İşveren Kasa Açığını Çalışandan Alabilir mi?

İşyerlerinde kasa teslimi, para hareketleri veya günlük satışlarla ilgilenen çalışanların karşılaştığı en önemli sorunlardan biri, zaman zaman ortaya çıkan “kasa açığı”dır. Bu noktada en çok merak edilen ve Google’da en sık aranan sorulardan biri şudur: “İşveren kasa açığını çalışandan alabilir mi?” İş hukuku açısından bu sorunun cevabı, her zaman sanıldığı kadar basit değildir. İşçinin kusurunun varlığı, zararın nasıl oluştuğu, kasanın kimlere teslim edildiği ve işverenin ispat yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği gibi birçok hukuki kriter dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Yargıtay içtihatları ise, işçinin her kasa açığından otomatik olarak sorumlu tutulamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Bu makalede, kasa açığının hukuki niteliğinden işverenin sorumluluk sınırlarına kadar tüm süreci detaylarıyla ele alıyoruz.
Kasa Açığı Nedir? İş Hukukunda Tanımı
Kasa açığı, işyerinde kasa teslimi yapılan çalışan tarafından tutulan günlük nakit, satış, ödeme veya tahsilat kayıtları ile fiili kasa mevcudunun birbirini tutmaması hâlinde ortaya çıkan farkı ifade eder. İş hukuku açısından kasa açığı, çalışanın kişisel borcu olarak değerlendirilmez; ancak işçinin kusuruyla oluştuğu ispatlanırsa işverenin tazminat talep etmesine dayanak olabilir. Bu nedenle kasa açığı kavramı yalnızca muhasebesel bir terim değil, aynı zamanda işçi ve işveren ilişkisini doğrudan etkileyen hukuki bir kavramdır. Yargıtay kararlarında kasa açığı, ancak somut delillerle desteklendiğinde ve işçinin kusuru net şekilde ortaya konulduğunda işçinin sorumluluğuna yol açabilecek bir zarar kalemi olarak kabul edilmektedir.
İşçi Kasa Açığından Otomatik Olarak Sorumlu Mudur?
İşçi, işyerinde ortaya çıkan her kasa açığından otomatik olarak sorumlu değildir. İş Kanunu’na göre işçinin sorumluluğu, ancak kusurunun ispatıyla doğar. Bu nedenle, kasada bir eksiklik bulunması tek başına işçiye borç yüklemek için yeterli değildir. İşverenin, kasa açığının işçinin kastı, ihmali veya dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini somut verilerle ortaya koyması gerekir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da bu durum açıkça belirtilmiş; işçinin her kasa farkından sorumlu tutulamayacağı, zararın kaynağı ve kusur ilişkisinin net şekilde ispatlanması gerektiği vurgulanmıştır. Kasa devrinin tutanakla yapılmaması, kasanın birden fazla kişi tarafından kullanılması, işyerindeki yoğunluk ya da güvenlik zafiyeti gibi durumlarda işçinin sorumluluğu doğmayabilir. Bu nedenle kasa açığı, otomatik bir çalışan borcu değil; hukuki değerlendirme gerektiren bir sonuçtur.
İşverenin İspat Yükümlülüğü
Kasa açığı nedeniyle işçiden maddi talepte bulunabilmesi için işverenin ağır bir ispat yükümlülüğü vardır. İş hukuku, işçinin kendini kanıtlamak zorunda bırakılmasını değil; iddiayı ileri süren tarafın iddiasını kanıtlamasını esas alır. Bu nedenle “kasa açığı var, işçi ödesin” yaklaşımı hukuken geçerli değildir. İşveren aşağıdaki hususları kesin ve somut delillerle ispatlamadıkça işçiden tahsil yoluna gidemez:
a) Kasanın İşçiye Teslim Edildiğinin İspatı
Kasa devrinin işçiye yapıldığını gösteren kasa teslim tutanağı, envanter devri, imza altına alınmış zimmet formu gibi belgeler işveren tarafından sunulmalıdır. Tutanak yoksa, kasa açığının işçiye yüklenmesi Yargıtay’a göre mümkün değildir.
b) Açığın Miktarının Net Olarak Belirlenmesi
Kayıtlarla fiili kasa arasındaki farkın miktarı, tarihi, hangi işlem veya günlerden kaynaklandığı açıkça belirlenmelidir. Belirsiz veya yuvarlak miktarlar üzerinden talep yapılamaz.
c) Açığın İşçinin Kusurundan Kaynaklandığının Kanıtı
En önemli unsur, açığın işçinin kastı, ihmali, dikkatsizliği veya hatalı işlemi sonucu oluştuğunun somut delillerle ispatlanmasıdır.
