İnsan Ticareti Suçu Savunma Dilekçesi (TCK 80 )

İnsan ticareti suçu savunma dilekçesi, Türk Ceza Kanunu’nun 80. maddesi kapsamında açılan ağır ceza davalarında, zorla çalıştırma, fuhuş yaptırma veya esarete tabi kılma iddialarının hukuki yönden değerlendirilmesini ve beraat talebini içeren savunma metnidir. TCK 80 uyarınca mahkûmiyet kararı verilebilmesi için suçun özel amacı, araç fiilleri ve kast unsuru her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmelidir.
İnsan Ticareti Suçu Savunma Dilekçesi (TCK 80 )
T.C. … AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE
Dosya No : 2026/… E.
SANIK : Mehmet A.
MÜDAFİİ : Av. ………
KONU : TCK 80 kapsamında insan ticareti suçu isnadına ilişkin savunmalarımızın sunulmasından ibarettir.
AÇIKLAMALAR
Müvekkil Mehmet A. hakkında, yabancı uyruklu iki kadının zorla çalıştırılmak ve fuhşa sevk edilmek amacıyla Türkiye’ye getirildiği ve barındırıldığı iddiasıyla Türk Ceza Kanunu’nun 80. maddesi kapsamında insan ticareti suçu isnadıyla kamu davası açılmıştır. İddianamede, müvekkilin mağdurların çaresizliklerinden yararlanarak onları kontrol altında tuttuğu ve ekonomik kazanç sağladığı ileri sürülmektedir. Ancak dosya kapsamındaki deliller, tanık beyanları ve maddi olgular birlikte değerlendirildiğinde, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı açıktır.
I. TCK 80 KAPSAMINDA İNSAN TİCARETİ SUÇUNUN UNSURLARI
İnsan ticareti suçu, TCK 80’de düzenlenmiş olup son derece ağır yaptırımlara bağlanmıştır. Bu suçun oluşabilmesi için;
-
Zorla çalıştırma, hizmet ettirme, fuhuş yaptırma, esarete tabi kılma veya organ temini gibi özel bir amaç bulunmalıdır.
-
Bu amaç doğrultusunda tehdit, baskı, cebir, şiddet, nüfuzu kötüye kullanma, kandırma veya mağdurun çaresizliğinden yararlanma gibi araç fiillerden biri kullanılmalıdır.
-
Kişinin ülkeye sokulması, çıkarılması, tedarik edilmesi, sevk edilmesi veya barındırılması fiili gerçekleşmelidir.
Bu üç unsur birlikte gerçekleşmeden insan ticareti suçundan mahkûmiyet kararı verilemez.
II. OLAYIN GERÇEK GELİŞİMİ
Müvekkil, Ankara’da faaliyet gösteren bir tekstil atölyesinin işletmecisidir. İddianamede adı geçen yabancı uyruklu şahıslar, 2025 yılı Eylül ayında çalışma amacıyla Türkiye’ye gelmiş ve geçici koruma statüsünde olduklarını beyan etmişlerdir. Söz konusu kişiler, iş başvurusu yaparak günlük yevmiye karşılığında atölyede çalışmaya başlamışlardır.
Mağdurların pasaportlarına el konulduğuna, özgürlüklerinin kısıtlandığına veya zorla tutulduklarına ilişkin dosyada herhangi bir somut delil bulunmamaktadır. Kolluk tarafından yapılan aramada kapıların kilitli olmadığı, çalışma ortamının serbest olduğu ve şahısların kendi rızalarıyla çalıştıkları tutanak altına alınmıştır.
III. AMAÇ VE ARAÇ FİİLLERİN YOKLUĞU
İnsan ticareti savunma dilekçesi hazırlanırken özellikle “özel amaç” unsuru üzerinde durulmalıdır. TCK 80’de belirtilen zorla çalıştırma, fuhuş yaptırma veya esarete tabi kılma gibi amaçların somut delillerle ispat edilmesi gerekir.
Somut olayda mağdurların düzenli ücret aldığı, haftalık izin kullandığı ve işten ayrılma iradelerinin bulunduğu sabittir. Tanık beyanlarında tehdit, cebir veya baskı unsuru yer almamaktadır. Mağdurların ifadesinde “çalışma şartları ağırdı” şeklindeki genel ifadeler, insan ticareti suçunun araç fiillerini oluşturmaz.
IV. MAĞDUR RIZASI VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
TCK 80/2 uyarınca, araç fiiller mevcutsa mağdurun rızası geçersizdir. Ancak araç fiillerin varlığı ispatlanmadan rızanın geçersizliğinden söz edilemez. Somut olayda tehdit, cebir veya kandırma unsuru bulunmamaktadır.
Çalışma izni bulunmayan yabancıların çalıştırılması idari yaptırım gerektirebilir; ancak bu durum tek başına insan ticareti suçunu oluşturmaz.
V. 18 YAŞINDAN KÜÇÜK MAĞDUR İDDİASI
Dosyada mağdurlardan birinin yaşının tartışmalı olduğu ileri sürülmüştür. Ancak Adli Tıp raporunda yaş tespitinin kesin olmadığı belirtilmiştir. TCK 80/3 uyarınca mağdur 18 yaşından küçük ise araç fiil aranmaz. Bu nedenle yaş tespitinin kesinliği son derece önemlidir. Dosyada kesin bir yaş belirlemesi yapılmamıştır.
VI. ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ
5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi gereğince mahkûmiyet kararı için suçun her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatı gerekir. İnsan ticareti gibi ağır yaptırımlı bir suçta ispat standardı daha da titiz uygulanmalıdır.
Anayasa’nın 38. maddesi ve AİHS’nin 6. maddesi uyarınca masumiyet karinesi esastır. Dosyada müvekkilin zorla çalıştırma veya esarete tabi kılma kastıyla hareket ettiğini gösteren kesin bir delil bulunmamaktadır.
SONUÇ VE TALEP
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
-
Müvekkilin üzerine atılı TCK 80 kapsamında insan ticareti suçu yönünden suçun unsurları oluşmadığından CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine,
-
Alternatif olarak eylemin insan ticareti suçunu oluşturmadığının kabulüne,
-
Tutuklu ise tahliyesine,
-
Lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasına,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
Sanık Müdafii
Av. ………
SIRADAKİ MAKALEMİZ :




