Yükseköğretim Hukuku

İntihal Etik İhlali

İntihal etik ihlali, akademik üretimde dürüstlük ilkesinin ihlali anlamına gelir ve bilimsel camiada en ciddi etik suçlardan biri olarak kabul edilmektedir. Başkasına ait fikir, veri, bulgu veya ifadelerin uygun atıf yapılmadan kullanılması; yalnızca bireysel itibarı zedelemekle kalmaz, aynı zamanda bilimsel bilginin güvenilirliğini ve akademik kurumların saygınlığını doğrudan tehdit eder.

Akademisyenler açısından intihalin yaptırımları oldukça ağırdır. İhlalin boyutuna göre; doçentlik veya profesörlük başvurularının reddedilmesi, akademik yükseltme süreçlerinin durdurulması, bilimsel dergilerde yayımlanmış çalışmaların geri çekilmesi ve araştırma projelerinden men edilme gibi sonuçlarla karşılaşılabilmektedir. Daha ileri boyutlarda ise mevcut unvanların geri alınması ve hatta üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasına kadar uzanan yaptırımlar söz konusudur. Bu durum, intihali yalnızca bireysel bir etik sorun olmaktan çıkarıp, akademik kariyerin sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen kurumsal bir mesele haline getirmektedir.

Bilimsel Araştırmalarda Etik İhlal

Bilimsel araştırmalarda etik ihlal, araştırma ve yayın süreçlerinde dürüstlükten sapma anlamına gelir. En yaygın biçimi intihaldir; ancak veri uydurma, veriyi tahrif etme, haksız yazarlık veya başkasının fikrini sahiplenme de bu kapsamda değerlendirilir.

Bu tür ihlaller, yalnızca bireysel itibar kaybına değil, aynı zamanda bilimsel bilginin güvenilirliğinin sarsılmasına yol açar. Akademik değerlendirme, atama ve yükseltme süreçlerinde de doğrudan yaptırım doğurur. Dolayısıyla etik ihlal, bireysel bir hata değil, akademik sistemin bütünlüğünü tehdit eden ağır bir sorundur.

Atıf ve Alıntı Hatalarının Etik İhlal Boyutu

Atıf (citation), bilimsel çalışmalarda kullanılan fikir, veri veya ifadelerin kaynağını gösterme işlemidir. Atıf, yalnızca metin içinde referans verilmesiyle sınırlı olmayıp, kullanılan bilginin hangi esere dayandığını açık biçimde ortaya koymayı hedefler. Alıntı (quotation) ise, başka bir kaynaktaki ifadelerin doğrudan veya dolaylı biçimde çalışmaya aktarılmasıdır. Doğrudan alıntıda metin tırnak işaretleri veya blok alıntı formatıyla belirtilirken, dolaylı alıntıda fikir araştırmacının kendi ifadeleriyle yeniden aktarılır ve uygun kaynak gösterilir.

Bu iki unsur, akademik yazımın hem teknik standartlarını hem de etik temellerini oluşturur. Ancak atıfın eksik, yanlış veya yanıltıcı biçimde yapılması ya da alıntıların usule aykırı aktarılması, araştırmacının niyetinden bağımsız olarak intihal etik ihlali kapsamında değerlendirilir. Bu tür hatalar, çalışmanın bilimsel geçerliliğini tartışmalı hale getirir; araştırmacının güvenilirliğini zedeler ve akademik camiada bilgiye duyulan güveni sarsar.

İntihal Türleri

İntihal (plagiarism), akademik çalışmalarda en sık karşılaşılan etik ihlal türlerinden biridir ve farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Bu türlerin tanımlanması, hem etik inceleme süreçlerinde hem de araştırmacıların bilinçlenmesinde önem taşır.

Kaynak Göstermeden Yapılan İntihal

Başkasına ait fikir, bulgu veya ifadelerin hiçbir referans verilmeden çalışmaya dâhil edilmesi, en ağır intihal biçimidir. Özellikle tezlerde, makalelerde veya doçentlik başvurularında sıkı biçimde incelenen bu tür, doğrudan etik ihlal kapsamında değerlendirilir.

Kaynak Gösterilerek Yapılan İntihal

Burada araştırmacı, kaynağı belirtse dahi alıntı kurallarına uymadan, metni neredeyse aynen aktarmaktadır. Yanlış veya eksik atıf, alıntının usulüne uygun yapılmaması ve özgün katkının görünmez hale gelmesi bu türün karakteristik özellikleridir.

Kendini İntihal (Self Plagiarism)

Araştırmacının daha önce yayımlanmış kendi çalışmasını veya verilerini, yeni ve özgün bir üretim gibi göstermesi de etik açıdan ihlal kabul edilir. Bu durum özellikle makalelerde intihal tartışmalarında öne çıkmakta ve benzerlik raporu incelemelerinde tespit edilmektedir.

Dolaylı İntihal

Kaynaktaki bilgilerin küçük değişikliklerle veya eş anlamlı ifadelerle aktarılması, fakat uygun atıf yapılmaması durumudur. Yüzeysel değişiklikler, çalışmayı özgün hale getirmez; aksine, intihal oranı analizlerinde bu tür kullanım net biçimde ortaya çıkar.

Bu türlerin her biri, yalnızca bireysel hatalar olarak değil, aynı zamanda akademik dürüstlüğün ihlali olarak değerlendirilir. Dolayısıyla intihalin farklı türlerini tanımak, hem akademisyenlerin etik ihlal cezaları ile karşılaşmasını önleyecek hem de bilimsel üretimde güvenilirliği artıracaktır.

Kaynak Gösterilmeden Yapılan İntihaller

Kaynak göstermeden yapılan intihal, akademik çalışmalarda en ağır etik ihlal biçimlerinden biridir. Bu durumda araştırmacı, başkasına ait fikir, bulgu, veri veya ifadeleri hiçbir atıf yapmadan kendi üretimiymiş gibi sunar. Literatürde “tam intihal” veya “kaynak gizleme” olarak da adlandırılan bu ihlal türü, bilimsel dürüstlüğün doğrudan ihlali anlamına gelir.

Özellikle tezde intihal, makalede intihal ve doçentlik başvurusunda intihal incelemelerinde, kaynak göstermeden yapılan bu tür aktarımlar titizlikle incelenir. Çünkü bu tür durumlarda benzerlik raporu çok yüksek çıkar ve metnin özgünlük oranı ciddi biçimde düşer. Bu da doğrudan etik ihlal cezalarını gündeme getirir.

Kurumsal düzeyde yaptırımlar; çalışmanın reddedilmesi, akademik yükseltme süreçlerinin iptali, ilgili yayının geri çekilmesi ve ağır vakalarda üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasına kadar uzanabilmektedir. Bu nedenle kaynak göstermeden intihal, yalnızca teknik bir hata değil, bilinçli veya bilinçsiz şekilde yapılmış olsa dahi, akademik kariyer açısından en riskli ihlal türüdür.

Kaynak Gösterilerek Yapılan İntihaller

Kaynak gösterilerek yapılan intihal, çalışmada başvurulan kaynağın belirtilmesine rağmen, alıntı ve atıf kurallarına usule uygun şekilde uyulmaması durumunda ortaya çıkar. Bu türde araştırmacı, ilgili kaynağı göstermektedir; ancak metin ya doğrudan kopyalanmış ya da özgün katkıyı görünmez kılacak ölçüde aktarılmıştır.

Bu ihlalin tipik örnekleri şunlardır:

  • Doğrudan alıntı yapılmasına rağmen tırnak işaretlerinin veya blok alıntı formatının kullanılmaması.
  • Kaynağın belirtilmesine rağmen, alıntının kelimesi kelimesine aktarılması ve özgün katkının bulunmaması.
  • Uzun pasajların küçük değişikliklerle aktarılması, fakat çalışmaya yeni bir bilimsel değer eklenmemesi.

Özellikle benzerlik oranı değerlendirmelerinde, bu tür ihlaller yüksek benzerlik yüzdeleriyle ortaya çıkar. Akademik dergilerde ve üniversitelerde yapılan kontrollerde, Turnitin veya iThenticate gibi yazılımlar aracılığıyla bu durum kolaylıkla tespit edilir.

Kurumsal yaptırımlar açısından bakıldığında, kaynak gösterilerek yapılan intihaller genellikle “ağır etik hata” kategorisine girer. Çalışmanın geri çekilmesi, akademik yükseltme süreçlerinde başvurunun reddi ve ilgili araştırmacı hakkında etik ihlal soruşturması açılması bu kapsamda görülen başlıca sonuçlardır.

Kendini İntihal (Self Plagiarism)

Kendini intihal (self plagiarism), araştırmacının daha önce yayımlanmış kendi çalışmasını, verilerini veya bulgularını yeniden üretip, özgün bir içerikmiş gibi sunmasıdır. Bu durumda başka bir kaynaktan doğrudan alıntı yapılmasa da, mevcut bilginin tekrar kullanılması ve özgün katkının gizlenmesi nedeniyle etik ihlal söz konusudur.

Kendini intihalin en sık görüldüğü alanlar şunlardır:

  • Daha önce yayımlanmış bir makalenin, küçük değişikliklerle yeni bir makale gibi sunulması.
  • Tek bir araştırma verisinin, farklı başlıklar altında birden fazla kez yayımlanması (“salami slicing” olarak da adlandırılır).
  • Tezden türetilmiş makalelerde, ilgili bölümlerin neredeyse aynen kopyalanması ve uygun şekilde atıf yapılmaması.

Benzerlik raporu incelemelerinde, self plagiarism genellikle yüksek oranlarla ortaya çıkar. Çünkü sistem, aynı yazarın önceki yayınlarını da benzerlik tespiti kapsamına alır. Bu nedenle iThenticate ve Turnitin gibi yazılımlar, kendini intihal tespitinde sıkça kullanılır.

Yaptırımlar açısından kendini intihal, çoğu zaman diğer intihal türlerine göre daha tartışmalı görülse de, akademik etik kurullar tarafından açık biçimde ihlal kabul edilmektedir. Sonuçları arasında yayımlanmış makalelerin geri çekilmesi, akademik değerlendirmelerde olumsuz karar verilmesi ve ağır vakalarda doçentlik başvurusunun reddedilmesi bulunmaktadır.

Tez Çalışmalarında İntihal

Tez Çalışmalarında İntihal

Tezde intihal, akademik yükseltme ve derecelendirme süreçlerinde en sık karşılaşılan etik ihlal biçimlerinden biridir. Tez, özgün bir bilimsel katkı sunma amacı taşıdığı için, kaynakların usule uygun biçimde kullanılması ve atıf sistemine tam uyulması esastır. Ancak araştırmacının başkasına ait fikir, veri veya ifadeleri kaynak göstermeden ya da yanlış biçimde göstermesi, doğrudan intihal etik ihlali kapsamında değerlendirilir.

Tez çalışmalarında en çok rastlanan ihlal biçimleri şunlardır:

  • Literatür taramasında doğrudan kopyalanan paragrafların kaynak gösterilmeden kullanılması.
  • Önceki tezlerden ya da makalelerden alınan ifadelerin alıntı kurallarına uyulmadan aktarılması.
  • Veri setlerinin veya analizlerin başkasına ait olmasına rağmen, özgün çalışma ürünü gibi sunulması.
  • Yüksek benzerlik oranı nedeniyle özgün katkının belirsiz hale gelmesi.

Üniversiteler, tezlerdeki intihali tespit etmek için genellikle Turnitin veya iThenticate yazılımlarını kullanır. Benzerlik raporlarında yüksek oranlar tespit edilmesi halinde, ilgili tez reddedilebilmekte veya etik inceleme süreci başlatılabilmektedir.

Yaptırımlar ise ihlalin düzeyine göre farklılaşır:

  • Tezin reddedilmesi veya iade edilmesi,
  • Derece veya unvanın iptali,
  • Akademik yükseltme başvurusunun reddi,
  • Ağır vakalarda, etik kurul kararıyla üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası.

Bu nedenle tez çalışmalarında intihal, yalnızca bireysel bir hata değil; akademik kariyerin sürdürülebilirliği açısından en kritik etik ihlal alanlarından biridir.

Makalelerde İntihal ve Akademik Sorumluluk

Makalede intihal, akademik yayıncılığın en kritik etik sorunlarından biridir. Hakemli dergilerde yayımlanan makaleler, bilimsel bilginin dolaşıma girdiği en temel mecralardır. Bu nedenle intihal, yalnızca bireysel bir ihlal değil; bilimsel iletişimin güvenilirliğini zedeleyen sistematik bir tehdit olarak değerlendirilir.

Makalelerde sık karşılaşılan intihal türleri şunlardır:

  • Başka araştırmalardan alınan bulguların veya yorumların, uygun atıf yapılmadan makaleye dâhil edilmesi.
  • Literatürden doğrudan veya dolaylı alıntıların usule aykırı şekilde aktarılması.
  • Daha önce yayımlanmış bir çalışmanın küçük değişikliklerle yeni makale gibi sunulması (self plagiarism).
  • Çoklu yayın (duplicate publication) yoluyla aynı verilerin farklı başlıklarla tekrar yayımlanması.

Akademik sorumluluk açısından, makale yazarı yalnızca kendi katkısını sunmakla değil, aynı zamanda kullandığı her kaynağı doğru biçimde belirtmekle yükümlüdür. Bu nedenle atıf kuralları ve alıntı kuralları bilimsel yazımın ayrılmaz parçasıdır.

Etik kurullar ve dergiler, intihal tespitinde genellikle iThenticate veya Turnitin gibi yazılımlardan yararlanır. Yüksek benzerlik oranı tespit edilen makaleler, hakem sürecinde reddedilebileceği gibi, yayımlandıktan sonra da geri çekilme (retraction) kararıyla karşı karşıya kalabilir. Ağır vakalarda, araştırmacının akademik dosyası incelenir ve etik ihlal cezaları kapsamında akademik yükseltme başvuruları iptal edilebilir.

Makalelerde intihal, yalnızca bireysel bir etik sorun değil; akademik kurumların ve dergilerin uluslararası itibarını doğrudan etkileyen kritik bir konudur.

Doçentlik Sürecinde İntihal Etik İhlali

Doçentlik Sürecinde İntihal Etik İhlali

Doçentlik başvurularında intihal etik ihlali, akademik kariyerin en kritik aşamalarından birinde karşılaşılan en ciddi sorunlardan biridir. Üniversitelerarası Kurul (ÜAK), doçentlik başvurularında sunulan bilimsel eserleri titizlikle incelemekte; intihal şüphesi doğuran durumlarda ilgili dosya doğrudan Etik Komisyon değerlendirmesine sevk edilmektedir.

Bu süreçte en sık karşılaşılan intihal türleri şunlardır:

  • Kaynak göstermeden yapılan intihaller,
  • Usule aykırı alıntılar veya yanlış atıflar,
  • Daha önce yayımlanmış makalelerin küçük değişikliklerle yeniden sunulması (self plagiarism),
  • Çoklu yayın (duplicate publication).

ÜAK uygulamalarında intihalin tespiti halinde, adayın doçentlik başvurusu doğrudan reddedilmektedir. Daha ileri düzey vakalarda, araştırmacı hakkında etik ihlal cezası verilebilmekte ve ilerleyen süreçlerde yeniden başvuru hakkı kısıtlanabilmektedir. Ayrıca, etik kurul kararları, adayın akademik siciline olumsuz bir kayıt olarak yansımaktadır.

Ağır ihlallerde sonuçlar yalnızca başvurunun reddiyle sınırlı kalmaz. İntihalin niteliğine göre, mevcut unvanların geri alınması ve en ağır yaptırım olan üniversite öğretim mesleğinden çıkarma dahi gündeme gelebilmektedir.

Dolayısıyla doçentlik sürecinde intihal, sadece başvurunun başarısızlığı değil, aynı zamanda akademik kariyerin sürdürülebilirliğini doğrudan tehlikeye atan bir etik ihlal olarak değerlendirilmelidir.

İntihalin Yaptırımları

İntihal etik ihlali, akademik dünyada en ağır yaptırımlara konu olan etik ihlallerden biridir. Yaptırımların niteliği, ihlalin kapsamına, tekrarına ve bulunduğu akademik aşamaya göre değişiklik göstermektedir.

Başlıca yaptırımlar şunlardır:

  • Başvuruların reddi: Doçentlik veya profesörlük başvurularında intihal tespit edilmesi halinde, dosya ÜAK Etik Komisyonu tarafından değerlendirilir ve başvuru reddedilir.
  • Akademik dosya ve eserlerin iptali: Tez, makale veya proje gibi akademik çalışmaların geçersiz sayılması veya yayımlanmış eserlerin geri çekilmesi (retraction) en sık uygulanan yaptırımlardandır.
  • Unvanın geri alınması: İntihal niteliği kesinleşen vakalarda, verilmiş akademik unvanların iptali mümkündür. Bu durum, araştırmacının akademik sicilinde kalıcı bir etki bırakır.
  • Proje ve fonlardan men edilme: Bilimsel araştırma projelerinde veya ulusal/uluslararası fonlarda görev alan akademisyenler, etik ihlal nedeniyle bu desteklerden men edilebilir.
  • Disiplin yaptırımları: Yükseköğretim Kurumları Disiplin Yönetmeliği’ne göre, ağır vakalarda en üst yaptırım olan üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası uygulanabilir. Bu yaptırım, akademik kariyerin tamamen sonlanması anlamına gelir.

Türkiye’de YÖK intihal kararları ve ÜAK etik komisyon kararları, bu yaptırımların uygulanmasında yol gösterici örnekler sunmaktadır. Uluslararası düzeyde de etik ihlal cezaları benzer şekilde serttir; birçok dergi ve akademik kurum, intihal vakalarını kamuya açık “retraction listeleri” aracılığıyla duyurmaktadır.

Kısacası intihal, yalnızca bir etik sorun değil, aynı zamanda hukuki ve kurumsal yaptırımları olan bir ihlaldir. Bu nedenle akademisyenler için intihalden kaçınmak, kariyerin devamlılığı açısından yaşamsal bir öneme sahiptir.

İntihalde Zamanaşımı

İntihal etik ihlali, diğer bazı disiplin suçlarının aksine, çoğu durumda zamanaşımına tabi değildir. Akademik bütünlüğün korunması amacıyla, etik kurul ve yargı mercileri, intihalin üzerinden uzun yıllar geçmiş olsa bile soruşturma açabilmektedir.

Türkiye’de, YÖK intihal kararları ve ÜAK etik komisyon kararları, zamanaşımına ilişkin önemli emsaller içermektedir. Özellikle doçentlik başvurularında veya profesörlük unvanı süreçlerinde yapılan etik incelemelerde, eserin yayımlandığı tarihten çok sonra dahi intihal tespit edilebilmekte ve yaptırım uygulanabilmektedir. Ayrıca, eser akademik atama ve terfilerde kullanılmaya devam ettiği sürece, zamanaşımı süresinin yeniden başladığı kabul edilmektedir.

Bu yaptırımlar arasında;

  • Doçentlik veya profesörlük unvanının geri alınması,
  • İlgili eserin iptali veya geri çekilmesi,
  • Akademik yükseltme süreçlerinden men edilme,
  • Ağır vakalarda üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası,

yer almaktadır.

Uluslararası uygulamalarda da benzer bir yaklaşım söz konusudur. Etik ihlalin zamanla önemini yitirmediği, çünkü yayımlanan bilginin bilimsel literatürde kalıcı bir iz bıraktığı kabul edilmektedir. Bu nedenle intihalin tespiti, aradan yıllar geçmiş olsa dahi, bilimsel dürüstlük ilkesinin ihlali olarak değerlendirilir ve sonuç doğurur.

Benzerlik Raporu ve İntihal Oranı

Benzerlik raporu, akademik çalışmalarda intihal şüphesini ortaya koymak amacıyla kullanılan teknik bir araçtır. Bu raporlar, metnin dijital veri tabanlarında taranarak daha önce yayımlanmış kaynaklarla karşılaştırılması sonucu elde edilir. Turnitin, iThenticate ve benzeri yazılımlar, metindeki örtüşmeleri belirler ve sonuçları yüzdesel olarak “benzerlik oranı” şeklinde sunar.

Ancak benzerlik oranı tek başına intihal etik ihlali anlamına gelmez. Çünkü yüksek benzerlik, doğru yapılmış alıntılardan veya ortak kullanılan terminolojiden de kaynaklanabilir. Bu nedenle raporun teknik değerlendirmesi, yalnızca yazılım çıktısına göre değil, etik kurul veya jüri tarafından içerik analiziyle yapılmalıdır.

Akademik uygulamalarda kabul edilebilir intihal oranı için kesin bir eşik bulunmamakla birlikte, çoğu üniversite ve dergi %15–25 arası benzerliği kritik sınır olarak görmektedir. Bu oranın üzerinde çıkan raporlar, özellikle özgün katkının zayıf olduğu durumlarda, etik ihlal soruşturmasına konu olmaktadır.

Benzerlik raporlarının doğru yorumlanması, hem araştırmacının haklarını korumak hem de bilimsel bütünlüğü sağlamak açısından kritik öneme sahiptir. Yanlış yorumlanan bir rapor, masum bir akademisyeni etik ihlal ile itham edebilir; aynı şekilde görmezden gelinen bir yüksek benzerlik oranı da ciddi bir etik ihlal cezası ile sonuçlanabilir.

Turnitin, iThenticate ve Diğer Programlar

İntihal tespit programları, akademik çalışmalarda benzerlik oranını belirlemek ve intihal şüphesini ortaya çıkarmak amacıyla kullanılan teknik araçlardır. En yaygın kullanılan sistemler arasında Turnitin ve iThenticate bulunmaktadır.

  • Turnitin: Daha çok öğrenci ödevleri, tezler ve ders kapsamında hazırlanan metinlerde kullanılır. Üniversiteler, lisans ve lisansüstü düzeyde hazırlanan çalışmaları Turnitin üzerinden kontrol ederek, akademik dürüstlüğü sağlamayı hedefler.
  • iThenticate: Uluslararası bilimsel dergilerde ve akademik kurumlarda tercih edilen profesyonel bir intihal denetim yazılımıdır. Makaleler, proje raporları ve akademik başvurular genellikle iThenticate üzerinden incelenir.

Bu programların sunduğu benzerlik raporu, intihal etik ihlali için kesin bir delil değil, ön değerlendirme aracıdır. Raporun içeriksel analizi, atıf kuralları ve alıntı kuralları dikkate alınarak etik kurul veya jüri tarafından yapılmalıdır.

Son yıllarda başka yazılımlar da kullanılmaktadır:

  • Urkund (Ouriginal),
  • PlagScan,
  • Copyscape.

Bu araçlar, veri tabanlarındaki geniş içerik havuzunu tarayarak metindeki benzerlikleri ortaya çıkarır. Ancak hangi program kullanılırsa kullanılsın, etik ihlal değerlendirmesinde nihai karar, yazılım çıktısına değil, akademik içerik incelemesine dayanır.

Emsal Yargı Kararları ve ÜAK Uygulamaları

Türkiye’de intihal etik ihlali konusunda verilen yargı ve etik kurul kararları, yalnızca bireysel dosyalar açısından değil, aynı zamanda emsal teşkil eden yönleriyle önem taşımaktadır. Özellikle Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Etik Komisyonu kararları ve idari yargının iptal kararları, benzer nitelikteki olaylarda yol gösterici olmaktadır.

Uygulamada görüldüğü üzere, etik komisyonlar ve mahkemeler, her özensizliğin intihal olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulamaktadır. Örneğin; atıf ve alıntı kurallarında eksiklikler veya teknik düzeydeki özen hataları, bazı kararlarda “intihal gayretiyle bağdaşmayan durumlar” olarak nitelendirilmiştir. Özellikle şu hususlar öne çıkmaktadır:

  • Kaynakçada eserin açıkça belirtilmiş olması, araştırmacının o kaynağı gizleme kastının bulunmadığını göstermektedir.
  • Alıntının dipnotta veya kaynakçada yer alması, her ne kadar özen eksikliğine işaret etse de, çoğu zaman etik ihlal sınırının aşılmadığı kabul edilmektedir.
  • Bazı mahkeme kararlarında, özensizliğin intihal iddiasını haklı çıkaracak yoğunlukta olmadığı değerlendirilmiş ve bu gerekçeyle etik ihlal olmadığına hükmedilmiştir.
  • Yüksek yargı organlarının bazı kararlarında da, adayın özensiz davrandığı kabul edilmekle birlikte, bunun başkasının eserini kendi eseriymiş gibi sunmak anlamına gelmediği vurgulanmıştır.

Dolayısıyla hem ÜAK Etik Komisyonu uygulamaları hem de mahkeme kararları, etik ihlal değerlendirmelerinde “özensizlik–kast–yoğunluk” kriterlerinin dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, etik incelemelerin yalnızca teknik benzerlik raporlarına dayanılarak değil, somut olayın tüm koşulları gözetilerek yapılmasının gerekliliğini açıkça göstermektedir.

Sikca Sorulan Sorular 4

Sıkça Sorulan Sorular

İntihal kavramı nasıl tanımlanır?

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, ÜAK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi’nin 8. maddesi ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre intihal; başkasının özgün fikirlerini, yöntemlerini, verilerini veya ifadelerini bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kendi eseri gibi sunmaktır. Bu tanımda kast unsuru esastır; yani bilerek ve isteyerek sahiplenme amacı bulunmadıkça etik ihlal oluşmaz.

“Olağan akademik özensizlik” ile intihal arasındaki fark nedir?

Etik kurullar ve idari yargı, “özensizlik” ve “yanlış atıf”ı intihalden ayırmaktadır. Yargı kararlarında da vurgulandığı üzere, kaynakçada yer alan bir eserin bilinçli sahiplenme kastı olmadan eksik veya sehven hatalı kullanımı, etik ihlal boyutuna ulaşmaz.

Benzerlik raporları intihalin teknik delili midir?

Benzerlik raporları yalnızca metin düzeyindeki eşleşmeleri gösterir. Ancak bu eşleşmelerin hangi bağlamda yapıldığı, atıfın bulunup bulunmadığı, eserin genel özgünlüğünü etkileyip etkilemediği gibi hususlar rapora yansımaz. Bu nedenle rapor, intihalin teknik kanıtı değil, yalnızca yardımcı inceleme aracıdır.

Sosyal ve Beşeri Bilimlerde özgünlük nasıl değerlendirilir?

Teknik bilimlerde özgünlük çoğu zaman buluş, deneysel yöntem veya matematiksel ispat üzerinden ölçülürken; Sosyal ve Beşeri Bilimlerde özgünlük, konuyu ele alış biçimi, yorum farklılığı ve kavramsal katkı üzerinden değerlendirilir. Bu alanlarda kullanılan anonimleşmiş tanımlar ve temel kavramlar, araştırma etiği kapsamında intihal sayılmaz.

İntihal etik ihlalinin yaptırımları nelerdir?

ÜAK Yönergesi ve YÖK Disiplin Mevzuatı uyarınca;

  • Akademik yükselme süreçlerinden men,
  • Doçentlik veya profesörlük unvanının geri alınması,
  • İlgili yayının iptali veya geri çekilmesi,
  • Ağır vakalarda üniversite öğretim mesleğinden çıkarma,
    uygulanabilecek yaptırımlar arasındadır. Ancak bu yaptırımların uygulanabilmesi için eylemin kasten intihal niteliğinde olması şarttır.

Ölçülülük ve orantılılık ilkesi etik ihlallerde nasıl işler?

İdare hukukunun temel ilkelerinden biri olan ölçülülük, eylem ile yaptırım arasında denge kurulmasını zorunlu kılar. Kasıt unsuru taşımayan, yalnızca sehven yapılan alıntı veya kaynak gösterme hatalarının ağır yaptırımlarla cezalandırılması, etik kuralların ruhuna ve hukukun temel ilkelerine aykırıdır.

Emsal yargı ve etik kurul kararlarının bağlayıcılığı nedir?

İdare mahkemeleri ve ÜAK Etik Komisyonu, pek çok kararında “özensizlik” ile “intihal”i birbirinden ayırmış, atıf hataları veya yanlış kaynak gösterme durumlarında etik ihlal olmadığına hükmetmiştir. Bu kararlar, eşitlik ilkesi uyarınca benzer vakaların aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Reform Avukatlık Bürosu

Ankara Avukat - Avukat Nalan KURU ve Av. Gökhan Yılmaz tarafından kurulmuş olup, Çankaya/Ankara’da bulunan avukatlık ofisinde faaliyet göstermektedir. Reform Ankara Hukuk Bürosu özellikle kamu hukuku ve özel hukuk alanında tecrübeli kadrosuyla hukuki ihtilafların çözümü noktasında hizmet vermektedir. Mesleğimizi yapmaktayken ön yargısız bir şekilde, dürüst , şeffaf , hızlı , iletişim halinde ve sonuç odaklı hareket etmekteyiz. Reform Hukuk ve Danışmanlık Bürosu Ankara , uzun yıllara dayanan tecrübesi ile gerek ulusal gerekse uluslararası alanda faaliyet gösteren müvekkillerine hukukun birçok farklı alanında danışmanlık ve dava takibi hizmetleri veren bir hukuk bürosudur. Büromuz farklı uzmanlık alanlarında başarı göstermiş avukatlardan oluşmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu