
Doçentlik başvurularında asgari şartların nasıl değerlendirileceği, özellikle alan dışı kabul edilen yayınların puanlamaya etkisi bakımından uzun süredir tartışmalı konular arasında yer almaktadır. ÜAK tarafından verilen “asgari şartları sağlamadığı” gerekçesine dayalı ret işlemlerine karşı açılan davalarda ise mahkemelerin yaklaşımı her dosyada farklı sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle, yeniden başvuru yapacak adaylar ve süreçte hukuki destek veren avukatlar açısından Doçentlik Asgari Şartlar Emsal Karar niteliği taşıyan yargı kararları büyük önem taşımaktadır.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi’nin 14.05.2025 tarihli kararı, alana ilişkin tartışmaları doğrudan etkileyen önemli bir değerlendirme sunmuştur. Kararda; jüri tarafından alan dışı sayılan yayınlar ile bilirkişi değerlendirmeleri birlikte ele alınmış, bu çalışmalar düşüldüğünde dahi adayın asgari puanı sağladığı tespit edilerek ÜAK’ın ret işlemi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu karar, hem muhasebe bilim alanında başvuru yapan adaylar hem de farklı alanlardan doktora yaparak doçentlik başvurusunda bulunan akademisyenler açısından emsal niteliğinde sonuçlar doğurmaktadır.
ÜAK’ın Asgari Şart Gerekçesiyle Ret İşlemi ve Alan Dışı Yayın Değerlendirmesi
Doçentlik başvurularında en çok tartışma yaratan konulardan biri, jüri tarafından “alan dışı” kabul edilen yayınların hangi ölçütlere göre puanlamadan çıkarılacağıdır. ÜAK, özellikle Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı içinde yapılan başvurularda bilim alanı ile ilgisi tartışmalı olan yayınların asgari şartlara etkisini titizlikle incelemekte ve gerekli gördüğünde başvuruyu bu nedenle reddedebilmektedir. Somut olayda da jüri üyesi, bazı yayınların alan dışı olduğunu değerlendirerek adayın puanını asgari şartların altına düşürmüş ve ÜAK bu gerekçeyle ret işlemi tesis etmiştir.
Ancak Ankara 23. İdare Mahkemesi ile Bölge İdare Mahkemesi’nin kararında vurgulandığı üzere, alan dışı değerlendirmesinin objektif kriterlere dayanması ve bilimsel ölçütlerle desteklenmesi zorunludur. Nitekim bilirkişi heyetinin incelemesinde, jüri tarafından alan dışı sayılan bazı çalışmaların muhasebe bilim alanı ile ilişkisinin bulunduğu, disiplinler arası karakter taşıdığı veya ÜAK’ın genel kriterleri çerçevesinde puanlamada yer alabileceği ifade edilmiştir. Bu nedenle, bilirkişi raporunda yalnızca üç eserin alan dışı kabul edilmesi gerektiği belirtilmiş ve bu çalışmalar düşüldüğünde dahi adayın asgari puanı sağladığı ortaya çıkmıştır.
Bu değerlendirme, Doçentlik Asgari Şartlar Emsal Karar niteliği taşıyan bu dosyanın en önemli yönlerinden biridir; çünkü mahkemeler, jüri değerlendirmesinin mutlak bir takdir yetkisi olmadığını, bilimsel dayanaklardan yoksun alan dışı tespitlerinin hukuka uygun kabul edilemeyeceğini net şekilde ortaya koymuştur.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin Emsal Niteliğindeki Gerekçesi
Doçentlik başvurularına ilişkin yargısal denetimde, Bölge İdare Mahkemelerinin yaklaşımı büyük önem taşımaktadır. Ankara BİM 4. İdari Dava Dairesi’nin 14.05.2025 tarihli kararı, asgari şartlar nedeniyle reddedilen başvurular açısından emsal teşkil edecek önemli bir değerlendirme içermektedir. Daire, bilirkişi raporunun bilimsel yöntemle hazırlanmış olduğunu belirterek mahkemenin esas aldığı raporu uygun bulmuş ve jüri tarafından alan dışı kabul edilen eserlerin objektif bir temele dayanıp dayanmadığını incelemiştir.
Kararda özellikle şu noktaya dikkat çekilmiştir: Jüri değerlendirmesi, sınırsız bir takdir yetkisi değildir; bilimsel kriterlerden uzaklaşıldığında veya alan dışı tespitleri somut dayanaklardan yoksun olduğunda, mahkemeler bu işlemi denetleyebilir. Somut olayda, bilirkişi tarafından alan dışı sayılan çalışmalar düşüldüğünde adayın puanının 120,98 olduğu ve asgari başvuru puanını sağladığı belirlenmiştir. Bu nedenle, ÜAK’ın “asgari şartları sağlamadığı” gerekçesine dayalı ret işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu yaklaşım, yalnızca muhasebe bilim alanı için değil, tüm bilim alanlarında yapılan doçentlik başvurularında alan dışı yayın, puan hesaplaması, tezden üretilen yayınlar, disiplinler arası çalışmalar gibi tartışmalı konularda yol gösterici bir nitelik taşımaktadır. Dolayısıyla karar, uygulamada sık karşılaşılan uyuşmazlıklar için Doçentlik Asgari Şartlar Emsal Karar olarak değerlendirilebilecek bir içeriğe sahiptir.
Kararın Tam Metni – Ankara BİM 4. İDD, 2025/1935 – Doçentlik Asgari Şartlar Emsal Karar
Doçentlik Asgari Şartlar Emsal Karar makalesi Reform Hukuk Bürosunun Yükseköğretim Hukuku Departmanı tarafından hazırlanmış olup emsal karar için lexpera isimli içtihat programından yararlanılmıştır. Reform Hukuk Bürosu Yenimahalle / Ankara da bulunmakta olup özveri, disiplin , güven ilkelerine dayalı olarak çalışmalarına devam etmektedir . Detaylı bilgi ve emsal kararlar için tarafımızla iletişime geçiniz.
SIRADAKİ MAKALEMİZ :





