Ceza HukukuCeza Hukuku Dilekçe Örnekleri

İşkence Suçu Savunma Dilekçesi (TCK 94)

İşkence suçu savunma dilekçesi, Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesi kapsamında kamu görevlisinin insan onuruyla bağdaşmayan muamelede bulunduğu iddiasıyla açılan ceza davalarında hazırlanan kapsamlı bir hukuki savunma metnidir. TCK 94 uyarınca mahkûmiyet kararı verilebilmesi için eylemin sistematik nitelik taşıması, bedensel veya ruhsal acı doğurması ve failin doğrudan kastla hareket ettiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir.

İlgili Yazımızın İçeriği

İşkence Suçu Savunma Dilekçesi (TCK 94)

(TCK 94 KAPSAMINDA KAMU GÖREVLİSİNİN İŞKENCESİ İDDİASINA KARŞI)

T.C. … AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE


Dosya No  :

SANIK       : 

MÜDAFİİ : Av. ………


KONU      : TCK 94 kapsamında işkence suçu isnadına ilişkin ayrıntılı savunmalarımızın sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR 

GİRİŞ VE GENEL DEĞERLENDİRME

Müvekkil ….. hakkında, 18.02.2026 tarihinde gözaltına alınan müşteki M.K.’ya yönelik olarak insan onuruyla bağdaşmayan davranışlarda bulunduğu, fiziksel ve psikolojik baskı uyguladığı ve bu suretle TCK 94 anlamında işkence suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

İddianamede müştekinin ifade alma sürecinde zorlandığı, tehdit edildiği ve ruhsal baskıya maruz bırakıldığı ileri sürülmüş; bu fiillerin sistematik şekilde gerçekleştiği iddia edilmiştir. Ancak dosya kapsamı, kamera kayıtları, adli raporlar, tanık beyanları ve hukuki değerlendirme birlikte incelendiğinde, TCK 94 işkence suçu bakımından hem maddi unsur hem de manevi unsur yönünden suçun oluşmadığı açıktır.

TCK 94 İŞKENCE SUÇUNUN HUKUKİ UNSURLARI

Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca işkence suçu şu temel unsurları içerir:

  • Failin kamu görevlisi olması,

  • Davranışın insan onuruyla bağdaşmayan nitelikte bulunması,

  • Mağdurun bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine yol açması,

  • Fiilin süreklilik ve sistematiklik göstermesi,

  • Doğrudan kastın bulunması.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında işkence suçunun tek seferlik basit müdahalelerden ayrıldığı, sistematik eziyet ve süreklilik unsuru taşıması gerektiği açıkça belirtilmiştir.

OLAYIN GERÇEK GELİŞİMİ VE DELİL ANALİZİ

Müşteki M.K., silahlı tehdit ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından yakalama kararı doğrultusunda gözaltına alınmıştır. Yakalama sırasında müşteki aktif şekilde mukavemet göstermiş, kolluk kuvvetlerine fiziksel dirençte bulunmuştur. Olay anına ilişkin MOBESE kayıtları dosyaya sunulmuştur.

Bu görüntülerde:

  • Müvekkilin müştekiye sistematik veya aşırı güç kullanmadığı,

  • Müdahalenin yalnızca mukavemeti kırmaya yönelik olduğu,

  • Fiziksel saldırı niteliğinde devam eden bir şiddet uygulanmadığı açıkça görülmektedir.

Gözaltı giriş ve çıkışında düzenlenen doktor raporlarında müştekinin vücudunda darp ve cebir izine rastlanmamıştır. Ruhsal travma iddiası ise objektif tıbbi bulgularla desteklenmemektedir.

ZOR KULLANMA YETKİSİ VE HUKUKA UYGUNLUK

2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu uyarınca kolluk görevlileri görevlerini yerine getirirken dirençle karşılaşmaları halinde orantılı güç kullanma yetkisine sahiptir. Ceza hukukunda hukuka uygunluk nedenleri mevcutsa suç oluşmaz.

Somut olayda müvekkilin müdahalesi:

  • Orantılıdır,

  • Süreklilik göstermemektedir,

  • Kamu düzenini sağlama amacı taşımaktadır.

Bu nedenle insan onuruyla bağdaşmayan muamele unsuru oluşmamıştır.

SİSTEMATİKLİK VE SÜREKLİLİK UNSURUNUN BULUNMAMASI

İşkence suçu, eziyet suçundan da ayrılarak daha ağır ve sistematik bir kötü muamele biçimini ifade eder. TCK 94 kapsamında cezalandırma için fiilin belirli bir zaman dilimine yayılan, bilinçli ve planlı eziyet niteliğinde olması gerekir.

Dosyada müvekkilin müştekiye karşı tekrar eden veya süreklilik gösteren bir davranışı bulunmamaktadır. Olay tek bir gözaltı sürecinde ve kısa zaman aralığında gerçekleşmiştir.

MANEVİ UNSUR VE KAST DEĞERLENDİRMESİ

İşkence suçu doğrudan kastla işlenebilir. Failin mağdura acı çektirme veya aşağılamaya yönelik bilinçli bir amacı bulunmalıdır.

Müvekkilin amacı suç soruşturmasını yürütmek ve kamu düzenini sağlamaktır. Mağdura yönelik özel bir kin, eziyet veya aşağılamaya yönelik kast bulunmamaktadır. Kast unsuru oluşmadan TCK 94 kapsamında mahkûmiyet kararı verilemez.

NİTELİKLİ HALLERİN OLUŞMAMASI

TCK 94/2 kapsamında suçun çocuğa, savunmasız kişiye veya avukata karşı işlenmesi halinde ceza artmaktadır. Müşteki yetişkin bir şahıs olup aktif mukavemet göstermiştir. Savunmasızlık hali söz konusu değildir.

Cinsel yönden taciz iddiası da dosyada bulunmamaktadır. Bu nedenle nitelikli işkence suçu hükümleri uygulanamaz.

ZAMANAŞIMI HÜKMÜNÜN YANLIŞ YORUMLANMASI

TCK 94/6 gereğince işkence suçunda zamanaşımı işlememektedir. Ancak bu düzenleme suçun unsurları oluşmadığı halde cezalandırma yapılacağı anlamına gelmez. Zamanaşımının işlememesi yalnızca suçun sabit olması halinde önem arz eder.

ULUSLARARASI HUKUK VE AİHM İÇTİHATLARI

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi işkenceyi yasaklamaktadır. Ancak AİHM kararlarında da kolluk görevlilerinin orantılı güç kullanımı ile işkence arasında açık ayrım yapılmaktadır.

AİHM içtihatlarına göre:

  • Kötü muamelenin belirli bir ağırlık derecesine ulaşması gerekir.

  • Tıbbi bulgularla desteklenmeyen soyut iddialar yeterli değildir.

Somut olayda bu eşik aşılmamıştır.

ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ

Ceza muhakemesinde mahkûmiyet için suçun her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatı gerekir. Dosyada müvekkilin insan onuruyla bağdaşmayan sistematik işkence uyguladığına dair kesin delil yoktur.

Anayasa’nın 38. maddesi gereğince masumiyet karinesi geçerlidir.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda ayrıntılı olarak arz edilen nedenlerle;

  1. Müvekkilin TCK 94 kapsamında işkence suçu yönünden beraatine,

  2. Nitelikli hal hükümlerinin uygulanmamasına,

  3. Lehe olan tüm hükümlerin tatbikine,

  4. Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına

karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.

Sanık Müdafii
Av. ………

SIRADAKİ MAKALEMİZ : 

siradaki makalemiz 2

İntihara Yönlendirme Suçu Savunma Dilekçesi 

Reform Avukatlık Bürosu

Ankara Avukat - Avukat Nalan KURU ve Av. Gökhan Yılmaz tarafından kurulmuş olup, Çankaya/Ankara’da bulunan avukatlık ofisinde faaliyet göstermektedir. Reform Ankara Hukuk Bürosu özellikle kamu hukuku ve özel hukuk alanında tecrübeli kadrosuyla hukuki ihtilafların çözümü noktasında hizmet vermektedir. Mesleğimizi yapmaktayken ön yargısız bir şekilde, dürüst , şeffaf , hızlı , iletişim halinde ve sonuç odaklı hareket etmekteyiz. Reform Hukuk ve Danışmanlık Bürosu Ankara , uzun yıllara dayanan tecrübesi ile gerek ulusal gerekse uluslararası alanda faaliyet gösteren müvekkillerine hukukun birçok farklı alanında danışmanlık ve dava takibi hizmetleri veren bir hukuk bürosudur. Büromuz farklı uzmanlık alanlarında başarı göstermiş avukatlardan oluşmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu