Ceza Hukuku

Adli Para Cezasının İnfazı ( İnfaz Kanunu 106. Maddesi )

Adli para cezasının infazı hususu 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. Maddesi kapsamında düzenlenmiştir. Bu madde kapsamında adli para cezalarının nasıl infaz edileceği, çocuklara ilişkin düzenlemeler ve adli para cezaları hakkında denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme hükümleri düzenlenmiştir.

Adlî Para Cezasının Hukuki Niteliği

Adlî para cezası, TCK m.52 uyarınca belirlenen gün sayısının, bir gün karşılığı takdir edilen tutar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın Devlet Hazinesine ödenmesi şeklinde uygulanan bir yaptırımdır. Bu yönüyle adlî para cezası, doğrudan paraya çevrilmiş bir özgürlük kısıtlaması mantığı üzerine kuruludur. Kanun koyucu, cezayı belirlerken hem fiilin ağırlığını (gün sayısı) hem de failin ekonomik gücünü (bir gün karşılığı bedel) dikkate alarak bireyselleştirilmiş bir ceza sistemi kurmuştur.

Madde 52-

(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

(2) En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.

(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.

Adli Para Cezasının İnfazı Nasıl Olmaktadır ?

Adlî para cezasını içeren ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder.

Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılacak işlemler

Madde 20- (1) Hapis cezasını içeren kesinleşmiş mahkûmiyet kararları, mahkemece, hangi hükümlü ve hangi cezanın infazına ilişkin olduğu açıkça belirtilmek suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. (2) Cumhuriyet Başsavcılığınca infaz defterine kaydedilen ilâmdaki cezanın süresi gözetilerek hükümlü hakkında çağrı kâğıdı veya yakalama emri çıkarılır. (3) Çağrı kâğıdı, hükümde gösterilen adrese tebliğ edilir. Hükümlü, adres değişikliklerini mahkemeye veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlüdür. Aksi hâlde hükümde gösterilen adreste yapılan tebligat geçerlidir. (4) Hükümlüye, Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarih ile ceza süresini ve cezanın hangi hükme ilişkin bulunduğunu belirten bir belge verilir.

Buna rağmen belirlenen süre içinde adlî para cezası ödenmezse, artık mesele bir borç değil infaz rejimi haline gelir. Cumhuriyet savcısı, ödenmeyen para karşılığına denk gelen gün sayısını hesaplar ve bu gün sayısını hapis cezasına çevirir. Ancak bu hapis cezası doğrudan cezaevinde infaz edilmez; önce kamuya yararlı bir işte çalışma yoluyla yerine getirilir. Kanun, her iki saatlik çalışmayı bir gün hapis cezasına denk sayarak, kişinin özgürlüğünü bedensel emekle telafi edebilmesine imkân tanımıştır.

Denetimli serbestlik müdürlüğü, bu çalışmanın nasıl yapılacağını belirler. Günlük çalışma süresi en az 2 saat, en fazla 8 saat olabilir. Böylece hükümlünün hem çalışması hem de günlük hayatını tamamen kaybetmemesi amaçlanır. Bu aşamada hükümlü artık bir borçlu değil, infaz sürecinde bulunan bir kişi statüsündedir.

Ancak hükümlü kendisi için hazırlanan programa uymaz, görevlilerin uyarılarını dikkate almaz veya çalışmayı aksatırsa o ana kadar çalıştığı günler hapis cezasından düşülür; kalan günler ise doğrudan açık ceza infaz kurumunda tamamlanır.

hükümlü, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir ay içinde adlî para cezasının en az üçte birini öderse, kendi talebi üzerine kalan borcun iki eşit taksit halinde, birer ay arayla ödenmesine izin verilir. Bu sistem, hükümlünün tamamen ödeme iradesini kaybetmemesi hâlinde cezanın doğrudan hapse veya kamu hizmetine dönüşmesini engelleyen bir güvenlik supabı gibi çalışır.

Ancak bu hak mutlak değildir. Hükümlü, kendisine tanınan bu ikinci şansı ciddiyetle kullanmak zorundadır. Eğer verilen ilk taksit süresinde ödenmezse, kanun açıkça ikinci taksite ilişkin iznin kendiliğinden hükümsüz olacağını düzenlemiştir. Bu durumda adlî para cezasının kalan kısmı derhal muaccel hale gelir ve ödenmeyen kısım doğrudan hapse veya kamuya yararlı işe çevrilir.

Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.

Hükümlü adlî para cezasını ödemediği için hapis cezasına çevrilmiş ve ya açık ceza infaz kurumunda yatıyor ya da kamuya yararlı bir işte çalıştırılıyor olabilir. Ancak bu durum, cezanın artık geri döndürülemez olduğu anlamına gelmez. Kanun, hükümlüye infazın her aşamasında özgürlüğünü satın alma imkânı tanımıştır.

Eğer hükümlü, cezaevinde geçirdiği ya da kamu hizmetinde çalıştığı günlerin karşılamadığı kalan para tutarını öderse, derhal serbest bırakılır ya da çalışma yükümlülüğü sona erdirilir.

Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. (16. Madde hükmü saklıdır) Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır

Adlî para cezasından çevrilen hapis cezası bakımından erteleme ve koşullu salıverilme (şartlı tahliye) hükümleri uygulanmaz. Yani kişi bu hapse girdiğinde, “iyi hâl” nedeniyle erken çıkma ya da cezanın infazdan düşmesi gibi klasik ceza hukuku kurumlarından yararlanamaz. Çünkü burada yatan şey suçun karşılığı olan bir hapis değil, ödenmeyen para cezasının zorla tahsil edilmesidir. Ancak 16. madde saklı tutulmuştur; yani ağır hastalık, gebelik gibi insani nedenlerle infazın ertelenmesi mümkündür.

Hükümlü adlî para cezasını ödemediği için hapse girmiş veya kamuya yararlı işte çalıştırılmış olabilir. Ancak bu infaz süresi, her zaman para cezasının tamamını karşılamayabilir. Örneğin hükümlü belli bir süre çalışmış ya da cezaevinde kalmış, fakat buna karşılık gelen tutar adlî para cezasının tümünü kapatmamışsa, işte bu noktada cezanın niteliği değişir. Artık kalan kısım bir ceza değil, kamu alacağı haline gelir.

Bu durumda Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkeme ilâmını mahallin en büyük mal memuruna (genellikle vergi dairesine) gönderir. Bundan sonra kalan adlî para cezası, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Yani devlet, bu alacağı bir vergi borcu gibi takip eder; haciz, maaş kesintisi, banka hesaplarına bloke gibi kamu alacağına özgü tahsil yollarını kullanabilir.

sikca sorulan sorular 2

Adli Para Cezasının İnfazı İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Adlî para cezası ödenmezse ne olur?

Adlî para cezası, ödeme emrine rağmen süresinde ödenmezse Cumhuriyet savcısının kararıyla hapis cezasına çevrilir. Ancak bu hapis önce kamuya yararlı işte çalışma şeklinde uygulanır. Hükümlü verilen programa uymazsa kalan süre açık cezaevinde infaz edilir.

Adlî para cezası hapse girince tamamen silinir mi?

Hayır. Hükümlünün hapis yattığı veya kamu hizmetinde çalıştığı süre, para cezasından düşülür. Ancak bu süre para cezasının tamamını karşılamazsa, kalan miktar vergi borcu gibi 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir.

Cezaevindeyken parayı ödersem çıkar mıyım?

Evet. Hükümlü, hapis veya kamu hizmetiyle karşılanmamış kalan adlî para cezasını öderse derhal tahliye edilir veya çalışması sona erdirilir. Bu hak infazın her aşamasında kullanılabilir.

Adlî para cezası taksitlendirilebilir mi?

Evet. Mahkeme baştan taksit kararı vermemiş olsa bile, hükümlü bir ay içinde borcun en az üçte birini öderse, kalan kısmı iki eşit taksitte ödeme hakkı kazanır. İlk taksit ödenmezse bu hak ortadan kalkar.

Adlî para cezasından çevrilen hapis ertelenir mi?

Hayır. Adlî para cezasından çevrilen hapis için erteleme ve koşullu salıverme hükümleri uygulanmaz. Ancak ağır hastalık, gebelik gibi durumlarda infazın geri bırakılması mümkündür.

Bu hapis memuriyete veya haklara engel olur mu?

Hayır. Hapis fiilen infaz edilse bile, hak yoksunlukları bakımından esas alınan ceza adlî para cezasıdır. Kişi hukuken hapis mahkûmu sayılmaz.

Çocuklar için adlî para cezası hapse çevrilir mi?

Hayır. Çocuklar hakkında verilen adlî para cezaları hapse çevrilemez. Bunun yerine çocuklara özgü infaz ve koruma rejimi uygulanır.

Kamuya yararlı iş nedir?

Adlî para cezası ödenmediğinde, her iki saat çalışma bir gün hapis cezasına sayılır. Günlük çalışma süresi 2 ila 8 saat arasında belirlenir ve denetimli serbestlik tarafından takip edilir.

SIRADAKİ MAKALEMİZ : 

siradaki makalemiz 2

Reform Avukatlık Bürosu

Ankara Avukat - Avukat Nalan KURU ve Av. Gökhan Yılmaz tarafından kurulmuş olup, Çankaya/Ankara’da bulunan avukatlık ofisinde faaliyet göstermektedir. Reform Ankara Hukuk Bürosu özellikle kamu hukuku ve özel hukuk alanında tecrübeli kadrosuyla hukuki ihtilafların çözümü noktasında hizmet vermektedir. Mesleğimizi yapmaktayken ön yargısız bir şekilde, dürüst , şeffaf , hızlı , iletişim halinde ve sonuç odaklı hareket etmekteyiz. Reform Hukuk ve Danışmanlık Bürosu Ankara , uzun yıllara dayanan tecrübesi ile gerek ulusal gerekse uluslararası alanda faaliyet gösteren müvekkillerine hukukun birçok farklı alanında danışmanlık ve dava takibi hizmetleri veren bir hukuk bürosudur. Büromuz farklı uzmanlık alanlarında başarı göstermiş avukatlardan oluşmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu