Örnek Dava Dilekçeleri

Yanlış Kan Transfüzyonu Hemşire Malpraktis Dilekçe Örneği

Güncel 2024

Yanlış Kan Transfüzyonu Hemşire Malpraktis Dilekçe Örneği
Yanlış Kan Transfüzyonu Hemşire Malpraktis Dilekçe Örneği

……………..DEVLETHASTANESİ YÖNETİMİNE

SAVUNMA YAPAN : Reform Hukuk

ADRES : Çankaya /ANKARA

KONU : Savunmalarımızın Sunulmasından ve Taleplerimizden İbarettir.

AÇIKLAMALAR :

Müvekkil hakkında yanlış kan transfüzyonu gerçekleştirdiği sebebiyle sayın idareniz tarafından savunmasının alınması için süre verilmiştir. İş bu sebeple süresi içerinde savunmalarımızı sunuyoruz. Şöyle ki ;

Müvekkil ……… Devlet Hastanesinde yer alan “çocuk acil ” biriminde 17.08.2018 tarihinden bu yana hemşire olarak hizmet vermektedir. Müvekkil 19.02.2022 tarihli nöbetini tutmaktayken ……. isimli hasta ile birlikte birçok hastayı teslim almıştır. Ancak müvekkil tedavinin ilerleyen süreçlerinde sehven yanlış kan transfüzyonu gerçekleştirildiğini fark etmiştir. Söz konusu olaya ilişkin hususlar aşağıda açıklandığı şekildedir. Şöyle ki;
Müvekkil ……………… isimli hastanın kan değerlerinin düşük olması nedeniyle kan transfüzyonu isteminde bulunmuştur. Bununla birlikte ……….nın yatmakta olduğu ABC numaralı odanın hemen yanında bulunan ABK numaralı odadaki Mehmet A. isimli hasta için de kan transfüzyonu talebinde bulunulmuştur. Saat 15.51’de kan merkezinden çıkışı yapılan Cengiz’e hazırlanan 1 ünite saat 09.04’te klinikte yer alan iki hemşire tarafından bileşen-hasta kontrolünün de yapılması suretiyle teslim alınmıştır. Ancak öncelikli ve acil olarak kan talebi ……….. için yapılmış ve onun adına kan gelmesini beklenmiştir.
Ayrıca tarafımıza …….. isimli hasta için istenen kanın önceliği de belirtilmiştir. Tüm bu nedenlerle müvekkil birlikte Mehmet X isimli hastanın hazırda kanı olmadığını düşünüp …………’nın da kanamasının devam etmesi ve hemoglobin değerinin 9,9 olması üzerine gelen kanın………….’ya ait olduğunu düşünmüştür. Ancak yalnızca düşüncede kalmayıp ayrıca Dr….’ya da danışmıştır. Dr. …….. da sözlü biçimde ……….. için; hemoglobin değerinin 5.9 olduğunu, kanamanın hala devam ettiğini, endoskopi esnasında gitmesi gerektiğini ifade ederek kanın takılmasını istemiştir. Transfüzyona konu olan kanın müvekkile ulaşmasından yaklaşık 15 dakika sonrasında endoskopi randevusu olup ve acil biçimde kanı takıp müvekkilin ayrılması gerekiyordu. Müvekkil Saat 20.10’da kanı ……..ı’ya transfüzyon edip 19.12’de ……….. ile birlikte endoskopi birimine geçmiş ve 21.00 dolaylarında …………’nın odasına dönmüştür.
Müvekkilin Dönüş vaktinde hastada hipertansiyon görülmeye başlamış ve durum doktora bildirilmiştir. Doktor, söz konusu reaksiyonların ES dolayısıyla geliştiğini düşünüp ilaçlı tedavi gerçekleştirdi. Bunun üzerine doktor transfüzyonun ayrıca durdurulmasını istemiş ve müvekkil de transfüzyonu durdurmuştur.
Saat 00.30 civarları hasta kendini toparlamaya başlayınca doktor, hastaya 4 ünite kan gönderilmesini neden göstererek meydana gelen reaksiyonların beklenilen durumlar olduğunu ve hemoglobinin hala çok düşük olması nedeniyle transfüzyona devam edilmesi gerektiğini müvekkile bildirmiştir. Bunun üzerine kalan 160 cc kan ürününün de transfüzyonunu müvekkil tamamlamıştır Ertesi gün hatalı kan transfüzyonunu olduğu müvekkil tarafından fark edilmiş ve durum, birim sorumlusu hemşire …’ye bildirdim. Olayın seyri bu şekilde olmakla birlikte söz konusu olaya ilişkin savunmalarımız şu şekildedir;
Yukarıda da izah ettiğim üzere müvekkil ……….. Devlet Hastanesinin çocuk acil biriminde görev yapmaktadır.
