• Türkçe
  • 中文
  • HUKUK

    Tez Danışmanının İsminin Yer Almaması Haksız Yazarlık Mıdır?

    Tez danışmanının isminin yer almaması haksız yazarlık mı? sorusu sıkça gündeme gelmektedir. Bu makalede emsal kararlar eşliğinde söz konusu durumu konuyu ele alacağız.

    Doçentlik başvurularında jüri üyelerinin en sık dile getirdiği etik ihlal iddialarından biri, adayın tezinden üretilen bir makalede tez danışmanının isminin yer almamasıdır. Ancak Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Etik Komisyonlarının yerleşik kararları ve idare mahkemesi içtihatları açıkça göstermektedir ki bu durum, tek başına haksız yazarlık oluşturmaz. Danışmanın ilgili yayına aktif bir bilimsel katkı sunmaması ve bu konuda kendi rızasıyla feragat beyanında bulunması hâlinde, isminin yayında yer almaması bilimsel araştırma ve yayın etiği kurallarına aykırılık teşkil etmez.

    Bu yazıda, tez danışmanının isminin yer almamasının hangi koşullarda etik ihlal sayılmayacağını; yazarlık hakkının hangi kriterlere bağlandığını; ÜAK Etik Komisyonu’nun konuya ilişkin emsal kararlarını ve idare mahkemelerinin feragat beyanlarına yaklaşımını somut kararlar üzerinden ele alıyoruz.

    Haksız Yazarlık Nedir?

    Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi haksız yazarlığı şöyle tanımlar: aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak ya da aktif katkısı olmadığı hâlde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek.

    Bu tanımın merkezinde tek bir ölçüt vardır: aktif katkı. Yazarlık hakkı bir unvana veya sıfata (danışman, bölüm başkanı, proje yürütücüsü gibi) değil, esere fiilen sunulan bilimsel katkıya bağlıdır. Dolayısıyla “danışmanın isminin yer almaması” iddiasının haksız yazarlık sayılıp sayılmayacağı sorusunun cevabı da tek bir noktada toplanır: danışmanın o yayına aktif katkısı var mıydı, yok muydu?

    Detaylı bilgi için Doçentlik Davaları makalesini okuyabilirsiniz.

    Danışman Olmak, Otomatik Yazarlık Hakkı Doğurur mu?

    Uygulamada yaygın bir kanı, tezden üretilen her yayında danışmanın isminin doğal olarak yer alması gerektiği yönündedir. Ancak bu kanı, bilimsel araştırma ve yayın etiği kuralları açısından doğru değildir. Danışmanın teze ve tezden üretilen yayınlara sunduğu aktif katkı, bilim alanına ve somut olaya göre değişiklik gösterir; danışmanlık sıfatı başlı başına yazarlık hakkı bahşetmez.

    Bu noktada önemli bir gerilim ortaya çıkar: doçentlik şartları lisansüstü tezlerden yayın üretme zorunluluğu getirirken, sırf bu şartı sağlamak amacıyla eserin hazırlanmasına hiçbir katkı sunmayan danışmanın ismine yer vermek, literatürde “hediye yazarlık” (gift authorship) olarak adlandırılan ayrı bir etik ihlal türüne yol açar. Bir başka deyişle, katkısı olmayan danışmanı yazar göstermek de, en az danışmanın ismini haksız yere çıkarmak kadar etik dışıdır.

    Dikkat İki yönlü risk söz konusudur: (1) aktif katkısı olan bir kişinin ismine yer vermemek haksız yazarlıktır; (2) aktif katkısı olmayan bir kişiyi, sırf unvanı veya sıfatı nedeniyle yazar göstermek de aynı şekilde haksız yazarlık / hediye yazarlık teşkil eder. Doğru uygulama, her iki uçtan da kaçınıp gerçek katkıyı esas almaktır.

    Yazarlık Hakkı Kazandıran Şartlar Nelerdir?

    Uluslararası Tıbbi Dergi Editörleri Komitesi’nin (ICMJE) yazarlık kriterleri, gerek uluslararası literatürde gerekse ÜAK içtihadında referans alınan temel ölçüttür. Buna göre bir kişinin yazar olarak gösterilebilmesi için aşağıdaki üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:

    • Araştırmanın tasarımına, verilerin toplanmasına, analizine veya yorumlanmasına önemli ölçüde katkıda bulunmak,
    • Yazının kaleme alınmasında veya önemli fikri içerik açısından eleştirel biçimde gözden geçirilmesinde rol almak,
    • Yayımlanacak son hâline onay vermek.

    Bu üç koşuldan yalnızca biri veya ikisinin sağlanması yazarlık hakkı doğurmaz — koşulların tamamının birlikte gerçekleşmesi aranır. Türk literatüründe de aynı çizgide değerlendirmeler yapılmaktadır: yalnızca veri toplamak, fon sağlamak, bölüm başkanı olmak ya da çalışma grubunu denetlemek gibi katkılar tek başına yazarlık için yeterli görülmemektedir. Benzer şekilde Amerikan Psikoloji Derneği’nin (APA) 1983 tarihli politika bildirisi ve 2015 tarihli 6. basım yayım kılavuzu da, danışmanların bir yayına yazar olarak dahil edilebilmesi için çalışmaya “önemli katkılar” sunmuş olmaları gerektiğini; sadece akademik danışmanlık yapmanın yazarlık hakkı doğurmayacağını vurgular. Amerikan Eğitim Araştırmaları Derneği’nin (AERA) etik kodları da yazarlık kredisinin ancak gerçekten katkıda bulunulan çalışmalar için alınabileceğini benimser.

    Danışmanın Yazarlıktan Feragat Etmesi Ne Anlama Gelir?

    Danışmanın, tezden üretilen bir yayına aktif katkısı bulunmadığını ve bu nedenle isminin yer almasını istemediğini açıkça beyan etmesi, uygulamada “feragatname” olarak adlandırılır. Böyle bir feragat söz konusu olduğunda, danışmanın isminin yayında yer almaması artık bir eksiklik veya ihlal değil, bilimsel araştırma ve yayın etiği kurallarına uygun bir sonuçtur — çünkü katkısı olmayan kişiyi yazar göstermek zaten hediye yazarlık sayılacaktır.

    Feragatnamenin ispat gücü açısından önemi büyüktür. Danışmanın kendi imzasıyla, hangi çalışmalarda aktif katkısının bulunmadığını ve bu haktan feragat ettiğini açıkça belirttiği bir yazılı beyan, hem ÜAK Etik Komisyonu nezdindeki savunmada hem de olası bir idari yargı sürecinde belirleyici bir delil işlevi görür.

    ÜAK Etik Komisyonu Emsal Kararları

    ÜAK Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu, tez danışmanının isminin yayında yer almaması iddialarını içeren birden fazla dosyada istikrarlı bir çizgi izlemiştir: danışmanın katkısızlığını ve feragatini açıkça beyan ettiği, adayın da bu beyanı savunmasında sunduğu hâllerde, haksız yazarlık etik ihlalinin gerçekleşmediğine karar verilmiştir.

    1. Örnek Karar

    Adayın tezden üretilen eserlerinde danışman isminin yazılmadığı, bunun danışman onayıyla gerçekleştiği ve dilimleme iddiasına konu yayınların farklı çalışmalar olduğu değerlendirilerek, komisyon oybirliğiyle etik ihlalde bulunulmadığına karar vermiştir.

    2. Örnek Karar

    Bu kararda komisyon, danışmanın hem teze hem de tezden üretilen yayınlara sunduğu aktif katkının bilim alanına göre değişiklik gösterdiğini; doçentlik şartlarının lisansüstü tezlerden yayın yapma zorunluluğu getirdiği düşünüldüğünde, sırf bu şartı sağlamak için katkı sunmayan bir danışmanın ismine yer vermenin hediye yazarlık olacağını ve bu nedenle danışmana yer verilmemesinin bilimsel araştırma ve yayın etiği kurallarına uygun olduğunu açıkça ifade etmiştir.

    3. Örnek Karar

    Bu dosyada aday, makalede ismi bulunan yazarların araştırma fikri, verilerin toplanması/analizi/yorumlanması, yazının hazırlanması veya eleştirel gözden geçirilmesi ve yayımlanacak son hâline onay verilmesi yönlerinden katkı sunduğunu, bunu bazı yazarların beyan formlarıyla da desteklediğini ortaya koymuş; komisyon savunmayı yeterli görerek etik ihlalde bulunulmadığına oybirliğiyle karar vermiştir.

    Ortak Payda Üç kararda da belirleyici unsur aynıdır: (1) katkısı bulunmayan kişinin yazılı/imzalı feragat veya beyanı, (2) adayın bu beyanı savunmasında somut biçimde sunması. Bu iki unsur bir arada olduğunda ÜAK Etik Komisyonu istikrarlı biçimde ihlal bulunmadığı yönünde karar vermektedir.

    İdare Mahkemeleri Feragat Beyanlarını Nasıl Değerlendiriyor?

    Konu yalnızca ÜAK içtihadıyla sınırlı değildir; idari yargı da aynı ilkeyi benimsemiştir. Ankara 14. İdare Mahkemesi’nin kararında, bilirkişi ve ek bilirkişi raporları ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek, feragati bulunan yazarların isimlerine yer verilmemesinin ve buna bağlı yazar sıralaması değişikliklerinin haksız yazarlık kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmış ve işlemin iptaline karar verilmiştir.

    Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararında da, yayınlara ilgili kişinin aktif katkısının bulunduğunun tüm yazarlarca beyan edilmiş olması karşısında, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu karar, tersinden de aynı ilkeyi teyit eder: yazarların birbirini destekleyen, somut ve tutarlı beyanları, idari yargı denetiminde etik ihlal iddiasını çürütmeye yeterli görülmektedir.

    Danışmanın Aktif Katkısı Varken İsmi Çıkarılırsa Ne Olur?

    ÜAK Yönergesi m.4/1-e tanımının ikinci yarısı da unutulmamalıdır: aktif katkısı olan kişilerin isimlerini eserden çıkarmak da haksız yazarlıktır. Dolayısıyla “danışmanın ismi yayında yok” iddiasına karşı verilecek savunmanın sağlam olabilmesi için, salt bir feragat beyanı yeterli değildir — bu beyanın gerçek duruma, yani danışmanın somut olarak o yayına katkı sunmadığı olgusuna dayanması gerekir. Danışman fiilen katkı sunmuşken sırf idari kolaylık veya başka bir gerekçeyle isminin çıkarılması, feragatname bulunsa dahi ayrı bir etik ihlal riski doğurabilir.

    Feragatname Nasıl Hazırlanmalı?

    Uygulamada etik komisyonlar ve idare mahkemeleri nezdinde delil değeri taşıyan bir feragatnamenin asgari olarak şu unsurları içermesi beklenir:

    • Feragat eden kişinin (danışmanın) adı, unvanı ve iletişim bilgileri,
    • Hangi tez ve hangi yayın(lar)a ilişkin olduğunun açıkça belirtilmesi (yayın başlığı, dergi/kongre adı, tarih),
    • İlgili yayına aktif bir bilimsel katkı sunulmadığının açık beyanı,
    • Yazarlık hakkından ve bu konudaki tüm taleplerden feragat edildiğinin belirtilmesi,
    • Diğer yazarlarla aralarında bir çıkar çatışması bulunmadığının ifade edilmesi,
    • Islak imza veya güvenli elektronik imza ile tarih.

    Bu İddiayla Karşılaşırsanız Ne Yapmalısınız?

    Doçentlik başvurunuzda jüri üyesi tarafından “danışman ismi yer almıyor, haksız yazarlık” yönünde bir etik ihlal iddiası ileri sürülmüşse, süreç şu şekilde işler: ÜAK Sağlık ve Spor Bilimleri (veya ilgili) Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu adaydan yazılı savunma ister; aday bu savunmasında danışmanın feragatnamesini, varsa diğer yazarların katkı beyanlarını ve emsal kararları sunar; komisyon savunma, iddia ve gerekirse alınan uzman görüşlerini birlikte değerlendirerek etik ihlal olup olmadığına karar verir.

    Komisyon kararı öncesinde ayrı bir itiraz mekanizması bulunmaz — adayın tek ön karar öncesi hakkı savunma sunmaktır. Komisyon aleyhte karar verirse, bu karara karşı başvurulabilecek yol doğrudan idari yargıda 60 gün içinde açılacak iptal davasıdır. Bu nedenle savunmanın; feragatname, katkı beyanları ve konuyla birebir örtüşen emsal ÜAK kararları ile mahkeme içtihatları ile desteklenmiş, gerekçeli ve belgeye dayalı olması, sürecin sonucu açısından belirleyicidir.

    Reform Hukuk Bürosu Değerlendirmesi Doçentlik başvurusu sürecinde haksız yazarlık, dilimleme veya diğer etik ihlal iddialarıyla karşılaşan akademisyenlere; ÜAK Etik Komisyonu nezdindeki savunma dilekçesinin hazırlanmasından, gerekirse açılacak iptal davasının takibine kadar hukuki destek sağlanmaktadır.

    sikca sorulan sorular

    Sık Sorulan Sorular – Tez Danışmanının İsminin Yer Almaması Haksız Yazarlık

    Tez danışmanının ismi yayında yoksa bu otomatik olarak haksız yazarlık mıdır?

    Hayır. ÜAK içtihadına göre belirleyici olan danışmanın o yayına aktif bilimsel katkı sunup sunmadığıdır. Katkı yoksa ve danışman bu konuda feragat beyanında bulunmuşsa, isminin yer almaması etik ihlal oluşturmaz.

    Feragatname tek başına yeterli bir savunma mıdır?

    Feragatname güçlü bir delildir; ancak savunmanın ikna ediciliği için feragatnamenin somut olgularla (danışmanın süreçteki gerçek rolüyle) tutarlı olması ve mümkünse emsal ÜAK kararları ile desteklenmesi önerilir.

    Yazarlık hakkı hangi kriterlere göre belirlenir?

    ICMJE kriterlerine göre araştırmanın tasarımı/verileri, yazının kaleme alınması veya eleştirel incelenmesi ve yayımlanacak son hâline onay verilmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi aranır.

    Danışman aktif katkı sunmuşsa ismi yine de çıkarılabilir mi?

    Hayır. Aktif katkısı bulunan bir kişinin isminin eserden çıkarılması, ÜAK Yönergesi m.4/1-e uyarınca ayrı bir haksız yazarlık türüdür ve feragatname bu durumu ortadan kaldırmaz.

    Komisyon kararına karşı hangi yol izlenir?

    Komisyon kararı öncesi tek imkân savunma sunmaktır; karar sonrası tek hukuki yol, 60 gün içinde idare mahkemesinde açılacak iptal davasıdır.

    Sadece katkısız danışmanı yazar göstermek de bir ihlal midir?

    Evet. Sırf doçentlik şartını sağlamak amacıyla katkısı bulunmayan danışmanın ismine yer vermek, literatürde hediye yazarlık olarak adlandırılan ayrı bir etik ihlal türüdür.

    Bu içeriğin yazarı ve hukuki denetleyicisi

    Av. Gökhan YILMAZ fotoğrafı

    Kurucu Avukat · Reform Hukuk Bürosu

    • Ankara 2 No'lu Barosu
    • Sicil No: 3148
    • İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
    • Yenimahalle / Ankara

    Av. Gökhan YILMAZ , Reform Hukuk Bürosu'nun kurucu avukatıdır. Ankara 2 No'lu Barosuna 3148 sicil numarasıyla kayıtlı olup askerî hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku ve ceza hukuku alanlarında çalışmaktadır.

    Uzmanlık alanları

    • Askerî Hukuk
    • İdare Hukuku
    • Yükseköğretim Hukuku
    • Ceza Hukuku

    İlgili Makaleler

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Göz Atın
    Kapalı
    Başa dön tuşu