• Türkçe
  • 中文
  • Yükseköğretim Hukuku

    Yapay Zeka Halüsinasyonu ve Uydurma Kaynak Etik İhlali

    Yapay zeka halüsinasyonu, üretken yapay zeka araçlarının akademik metin, tez veya proje başvurusu hazırlığında gerçekte var olmayan bir kaynağı, makaleyi, DOI numarasını veya veriyi gerçekmiş gibi üretmesi durumudur. Bu içerikler doçentlik dosyalarına, TÜBİTAK proje raporlarına veya hakemli yayınlara sızdığında, yazarın niyetinden bağımsız olarak YÖK ve TÜBİTAK mevzuatındaki sahtecilik tanımıyla karşı karşıya kalınabilir. Bu yazıda kavramın hukuki niteliği, tespit yöntemleri, savunma stratejisi ve etik ihlal kararlarına karşı açılabilecek iptal davası süreci ele alınmaktadır.

    Yapay Zeka Halüsinasyonu Nedir? Yapay zeka halüsinasyonu, bir dil modelinin soruyu yanıtlarken gerçek bir kaynağa dayanmadan, istatistiksel olarak “olası görünen” ancak gerçekte var olmayan bir atıf, yazar adı, dergi ismi veya veri üretmesidir. Model, bilgiyi bir veritabanından çekmez; metin örüntülerinden yeni bir metin kurar. Kaynağın gerçek olup olmadığını doğrulamak, içeriği kullanan kişinin sorumluluğundadır.

    Yapay Zeka Halüsinasyonu Akademik Metinlerde Nasıl Ortaya Çıkar?

    Üretken yapay zeka modelleri, kendilerine yöneltilen sorulara en olası kelime dizisini üreterek yanıt verir; bir kütüphane kataloğunda arama yapmazlar. Bir araştırmacı modelden “bu konudaki literatürü özetle” veya “şu iddiayı destekleyen kaynakları listele” istediğinde, model gerçekten var olan çalışmalarla birlikte, biçimsel olarak inandırıcı görünen ama hiçbir yerde yayımlanmamış makale başlıkları, yazar isimleri, dergi adları ve hatta DOI numaraları üretebilir.

    Bu durum yalnızca metin üretiminde değil; sayısal veri, anket sonucu, mahkeme kararı numarası veya mevzuat maddesi uydurmada da görülür. Hukuk metinlerinde “halüsinasyon kaynaklı içtihat uydurma” olarak bilinen bu sorun, akademik metinlerde “halüsinasyon kaynaklı atıf uydurma” şeklinde karşılık bulur ve sonuç itibarıyla aynı etik risk kategorisine girer.

    Uydurma Kaynak Kullanımı Hangi Etik İhlali Oluşturur?

    Türk yükseköğretim mevzuatı, bir kaynağın neden uydurulduğuna değil, ortaya çıkan sonucun ne olduğuna bakar. Bir atıf, veri veya bulgu gerçekte mevcut değilse, bunun bir yapay zeka aracı tarafından üretilmiş olması, fiilin hukuki niteliğini değiştirmez; kontrol yükümlülüğünü ise doğrudan etkiler.

    YÖK Yönergesi’nde Sahtecilik Tanımı

    Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi, bilimsel araştırmalarda gerçekte var olmayan veya tahrif edilmiş verilerin kullanılmasını “sahtecilik” olarak tanımlamaktadır. Yapay zeka tarafından üretilen ve doğrulanmadan kullanılan kaynaklar, bu tanımın kapsamına girecek niteliktedir; zira ortada gerçekte var olmayan bir veri veya atıf söz konusudur.

    TÜBİTAK AYEK Yönetmeliği’ndeki Karşılığı

    TÜBİTAK Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu (AYEK) Yönetmeliği’nde de benzer bir çerçeve yer alır; kurul, TÜBİTAK’a sunulan proje başvuruları, raporları ve desteklenen yayınlarda karşılaşılan uydurma veri ve sahte atıf iddialarını, etik kurallara aykırı davranışlar kapsamında değerlendirmektedir. TÜBİTAK’ın bu alandaki yetkisi yalnızca yayımlanmış makalelerle sınırlı değildir; desteklenen veya sonuçlanan projeler, teşvik ve ödül başvuruları da kapsama dahildir.

    TÜBİTAK’ın Üretken Yapay Zeka Rehberi Ne Diyor?

    TÜBİTAK, destek süreçlerinde üretken yapay zeka kullanımına ilişkin yayımladığı rehberde, araştırma bütünlüğü ve özgünlük ilkesinin yapay zeka kullanımıyla çelişmemesi gerektiğini vurgulamaktadır. Rehbere göre yapay zeka araçları; aşırma, veri uydurma (fabrikasyon) veya çarpıtma gibi bilimsel yanıltma eylemlerine yol açacak şekilde kullanılamaz ve başvuru ile raporlarda sunulan içeriğin entelektüel özgünlüğünün korunması esastır.

    Bu düzenleme, yapay zeka destekli üretimin kendisini değil; üretilen içeriğin doğrulanmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılmasını sorunlu kılmaktadır. Diğer bir deyişle, yapay zeka bir taslak veya ön araştırma aracı olarak kullanılabilir; ancak nihai metindeki her atıf ve veri, yazar tarafından bağımsız biçimde doğrulanmak zorundadır.

    Yapay zeka aracından alınan her atıf, yayımcının resmî sitesinde, DOI sisteminde veya üniversite kütüphane veritabanında ayrıca doğrulanmadan metne eklenmemelidir. Doğrulama adımlarının (ekran görüntüsü, arama kaydı, tarih) saklanması, olası bir etik incelemede en güçlü savunma dayanağını oluşturur.

    Uydurma Kaynak Nasıl Tespit Edilir? Dikkat Edilmesi Gereken İşaretler

    • DOI numarası veya makale bağlantısı hiçbir veritabanında (CrossRef, DergiPark, Google Scholar) karşılık bulmuyorsa
    • Belirtilen dergi, cilt veya sayı ile içerik uyuşmuyor ya da dergi hiç mevcut değilse
    • Yazar kombinasyonu, konuya hiç çalışmamış isimlerden oluşuyorsa
    • Alıntılanan istatistik veya oran, orijinal kaynakta bulunmuyor ya da kaynakta hiç böyle bir veri yoksa
    • Mevzuat maddesi, karar numarası veya içtihat gerçek metinle örtüşmüyorsa

    İntihal tespit programları metinsel benzerliği ölçtüğü için, yapay zeka tarafından tamamen özgün cümlelerle uydurulan sahte kaynakları çoğu zaman yakalayamaz. Bu nedenle etik kurullar, atıf listesini kaynak bazında tek tek doğrulama yoluna gitmektedir; benzer bir kontrolü yazarın kendisinin, gönderim öncesinde yapması beklenir.

    Uydurma Kaynak İddiasıyla Karşılaşanlar İçin Savunma Stratejisi

    Hakkında böyle bir iddia yöneltilen kişi için ilk ve en kritik ayrım, fiilin kasten mi yoksa yapay zeka çıktısına duyulan haklı ama kontrolsüz güven sonucu ağır ihmalle mi işlendiğidir. TÜBİTAK AYEK Yönetmeliği, ihlalin kasıt veya ağır ihmal sonucu gerçekleşmediğine kanaat getirilmesi halinde yaptırım yerine yazılı uyarıyla yetinilebileceğini öngörmektedir. Ancak bu değerlendirme resen yapılmaz; savunmada somut ve inandırıcı delillerle desteklenmesi gerekir.

    Savunmada Toplanması Gereken Deliller

    1. Kullanılan yapay zeka aracının sohbet/istem (prompt) geçmişi ve tarih damgaları
    2. Metnin farklı taslak sürümleri arasındaki değişiklik kayıtları
    3. Atıfların doğrulanmaya çalışıldığını gösteren arama geçmişi veya veritabanı sorguları
    4. Varsa kurum içi yapay zeka kullanım politikasına uygunluğu gösteren belgeler
    5. Sorunun fark edilir edilmez düzeltme veya geri çekme adımlarının atıldığına dair yazışmalar

    Savunma Süreci ve Süreler

    TÜBİTAK AYEK sürecinde, kurulun yazılı açıklama veya savunma talebinin tebliğinden itibaren bir ay içinde geçerli bir mazeret olmaksızın cevap verilmemesi, savunma hakkından feragat edilmiş sayılmasına yol açar; bu durumda inceleme mevcut bilgi ve belgelerle sürdürülür. Üniversite disiplin sürecinde ise davetiyenin tebliği ile savunma tarihi arasında asgari yedi günlük süre bırakılması esastır.

    Savunma için tanınan süreyi kaçırmak, iddiaların sabit kabul edilmesi riskini doğurur. Kurul veya disiplin amirinin yazılı talebi elinize ulaştığı andan itibaren süre işlemeye başlar; sürecin en başında bir hukuki danışmanlık alınması, sonraki aşamalarda telafisi güç sonuçları önleyebilir.

    TÜBİTAK AYEK Soruşturma Süreci Nasıl İşler?

    Etik ihlal iddiaları doğrudan Kurula değil, TÜBİTAK Başkanlığına iletilir; Başkanlık, uygun gördüğü başvuruları incelenmek üzere AYEK’e sevk eder. Kurul öncelikle konunun kendi görev alanına girip girmediğini değerlendirir; insan ve hayvan etiğine ilişkin iddialar bu kapsamın dışında tutulur. Görev alanına girdiği kabul edilen dosyalar için üyeler arasından bir raportör görevlendirilir; raportör ön inceleme yapar ve gerektiğinde danışman görüşüne başvurulabilir.

    Etik kural ihlali kararı verilebilmesi için ilgilinin savunmasının alınmış olması zorunludur. Kurul, nihai değerlendirmesini Nihai İnceleme Raporu üzerinden yapar ve önerilen yaptırım, TÜBİTAK Başkanı’nın onayına sunulur. Başkan, somut olayın niteliğine göre önerilen yaptırım süresini azami sınırları aşmamak kaydıyla üçte bir oranında artırabilir veya azaltabilir.

    Olası Yaptırımlar

    • Belirli bir süreyle (ihlalin ağırlığına göre değişen) TÜBİTAK faaliyetlerinden ve proje başvurularından men edilme
    • TÜBİTAK yayın organlarında yayın ve destek başvurusu yasağı
    • İhlalin, ilgilinin bağlı olduğu kurumun üst yöneticisine gizli belge olarak bildirilmesi
    • Kasıt veya ağır ihmal bulunmadığı kanaatine varılması halinde yaptırım yerine yazılı uyarı

    Üniversite Disiplin Soruşturması: 2547 Sayılı Kanun Çerçevesi

    TÜBİTAK veya ÜAK nezdinde bir etik ihlal kararı verilmesi, üniversitenin kendi disiplin soruşturmasını otomatik olarak sonuçlandırmaz; ayrı bir idari süreçtir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, bilimsel araştırma ve yayın etiğine ilişkin bir disiplin cezası verilmeden önce, üniversitenin kendi bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulunca inceleme yapılması zorunludur; bu ön inceleme atlanarak doğrudan disiplin soruşturması açılması usul hukukuna aykırılık oluşturur.

    Akademik personele uygulanabilecek disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarmadır. Fiilin ağırlığına göre, sahtecilik iddiası üniversite öğretim mesleğinden çıkarma gibi ağır bir yaptırıma kadar uzanabilir; buna karşılık kasıt unsurunun bulunmadığı, teknik bir hataya dayandığı ortaya konabilen dosyalarda daha hafif yaptırımlarla sonuçlanan örnekler de bulunmaktadır.

    Süre Sınırları

    Disiplin amirinin fiili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde soruşturmaya başlamaması halinde soruşturma açma yetkisi zamanaşımına uğrar. Fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl, öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiillerde ise altı yıl geçmesi halinde disiplin cezası verilemez.

    TÜBİTAK ve Üniversite Kararlarına Karşı İptal Davası Süreci

    TÜBİTAK AYEK’in etik ihlal ve yaptırım kararları, idari işlem niteliği taşıdığından yargı denetimine tabidir. Kararın iptali istemiyle, tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açılması gerekir; zira TÜBİTAK’ın merkezi Ankara’dadır ve işlemi tesis eden idare orada bulunmaktadır.

    Üniversite tarafından verilen disiplin cezalarına karşı ise önce ilgili disiplin kuruluna itiraz yolu, ardından üniversitenin bulunduğu yer idare mahkemesinde iptal davası açma yolu izlenir. Uyarma ve kınama cezalarına itiraz süresi, cezanın tebliğinden itibaren yedi gündür; itiraz mercileri altmış gün içinde karar vermek zorundadır.

    TÜBİTAK AYEK kararı ile üniversite disiplin cezası birbirinden bağımsız idari işlemlerdir ve ayrı yargı yollarına tabidir. TÜBİTAK kararının iptali, üniversite tarafından verilen cezayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; her iki süreç için de ayrı ayrı hukuki takip yapılması gerekir.