Hemşirelik Yönetmeliğine göre “yoğun bakım hemşiresi, karmaşık ve yaşamı tehdit edici problemleri olan hastaların tanılamasını yapmak, hastaları sürekli izlemek, kaliteli ve ileri yoğun bakım ve tedavi girişimleri uygulamak, hasta ve yakınları ile terapötik ilişki kurmak, koruyucu, iyileştirici ve rehabilite edici girişimleri uygulamaktan sorumlu” hemşiredir. Bu denli ciddi bir görev ve sorumluluğu üstlenen sağlık personelinin de işini gerçek anlamda sağlıklı ve kaliteli biçimde yönetebilmenin ön koşulu, iş yükünün taşınabilecek seviyede olması ile birlikte personel sayısının da bu zeminde paralel olmasıdır.
Ancak maalesef müvekkilin çalıştığı hastanede ve çalıştığı birimde neredeyse mevcut hemşire sayısı olması gerekenin yarı oranındadır. Ve müvekkil neredeyse 2-3 hemşirenin yaptığı işi yapmak mecburiyetinde kalmıştır.
Olaya dönecek olduğumuzda ….. isimli hastanın yatışının yeni alınmasına takiben müvekkil yatış prosedürlerini yapmış olması ve devamında hastanın ameliyata gidip gelmesi, hasta durumunun hipotansif seyretmesi nedeniyle de yakın takip ve streadin destek gerekliliğinin olması, hastaya Santral venöz kateter takılmış olması, hastaya yönelik sıklıkla kan takibinin yapılması, hastanın süreç içerisinde ajite olup bakımları esnasında beni daha çok uğraştırması, svk açılırken etrafın kirlenmesi nedeniyle 3.kez bakıma girmiş olması ve beraberinde yapılan yan işler yalnızca …….. isimli hasta bakımından iş yükünün ne denli fazla olduğunu ve kazanın gerçekleşmesine zemin teşkil ettiğini göstermektedir.
Normal şartlar altında yanlış kan transfüzyonu neticesinde meydana gelecek reaksiyonlar, doğrudan yanlış kan transfüzyonu yapıldığını ortaya koyacak niteliktedir ancak bizim olayımızda ciddi reaksiyon belirtilerinin meydana gelmemiş olması ve meydana gelen ufak çaplı reaksiyonlar için de doktorumuzun “beklenilen reaksiyonlardı” demesi ile birlikte transfüzyona devam etmemizi istemesi üzerine transfüzyon işlemine devam ettik. Transfüzyon tamamlandıktan sonra hastada da hiçbir istenmeyen reaksiyon görülmemesi dolayısıyla işlerin olağan ilerlediğini düşünmüştür. Tüm bu olan süreçte müvekkil sürekli doktorlara danışmış ve onların direktiflerini almıştır.
Nitekim her ne kadar hemşirelerin, işlerinde özen ve dikkat yükümlülüğü içerisinde bulunmaları gerekse de acil işlemler dâhilinde doktorların direktifleri ile bağlı oldukları da unutulmamalıdır. Başta hatalı kan transfüzyonunun gerçekleştirilmesini takiben birtakım reaksiyonlar ile karşılaşmış olmamız ve transfüzyonu durdurduktan sonra devam etmemizin gerekçesini doktorumuzun sözlü direktifi ve reaksiyonların beklenilenden daha küçük çaplı gerçekleşmiş olması oluşturmaktadır.
Hemşirelik Kanunu m.4/1 hükmü “Hemşireler; tabip tarafından acil haller dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygulamak, her ortamda bireyin, ailenin ve toplumun hemşirelik girişimleri ile karşılanabilecek sağlıkla ilgili ihtiyaçlarını belirlemek ve hemşirelik tanılama süreci kapsamında belirlenen ihtiyaçlar çerçevesinde hemşirelik bakımını planlamak, uygulamak, denetlemek ve değerlendirmekle görevli ve yetkili sağlık personelidir” şeklindedir. Görüldüğü üzere hükme göre hemşireler, acil durumlarda doktorların direktiflerini uygulamak için yazılı bir emir beklememek ve fakat sözlü direktif yeterli olmaktadır. Dolayısıyla doktorun transfüzyon işlemine devam olunması yönündeki direktife hastanın kan kaybetmesi ve hemoglobin değerinin düşük olması gibi acil durumları da katacak olursak sözlü direktifine devam etmiş olmam olağandır. Kan transfüzyon işleminin tamamlanması ile birlikte hastada hiçbir reaksiyon görmememiz nedeniyle de tedavi sürecinde bir sorun olmadığı kanaatiyle işimize devam ettik. Aksi halde reaksiyonların gerçekten yanlış kan transfüzyonunun gerçekleştiğine işaret etmesi halinde sürece bu şekilde ne ben ne de doktorlarımız devam ederdi.
Olayın meydana geliş sürecinde de anlattığımız üzere ……… adlı hasta için gelen ES’i ……….. adlı hastaya sehven transfüzyon etmemin temel sebepleri; ……… içerisinde bulunduğu ABC numaralı odanın hemen yanında bulunan ABK numaralı odadaki ……………… için kan transfüzyonu talebinde bulunulurken aynı zamanda ……………. için de kan transfüzyonu talebinde bulunulmuştu. Eş zamanlı gerçekleştirilen bu talepler ile birlikte ………… isimli hasta için hemoglobin değerinin de düşük olması nedeniyle öncelikli olarak kan talebinde bulunulmuştu ve hasta kan kaybediyordu. Böyle bir acil durum içeren ortamda her ne kadar yanlış da olsa ……………. adlı hasta için gelen ES’i ………’ya ait olduğunu düşünerek ………….’ya transfüzyon etmiştir.
Yukarıda da belirttiğim üzere yoğun iş temposunun verdiği yorgunluk ve acil durumların peşi sıra gelmesi dolayısıyla söz konusu hatanın meydana gelmesine müvekkil istemeden sebep olmuştur. Ancak olayın meydana gelmesinde kesin surette müvekkilin bir kastı bulunmamaktadır Hatalı kan transfüzyonunun tamamlanmasından sonra yukarıda da ifade ettiğimiz üzere hiçbir istenmeyen reaksiyon gelişmemesi halinde dahi durumu iyi niyetle gerekli birimlere bildirdim.
Ekip çalışması gerektiren bu konuda hemşirenin etkin rol üstlendiği bölüm, kan transfüzyonunun uygulanma aşamasıdır. Bu konuda görev yapan hemşirelerin transfüzyonun tüm basamaklarıyla ilgili bilgi sahibi olmalarının, uygulama sırasındaki olumsuzlukları erken fark etmeleri ve yasal açıdan kendilerini korumaları açısından önemli olduğu unutulmamalıdır. Bu doğrultuda kan transfüzyonu ile ilgili hizmet içi eğitim programları geliştirilmesi önerilebilir. (Kan Transfüzyonunda Hemşirenin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar- Yar.Doç.Dr. Filiz ÖĞCE)
Bir proje çalışmasına göre, her vardiyada beş hemşireden biri tıbbî hataya düşmektedir. (Kahriman/Öztürk/Babacan, s. 5, 55) Tıbbî hata müsebbibi hemşireler üzerinde yapılan araştırmada, iş yükünün fazla olması, çalışan hemşire sayısının az olması, hemşirelere görev dışı işlerin yüklenmesi, stres ve yorgunluk içinde çalıştırılmaları dikkat çekicidir. (Musa Özata/Handan Altunkan, “Hastanelerde Tıbbî Hata Görülme Sıklıkları, Tıbbî Hata Türleri ve Tıbbî Hata Nedenlerinin Belirlenmesi: Konya Örneği” )
Tıbbî hataya sebep olan faktörler arasında yorgunluk, iş yükü fazlalığı, çalışma saatlerinin uzunluğu, tecrübesizlik, stres ve meslekî bilgi ve beceri yetersizliği sayılmıştır. Ayrıca, sabit protokol ve prosedürlerin hiç veya net olmaması, kayıtların düzensizliği ve nöbet değişimlerinde bilgi aktarımına dikkat edilmemesi, malpraktise zemin hazırlayan etkenlerdendir.
Hemşireler yönünden bütün bu araştırma ve sonuçları hususundaki değerlendirmeler nazara alındığında olayın olduğu gece aşağıda sıralayacağım koşullar nedeniyle hayatın olağan akışı içerisinde bir hemşirenin bu hatayı yapabileceği gerçeğinin kabulü müvekkil adına gerekmektedir.
Kanunlarda geçerli olan 1. Basamak yoğun bakımda çalıştırılması zorunlu olan 30 hemşire zorunluluğunun birimde karşılanmamasından dolayı 10 hemşire ile tüm işlerin yapılmaya çalışılıyor olması
Yine kanunlara uygun olmayan şekilde müvekkilin 24 saatten fazla nöbet tutuyor olması
Müvekkilin atamasının yeni olması ve göreve yeni başlamış olması
Hastalardan …’nın yatışının yeni alınması ve yatış prosedürlerini yapmış olmam, ameliyata gidip gelmesi, hipotansif seyrettiği için yakın takip ve steradin destek gerekliliğinin olması, hastaya Santral venöz kateter takılmış olması, hastadan sık kan takibi yapılması, hastanın ajite olup bakımlar esnasında beni daha çok uğraştırması ve sevk açılırken etraf kirlendiği için 6. Kez bakıma girmiş olması,
Hasta bakım görevlilerinin dahi işlerin müvekkil tarafından yapılıyor olması

Olay günü MÜVEKKİLİN SORUMLU OLDUĞU hastalardan …’ya toplamda 6 kez bakıma girmiş, toplamda 8 ünite kan transfüzyonu göndermiş olması ve acele bir şekilde başka hastaya yardıma koşması,

Hatalı kan transfüzyonu neticesinde olumsuz hiçbir reaksiyonun olmaması,

Bu konuda meslek içi eğitimin yeterliliği

Müvekkilin hatasını fark ederek ivedi şekilde yetkili makamlara bildirmesi,

Müvekkilin başka hastaya yardıma yetişmeye çalışması durumları göz önüne alındığında müvekkil açısından idari soruşturma neticesinde ceza verilmemesini gerektirmektedir.

Sağlık sektöründe bir hemşirenin hatalı tıbbi müdahale(haksız fiil) nedeniyle idari ve cezai sorumluluğunun doğabilmesinin dört temel şartı vardır:

Hukuka Aykırılık: Başkalarının gerek malvarlığına gerekse şahsi varlığına zarar vermeyi yasaklayan bir hukuk normunun ihlalidir.

Kusur: Hukuk düzeni içinde hoş görülmeyen ve kınanan davranış biçimidir. Hemşirenin hatalı tedavi nedeniyle sorumlu tutulabilmesi kusurlu olması gerekir.

Zarar: Sağlık personelinin eylemi uygulaması sebebiyle nedeniyle bir zarar meydana gelmiş olmalıdır. Tıbbi uygulamanın uygulandığı hastada bu uygulamadan ötürü bir zarar meydana gelmemişse sağlık personelinin de sorumluluğu doğmayacaktır.

Nedensellik Bağı: Tıbbi uygulama ve meydana gelen zarar arasında bir neden sonuç ilişkisinin olması gerekir. Hemşirenin sadece özen yükümlülüğünün eksikliği ve sehven yaptığı uygulamalar onu sorumlu yapmaz. Bu ihlalin aynı zamanda hastanın yaralanmasına ya da ölmesine sebebiyet vermesi şartı aranmaktadır.

18- Soruşturmaya konu aşırı yorgunluk ve yoğunluğun sebep olduğu dikkat eksikliği nedeniyle müvekkilin yapmış olduğu hatalı kan transfüzyonu eylemim nazara alındığında; uygulama neticesinde hastada herhangi bir zarar meydana gelmemiştir. Bu yönüyle idari ve cezai sorumluluğumun doğmadığı yönünde değerlendirme yapılmasını, aynı zamanda soruşturmaya konu eylemimle bir zarar oluşmadığı ve dolayısıyla da nedensellik bağının kurulamayacağının göz önünde bulundurmasını talep ederiz. Yanlış Kan Transfüzyonu Hemşire Malpraktis Dilekçe Örneği 

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda arz ve izah ettiğimiz üzere öncelikli olarak süresi içesinde yapmış olduğumuz savunmamızın kabulüne karar verilmesini,
Savunmamızın değerlendirilmesinde müvekkilin meslek hayatının başında olması ve olay neticesinde hiçbir zararın meydana gelmemesi hususlarının dikkate alınmasını,
İdari soruşturma neticesinde müvekkile herhangi bir yaptırım veya cezai müeyyide uygulanmamasını vekâleten talep ederiz.

REFORM HUKUK

Hukuki destek almak için Reform Ankara Hukuk Bürosu kadrosunda yer alan Sağlık hukuku avukatları ile hemen iletişime geçebilirsiniz.

Sıradaki Makelemiz : Ankara Ceza Avukatı

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu