Emsal Kararlarİdare Hukuku

İmar Planına İtiraz ve İptal Davası

Güncel 2024

İmar Planına İtiraz ve İptal Davası , imar planının bir idari işlem olmasından kaynaklı olarak idari işlemlere karşı açılan iptal davalarından biridir. İmar planına itiraz ise, gerçekleştirilen imar planına idareye başvurmak suretiyle itiraz etme yoludur.

İmar planının bir idari işlem olması sebebiyle imar planına karşı açılacak davalar da pek tabii ki idari işlemin iptali davası niteliğindedir. İtiraz yolu ise dava yoluna başvurulmasından önce idareye yapılacak bir başvuru ile imar planına itiraz edilmesidir. Bununla beraber imar planı nedir, imar planının iptali nasıl sağlanır, imar planı iptal davası, imar planına itiraz ve imar planı nasıl iptal ettirilir gibi hususlar da merak konusu olmaktadır.

İmar Planına İtiraz ve İptal Davası
İmar Planına İtiraz ve İptal Davası

İmar planı nedir? İmar Planı Çeşitleri

İmar Planı, 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca idari makamlarca yürütülecek olan imar çalışmalarının nasıl ilerleyeceğine ve nasıl sonuçlanacağına dair yol haritası anlamına gelmektedir. İmar planının nasıl hazırlanacağı ve nasıl yürütüleceği 3194 sayılı İmar Kanunu’nda detaylı olarak açıklanmıştır. Bununla beraber imar planı 2 ayrı kategoride değerlendirilebilir: Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı.

Nazım İmar Planı: Varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.

Uygulama İmar Planı: Tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.

Esasında imar planları, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluşmaktadır. Diğer bir ifadeyle nazım imar planı ile uygulama imar planı imar planını meydana getirmektedir. Bu nedenle her iki imar planının da usulüne uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde imar planının kendisi mevzuata ve usule aykırı hale gelecek ve dava edildiğinde idare mahkemelerince iptal edilebilecektir.

İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu ve Cezası – TCK 184-1 hakkında bilgi sahibi olmak için tıklayınız.

İmar Planına İtiraz Yolu

3194 sayılı İmar Kanunu m.8/1-b ve 2577 sayılı İYUK m.11 uyarınca, tesis edilen imar planına itiraz edilebilmektedir. İmar Kanunu uyarınca getirilen itiraz hakkının süresi 1 aydır. 2577 sayılı İYUK uyarınca ise imar planına itiraz etme süresi dava açma süresidir ki bu süre de 60 gündür. İmar Kanunu uyarınca gerçekleştirilecek itiraz ilgili valiliğe yapılırken İYUK uyarınca gerçekleştirilecek itirazlar imar planını hazırlayan idarenin üst makamına şayet üst makamı yoksa imar planını hazırlayan idareye yapılır.

İmar planının itirazının süresi ve itiraz edilecek makamlar bu şekilde belirlenebilir. Ancak burada esas değerlendirilmesi gereken husus imar planına yapılacak itirazın zorunlu bir itiraz olup olmadığıdır. Zira idari yargılama hukuku bakımından bazı durumlarda ilgili idari işlemin dava edilebilmesi için öncelikle idareye itiraz başvurusu yapılması gerekmektedir. Ancak imar planları bu kategoride değerlendirilemez. Dolayısıyla imar planının iptaline yönelik dava ikame edilebilmesi için öncesinde idareye itiraz edilmesi gerekmemektedir. Diğer bir ifadeyle imar planı açısından itiraz yoluna gidilmemiş olsa dahi iptal davası açılabilecektir.

İmar Planının İptali Davası

Yukarıda da bahsedildiği üzere imar planı bir idari işlem niteliğindedir. Dolayısıyla imar planına karşı açılacak davalar da idari işlemin iptali davası niteliğindedir. O nedenle idari yargıdaki iptal davalarına ilişkin genel kaideler imar planının iptali davası açısından da geçerli olacaktır. Dilekçeler yine aynı özellikleri taşıyacak, dilekçeler üzerindeki ilk inceleme yine aynı usulde gerçekleştirilecek ve inceleme sonucunda aynı kararlar verilecektir. İmar planının iptali davası için hazırlanması gereken dilekçede aşağıdaki hususlar bulunmalıdır:

  • Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası
  • Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller
  • Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi

Yukarıdaki şartlar gözetilerek hazırlanan dilekçeler idare mahkemelerine gönderilir. İdare mahkemesinin bulunmadığı yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir.

İmar Planının İptali Sebepleri

İmar planlarının iptalinin talep edilebilmesi için her zaman aynı sebepler ileri sürülmek zorunda değildir. Her somut olayın gerekliliklerine göre hukuka aykırılık değerlendirmesi yapılmalıdır. İmar planının altyapı sorunları doğuracağının açıklığı bu konuda ileri sürülecek sebeplerden biri olabilir. Bununla beraber 3194 sayılı İmar Kanunu’nda uyulması gereken usul ve esaslar belirtilmiş olduğundan, bu usul ve esaslara aykırılıkların varlığı da ileri sürülebilir.

Önemli olan bir diğer nokta da imar planının bir idari işlem olmasından kaynaklı olarak idari işlemin unsurlarının da değerlendirmeye alınmasıdır. Zira bu işlemdeki 5 unsurdan birindeki sakatlık ilgili işlemin iptali için yeterli bir sebeptir. Sözgelimi yetkili olmayan makam tarafından hazırlanan imar planı yetki bakımından hukuka aykırıdır ve iptal edilmesi gerekmektedir. Keza imar planının usule uygun olarak hazırlanmamış olması da şekil unsuruna aykırılık oluşturur ve ilgili imar planının yine iptal edilmesi gerekmektedir.

Uygulamada da sıkça karşılaşılan bir diğer durum ise imar planının kamu yararını amaçlamamasıdır. İdari işlemin maksat unsuru daima kamu yararı olmak zorundadır. İmar planı da bir idari işlem niteliğini haiz olmasından kaynaklı imar planının da mutlak suretle kamu yararını amaçlaması gerekmektedir. Tabii ki de bu durumun ispatı zor olmakla beraber bazı durumlarda apaçık hukuka aykırılıklar ile de karşılaşılabilmektedir. Örneğin tesis edilen imar planı incelendiğinde hayata geçirilecek projenin net bir şekilde bölgenin altyapısını bozacağı öngörülüyorsa bu imar planının kamu yararını amaçlamadığı, maksat unsurunun sakat olduğu ve hukuka aykırı olduğu açıktır. Bu sebepten de ilgili imar planının idari yargı yerlerince iptal edilmesi gerekmektedir.

İmar Planının İptali Davasında Ehliyet

İmar planının iptali davası açısından davalı makam, imar planının hazırlandığı idari makamdır. Peki imar planının iptali davasını açmaya kimler yetkilidir? İmar planının etkileyeceği herkes imar planının iptalini talep edebilir. Zira idari işlemlerin iptali davalarında hak ihlali değil menfaat ihlali aranmaktadır. İmar planı dolayısıyla menfaati ihlal edilecek olan kişiler de bu nedenle imar planının iptalini talep edebileceklerdir. Bununla beraber sendika ve meslek örgütlerinin de imar planının iptaline yönelik dava açabilme ehliyetlerinin olduğu kabul edilmektedir.

İmar Planının İptali Dava Açma Süresi

İmar planının iptali davasında dava açma süresi idari yargılama hukukundaki genel ilkelere tabidir. İdari yargılama hukuku bakımından genel kural ilgili idari işlemin tebliğ tarihinden itibaren başlamak üzere 60 gün içinde dava açılmasıdır. Bu kural düzenleyici işlemler bakımından ilan tarihinden itibaren başlamaktadır. Dolayısıyla ilgili imar planının ilanından itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekmektedir. Şayet bu süre kaçırılmışsa artık ilgili imar planının dava edilmesi mümkün olmayacaktır.

Eğer dava yoluna gidilmeden önce itiraz başvurusu yapılmışsa süre de bu itiraza göre belirlenecektir. Buna göre ilgili idareye imar planına yönelik itirazın yapılmasının ardından 3 farklı ihtimal doğar:

  • İlgili idare itirazı kabul eder ve imar planını kaldırır.
  • İlgili idare itirazı reddeder ve bu ret tarihinden itibaren dava açma süresinin geri kalan süresi içerisinde iptal davası açılabilir.
  • İlgili idare sessiz kalabilir. İdari makamların sükutu durumlarında şayet 30 gün geçmişse ilgili idarenin itirazı zımnen reddettiği kabul edilir. İşte bu 30 günlük sürenin sonucunda dava açmaya ehliyetli kişi imar planını dava açma süresi içinde iptal edilmesi için dava edebilir.

İmar Planının İptali İçin Kesinleşme

İdari yargılama hukuku bakımından bir idari işlemin dava edilebilmesi için kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olması gerekmektedir. İmar planının da bir idari işlem olduğu gözetildiğinde iptal davasının açılabilmesi için imar planının kesinleşmesi gerekmektedir. Peki imar planı nasıl kesinleşmektedir? İmar planlarının kesinleşmesi şöyle olmaktadır:

Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir

Bu usulle kesinleşmeden bir imar planının iptal davasına konu edilebilmesi mümkün değildir. Bu yollarla kesinleşen ve yürütülmesi zorunlu hale gelen imar planları ise iptal davasına konu edilebilecektir. Kesin ve yürütülmesi zorunlu olmayan bir imar planının iptali için idare mahkemesinde dava açılması durumunda açılan iptal davası İYUK m.15 uyarınca ilk inceleme sonucunda reddedilecektir.

İmar Planının İptali Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme

İmar planları birer idari işlem olmaları sebebiyle pek tabii ki de bu planlara karşı açılacak iptal davaları idare mahkemelerinde açılacaktır. Görev bakımından tek görevli mahkeme ilk derece idare mahkemeleri olarak gözükse de Danıştay Kanunu m.24/1-c uyarınca ülke çapında uygulanması için hazırlanan imar planlarının iptaline ilişin davalarda Danıştay ilk derece mahkemesi olarak görev yapacaktır.

İmar planının iptali davası açısından yetkili mahkeme ise 2577 sayılı İYUK m.34/1 uyarınca imar edilecek taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

İmar Planının İptali Davası Yürütmenin Durdurulması

İdari işlemin iptali davaları açısından yürütmenin durdurulması 2577 sayılı İYUK m.27’de düzenlenmiştir. Buna göre genel kural dava açmanın kendiliğinden yürütmeyi durdurmamasıdır. Dolayısıyla yürütmenin durdurulması için, yürütmenin durdurulmasının da dava dilekçesinde talep edilmesi gerekmektedir.

Yürütmenin durdurulması kararının verilebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Ayrıca ilgili idarenin savunması da alınmak zorundadır. O halde imar planının iptalinin dava edilmesinde yürütmenin durdurulması için ilgili imar planının açıkça hukuka aykırı olması ve imar planının uygulanması durumunda telafisi güç zararların doğacak olması gerekmektedir. Yürütmenin durdurulması kararının verilmesinin ardından, ilgili imar planının yürütmesi durdurulur ve karar verilene kadar aksi öngörülmediği sürece imar planı uygulanamaz.

İmar Planının İptali Danıştay Kararları

Danıştay Kararı – 6. D., E. 2019/21206 K. 2021/5587 T. 15.4.2021

“Her ne kadar yargı kararlarında imar planlarının, anılan davaları açan davacılar parseli yönünden iptaline karar verilmiş ise de, yolun devamlılığı göz önüne alındığında, söz konusu yargı kararlarının yalnızca dava konusu edilen parsele yönelik sonuç doğurmasından söz edilemeyeceği, verilen iptal kararlarının uygulanması sonucunda yolun bütünlüğünün bozulacağı ve dava konusu parselasyona ilişkin düzenleme sahasında bulunan ve düzenleme ortaklık payından karşılanan bir kamusal alan ilişkin verilen iptal kararının düzenleme sahasında bulunan tüm taşınmaz maliklerini etkileyeceği açıktır.

Bu durumda, dava konusu parselasyon işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının, kısmen 17 metrelik yol alanında kalan taşınmaz maliklerince açılan davalarda iptaline karar verildiğinden ve bu durumun parselasyon işleminde belirlenen düzenleme ortaklık payını doğrudan etkileyeceği anlaşıldığından dava konusu işlemde bu yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”

Danıştay Kararı – 6. D., E. 2010/1782 K. 2014/1743 T. 7.3.2014

“TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi tarafından, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının dayanağı 27.8.2009 onay tarihli Maltepe Üniversitesi Yerleşkesine ait 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 07.03.2014 günlü, E:2010/12854, K:2014/1742 sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptaline karar verildiğinden, nazım imar planına uygun yapılmak zorunda olan dava konusu uygulama imar planı yasal dayanaktan yoksun hale gelmiştir.

Diğer taraftan, dava konusu uygulama imar planının; Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nca 27.08.2009 tarihinde onaylanan Maltepe Üniversitesi Yerleşkesine ait 1/5000 ölçekli nazım imar planına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına, kamu yararına uygun bulunup bulunmadığının saptanabilmesi amacıyla 22.04.2011 tarihli karar üzerine 25.07.2011 tarihinde naip üye K3 tarafından seçilen Prof. Dr. K4, Doç. Dr. K5, Doç. Dr. K6’tan oluşan bilirkişi kurulunun katılımıyla mahallinde yapılan keşif ve inceleme sonucunda düzenlenen raporda; 27.8.2009 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planının genellik düzeyinin aynen dava konusu 1/1000 ölçekli plana taşındığı ve alt ölçekli bir planlamanın taşıması gereken ayrıntıları içermediği sonucuna varılmıştır.”

Sıradaki Makelemiz : Ankara Ceza Avukatı

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu