görevin niteliği, sağlık kaybının gelişimi ve talep edilen statü birbirinden kopuk cümlelerle değil, aynı kronoloji içinde anlatılmalıdır.

    Ret kararı geldikten sonra ilk iş, gerekçenin sınıflandırılmasıdır. Sorun tıbbi maluliyet değerlendirmesinden mi, görev bağlantısından mı, kapsam dışı hâlden mi yoksa uygulanacak kanunun yanlış belirlenmesinden mi kaynaklanmaktadır? Dava dilekçesinin hukuki ve tıbbi omurgası bu soruya göre kurulur. Ardından kişinin ilk kamu görevi tarihi, 5434 veya 5510 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı ve görevli mahkeme belirlenir.

    Aşama Yapılacak işlem Kontrol noktası
    1. Dosyanın toplanması Görev ve sağlık belgeleri temin edilir İlk muayene ile görev kaydı aynı kronolojiyi destekliyor mu?
    2. Kurum başvurusu SGK ve ilgili idare nezdinde talep oluşturulur Evrak kayıt numarası ve tebligatlar saklanmış mı?
    3. Ret analizi Kararın tıbbi ve hukuki gerekçesi ayrıştırılır Hangi tespit ve belgeye itiraz edilecek?
    4. Yargı kolu İdare veya iş mahkemesi belirlenir İlk iştirakçilik ve göreve giriş tarihi nedir?
    5. Dava Ret gerekçesine uygun talep ve deliller sunulur Dava süresi ve parasal istemler ayrı ayrı kontrol edildi mi?

    4. Vazife Malullüğü Davası Hangi Mahkemede Açılır?

    Bu davalarda en kritik usul meselesi görevli yargı koludur. “SGK kararı olduğu için iş mahkemesi görevlidir” veya “kamu görevlisi olduğu için idare mahkemesi görevlidir” biçimindeki iki genel kabul de tek başına doğru değildir. Ayrım, kişinin ilk defa hangi tarihte ve hangi sosyal güvenlik rejimi kapsamında kamu görevine girdiği üzerinden yapılır.

    2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında iştirakçi olan kamu görevlileri yönünden SGK’nin tesis ettiği işlemler idari işlem niteliğini korur ve uyuşmazlık çoğunlukla idari yargıda görülür. İlk defa bu tarihten sonra 5510 sayılı Kanun’un 4/1-c bendi kapsamında göreve başlayanların bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarında ise 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesi gereğince kural olarak iş mahkemesi görevlidir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 24.11.2025 tarihli E. 2025/602, K. 2025/688 sayılı kararı da 5510 rejimindeki vazife malullüğü uyuşmazlığında iş mahkemesini görevli kabul etmiştir.

    Personelin durumu Uygulanabilecek rejim Kural olarak görevli yer
    2008 Ekim öncesinde 5434 kapsamında iştirakçi 5434 ve 5510 geçiş hükümleri İdari yargı
    İlk defa 2008 Ekim sonrasında 4/1-c kapsamında 5510 sayılı Kanun İş mahkemesi
    Er ve erbaşın askerlik hizmetinden kaynaklanan özel statüsü 5510 geçici hükümleri ve 5434’e yapılan atıflar Somut mevzuat ve talebe göre ayrıca belirlenir
    Hizmet kusuruna dayalı maddi ve manevi tazminat İYUK ve idarenin sorumluluğu İdare mahkemesi
    Önemli: Olay tarihi tek başına görevli mahkemeyi belirlemez. Özellikle kamu görevlilerinde ilk defa iştirakçi olunan tarih ve hakkında uygulanacak geçiş hükmü incelenmelidir. Er ve erbaş dosyalarında ise özel atıf hükümleri nedeniyle ayrıca değerlendirme gerekir. Bu gruba ilişkin ayrıntılar için erlerin vazife malullüğü davaları makalesine bakabilirsiniz.

    5. Vazife Malullüğü Dava Açma Süresi

    Vazife malullüğü dava açma süresi, görevli mahkemeyle birlikte değerlendirilmelidir. 5434 rejimine tabi bir kişi hakkında tesis edilen idari işlemin iptali isteniyorsa, özel bir süre bulunmadığı ölçüde yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 günlük genel idari dava süresi gündeme gelir. İdareye yapılan başvurunun süresinde cevaplanmaması hâlinde zımni ret hükümleri ayrıca incelenir.

    5510 sayılı Kanun kapsamında iş mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda ise idari yargıdaki 60 günlük dava süresi doğrudan uygulanmaz. Bununla birlikte geçmiş aylıklar, ödeme farkları ve diğer parasal istemler bakımından zamanaşımı veya geriye dönük ödeme sınırları doğabilir. Bu nedenle “vazife malullüğünde süre yoktur” şeklindeki genel ifade de “her dava 60 günde açılır” şeklindeki ifade de doğru değildir.

    Kamu idaresinin olayı SGK’ye bildirmesi için 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesinde düzenlenen 15 iş günlük bildirim süresi, kişinin dava açma süresiyle aynı değildir. İdarenin bildirimi geç yapması, sigortalının statü talebini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Buna karşılık geçmiş mali haklar ve ayrı bir tazminat talebi farklı süre kurallarına tabi olabilir.

    Avukat notu: Ret yazısı alındığında önce tebliğ tarihi kaydedilmelidir. Kuruma yeniden aynı içerikte dilekçe vermek, başlamış dava süresini her zaman yeniden başlatmaz. Süreyi koruyacak yol, ret işleminin niteliği ve görevli yargı kolu belirlendikten sonra seçilmelidir.

    6. Vazife Malullüğü Davasında İlliyet Bağı Nasıl İspatlanır?

    İlliyet bağı, sağlık kaybı ile yürütülen kamu görevi arasındaki hukuken kabul edilebilir neden-sonuç ilişkisidir. Yaralanmanın kışla, karakol veya kamu binasında meydana gelmesi önemli olmakla birlikte her dosyada tek başına yeterli değildir. Mahkeme; olayın hangi görev sırasında gerçekleştiğini, personelin emir sınırları içinde hareket edip etmediğini, ilk tıbbi bulgunun zamanını ve sonraki hastalık tablosunun olayla uyumunu birlikte değerlendirir.

    Akut yaralanmalarda görev bağlantısı çoğunlukla olay tutanağıyla görülebilir. Zaman içinde gelişen işitme kaybı, bel ve eklem rahatsızlıkları veya ruhsal hastalıklarda ise görev yerlerinin, maruziyet sürelerinin ve tedavi geçmişinin bütün hâlinde sunulması gerekir. Uyuşmazlık Mahkemesinin E. 1999/43, K. 1999/52 sayılı kararında da işitme kaybı değerlendirilirken tıbbi bulguların askerî görev, yer ve hizmet geçmişiyle birlikte ele alınması gerektiği vurgulanmıştır.

    Üçüncü kişinin eylemi illiyet bağını her zaman kesmez. Danıştay 12. Dairenin E. 2018/4020, K. 2021/5099 sayılı kararında, askerlik hizmeti sırasında kışlada başka bir erin eylemi sonucu meydana gelen ölümde görev bağlantısı kabul edilmiştir. Buna karşılık personelin nöbet yerini terk ederek yasak bölgeye girmesi gibi olaylarda emir dışı kişisel hareket, vazife bağını ortadan kaldırabilir.

    7. Vazife Malullüğü Davasında Gerekli Belgeler

    Dava dosyası yalnızca son sağlık kurulu raporundan oluşmamalıdır. En güçlü belgeler çoğu zaman olay tarihine en yakın kayıtlardır. Görev emri ile ilk muayene kaydının aynı günü ve aynı olay örgüsünü doğrulaması, yıllar sonra düzenlenen genel nitelikli bir rapordan daha açıklayıcı olabilir.

    • Olay, kaza ve vazife malullüğü tutanakları,
    • Görev emri, günlük emir, nöbet ve mesai çizelgeleri,
    • Revir kaydı, hastane sevki, epikriz, görüntüleme ve tetkikler,
    • Sağlık kurulu ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararları,
    • İdari veya adli soruşturma evrakı,
    • Tanık anlatımları ve olay yeri kayıtları,
    • Atış çizelgesi, araç görev formu veya maruziyeti gösteren kurum kayıtları,
    • SGK başvurusu, ret kararı ve tebliğ belgesi.

    Eksik vazife malullüğü tutanağı sonradan tamamlayıcı delillerle açıklanabilir. Ancak sonradan oluşturulan belgelerin olay tarihli kayıtlarla çelişmemesi gerekir. Kurumdan istenmesi gereken belgeler dilekçede somut biçimde gösterilmeli; “tüm kayıtların getirtilmesi” gibi belirsiz taleplerle yetinilmemelidir.

    8. Vazife Malullüğü Dava Dilekçesi

    Vazife malullüğü dava dilekçesi, dava konusu kararın tarihi ve sayısı, tebliğ tarihi, görevli mahkemenin dayanağı, olayın kronolojisi, sağlık kaybının gelişimi ve illiyet bağını gösteren delilleri içermelidir. Mahkemeden ne istendiği açıkça yazılmalıdır. İdari yargıda ortada bir ret işlemi bulunmadan yalnızca soyut biçimde “vazife malulü olduğumun tespiti” talep edilmesi, dava türü ve kesin işlem yönünden sorun yaratabilir.

    Emsal kararlar olayla ilişkilendirilerek kullanılmalıdır. Örneğin görev yolunda geçirilen kazaya ilişkin karar, kışladaki üçüncü kişi saldırısı dosyasına yalnızca sonuç cümlesiyle taşınmamalıdır. Kararın hangi maddi olaya ve hangi hukuk ilkesine dayandığı açıklanmalıdır. Hazır dilekçe örnekleri, dosyanın yargı kolunu, süresini ve ret gerekçesini belirleyemeyeceği için tek başına güvenli değildir.

    Dilekçe kontrolü: Davacı sıfatı, dava konusu işlem, tebliğ tarihi, görevli ve yetkili mahkeme, uygulanacak kanun, somut ret gerekçesi, delil listesi, parasal istemler ve faiz başlangıcı birbirinden ayrı kontrol edilmelidir.

    9. Vazife Malullüğü Davası Emsal Kararları

    Emsal kararların ortak noktası, görevin yalnızca masa başında veya nöbet noktasında geçirilen süreyle sınırlı görülmemesidir. Göreve hazırlık, zorunlu görev yolculuğu ve görev gereği müdahale de olayın şartlarına göre vazife kapsamında kabul edilebilir. Buna karşılık salt görev yerinde bulunmak, görevle hiçbir bağı olmayan kişisel davranıştan doğan her zararı vazife malullüğüne dönüştürmez.

    Karar Olay Dosyada kullanılabilecek ilke
    Danıştay 12. D., E. 2018/5553, K. 2021/3352 Sağlık kurulu incelemesinin kapsamı Maluliyet ve görev bağlantısı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
    Danıştay 12. D., E. 2022/114, K. 2022/2366 Mesaiye hazırlık sırasında silahla yaralanma Göreve hazırlık, somut olayda hizmetin parçası sayılabilir.
    Danıştay 11. D., E. 2009/8028, K. 2010/4307 Mesai dışında polis memurunun suça müdahalesi Kanuni müdahale görevi varsa mesai dışında bulunmak illiyet bağını kesmeyebilir.
    Yargıtay 10. HD, E. 2023/5378, K. 2023/6416 Asayiş görevinde arı sokması Görev kişiyi özel tehlikeye maruz bırakmışsa 2330 kapsamı doğabilir.
    Yargıtay 10. HD, E. 2023/5126, K. 2024/4158 Firari hükümlünün aranması Her asayiş olayı terör değildir; 3713 uygulanmasa da 2330 değerlendirilebilir.
    Danıştay 12. D., E. 2024/2868, K. 2024/3801 Eksik araştırma ve illiyet bağı Gerekli hâllerde uzman raporu alınarak görev etkisi yeterince araştırılmalıdır.
    AYM, B. No: 2014/6011, 22.09.2016 Askerin kazan dairesindeki gazdan ölümü Görev bağının neden kurulmadığı somut ve denetlenebilir gerekçeyle açıklanmalıdır.
    Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2025/602, K. 2025/688 5510 kapsamındaki kamu görevlisinin vazife malullüğü talebi 5510 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan uyuşmazlıkta iş mahkemesi görevlidir.

    10. Vazife Malullüğü Davası Kazanılırsa Ne Olur?

    Davanın sonucu yargı koluna ve kurulan talebe göre değişir. İdari yargıda ret işlemi iptal edilirse idare, kararın gerekçesine uygun biçimde yeniden işlem tesis etmek zorundadır. Mahkeme gerekli incelemeyi tamamlamış ve hukuki durum açık hâle gelmişse, statü ile bağlantılı mali hakların uygulanması gündeme gelir. İş mahkemesinde ise sigortalının vazife malullüğü koşullarını taşıdığı tespit edilerek Kurumun buna göre işlem yapmasına karar verilebilir.

    Geçmiş aylıkların hangi tarihten başlayacağı, yasal faizin başlangıcı ve geriye dönük ödemenin kapsamı başvuru tarihi, Kurum işlemi ve ilgili mevzuata göre belirlenir. Bu talepler dilekçede açıkça gösterilmelidir. Vazife malullüğü aylığı ile hizmet kusurundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat aynı hukuki kurum değildir. İdarenin kusuru veya kusursuz sorumluluğu nedeniyle ayrıca zarar doğmuşsa askeri tazminat davaları yönünden ayrı değerlendirme yapılmalıdır.

    11. Vazife Malullüğü Davası Ne Kadar Sürer?

    Davanın kesin süresini önceden söylemek mümkün değildir. Dosyanın yalnızca hukuki değerlendirme gerektirmesiyle yeni sağlık kurulu, bilirkişi veya hakem hastane incelemesine ihtiyaç duyulması arasında önemli süre farkı vardır. Görev kayıtlarının farklı kurumlardan istenmesi, eksik sağlık arşivinin tamamlanması ve görev uyuşmazlığı yaşanması da yargılamayı uzatabilir.

    İlk derece yargılamasının yanında istinaf ve koşulları varsa temyiz aşaması da toplam süreyi etkiler. Bu nedenle “dava şu kadar ayda kesin biter” biçiminde garanti verilmesi doğru değildir. Süreci kısaltmanın en etkili yolu, görevli mahkemeyi baştan doğru belirlemek ve olay tarihli görev-sağlık belgelerini dava açılmadan önce mümkün olduğunca tamamlamaktır.

    12. Vazife Malullüğü Davasında Avukatın Önemi

    Vazife malullüğü dosyası sosyal güvenlik, idare, sağlık ve bazı olaylarda askerî personel mevzuatını birlikte ilgilendirir. Avukatın görevi yalnızca dilekçe yazmak değildir. Uygulanacak kanunun, görevli mahkemenin, dava süresinin ve delil planının baştan belirlenmesi gerekir. Özellikle askerî görevden doğan uyuşmazlıklarda olay tutanağı, birlik kaydı, sağlık dosyası ve soruşturma evrakının birlikte okunması önem taşır.

    Askerî personelin statüsünden kaynaklanan başvuru ve davalarda askeri davalara bakan avukat desteği alınması; görev, sağlık ve personel mevzuatının aynı dosya içinde değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Ancak hiçbir dosyanın sonucu yalnızca benzer bir karar veya meslek unvanı üzerinden garanti edilemez.

    13. Sıkça Sorulan Sorular

    Vazife malullüğü davası hangi mahkemede açılır?

    2008 yılı Ekim ayı öncesinde 5434 kapsamında iştirakçiliği bulunan kamu görevlilerinde çoğunlukla idari yargı; ilk defa bu tarihten sonra 5510 kapsamında göreve başlayanlarda kural olarak iş mahkemesi görevlidir. Er ve erbaşlar ile özel statüler ayrıca değerlendirilmelidir.

    Vazife malullüğü dava açma süresi ne kadardır?

    İdari yargıda kural olarak ret işleminin tebliğinden sonra 60 günlük süre gündeme gelir. İş mahkemesinde aynı 60 günlük idari dava süresi uygulanmaz; ancak parasal talepler bakımından zamanaşımı ve geriye dönük ödeme kuralları bulunabilir.

    SGK başvurusu yapılmadan dava açılabilir mi?

    Çoğu uyuşmazlıkta önce Kuruma somut bir talep yöneltilmesi ve dava edilebilir ret işleminin oluşması gerekir. Ön başvurunun kapsamı, daha sonra açılacak davadaki talepleri etkileyebilir.

    Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz zorunlu mudur?

    Her ret kararında aynı cevap verilemez. Uyuşmazlık yalnızca tıbbi maluliyet değerlendirmesine dayanıyorsa kurul yolu önem kazanır; görevle illiyet veya hukuki statü tartışmasında ise ret kararının niteliği ayrıca incelenmelidir. İtirazın dava süresine etkisi baştan kontrol edilmelidir.

    Görevden ayrıldıktan sonra vazife malullüğü davası açılabilir mi?

    Sağlık kaybının görev dönemindeki olay veya maruziyetten kaynaklandığı ispatlanabiliyorsa görevden ayrılmak başvuru ve dava yolunu kendiliğinden kapatmaz. Geçmiş parasal haklara ilişkin süreler ayrıca değerlendirilir.

    Eksik tutanakla vazife malullüğü ispatlanabilir mi?

    Evet. Eksik veya hatalı tutanak, görev emri, sağlık kaydı, tanık, soruşturma evrakı ve diğer kurum kayıtlarıyla tamamlanabilir. Ancak olay tarihine yakın ve birbiriyle uyumlu belgeler önemlidir.

    Vazife malullüğü dava dilekçesi örneği yeterli olur mu?

    Hayır. Örnek dilekçe, görevli mahkemeyi ve dosyaya özgü ret gerekçesini belirleyemez. Dava konusu işlem, süre, uygulanacak kanun ve deliller kişiye göre düzenlenmelidir.

    Vazife malullüğü ile nakdi tazminat aynı davada istenir mi?

    Vazife malullüğü statüsü, 2330 sayılı Kanun kapsamındaki nakdi tazminat ve hizmet kusuruna dayalı tam yargı tazminatı farklı hukuki taleplerdir. Görevli merci, başvuru usulü ve süreleri ayrı olabilir.

    Kaynakça

    Bu çalışma hazırlanırken aşağıdaki mevzuat ve yargı kararlarından yararlanılmıştır. Kanunların güncel metni ve kararların tam içeriği, somut dosya değerlendirilmeden önce resmî kaynaklarından ayrıca kontrol edilmelidir.

    • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, özellikle m. 25, 47, 58, 95 ve 101.
    • 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu, özellikle m. 44, 45, 48 ve 56.
    • 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun.
    • 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, özellikle m. 21.
    • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
    • Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2025/602, K. 2025/688, 24.11.2025.
    • Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2025/427, K. 2025/522, 22.09.2025.
    • Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 1999/43, K. 1999/52, 27.12.1999.
    • Danıştay 12. Daire, E. 2018/5553, K. 2021/3352, 01.06.2021.
    • Danıştay 12. Daire, E. 2022/114, K. 2022/2366, 25.04.2022.
    • Danıştay 12. Daire, E. 2018/4020, K. 2021/5099, 18.10.2021.
    • Danıştay 12. Daire, E. 2024/2868, K. 2024/3801, 26.09.2024.
    • Danıştay 11. Daire, E. 2009/8028, K. 2010/4307, 18.05.2010.
    • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5378, K. 2023/6416, 06.06.2023.
    • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5126, K. 2024/4158, 18.04.2024.
    • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2014/6011, 22.09.2016.
    Resmî karar kaynakları: Kararların güncel ve tam metinleri için Yargıtay, Danıştay Karar Arama, Uyuşmazlık Mahkemesi Karar Arama ve Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası kullanılabilir.

    Dosyanızın personel statüsü, görevli mahkeme ve süre yönünden değerlendirilmesi için Reform Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

    Yazar ve hukuki kontrol: İçerik, Av. Gökhan Yılmaz tarafından mevzuat ve güncel kararlar dikkate alınarak hazırlanmıştır. Son güncelleme: 15 Ekim 2026.

    Bu içeriğin yazarı ve hukuki denetleyicisi

    Av. Gökhan YILMAZ fotoğrafı

    Kurucu Avukat · Reform Hukuk Bürosu

    • Ankara 2 No'lu Barosu
    • Sicil No: 3148
    • İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
    • Yenimahalle / Ankara

    Av. Gökhan YILMAZ , Reform Hukuk Bürosu'nun kurucu avukatıdır. Ankara 2 No'lu Barosuna 3148 sicil numarasıyla kayıtlı olup askerî hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.

    Uzmanlık alanları

    • Askerî Hukuk
    • İdare Hukuku
    • Yükseköğretim Hukuku
    • Ceza Hukuku

    İlgili Makaleler

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Başa dön tuşu

    Son Yazılar