- Kamera kayıtları,
- Hatalı işlem logları,
- Fazla ödeme tutanakları,
- İşçinin kabul beyanı
gibi deliller olmadan işçinin sorumluluğu doğmaz.
Yargıtay birçok kararında, kusurun ispatlanmadığı hâllerde işçinin sorumlu tutulamayacağını, işverenin “soyut iddialarla” talepte bulunamayacağını açıkça vurgulamıştır.
İşçinin Kusuru ve Sorumluluk Koşulları
İşçinin kasa açığından sorumlu tutulabilmesi için tek başına “kasa farkı” bulunması yeterli değildir. İşçinin sorumluluğunu doğuran asıl unsur kusurdur. Kusur ispatlanmadan, çalışan aleyhine hiçbir maddi talepte bulunulamaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre işçinin mali sorumluluğunun doğması için üç temel koşul aranır:
a) Kast (Bilerek ve İsteyerek Zarar Verme)
İşçinin kasaya kasıtlı bir müdahalede bulunması, bilerek fazla ödeme yapması, zimmete benzer davranışlar göstermesi durumunda kusur en ağır şekilde doğar. Bu durumda hem tazminat hem de disiplin yaptırımları söz konusu olabilir. Ancak kast iddiasının mutlaka açık, güçlü ve kesin delillerle kanıtlanması gerekir.
b) İhmal (Dikkatsizlik, Özensizlik, Unutma)
İşçinin kasayı doğru saymaması, kontrol etmemesi, hatalı işlem girmesi gibi eylemler ihmal olarak değerlendirilir. İhmal hâlinde de sorumluluk doğabilir, fakat yine açığın bu davranıştan kaynaklandığının net biçimde ispatı zorunludur.
Örneğin:
- Yoğun iş temposunda kasanın hızlı geçilmesi,
- Eğitim eksikliği,
- Sistemsel hatalar
gibi durumlar varsa işçi sorumlu tutulamaz.
c) İlliyet Bağı (Açığın İşçinin Davranışıyla Doğrudan Bağlantısı)
Kasa açığının mutlaka işçinin kusurlu eyleminden doğmuş olması gerekir. Şu ihtimallerde illiyet bağı kurulamamış sayılır:
- Kasayı işçi dışında başka personel de kullanıyorsa
- Kasa alanı güvensiz ve herkesin erişimine açıksa
- Teknik arızalar veya yazılım hataları mevcutsa
Bu hallerde işçinin sorumluluğu ortadan kalkar.
İşveren Maaştan Kesinti Yapabilir mi? (İş Kanunu m. 38)
Kasa açığı ortaya çıktığında çalışanların en çok merak ettiği konulardan biri de şudur: “İşveren kasa açığını çalışandan alabilir mi ve bu nedenle maaştan kesinti yapabilir mi?” İş Kanunu’nun 38. maddesi bu konuda son derece açıktır: İşçinin yazılı rızası olmadan hiçbir şekilde ücret kesintisi yapılamaz.
Bu nedenle işverenin, kasa açığı bulunduğu gerekçesiyle;
- işçinin maaşından tek taraflı kesinti yapması,
- bordroda “kasa açığı” adı altında düşüm uygulaması,
- işçiyi baskı altında bırakarak ödeme talep etmesi
tamamen hukuka aykırıdır.
Yargıtay kararlarına göre de, işçinin özgür iradesiyle verilmiş yazılı bir onay olmadan kesinti yapılamaz. İşveren, “kasa açığı var, bu ay maaştan düşüyorum” şeklinde bir uygulama yaparsa bu durum hem ücretin geç ödenmesi hem de hak gaspı niteliği taşıyabilir. Böyle bir durumda işçi, haksız kesinti yapılan tutarları faiziyle birlikte talep edebilir.
Kısacası, işveren kasa açığını çalışandan alabilir mi? sorusunun maaş kesintisi bakımından cevabı nettir:
➡️ Hayır, işveren tek taraflı kesinti yapamaz.
Kesinti ancak işçinin bilinçli, özgür ve yazılı rızasıyla mümkündür.
Kasa Açığı Nedeniyle İşten Çıkarma Mümkün müdür?
Kasa açığının ortaya çıkması, tek başına işten çıkarma nedeni değildir. İşverenin, “işveren kasa açığını çalışandan alabilir mi?” sorusuna cevap ararken yaptığı en büyük hatalardan biri, her kasa farkını disiplin sebebi sayarak feshe yönelmesidir. Oysa iş hukuku ve Yargıtay içtihatları bu konuda oldukça nettir: Kasa açığı ancak işçinin ağır kusurunun kesin olarak ispatlanması hâlinde feshe dayanak olabilir.
Geçerli Fesih İçin Gerekli Koşullar
İşveren geçerli nedenle fesih yapabilmek için şunları ispatlamalıdır:
- Kasa devrinin işçiye yapıldığını,
- Açığın miktarını,
- Açığın işçinin kusuri davranışından kaynaklandığını,
- Güven ilişkisinin objektif olarak sarsıldığını.
Bu unsurlardan biri dahi yoksa fesih geçersiz olur ve işçi işe iade davası açabilir.
Haklı Fesih (Derhal Fesih) İçin Gereken Şartlar
Haklı fesih, ancak işçinin kasten zarar verdiği, zimmete yönelik davranışlarda bulunduğu, bilerek ve isteyerek eksik tahsilat yaptığı somut delillerle ispatlanırsa mümkündür. Yargıtay, kamera kaydı, işlem kayıtları veya itiraf gibi güçlü deliller olmadan yapılan fesihleri hukuka aykırı bulmaktadır.
Soyut İddialarla Fesih Mümkün Değildir
Yargıtay’a göre:
- “Kasa açığı var.”
- “Eksik çıktı.”
- “Hata yaptı.”
gibi soyut ifadeler fesih sebebi olamaz. Açığın kaynağı net biçimde belirlenmeli ve işçinin davranışıyla illiyet bağı kurulmalıdır.
Sözleşmede “Kasa Sorumluluğu” Hükmü Varsa Ne Olur?
Birçok işyerinde çalışanlarla yapılan iş sözleşmelerine, “kasa sorumluluğu”, “emanet sorumluluğu” veya “kasa açığından çalışan bütünüyle sorumludur” gibi hükümler eklenmektedir. İşverenler çoğu zaman bu hükümlerin, “işveren kasa açığını çalışandan alabilir mi?” sorusuna otomatik bir “evet” cevabı oluşturduğunu düşünmektedir. Ancak hukuki durum böyle değildir.
Sözleşmedeki Hüküm Tek Başına Sorumluluk Doğurmaz
Yargıtay’a göre sözleşmede kasa sorumluluğu yazılı olsa bile, işçinin sorumluluğunun doğması için mutlaka şu şartların bulunması gerekir:
- Açığın varlığı,
- Açığın miktarı,
- Açığın işçinin kusurundan kaynaklandığı,
- Kasa devrinin işçiye yapıldığı,
- Açık ile işçinin davranışı arasında illiyet bağı bulunduğu.
Bu unsurlar olmadan işçi sorumlu tutulamaz; sözleşmedeki genel ifade tek başına borç doğurmaz.
Kasa Sorumluluğu Bir “Emanet Sözleşmesi” Niteliği Taşır
Kasa teslimi aynı zamanda Borçlar Kanunu’ndaki emanet sözleşmesi (vedia) niteliği taşır. Ancak emanet alan kişi, sadece kusuru oranında sorumlu olur.
Bu nedenle işçi:
- kusursuzsa,
- teknik bir hata varsa,
- işyerinde güvenlik zaafiyeti varsa,
- kasayı birden fazla çalışan kullanıyorsa
sözleşmede ne yazarsa yazsın sorumlu tutulamaz.
İşçinin Yazılı Kasıt veya İhmal Beyanı Yoksa Talep Edilemez
İşçinin “kasa açığı bana aittir” şeklinde açık ve özgür iradeyle verilmiş yazılı bir kabulü yoksa, çalışandan talep edilen para işçiye yükümlülük oluşturmaz.
Kasa Açığından İşverenin Sorumlu Olduğu Haller
Her kasa açığı işçiye yüklenemeyeceği gibi, bazı durumlarda aksine işveren sorumluluğu gündeme gelir. “İşveren kasa açığını çalışandan alabilir mi?” sorusu değerlendirilirken, zararın hangi sebeple meydana geldiğinin tespiti büyük önem taşır. Eğer kasa açığı işyerindeki yönetim hatalarından veya sistemsel eksikliklerden kaynaklanıyorsa, bu durumda sorumluluk işçiye değil işverene aittir.
a) Kasanın Birden Fazla Kişi Tarafından Kullanılması
Kasa alanına birden fazla kişinin erişimi varsa ve kasayı sadece tek bir çalışan kullanmıyorsa, açığın hangi kişiden kaynaklandığı tespit edilemeyeceği için işçiye sorumluluk yüklenemez. Yargıtay’a göre, “ortak kullanım” durumunda işçi hakkında sorumluluk kurulamaz.
b) Güvenlik Zafiyeti ve İşverenin Gözetim Eksikliği
Kasa çevresinde gerekli kamera sisteminin bulunmaması, kasanın kilitli tutulmaması veya kasa alanına herkesin kolayca ulaşabilmesi gibi güvenlik açıkları işverenin kusuru sayılır. Bu tür işyeri eksikliklerinde işçi sorumsuzdur.
c) Teknik Arızalar, Yazılım Hataları ve Sistemsel Farklar
POS cihazı, yazarkasa veya muhasebe yazılımında oluşan teknik sorunlar kasa farkına yol açabilir. Bu durumda sorumluluk tamamen işverene aittir.
d) Yetersiz Eğitim veya İş Tanımının Belirsizliği
Yeni başlayan veya yeterli eğitim almamış personelin yaptığı hatalardan işverenin kusuru gündeme gelir. Yargıtay’a göre işveren, çalışanı doğru şekilde eğitmek ve görev tanımını net olarak yapmakla yükümlüdür.
e) Aşırı İş Yükü ve Yoğunluk Kaynaklı Hatalar
İşçinin aşırı yoğunluk altında çalışırken hata yapması durumunda kasta yakın bir davranış olmadığı sürece sorumluluk işçiye yüklenemez; organizasyon kusuru işverene aittir.
Çalışanlar İçin Hak Kaybını Önleme Önerileri
Kasa açığı ile karşılaşan çalışanların çoğu, durumu bilmedikleri için hak kaybı yaşayabilmektedir. Bu nedenle “İşveren kasa açığını çalışandan alabilir mi?” sorusunun cevabını bilmek kadar, hangi adımların atılması gerektiğini bilmek de önemlidir. Çalışanların kendilerini koruması için dikkat etmesi gereken temel hususlar şunlardır:
a) Kasa Teslim Tutanaklarını Mutlaka Kontrol Edin
Kasanın size devredildiğini gösteren tutanak yoksa, ileride çıkacak farklardan sorumlu tutulmanız hukuken mümkün olmaz. Kasa devri mutlaka imza altına alınmalıdır.
b) Birden Fazla Kişi Kasayı Kullanıyorsa Sorumluluk Kabul Etmeyin
Kasanın ortak kullanımda olması, sorumluluğu işverene yükler. Böyle bir durumda işçiye kasa açığı yansıtılamaz. Bu nedenle hiçbir zaman ortak kullanılan bir kasa için sorumluluk beyanı imzalamayın.
c) Maaştan Kesinti İçin Yazılı Rıza Vermeyin
İşveren, baskı kurarak sizden yazılı onay almaya çalışabilir. Ancak siz açıkça kabul etmedikçe:
- maaş kesintisi,
- bordrodan düşüm,
- zorla tahsil kanuna aykırıdır.
d) Kasa Açığı Varsa Önce Kayıtları İsteyin
Açığın:
- hangi tarihte,
- hangi işlemde,
- hangi tutarda oluştuğu, somut şekilde belirlenmelidir. Belirsiz veya soyut iddiaları kabul etmeyin.
e) Kamera ve Sistem Kayıtlarının İncelenmesini Talep Edin
Kasa açığının sizin dışınızdaki nedenlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için kamera, POS kayıtları ve yazılım loglarının incelenmesini isteyin.
f) Baskı Veya Tehdit Varsa Not Tutun
İşverenin baskı yapması hâlinde:
- yazılı mesajlar,
- bordro notları,
- tanık beyanları, ileride açılacak dava için önemli delillerdir.
g) Kesinti Yapılırsa Hemen Hak Arayın
Haksız bir kesinti yapılmışsa işçi:
- Ücret alacağı davası,
- Faiz talebi,
- Haksız uygulama nedeniyle manevi tazminat
Sıkça Sorulan Sorular
1. İşveren kasa açığını çalışandan alabilir mi?
Genel kural olarak hayır. İşverenin kasa açığını çalışandan alabilmesi için, açığın işçinin kusuruyla oluştuğunu kesin ve somut delillerle ispatlaması gerekir. Kasa devri yapılmamışsa, kasayı birden fazla kişi kullanıyorsa veya sisteme ait teknik hatalar varsa işçi sorumlu tutulamaz.
2. Kasa açığı çalışan sorumluluğu nasıl belirlenir?
Kasa açığı sorumluluğu üç temel unsurla belirlenir:
- İşçinin kusuru,
- Açığın miktarının netliği,
- Açığın işçinin eylemiyle bağlantısı (illiyet bağı).
Bu unsurlar yoksa kasa farkı işçi tarafından ödenmek zorunda değildir.
3. İşveren maaştan kesinti yapabilir mi? (İş Kanunu m. 38)
İş Kanunu’na göre işçinin yazılı açık rızası olmadan hiçbir şekilde maaştan kesinti yapılamaz. Bu nedenle “kasa açığı var, maaştan düşüyoruz” uygulaması tamamen hukuka aykırıdır. İşverenin böyle bir işlem yapması hâlinde işçi, kesilen tutarın iadesi için dava açabilir.
4. Kasa farkı işçi tarafından her durumda ödenir mi?
Hayır. İşçi sadece kusuru kanıtlanmışsa kasa farkını öder. Aşağıdaki durumlarda işçi sorumlu tutulamaz:
- Kasayı birden fazla kişi kullanıyorsa,
- Kasa teslim tutanağı yoksa,
- Kayıtlarda teknik hata varsa,
- İşveren gerekli eğitimi vermemişse,
- Güvenlik zafiyeti söz konusuysa.
5. İşveren kasadaki açığı gerekçe göstererek işçiyi işten çıkarabilir mi?
“Kasa açığı nedeniyle işten çıkarma” ancak işçinin ağır kusurunun kesin delillerle ispatlandığı durumlarda geçerli sayılır. Soyut iddialar, belirsiz tutanaklar veya tespite dayanmayan kasa farkları geçerli fesih sebebi değildir. Bu nedenle çalışan işe iade davası açabilir.
6. Kasa açığı için işçiden zorla tahsil yapılabilir mi?
Hayır. İşçiden zorla tahsilat yapmak, baskı kurmak, tehdit etmek veya maaştan tek taraflı düşüm yapmak kanuna aykırıdır. Tahsil ancak işçinin özgür iradesiyle verdiği yazılı rıza ile mümkündür.
7. Kasa teslim tutanağı yoksa işçi sorumlu olur mu?
Yargıtay’a göre kasa teslim tutanağı olmayan bir çalışanın kasadaki açıktan sorumlu tutulması mümkün değildir. Kasa devredilmemişse işverenin “kasa açığı sorumluluğu” iddiası hukuki değer taşımaz.
8. İşveren kasa açığını nasıl ispatlamak zorundadır?
İşveren şu unsurları somut delillerle kanıtlamalıdır:
- Kasanın işçiye teslim edildiğini,
- Açığın net miktarını,
- Açığın işçinin hatası veya ihmaliyle oluştuğunu,
- İlliyet bağını.
Bu ispat yükümlülüğü yerine getirilmezse işveren kasa açığını çalışandan alamaz.
9. Ortak kullanılan kasada çıkan açığı kim öder?
Kasa birden fazla kişi tarafından kullanılıyorsa hiçbir çalışan bireysel olarak sorumlu tutulamaz. Bu durumda sorumluluk işverenin organizasyon kusurundadır.
10. Kasa açığı ile ilgili işçi ne yapmalıdır?
- Kesinti yapıldıysa itiraz etmeli,
- Açık belgelerle gösterilmiyorsa talebi kabul etmemeli,
- Kamera ve sistem kayıtlarının incelenmesini istemeli,
- Gerekiyorsa hukuki destek almalıdır.
SIRADAKİ MAKALEMİZ :