    Sonuç: Yapay Zeka Kullanımında Sorumluluk Yazarındır

    Yapay zeka araçları, akademik üretim sürecinde taslak hazırlama, literatür tarama veya dil düzenleme gibi aşamalarda meşru bir destek unsuru olabilir. Ancak nihai metinde yer alan her kaynağın, verinin ve atfın gerçekliğini doğrulama yükümlülüğü, aracı kullanan kişiye aittir. Bir etik ihlal iddiasıyla karşılaşılması halinde, kasıt ve ağır ihmal unsurlarının bulunmadığını somut delillerle ortaya koyabilmek, sürecin seyrini doğrudan etkilemektedir; bu nedenle savunma hazırlığına mümkün olan en erken aşamada, alanında deneyimli bir hukuki danışmanla başlanması önerilir.

    sikca sorulan sorular

    Sıkça Sorulan Sorular

    Yapay zeka ile yazı hazırlarken uydurma kaynak kullanmak etik ihlal sayılır mı?

    Evet. Kaynağın niyetle mi yoksa yapay zekanın halüsinasyonuyla mı üretildiğinin bir önemi yoktur; ortaya çıkan sonuç gerçekte var olmayan bir veri veya atıftır ve bu durum YÖK Yönergesi ile TÜBİTAK AYEK Yönetmeliği’nde düzenlenen sahtecilik kapsamında değerlendirilir. Yayının veya başvurunun altına imza atan kişi, içeriğin doğruluğundan sorumludur.

    Yapay zeka halüsinasyonu, etik soruşturmasında savunma gerekçesi olarak kabul edilir mi?

    Tek başına değil. İlgili kurullar fiilin kasıtla mı yoksa ağır ihmalle mi işlendiğini araştırır; kasıt veya ağır ihmal bulunmadığı ispatlanabilirse yaptırım yerine yazılı uyarıyla yetinilmesi mümkündür. Ancak bu sonucu elde etmek, kullanım kayıtları ve kontrol adımlarının somut şekilde ortaya konulmasına bağlıdır.

    TÜBİTAK AYEK kararına karşı nereye dava açılır?

    TÜBİTAK AYEK’in etik ihlal ve yaptırım kararları idari işlem niteliğindedir; kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılabilir.

    TÜBİTAK süreciyle üniversite disiplin süreci aynı anda mı yürür?

    Hayır, ayrı işlemlerdir. TÜBİTAK AYEK yaptırım kararı, ilgilinin bağlı olduğu kurumun üst yöneticisine bildirilir; üniversite bu bildirim üzerine 2547 sayılı Kanun çerçevesinde kendi disiplin soruşturmasını ayrıca başlatabilir.

    Doçentlik başvurusunda yapay zeka kaynaklı uydurma atıf tespit edilirse ne olur?

    ÜAK, başvuruyu etik incelemeye alır ve inceleme sonucunda ihlal tespit edilirse başvuru iptal edilebilir, belirli bir süre yeniden başvuru yasağı getirilebilir; ihlalin ağırlığına göre üniversite nezdinde ayrı bir disiplin soruşturması da başlatılır.

    Etik ihlal soruşturmasında savunma süresi ne kadardır?

    TÜBİTAK AYEK sürecinde, kurulun yazılı talebinin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap verilmemesi savunma hakkından feragat sayılır. Üniversite disiplin sürecinde ise savunma çağrısının tebliği ile savunma tarihi arasında asgari yedi günlük süre bırakılması esastır.

    Yasal Kaynaklar (Mevzuat)

    📞 Hukuki Destek İçin İletişime Geçin :  TÜBİTAK AYEK veya üniversite etik/disiplin soruşturması ile karşı karşıyaysanız, savunma dilekçenizin ve delillerinizin doğru şekilde hazırlanması sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Reform Hukuk Bürosu — Av. Gökhan Yılmaz Yenimahalle / Dosima Plaza, Ankara Telefon: 0544 503 83 67 reformavukatlik.com.tr

    Bu içeriğin yazarı ve hukuki denetleyicisi

    Av. Gökhan YILMAZ fotoğrafı

    Kurucu Avukat · Reform Hukuk Bürosu

    • Ankara 2 No'lu Barosu
    • Sicil No: 3148
    • İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
    • Yenimahalle / Ankara

    Av. Gökhan YILMAZ , Reform Hukuk Bürosu'nun kurucu avukatıdır. Ankara 2 No'lu Barosuna 3148 sicil numarasıyla kayıtlı olup askerî hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.

    Uzmanlık alanları

    • Askerî Hukuk
    • İdare Hukuku
    • Yükseköğretim Hukuku
    • Ceza Hukuku

    İlgili Makaleler

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Başa dön tuşu