Akademik Kadro İptal Davası Nedir?
Akademik kadro iptal davası , üniversitelerde açılan kadro ilanlarının hukuka uygunluğunu denetlemek için başvurulan en önemli yargı yollarından biridir. Özellikle akademik kadro ilanı itiraz ve iptali süreçleri, adayların haklarını koruma açısından büyük önem taşır. Kişiye özel şartlarla hazırlanan ilanlar, sınav değerlendirmelerindeki usulsüzlükler ya da öğretim görevlisi kadro iptali talepleri bu davaların en sık görülen nedenleri arasındadır.
Dava sürecinde mahkeme; ilan şartlarını, doktor öğretim üyesi jüri raporlarını, üniversitenin savunmalarını ve daha önce verilmiş akademik kadro emsal kararları dikkate alır. Gerekli görüldüğünde yürütmenin durdurulması kararı verilebilir ve ilgili kadro iptal edilir.
Dolayısıyla akademik kadro iptali davaları, hem itiraz süresinin doğru yönetilmesi hem de dilekçelerin usule uygun hazırlanması sayesinde adayların akademik haklarını güvence altına alan kritik bir hukuki mekanizmadır.
Akademik Kadro Atamalarının İptali
Akademik kadro iptal davası, sadece ilan aşamasında değil, aynı zamanda yapılan akademik kadro atamaları için de gündeme gelebilir. Üniversitelerde gerçekleştirilen atamalarda liyakat ve eşitlik ilkelerine aykırılık, adaylar arasında ayrımcılık ya da mevzuata uygun olmayan uygulamalar söz konusu olduğunda akademik kadro ilanı itiraz ve iptali yoluna başvurulabilir.
Örneğin, öğretim görevlisi kadro iptali ya da doktor öğretim üyesi jüri raporlarının hatalı düzenlenmesi gibi durumlarda adayların dava açma hakkı vardır. Mahkeme, üniversitenin atamaya ilişkin savunmalarını ve ilgili belgeleri inceler; çoğu zaman daha önce verilmiş emsal kararlar da değerlendirmeye alınır.
Özellikle kişiye özel kadro davası kapsamında açılan davalarda, sadece ilan değil, yapılan atamanın da iptaline karar verilebilmesi, sürecin ne kadar kapsamlı olduğunun bir göstergesidir. Bu nedenle adayların süreci doğru yönetmesi, gerekli itirazları zamanında yapması ve haklarını hukuki yollardan araması büyük önem taşır.
Akademik Kadro İlanı İptali
Üniversitelerde açılan her kadro ilanı hukuka uygun olmak zorundadır. Ancak bazı durumlarda, ilan edilen şartlar mevzuata aykırı olabilir veya adaylar arasında eşitsizlik yaratabilir. İşte bu noktada akademik kadro iptal davası açılarak ilgili ilanların iptali talep edilebilir. Özellikle akademik kadro ilanı itiraz ve iptali süreci, adayların akademik haklarını koruması için en önemli yollardan biridir.
Sıklıkla karşılaşılan örneklerden biri, belirli bir kişiyi hedefleyen şartlarla hazırlanan kişiye özel kadro davasıdır. Bunun yanında, öğretim görevlisi kadro iptali, hatalı hazırlanmış doktor öğretim üyesi jüri raporu veya değerlendirmelerde tarafsızlık ilkesine aykırılıklar da davaya konu olabilir.
Mahkemeler bu tür davalarda, adayların sunduğu delilleri, üniversitenin savunmalarını ve daha önce verilmiş emsal kararları değerlendirerek karar verir. Doğru zamanda yapılmış bir başvuru ve usulüne uygun hazırlanmış dilekçe sayesinde, hukuka aykırı ilanların iptal edilmesi mümkün olur.
Akademik Kadro İptal Davasında Süre ve Yetkili Mahkeme
Akademik kadro iptal davası açmak isteyen adayların öncelikle dava açma süresini ve görevli mahkemeyi bilmesi gerekir. İlgili mevzuata göre, dava açma süresi idari işlemin öğrenilmesinden itibaren 60 gündür. Bu süre hak düşürücü olduğundan, zamanında açılmayan davalar reddedilir.
İtiraz süreci açısından, adaylar önce üniversiteye başvurarak ilgili ilana veya atama işlemine karşı itiraz edebilir. Ancak bu itiraz reddedildiğinde ya da sonuç alınamadığında dava yoluna gidilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, itiraz için geçen sürenin dava açma süresini durdurmadığıdır; yani 60 günlük süre içinde dava açma zorunluluğu devam eder.
Görevli mahkeme ise idare mahkemeleridir. Çünkü üniversitelerin kadro ilanları ve atamaları idari işlem niteliği taşır. Yetkili mahkeme ise davalı üniversitenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Örneğin Ankara’da bulunan bir üniversitenin kadro ilanına ilişkin iptal davası, Ankara İdare Mahkemesi’nde açılır.
Sonuç olarak, akademik kadro ilanı itiraz ve iptali, öğretim görevlisi kadro iptali veya kişiye özel kadro davası gibi durumlarda adayların sürelere ve yetkili mahkemeye dikkat etmesi gerekir. Aksi halde dava hakkı kaybolur ve süreç geri döndürülemez bir şekilde sona erer.
Akademik Kadro İlanı İptali Davasında Deliller Nelerdir?
Bir akademik kadro iptal davası açıldığında en kritik aşama, davanın hangi delillerle destekleneceğidir. Çünkü akademik kadro ilanı itiraz ve iptali sürecinde mahkeme, iddiaları yalnızca somut belgeler ve resmi kayıtlarla değerlendirir.
Deliller arasında, ilana konulan şartların mevzuata aykırılığını ortaya koyan belgeler, sınavlarda kullanılan tutanaklar, doktor öğretim üyesi jüri raporları, başvuru dosyaları ve aday değerlendirme tabloları öne çıkar. Ayrıca, önceki emsal kararlar da benzer davalarda mahkemelerin nasıl bir tutum sergilediğini göstermek açısından önemlidir.
Örneğin bir kişiye özel kadro davası açıldığında, ilanda belirtilen şartların yalnızca tek bir kişiyi işaret ettiğini ortaya koyan belgeler güçlü bir delil olarak kabul edilir. Benzer şekilde, usulsüzlük içeren sınav sonuçları veya öğretim görevlisi kadro iptali talebine dayanak olan belgeler, davanın seyrini doğrudan etkileyebilir.
Akademik Kadro İlanı İptali Davası Kazanılırsa Süreç Nasıl İlerler?
Bir akademik kadro iptal davası sonucunda mahkeme, kadro ilanını hukuka aykırı bularak iptal ettiğinde bu karar, hem adaylar hem de üniversite açısından bağlayıcıdır. Akademik kadro ilanı itiraz ve iptali sürecinde alınan iptal kararıyla birlikte ilan hükümsüz hale gelir ve atama işlemleri durdurulur.
Özellikle kişiye özel kadro davası kapsamında açılan davalarda iptal kararı, benzer ilanların yeniden düzenlenmesine yol açar. Eğer bir atama yapılmışsa, öğretim görevlisi kadro iptali veya benzeri görevlerde görevlendirilen kişinin ataması da geçersiz hale gelir. Mahkeme bu süreçte çoğu zaman yürütmenin durdurulması kararı da vererek sürecin telafisi imkânsız zararlar doğurmamasını sağlar.
Ayrıca, daha önce verilmiş emsal kararlar uygulamaya yön verir. Örneğin, hatalı hazırlanmış bir doktor öğretim üyesi jüri raporu nedeniyle verilen iptal kararı, benzer davalarda dayanak olarak gösterilebilir. Bu da sürecin yalnızca tek bir dava özelinde değil, genel anlamda akademik kadro uygulamalarında şeffaflık ve adalet sağlamasına katkı sunar.
Kişiye Özel Kadro Davası Nedir?
Akademik kadro iptal davası kapsamında en sık rastlanan durum, kişiye özel kadro ilanıdır. Bu tür ilanlarda şartlar, yalnızca belli bir adayın başvurabileceği şekilde düzenlenir. Adaylar bu duruma itiraz ederek akademik kadro ilanı itiraz ve iptali yoluna gidebilir. Mahkemeler, bu ilanları çoğunlukla eşitlik ilkesine aykırı bularak iptal eder.
Kişiye Özel İlanın İptali
Üniversitelerde açılan ilanların yalnızca belirli bir kişiyi hedeflemesi, akademik kadro iptal davasının en temel nedenlerinden biridir. Böyle durumlarda adaylar, akademik kadro ilanı itiraz ve iptali sürecine başvurabilir. Mahkemeler, eşitlik ve liyakat ilkelerine aykırı olduğu için bu tür kişiye özel kadro davalarında genellikle iptal kararı verir.

Akademik Kadro İptal Davasında Yürütmenin Durdurulması Kararı
Üniversitelerde açılan kadro ilanları ve yapılan atamalar, kimi zaman adaylar tarafından hukuka aykırı bulunarak mahkemeye taşınabilmektedir. Bu süreçte en kritik aşamalardan biri ise Akademik Kadro İptal Davasında Yürütmenin Durdurulması kararıdır. Yürütmenin durdurulması, dava sonuçlanmadan önce verilen ve işlem uygulanmaya devam ederse telafisi güç zararlar doğuracağı düşünülen durumlarda kullanılan hukuki bir tedbirdir. Özellikle akademik kadro ilanı itiraz ve iptali, öğretim görevlisi kadro iptali, kişiye özel kadro davası ya da profesör kadro davası gibi davalarda adayların haklarını korumak için büyük önem taşır.
Bu karar sayesinde dava konusu işlem, yani kadro ilanı ya da yapılmış atama, mahkeme kararı kesinleşene kadar askıya alınır. Örneğin, sınav sürecinde düzenlenen jüri raporu objektif kriterlere dayanmadan hazırlanmışsa ve bu rapora dayanılarak bir atama yapılmışsa, yürütmenin durdurulması kararıyla atama geçici olarak durdurulur. Aynı şekilde araştırma görevlisi sınavına itiraz eden bir aday, dava sonuçlanmadan kadronun dolması halinde hak kaybı yaşayabilir; işte yürütmenin durdurulması bu hak kaybını önler.
Mahkemeler bu tür kararları verirken genellikle daha önceki emsal kararları da dikkate alır. Çünkü benzer davalarda verilmiş iptal ve durdurma kararları, yeni dosyalarda yol gösterici niteliktedir. Bu nedenle dilekçelerde emsal kararlara atıf yapılması, yürütmenin durdurulması talebinin kabul edilme ihtimalini güçlendirir.
Akademik Kadro İptal Davasında Yürütmenin Durdurulması kararı, adayların akademik kariyer haklarını koruyan en önemli hukuki güvencelerden biridir. Bu karar sayesinde üniversitelerde yapılan usulsüz atamaların ve hukuka aykırı ilanların dava süreci boyunca uygulanmasının önüne geçilir. Böylelikle eşitlik, liyakat ve şeffaflık ilkeleri akademik kadro süreçlerinde korunmuş olur.
Doktor Öğretim Üyesi Atamaya İtiraz ve Mahkeme Süreci
Üniversitelerde yapılan doktor öğretim üyesi atamaları, kimi zaman adaylar tarafından hukuka aykırı bulunduğu için mahkemeye taşınabilir. Bu noktada devreye akademik kadro iptal davası ve akademik kadro ilanı itiraz ve iptali süreçleri girer.
Davalarda en çok tartışılan konular, jüri raporları ve değerlendirme kriterlerinin objektif olup olmadığıdır. Eğer raporlar mevzuata aykırı şekilde hazırlanmışsa, adaylar itiraz süresi içinde dava açabilir. Mahkeme, raporları ve üniversitenin savunmasını inceler; gerekirse emsal kararlar ışığında atamanın iptaline hükmedebilir.
Akademik Kadro İtiraz Süresi
Bir akademik kadro iptal davası açabilmek için en kritik noktalardan biri itiraz süresidir. İlgili kadro ilanı veya atama sonuçlarına karşı dava açma süresi genellikle 60 gün olarak belirlenmiştir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; yani zamanında başvuru yapılmazsa dava hakkı kaybolur.
Bu nedenle, ister akademik kadro ilanı itiraz ve iptali, ister kişiye özel kadro davası, isterse öğretim görevlisi kadro iptali olsun, adayların süreci yakından takip etmesi ve itiraz dilekçesini süresinde vermesi büyük önem taşır.
Doktor Öğretim Üyesi Atamalarında Emsal Kararlar
Akademik kadro iptal davası süreçlerinde en sık karşılaşılan konulardan biri, doktor öğretim üyesi atamalarıdır. Bu atamalar sırasında yapılan hatalı değerlendirmeler, usule aykırı şartlar veya objektif olmayan jüri raporları, adaylar tarafından dava konusu edilebilir.
Mahkemeler, benzer davalarda daha önce verilmiş emsal kararları dikkate alarak yeni dosyaları inceler. Bu nedenle akademik kadro ilanı itiraz ve iptali sürecinde, geçmiş kararların bilinmesi adaylar için büyük avantaj sağlar. Örneğin, jüri raporlarının usule aykırı düzenlenmesi nedeniyle iptal edilen bir kadro kararı, yeni açılan davalarda yol gösterici olabilir.
Doktor öğretim üyesi atamalarında emsal kararlar, yalnızca tek bir davayı değil, tüm akademik kadro iptali süreçlerini etkileyen güçlü bir hukuki dayanak oluşturur.
Profesör Kadro Davası
Üniversitelerde açılan profesör kadro ilanları, yüksek akademik yeterlilik gerektiren ve en prestijli kadrolardan biridir. Ancak bu ilanlarda da zaman zaman hukuka aykırılıklar yaşanmakta ve bu durumlarda akademik kadro iptal davası açılabilmektedir. Özellikle sadece belirli kişilerin başvurabileceği şekilde hazırlanan ilanlar, çoğunlukla kişiye özel kadro davası niteliği taşır.
Adaylar böyle bir durumda profesör kadro davası açarak hukuka aykırı ilanların iptalini talep edebilir. Mahkeme sürecinde üniversitenin savunmaları, ilana konulan şartlar, sınav tutanakları ve önceki emsal kararlar dikkatle incelenir. Eğer eşitlik ve liyakat ilkelerine aykırılık tespit edilirse, profesörlük kadrosuna ilişkin ilan veya yapılan atama iptal edilir.
Profesör kadro davası, yalnızca bireysel hakların korunmasını değil, aynı zamanda akademik atama süreçlerinde şeffaflık ve adaletin sağlanmasını da amaçlayan önemli bir hukuki mekanizmadır.
Araştırma Görevlisi Sınavına İtiraz
Üniversitelerde açılan araştırma görevlisi kadroları, genç akademisyenlerin akademiye ilk adımını atmasını sağlayan en önemli ilanlardır. Ancak bu ilanlara başvuran adaylar, sınav sürecinde çeşitli usulsüzlüklerle karşılaşabilmektedir. İşte bu noktada devreye akademik kadro iptal davası ve akademik kadro ilanı itiraz ve iptali süreçleri girer.
Araştırma görevlisi alımlarında adaylardan genellikle yazılı ve sözlü sınavlara girmeleri beklenir. Fakat sınavlarda şeffaflık ilkesine aykırı hareket edilmesi, notların objektif kriterlere dayandırılmaması ya da sınav tutanaklarının gerçeği yansıtmaması durumunda adayların sınava itiraz hakkı doğar. Ayrıca, jüri üyelerinin tarafsız davranmadığına ilişkin iddialar veya hatalı hazırlanmış jüri raporları, dava açmak için güçlü deliller arasında yer alır.
Bu tür durumlarda aday, öncelikle ilgili üniversiteye başvurarak sınav sonucuna itiraz edebilir. Ancak çoğu zaman itiraz reddedildiği için süreç mahkemeye taşınır. Açılan davada, sınav belgeleri, tutanaklar, jüri raporları ve adayların başvuru dosyaları incelenir. Eğer hukuka aykırılık tespit edilirse, mahkeme tarafından sınavın iptali veya ilan edilen kadronun geçersizliği yönünde karar verilebilir.
Benzer olaylarda verilen emsal kararlar, araştırma görevlisi sınavına itiraz sürecinde adaylara yol gösterici olur. Örneğin, sınav sorularının hatalı olduğu veya sınavda tarafsızlık ilkesinin ihlal edildiği davalarda daha önce iptal kararları verilmiştir. Bu kararlar, yeni açılan davalarda önemli bir dayanak niteliği taşır.
Araştırma görevlisi sınavına itiraz hakkı, adayların akademik yaşamda eşit ve adil bir şekilde yer alabilmesi için kritik öneme sahiptir. Adayların itiraz süresini kaçırmadan hareket etmesi, dilekçelerini doğru hazırlaması ve gerektiğinde akademik kadro iptal davası yoluna başvurması, haklarının korunması açısından hayati bir rol oynar.

Akademik Kadro İtiraz Dilekçesi
Üniversitelerde açılan ilanlara karşı dava sürecini başlatmanın en önemli adımı doğru hazırlanmış bir itiraz dilekçesidir. Bu dilekçe, akademik kadro iptal davası açmak isteyen adayların hukuki dayanaklarını ve itiraz gerekçelerini mahkemeye sunmasını sağlar.
Dilekçede özellikle şu noktalar yer almalıdır:
- İtiraz edilen akademik kadro ilanı ve tarih bilgileri,
- Hukuka aykırılık oluşturan şartların ayrıntılı açıklaması,
- Usulsüzlüklerin belgelerle desteklenmesi (sınav tutanakları, jüri raporu, başvuru koşulları vb.),
- Daha önce verilmiş emsal kararlara atıf yapılması.
Adayların dilekçeyi süresi içinde sunması büyük önem taşır; zira akademik kadro ilanı itiraz ve iptali süreçlerinde süreler hak düşürücüdür. Eksik veya hatalı hazırlanmış bir dilekçe davanın reddine yol açabileceğinden, çoğu aday bu aşamada profesyonel destek almayı tercih eder.
Akademik kadro itiraz dilekçesi, bir davanın en kritik parçasıdır ve adayın haklarını savunabilmesi için sağlam bir hukuki çerçeve oluşturur.
Akademik Kadro Atama İptal Davası Örnek Dilekçesi
………. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA
DAVACI :
Ad Soyad
T.C. Kimlik No
Adres
DAVALI :
………. Üniversitesi Rektörlüğü
Adres
KONU :
………. Üniversitesi tarafından yapılan ………. kadrosuna atama işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması talebimden ibarettir.
AÇIKLAMALAR :
- Davalı Üniversite tarafından …/…/20.. tarihinde açılan kadro ilanı sonucunda yapılan sınav ve değerlendirmeler neticesinde, ……… isimli aday ilgili kadroya atanmıştır.
- Ancak atama sürecinde düzenlenen jüri raporları objektif ve ölçülebilir kriterlere dayanmamakta, eşitlik ve liyakat ilkesini ihlal etmektedir. Değerlendirme puanlamalarında adaylar arasında somut fark yaratacak belgeler bulunmamasına rağmen, atamanın hukuka aykırı biçimde yapıldığı açıktır.
- İlgili mevzuata aykırı olan bu atama işlemi, adayların kariyer haklarını zedelemekte ve kamu yararına aykırı sonuç doğurmaktadır. Daha önce benzer durumlarda verilmiş emsal kararlar da, objektif kriterlere aykırı yapılan atamaların iptal edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
- Dava konusu atama işlemi açıkça hukuka aykırıdır ve uygulanmaya devam edilmesi halinde telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasına sebep olacaktır. Davalı üniversite tarafından yapılan atama, objektif kriterlere aykırı hazırlanmış jüri raporlarına dayandırılmış olup, adaylar arasında eşitlik ve liyakat ilkeleri gözetilmemiştir. Bu nedenle, yargılama sonuçlanıncaya kadar dava konusu işlemin uygulanmasının durdurulması büyük önem arz etmektedir. Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca öncelikle yürütmenin durdurulmasına, akabinde atama işleminin iptaline karar verilmesini talep ederim.
HUKUKİ SEBEPLER :
Anayasa, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER :
- Atama işlemine ilişkin üniversite yönetim kurulu / senato kararı
- Sınav tutanakları
- Jüri raporları
- Değerlendirme puan tabloları
- Emsal yargı kararları
- Diğer yasal deliller
SONUÇ ve TALEP :
Yukarıda açıklanan nedenlerle, …/…/20.. tarihinde gerçekleştirilen ………. kadrosuna atama işleminin iptali ile öncelikle yürütmenin durdurulmasına, yargılama sonunda da işlemin iptaline karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
…./…./20..
Davacı
Ad Soyad
İmza
Sıkça Sorulan Sorular
Akademik Kadro İptal Davası Nedir?
Akademik kadro iptal davası, üniversitelerde açılan ilanların veya yapılan atamaların mevzuata aykırı olması halinde, bu işlemlerin iptali için açılan davadır. İlanın hukuka aykırı şartlar taşıması, sınavlarda usulsüzlük yapılması veya atamanın liyakat ilkesine aykırı şekilde gerçekleştirilmesi en sık dava nedenleridir.
Akademik Kadro İlanı Neden İptal Edilir?
Bir ilan, mevzuata aykırı şartlarla düzenlenmişse veya kişiye özel kadro davası niteliği taşıyorsa mahkemeler iptal kararı verebilir. Ayrıca sınav sonuçlarının şeffaf olmaması, jüri raporlarının objektif kriterlere dayanmaması da iptal sebebidir.
Akademik Kadro İlanına Nasıl İtiraz Edilir?
Adaylar öncelikle üniversiteye başvurarak akademik kadro ilanı itiraz ve iptali talebinde bulunabilir. İtiraz reddedildiğinde ise dava açma hakkı doğar. İtiraz dilekçesinde mevzuata aykırılıklar somut delillerle ortaya konmalıdır.
Akademik Kadro İtiraz Süresi Ne Kadardır?
Akademik kadro iptal davası açma süresi, ilgili işlemin öğrenilmesinden itibaren 60 gündür. Bu süre içinde dava açılmadığında hak düşer. Bu nedenle, ilan veya atama işlemlerine itiraz etmek isteyen adayların süreci dikkatle takip etmesi gerekir.
Akademik Kadro İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Dilekçede iptali istenen akademik kadro ilanı veya atama açıkça belirtilmeli, hukuka aykırılıklar tek tek sıralanmalı, varsa emsal kararlara atıf yapılmalıdır. Eksik ya da hatalı dilekçeler davanın reddine yol açabileceğinden bu aşama titizlikle yürütülmelidir.
Öğretim Görevlisi Kadro İptali Mümkün mü?
Evet. Eğer ilan kişiye özel hazırlanmışsa, sınavlarda usulsüzlük yapılmışsa veya aday değerlendirmeleri mevzuata aykırıysa öğretim görevlisi kadro iptali için dava açılabilir. Mahkemeler bu durumda çoğunlukla yürütmenin durdurulması kararı da verir.
Doktor Öğretim Üyesi Jüri Raporu Mahkemede Delil Olur mu?
Evet. Doktor öğretim üyesi jüri raporu, dava sürecinde en önemli delillerden biridir. Eğer rapor objektif değilse veya hatalı hazırlanmışsa, akademik kadro iptal davası kapsamında atamanın iptali kararı verilebilir.
Profesör Kadro Davası Nasıl Açılır?
Profesör kadro davası, profesörlük atama veya ilanlarında hukuka aykırılık olduğunda açılır. Özellikle kişiye özel ilan iptali bu davalarda sık rastlanan sebeplerden biridir. Davada üniversitenin savunmaları, jüri raporları ve emsal kararlar değerlendirilir.
Araştırma Görevlisi Sınavına İtiraz Edilebilir mi?
Evet. Araştırma görevlisi alımlarında yapılan yazılı ve sözlü sınavlara, objektiflik ve şeffaflığa aykırı uygulamalar söz konusu olduğunda itiraz edilebilir. İtiraz reddedildiğinde ise akademik kadro iptal davası açılarak sınavın veya atamanın iptali talep edilebilir.
Akademik Kadro İptal Davası Ne Kadar Sürer?
Her dava süresi farklı olmakla birlikte, akademik kadro iptal davaları genellikle 6 ay ile 18 ay arasında sonuçlanmaktadır. Ancak çoğu durumda mahkemeler erken bir aşamada yürütmenin durdurulması kararı vererek sürecin ilerlemesini geçici olarak durdurur.





