Taksirle Yaralama Suçu Savunma Dilekçesi (TCK 89)

Taksirle yaralama suçu savunma dilekçesi, Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında açılan ceza davalarında kusur oranı, dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali ve illiyet bağının hukuki yönden değerlendirilmesini içeren savunma metnidir. TCK 89 uyarınca mahkûmiyet kararı verilebilmesi için failin taksirli davranışı ile meydana gelen zarar arasında kesin bağ bulunmalı ve kusur her türlü şüpheden uzak şekilde ispat edilmelidir.
Taksirle Yaralama Suçu Savunma Dilekçesi
… ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
Dosya No : 2026/… E.
SANIK : Ahmet D.
MÜDAFİİ :
KONU : TCK 89 kapsamında taksirle yaralama suçu isnadına ilişkin savunmalarımızın sunulmasından ibarettir.
AÇIKLAMALAR
Müvekkil Ahmet D.. hakkında, 05.01.2026 tarihinde Ankara ili Çankaya ilçesinde meydana gelen trafik kazasında müşteki Mehmet Y.’nin yaralanmasına sebebiyet verdiği iddiasıyla Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında taksirle yaralama suçu isnadıyla kamu davası açılmıştır. İddianamede müvekkilin kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı ve dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ileri sürülmüştür. Ancak dosya kapsamındaki deliller, kamera kayıtları, keşif tutanağı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde müvekkilin kusurlu olduğuna dair kesin ve inandırıcı bir delil bulunmamaktadır.
I. OLAYIN GERÇEK GELİŞİMİ
Olay günü müvekkil, Atatürk Bulvarı üzerinde seyir halinde iken yeşil ışık yanması üzerine kavşağa girmiştir. Aynı anda müşteki, yaya geçidinden kırmızı ışığa rağmen koşarak yola çıkmıştır. Çevrede bulunan iş yerlerinin güvenlik kamerası görüntülerinde müştekinin kontrolsüz şekilde yola atladığı açıkça görülmektedir.
Müvekkil ani gelişen durum karşısında fren yapmış ancak mesafenin kısa olması nedeniyle çarpışma gerçekleşmiştir. Olay sonrası müvekkil derhal ambulansı aramış ve yaralıyla ilgilenmiştir. Bu davranış, müvekkilin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı kasıtlı bir davranışının bulunmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
II. TCK 89 KAPSAMINDA TAKSİRLE YARALAMA SUÇUNUN UNSURLARI
Taksirle yaralama suçunun oluşabilmesi için failin dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal etmesi ve bu ihlal ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunması gerekir. Ceza hukukunda kusur bulunmadan sorumluluk doğmaz.
Somut olayda trafik ışığı müvekkil lehine yeşildir. Yaya geçidini ihlal eden taraf müştekidir. Bu nedenle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan taraf müvekkil değildir. Kusur bulunmadan ceza sorumluluğu doğmayacağı ceza hukukunun temel prensiplerindendir.
III. BİLİRKİŞİ RAPORUNUN YETERSİZLİĞİ
Dosyada bulunan trafik bilirkişi raporunda yalnızca olay yeri krokisine dayanılarak değerlendirme yapılmış, kamera kayıtları yeterince incelenmemiştir. Oysa Yargıtay uygulamasında teknik görüntü kayıtları kusur değerlendirmesinde öncelikli delil kabul edilmektedir.
Eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınamaz. CMK 217 gereğince mahkûmiyet kararı kesin ve inandırıcı delillere dayanmalıdır. Bu nedenle yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir.
IV. BİLİNÇLİ TAKSİR İDDİASININ DAYANAKSIZLIĞI
İddianamede bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması talep edilmiştir. Bilinçli taksir için failin sonucu öngörmesine rağmen gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket etmesi gerekir.
Müvekkil trafik kurallarına uygun şekilde seyretmektedir. Yeşil ışıkta kavşağa giren bir sürücünün yayaya çarpacağını öngörmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle bilinçli taksir şartları oluşmamıştır.
V. ŞİKAYETE BAĞLILIK VE UZLAŞMA
TCK 89/5 uyarınca taksirle yaralama suçu kural olarak şikayete bağlıdır. Müşteki ile uzlaşma görüşmeleri devam etmekte olup zarar giderilmiştir. Ceza hukukunun amacı cezalandırma değil toplumsal barışı sağlamaktır.
VI. ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ
Ceza muhakemesinde mahkûmiyet için kusurun kesin olarak ispat edilmesi gerekir. Olayda müştekinin ağır kusuru bulunmakta olup müvekkilin kusuru şüphelidir. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi zorunludur.
SONUÇ VE TALEP
Yukarıda arz edilen nedenlerle;
-
Müvekkilin kusuru bulunmadığından CMK 223/2-e gereğince beraatine,
-
Mahkeme aksi kanaatte ise bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasına,
-
Lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasına,
-
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
Sanık Müdafii
Av. ………
SIRADAKİ MAKALEMİZ :




